Diyanet Açıkladı: 13 Mart 2020 Cuma Namazı Kılınacak mı?

Koronavirüs tehlikesi ülkemize sıçradığından beri etkinlikler peş peşe iptal ediliyor. Devletin Koronavirüs zirvesinden okulların tatil edilmesi kararının çıkmasından sonra vatandaşlar 13 Mart 2020 tarihinde cuma namazının kılınıp kılınmayacağını merak ediyor.

Haberler 12.03.2020, 23:17 12.03.2020, 23:25
Diyanet Açıkladı: 13 Mart 2020 Cuma Namazı Kılınacak mı?

Koronavirüs vakası ülkemizde de görüldü. Vakanın tespit edilmesinin ardından pek çok etkinlik iptal edildi ya da ertelendi. Tüm ülkede tedbirler üst seviyeye çıkarıldı. 13 Mart Cuma günü öncesinde milyonlarca kişi Cuma namazının kılınıp kılınmayacağını araştırmaya başladı. Kamu Gündemi olarak Diyanet İşleri Başkanlığından edindiğimiz bilgiye göre yarın Cuma namazı kılınacak

Cuma Namazının toplu halde cemaat şartıyla kılınması mecburiyetindrn dolayı çoğu insan şu an internet sitelerinde "CUMA NAMAZI KILINACAK MI?" sorusuyla arama yapıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı sitesinden de konu hakkında açıklama var mı diye takip edilmekte.

Yarın cuma namazı kılınacak mı?

Kamu Gündemi olarak bu konuyu Diyanet İşleri Başkanlığına sorduk. Başkanlık yetkilileri yarın Cuma namazının kılınacağını ve hutbenin konusunun da koronavirüs olacağını belirtti.

13 MART 2020 CUMA HUTBESİ

TEDBİR MÜMİN’DEN TAKDİR ALLAH’TANDIR

Muhterem Müslümanlar!

En hafifinden en ağırına kadar hastalık dünya imtihanlarından biridir. Tarih boyunca pek çok hastalık Allah’ın yardımı ve insanların gayretli araştırmaları ile tedavi edilmiştir. Bugün dünyanın dört bir köşesine yayılan Koronavirüs’ün de inşallah şifası bulunacaktır. Nitekim Resûl-i Ekrem’in buyurduğu gibi “Allah, indirdiği her hastalığın muhakkak şifasını da vermiştir.”1 Bizlere düşen ise hastalığa yakalanmamak için tedbiri elden bırakmamaktır.

Aziz Müminler!

Bu salgından korunmak için öncelikle beden, kıyafet, yiyecek ve çevre temizliğine dikkat edelim. Bulunduğumuz ortamı sık sık havalandıralım. Öksürdüğümüz ya da hapşırdığımız zaman tek kullanımlık mendillerle veya dirseğimizin iç kısmıyla ağzımızı kapatalım. Kalabalık ortamlardan uzak durmaya gayret edelim.

Özellikle lavabo, abdesthane, kapı kolu ve masa üstleri gibi el temasının yoğun olduğu alanları temiz tutalım. Ellerimizi her zamankinden daha fazla sabunla ve ovalayarak yıkayalım. Kirli ellerimizle ağzımıza, burnumuza ve gözümüze dokunmayalım. Camilerimizde ortak tespihleri kullanmak yerine parmaklarımızla ya da şahsi tespihimizle tesbihatımızı eda edelim.

Şayet yurt dışı seyahatinden dönmüşsek, on dört gün boyunca evimizden dışarı çıkmamaya özen gösterelim. Umre ziyaretinden dönenlerin de bu hususa dikkat etmesini ve ziyaretçi kabul etmemesini sağlayalım.

Kıymetli Müslümanlar!

Bizler samimi ve sıcakkanlı bir milletiz. Dost ve arkadaşlarımızla musafaha eder, tokalaşır ve kucaklaşırız. Elbette bu davranışlar çok güzel ve değerlidir. Ancak bulaşıcı hastalıkların yaygın olduğu bu dönemde böyle uygulamalara ara vermek sorumluluğun ve tedbirin gereğidir. Bilhassa camilerimizde yaygın olan namaz sonrası musafaha uygulamasına ara verelim. Tokalaşmadan belli bir mesafeden birbirimize gönül selamı vererek hal hatır soralım.

Belli bir yaşın üzerinde olanlar Koronavirüs’den daha fazla etkilenmekte ve risk grubunda yer almaktadır. Dolayısıyla bu günlerde yaşlılarımız evlerinde istirahat etmeli ve kalabalık ortamlardan uzak durmalıdır.

Değerli Müminler!

Sağlık, Rabbimizin bize emanetidir. Mümine düşen, bu emanete sahip çıkmak, onu korumak için gayret göstermektir. Bu sayede Allah’ın yardımıyla huzura kavuşuruz. Dertlerimize deva, hastalıklarımıza şifa buluruz. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Hz. İbrahim (a.s) Rabbimizi şöyle anlatır: “O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir. O, beni yediren ve içirendir. Hastalandığımda bana şifa veren O’dur. Beni öldürecek ve sonra diriltecek olan da yine O’dur.”2

Öyleyse yaşadığımız salgın hastalık karşısında hem kendi sağlığımızı hem de çevremizdekileri korumak için tedbirli davranalım. Aksi halde kendi sağlığımız yanında başkalarının sağlığını da tehlikeye atacağımızı, bunun da kul hakkı olacağını unutmayalım.

Elbette Rabbimizin bir takdiri vardır. Mümine düşen ise tedbir almaktır. Mümin her haliyle mutedil ve dengelidir. Meseleyi hafife almadan, abartıp paniğe kapılmadan, soğukkanlılıkla, aklımızı ve bilgimizi kullanarak bu salgınla mücadele etmek hepimizin vazifesidir.

1 Buhârî, Tıb, 1.

2 Şuarâ, 26/78-81.

CUMA HUTBESİNİ PDF FORMATINDA OKUYABİLİRSİNİZ

Yorumlar (1)
Ayşe tur 3 hafta önce
Tedbir yok, tedbir konulu hutbe var.
Yeni Nesil e-Ticaret Omni Ticaret
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@