Atatürk'ün Koltuğundan Kalkınız Kemal Abi..

Ünlü yazar Soner Yalçın; Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na seslendiği bu yazısında;

Atatürk'ün Koltuğundan Kalkınız Kemal Abi..

Ünlü yazar Soner Yalçın; Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na seslendiği bu yazısında;

07 Kasım 2016 Pazartesi 17:24
Atatürk'ün Koltuğundan Kalkınız Kemal Abi..
Kemal Abi…

Marks der ki:

“Toplumsal reformlar; asla güçlünün zayıflığından ötürü değil, her zaman zayıfın gücünden ötürü gerçekleşir.”

Yani…

İktidar size sunulmaz; siz iktidarı söke söke alırsınız, demeye getiriyor.

Kollarını kavuşturup nesnel koşulların oluşmasını bekleyenler her daim yenilmeye mahkumdur, demeye getiriyor.

Ne yazık ki siz…

İflah olmaz politik toyluğunuz nedeniyle, zayıfa güç kazandıramadınız!

ABD’nin, TÜSİAD’ın ve kimi medyanın iktidarı avucunuza koyacağını sandınız!

Ya da kumpasçı Fethullah Gülen’in!

Niye böyle bir tavır içindesiniz biliyor musunuz?

Çünkü siz, 1990’larda yaşıyorsunuz.

Dünya için garabet olan “duvarın yıkılma” şokundan çıkamıyorsunuz. Neoliberalizm’in zaferini taçlandırmak için ortaya atılan “tarihin sonu” (kapitalizmden başka yol yok) safsatasına-böbürlenmelerine hâlâ inanıyorsunuz.

1990’ların etkisiyle sol politikaların bittiğini sanıyorsunuz ve sosyal adalet gibi kavramların adını bile duymak istemiyorsunuz.

Sovyetler Birliği’nin çöküşünü takip eden günah çıkarma, içe kapanma ve pişmanlık günlerinin etkisinden bir türlü kurtulamıyorsunuz.

Sol’u suçlayıp itip kalkan ufuksuzlar kervanından kopamıyorsunuz.

Yani…

Vahşi kapitalizm ve onun dayanağı “yeni sağ” hayaline kapıldınız gidiyorsunuz.

Hâlâ Sorosçu TESEV kafasındasınız!

Ya da kibarca dersem…

Bugün “model” değil, sadece sürekli tasarruf tedbirleri yalanıyla işsizliği-yoksulluğu artıran “mali disipline” dönüşen AB için, 1990’larda “insanlığın gelecek modeli” diyen Habermas kafasındasınız!

Bu nedenle…

Vahşi kapitalizmin ülkeleri ve insanları yok eden sömürü sistemine boyun eğmeyi inatla sürdürüyorsunuz.

Bu nedenle…

Zenginlerden çekinip dünyada ve Türkiye’de insanı çileden çıkaran eşitsizlikler hakkında tek söz etmiyorsunuz.

Bu nedenle…

Batı’dan çekinip -Ecevit’in Saddam’ın yanında durduğu kadar- emperyalizmin hedefindeki Esat’ın, Kaddafi’nin yanında duramadınız.

Avrupa’da örneklerini gördüğümüz ve yok olup giden aldırmaz lakayt sosyal demokrat liderlerden hiç farkınız olmadı…

İNZİVA PARTİSİ

Kemal Abi…

Alain Badiou der ki:

“İnsanlar eşit ve özgürdür. Eşitlik bir amaç ya da sonuç değil, eylemin dayanağıdır. Bu basit hakikati inkar eden her şey direnme hakkı ve görevini yaratır.”

Özgürlük kendisini, istemek ve eylemekle gösterir, demeye getiriyor.

Özgürlük ancak kendisini oldurarak olur, demeye getiriyor.

Eylemsiz özgür kalınamaz, eylemsiz özgür olunamaz, diyor.

Gerçekten merak ediyorum.

Siz… Hayatınız boyunca bir eylemde yer aldınız mı?

Bunu şu nedenle soruyorum:

Sol’un sadece teorisini değil, pratiğini de öldürdünüz.

Oysa, eylem üzerinden düşünmek sol’un en güçlü silahıdır.

Siz... Eylemden, direnmekten, başkaldırmaktan hep çekindiniz.

Bürokrat kimliğiniz nedeniyle -hayatın can merkezi- sokağı/eylemi unutup CHP’yi genel merkeze ve Meclis’e hapis ettiniz. Haziran Direnişi’ni, karşılarına Ekmel Bey’i koyarak durdurdunuz.

AKP “devlet partisi” yapılırken CHP’yi inzivaya çektiniz.

Bir türlü harekete geçmeyen “yaşlılar partisi” hüviyetine büründürdünüz devrimler yapmış koca partiyi.

Hep uzlaşmacı pasif politik kimliğinizle, masa başında üretilen süslü retorikle CHP’nin tarihsel rotasını geriye yönlendirdiniz.

Oysa, CHP put kırıcıdır.

Statükocu parti değildir. Tarihte CHP’yi bu noktaya getirip itibarsızlaştıranlar iktidar yüzü görmemişlerdir.

Fakat siz de ne yazık ki aynı yolda yürümekte kararlısınız!

Oysa, ne çok umudumuz vardı. Ama…

Hiçbir siyasal inancı olmayan bir Gorbaçov olup çıktınız karşımıza!

Bugün hâlâ…

Bunun CHP’yi parçalayıp yok edeceğini göremez haldesiniz!

CHP’nin “ölüm fermanının” yazılmasına nasıl razı olursunuz?

KENDİNİZE YAZIK ETMEYİNİZ

Kemal Abi…

Sol’un uzun karanlık gecesi bitti.

Suçluluk duyma devri sona erdi.

Yeni bir rüzgar esiyor dünyanın dört bir yanından.

2000’li yılların başından itibaren dünya; sol hareketlerin teorik ve politik dirilişine sahne oluyor.

Dünyayı kaplayan vahşi kapitalizme ve onun destekçilerine karşı amansız bir mücadele veriliyor. Seçimler kazanılıyor.

Bu terör ve kriz çağında etik-ahlak abidesi solcu ruh tekrar tarih sahnesine çıkıyor.

Tutuculuk dönemi bitiyor.

Sessizlik dönemi bitiyor.

Artık halkçı politikalara çamur atılamıyor.

Artık sol düşüncenin üzerine gölge düşürülemiyor.

Evet… Kemal Dervişçi “kumarhane ekonomisi” fantezilerine inananlar artık yolun sonuna geliyor.

Evet… Politik düşünsel dağınıklığın, istikrarsızlığın ve beceriksizliğin sonuna geliniyor.

Çetin ve ısrarcı çalışma yerine salt seçime dayalı politik faaliyet yürütmenin sonuna geliniyor.

Kemal Abi…

Tüm içtenliğimle yazıyorum.

Sizi insan olarak/ağabey olarak çok seviyorum, çok güveniyorum.

Ama ben, tarihsel ilerlemeye de inanıyorum.

Siz, 1990’ların düşünsel kirliliğinden/ bataklığından bir türlü çıkamıyorsunuz.

CHP’ye artık zarar veriyorsunuz.

Bu politikalarla CHP’nin başında kalmanız zor.

Kendinize yazık etmeyiniz.

Daha çok gözden düşmeyiniz; o büyük saygınlığınızı erozyona uğratmayınız.

Çok üzgünüm.

Yazmak zorundayım.

Atatürk’ün koltuğundan kalkınız.

Çünkü:

CHP’nin başkaldıran bir ruha ve halkçı politikalara ihtiyacı var.

Tüm devrimciler gibi Che Guevara da benzer sözler söylüyor:

“İktidarın olgun bir meyve gibi ellerine düşmesini bekleyenlerin bekleyişi hep sürecektir.”

Sizi işaret ediyor.
Ama biz/bizler..
İktidarın elimize düşmesini beklemeyeceğiz.
Hergün,her saat mücadele edeceğiz.
Koca Nazım'ın dediği gibi,
'bıraksın peşimizi, kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar..'



sözcü


Son Güncelleme: 07.11.2016 17:42
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol