İkiz doktorlardan beslenme ve kilo verme deneyi

İngiliz ikiz doktorlar ilginç bir deney yaparak beslenme ve kilo verme ilişkisini çözmeye çalıştı.

Haberler 24.02.2017, 10:11
İkiz doktorlardan beslenme ve kilo verme deneyi

İngiliz ikiz doktorlar ilginç bir deney yaparak beslenme ve kilo verme ilişkisini çözmeye çalıştı. İkisinin de doktorluk yapması ve tek yumurta ikizi olmaları araştırmaları için bir avantaj sağlarken, yaşadıkları deneyimin bilimsel anlamda önemli olabileceğini söylüyorlar. İkizlerden biri bir ay karbonhidratı diğeri ise aynı süre içerisinde yağı hayatından çıkarıyor. Peki hangisi daha çok kilo veriyor? İşte sonuç...

Alexander ve Chris Van Tulleken; tek yumurta ikizi doktorlar. Bir dönem farklı ülkelerde yaşadıkları için aralarındaki benzerliğin giderek azaldığını ve bundaki en önemli nedenin kilo problemi olduğunu fark ediyorlar. Tekrar aynı ülkede yaşamaya başladıklarında bu durum onları bir deney yapmaya itiyor. Alexander ve Chris bir ay boyunca beslenme alışkanlıklarını değiştirerek kilo vermekle ilgili önemli bir sonuç elde etmek istiyor ve biri bir ay boyunca karbonhidratı diğeri ise yağı hayatından çıkararak deneye başlıyorlar. Peki sizce hangi yöntem daha başarılı oldu?
Doktor olduktan sonra sürekli kilo alıp verdiğini söyleyen Alexander, kardeşi Chris’in genellikle kilosunu koruduğunu belirtirken “Ben resmen onun şişko bir versiyonu gibiydim. Sağlıklı olsam böyle görünürdüm diye düşünüyordum.” şeklinde konuşuyor.

Neden Alexander daha fazla kilo alıyor? Alexander aldıkları eğitimdeki eksikliği böylece görmüş oluyor: “Problem şurada: Doktor olmamıza rağmen, ikimiz de kilo verme ve sağlıklı beslenme hakkında çok şey bilmiyorduk. Bu konular genelde tıp okulunun kenarında köşesinde kalıyor. Evet, biyokimyayı anladık, metabolizmayı biliyorduk ve kilolu olmanın sonuçlarından haberdardık. Ama hangi diyetin işe yarayacağını, neyi çok neyi az yememiz gerektiğini bilmiyorduk.”
Alexander bir dönem yaşadığı Amerika’dan İngiltere’ye döndükten sonra da kilolar peşini bırakmıyor, üstelik bu kez Chris de aynı sorunları yaşamaya başlıyor. Alexander, Amerika’dan İngiltere’ye kardeşinin yanına döndükten sonra da hızla kilo alıp vermeyle ilgili sorunlar yaşıyor. 30’lu yaşların ortalarına gelen kardeşler, kiloları ne kadar ideale yakın olursa olsun, bel bölgelerindeki yağlanmadan ve vücutlarındaki şekilsizlikten kurtulamıyorlar.
 

VE DENEY BAŞLIYOR
Kilo problemine bilimsel bir sonuç elde edebilecekleri bir deneyle açıklama getirmek isteyen Chris ve Alexander, bu süreçte sahip oldukları bilgileri ve tabii ki ikiz olmalarının verdiği avantajı kullanarak bir ay sürecek deneylerine başlıyorlar. Biri karbonhidratı hayatından çıkarıyor diğeri ise yağı…
Alexander bu süreci şöyle anlatıyor:
Bizim gibi tek yumurta ikizleri, buna benzer deneyler için oldukça kullanışlı çünkü aynı genlere sahibiz. Bu da demek oluyor ki, vücudumuzdaki en ufak değişikliğe hemen hemen aynı şekilde karşılık veriyoruz. Yani olası bir değişiklik, genetik değil diyetle alakalı olacaktı.
 

SADECE YAĞ VE KARBONHİDRAT YOK
Diyet süresince ikisi de sadece yağı ve karbonhidratı hayatlarından çıkarıyor ancak diğer her şeyi istedikleri kadar yiyorlar. Alexander hiç karbonhidrat yemezken Chris yağı çok az olan yemekler yiyor. Chris, yağ yaşam için önemli bir besin grubu olduğu için tamamen hayatından çıkaramıyor ancak yemeklerini yüzde 2’ye kadar yağı azaltılmış şekilde tüketiyor. Egzersizler yapan ve benzer hayat tarzlarına sahip olan ikizler, diğer değişkenleri mümkün olduğunca benzer tutmaya çalışıyorlar.

BU SÜREÇ NASIL GEÇTİ?
Alexander “Size hemen söyleyeyim, iki diyet de çok kötüydü. Daha iyi olan teklifi kaptığımı düşünmüştüm çünkü et, balık, yumurta ve peynir yiyebiliyordum. Ama hayatımdan karbonhidratı kesmek, yemeklerin neşesinin gitmesi anlamına geliyordu. Tüm meyveleri ve sebzeleri, evet onlarda da karbonhidrat var, hayatımdan çıkartmak beni neredeyse delirtiyordu. Hiç bir zaman aç kalmadım ama. Kendimi yavaş ve yorgun hissediyordum ve nefesim çok kötüydü.
Az yağlı diyetiyle Chris de çok iyi bir durumda değildi. Kendisini asla doymuş hissetmiyordu. Sürekli atıştırıyordu. Tüm yemeklerinin tadı kaçmıştı. Zeytinyağsız makarna bile sıkıcıydı. Bu diyetlerin iyi bir yanı da vardı. O da takip etmenin kolay olmasıydı. Çünkü tek bir kuralımız vardı. Ben karbonhidratsız diyetimle ay sonunda zayıflayacağımı ve sağlıklı olacağımı zannediyordum.”
 

ŞAŞIRTICI SONUÇLAR
Diyetten sonra karbonhidratı bırakan Alexander kardeşine göre daha çok kilo veriyor. Ancak kilo vermenin yanında yaşadığı diğer sonuçlar pek de iyi olmuyor.
Bu bir ay boyunca Alexander, kendisini hiç düşünmediği kadar enerjisiz ve kendi deyimiyle “kalın kafalı” hissediyor. Basitçe düşünülebilecek işler için bile kardeşine göre kendisini daha çok yorması gerektiğini fark ediyor. Aynı şekilde yaptıkları egzersiz programları boyunca da Alexander’ın performansı kardeşinden hep düşük kalıyor. Tüm bunları nasıl anlıyorlar derseniz, doktor olan ikiz kardeşler, diyetleri boyunca kendilerini sık sık testlerden geçirmeyi de ihmal etmemişler.
Bu bir ayın sonunda Alexander daha çok kilo vermiş olsa da aslında tüm diyet, Chris için çok daha iyi geçmiş. Yaptıkları kan ve diyabet riski testlerinde kardeşler Alexander’ın vücudunun karbonhidrat eksikliği nedeniyle çok daha zor duruma düştüğünü görüyorlar.

Diyeti boyunca ihtiyacı olan enerjinin büyük bir kısmını proteinden karşılamak zorunda kalan Alexander bu nedenle kaslarından da oldukça kaybetmiş. Bunun sonucunda da karbonhidratı keserek daha çok kilo verilebileceğini ama bunun bir insan için aslında o kadar da doğru bir yöntem olmadığını fark etmişler.
 

“YANLIŞ SORU SORMUŞUZ”
Bu süreçten çıkardıkları en büyük ders ise işe yanlış sorduklarını fark etmeleri olmuş. Alexander artık doğru soruyu bulduklarını söylüyor ve bunu şöyle açıklıyor:
“Bulduğumuz en ilginç şeyse yanlış soruyu soruyor olduğumuzu öğrenmemizdi. ‘Hangisi bizim için kötü, şeker mi yağ mı?’ diye sormak yerine ‘Hangi yiyecek bize çok kilo aldırıyor ve neden?’ olmalıydı. Yapacağımız herhangi bir diyet, hayatınızın sonuna kadar sürdürebileceğiniz bir diyet olmalı. Diyet bittiğinde düşük karbonhidrata dayalı bir hayat süreceğimi düşünmüştüm ama bir ayın sonunda, karbonhidrat dolu bir yemek yiyince fark ettim ki onun verdiği enerji bana lazımdı. Bir ay boyunca hayatımın her alanında düşük performanslar göstermiştim. Diyet endüstrisi yağ-şeker ikilisi üzerine odaklanmış durumda çünkü ortada çok para var. Çiftçiler, yiyecek üreticileri, lobiciler, bilim adamları, diyet kitabı yazarları bir tarafı desteklemek zorunda. Güzel haber şu ki, siz birini seçip desteklemek zorunda değilsiniz.”

“EĞER KİLO VERMEK İSTİYORSANIZ…”
BBC’de bir belgesel programına konu olan ikiz doktorlar, deneyden yola çıkarak vardıkları sonuçlar karşısında çıkarımlarını paylaşıyorlar ve diyorlar ki:
“Bizim keşfettiğimiz şey; kilo almamızın gerçek nedeni yağ veya şeker değildi. Buna ek olarak, şeker de yağ da tek başına çok da bağımlılık yapıcı değil. Modern işlenmiş yağ endüstrisi bunu biliyor ve bu yüzden ikisini ayrı ayrı pek de alamıyorsunuz. Bağımlılık yapıcı olan bu ikisinin kombinasyonu.
Bazı bilim insanlarıyla konuştuğumuzda gördük ki yağ ve şeker kombinasyonu, mesela çikolata ve dondurma, beyinde bağımlılık yapan zararlı alışkanlıklar gibi etkiler gösteriyor. Bu yüzden yediklerinizden bu ikisinden birini çıkarmaya çalışın. Belki iştah açıcı olmayacak ama bağımlılık da yapmayacak. Ayrıca çok daha az kalori içerecek.
Eğer kilo vermek istiyorsanız, yağ ve şekeri aynı anda içeren işlenmiş yiyeceklerden kaçınmanız çok daha kolay hedefinize ulaşmanızı sağlayacaktır. Bu yiyecekler, doğal yiyeceklere oranla beyninizi apayrı bir seviyede etkiliyor ve bunları hayatınızdan çıkarmanız çok daha zorlaşıyor. Yağı veya şekeri komple çıkaran diyetler, sizin için nahoş, sürdürülmesi zor ve muhtemelen sağlığınız için kötü olacaktır.”

SÖZCÜ

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@