2020 oruç fidyesi miktarı ne kadar oldu? Fitre (fıtır) sadakası nedir, fitre kimlere verilir?

Ramazan ayına girdiğimiz şu günlerde 2020 yılı fitre miktarı açıklandı. Fidye kelime olarak bir kimsenin içinde bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtarmak için ödenen bedel anlamına gelmektedir. Dinen ise karşılığı ise bazı şartlar nedeniyle oruç tutamamayanların vermesi gereken miktardır. Sağlık durumları hiçbir şekilde kaza oruçlarını tutmaya el vermeyenlerin tutamadıkları her bir gün için fakirlere bir oruç fidyesi ödemeleri gerekiyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 2020 yılı için fitre miktarı 27 TL olarak belirlendi. Oruç ve hac ibadetinde söz konusu olan fidye, Kur'an'da "Oruç tutmaya güç yetiremeyenler, bir fakir doyumu kadar fidye öder. Fitre, Ramazan ayının birinci günü verilmesi vaciptir ancak bayram öncesinde de verilebilir. Peki fitre (fıtır) sadakası nedir, fitre kimlere verilir?

Haberler 24.04.2020, 02:21
2020 oruç fidyesi miktarı ne kadar oldu? Fitre (fıtır) sadakası nedir, fitre kimlere verilir?

Fitre (fıtır) sadakası nedir, fitre kimlere verilir? Ramazan ayının başlaması ile bazı sebeplerden dolayı orucunu tutamayan vatandaşlar tarafından en çok merak edilen konular arasında yer aldı. Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığınca 2020 fitre miktarı 27 lira olarak belirlemişti. Yani oruç tutamayan vatandaşların günlük ödemesi gereken para 27 liradır. Fitre zengin olana, yani kurban nisabına malik olana zekât verilmez. Ana babaya, dedeye, büyükanneye, evlada, toruna, hanıma ve kâfire verilmez. Kişinin fitresini verirken kendi malî imkânını ve zenginliğini göz önünde bulundurarak, fitresini bu 4 gıda maddesinden birinin kıymeti üzerinden ödemesi gerekir. Peki 2020 oruç fidyesi miktarı ne kadar oldu? Fitre (fıtır) sadakası nedir, fitre kimlere verilir?

ORUÇ FİDYESİ NE KADAR?

Sağlık durumları hiçbir şekilde kaza oruçlarını tutmaya el vermeyenlerin tutamadıkları her bir gün için fakirlere bir oruç fidyesi ödemeleri gerekiyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 2020 yılı için fitre miktarı 27 TL olarak belirlendi.

1 - Buğday veya buğday unundan. Bunun vâcib olan miktarı, yarım sa' (520 dirhem: 1667 gr.) dır.

2 - Arpadan veya arpa unundan. Bunun miktarı ise, bir sa' (1040 dirhem: 3333 gr.) dır.

3 - Her türlü kuru üzümden. Bunun miktarı da bir sa' (3333 gr.) dır.

4 - Kuru hurmadan. Bunun miktarı ise yine 1 sa' (3333 gr.) dır.

Bu 4 gıda maddesinden herhangi birine göre fitre verilebilir. Bu fitreler aynen hurma, buğday, üzüm olarak verilebileceği gibi, kıymetleri para olarak da verilebilir. Hattâ kıymetlerinin para olarak ödenmesi, daha da efdaldir.

Kişinin fitresini verirken kendi malî imkânını ve zenginliğini göz önünde bulundurarak, fitresini bu 4 gıda maddesinden birinin kıymeti üzerinden ödemesi gerekir. Meselâ çok zengin olanlar fitrelerini hurmanın değeri üzerinden ödemelidirler. Çünkü en yüksek fitre miktarı hurmadır. Onun o zenginliğine münasib olan, fitresini hurma üzerinden ödemektir. Artık zenginlik derecesine göre, kuru üzüm, arpa ve buğday olmak üzere fitre ödenecek gıda maddesi değişir. Her yıl Ramazan ayında, müftülükler bu 4 gıda maddesine düşen fitre bedellerini ilân ederler. O bedellere göre fitreyi ödemek mümkündür.

FİDYE NEDİR?

Fidye kelime olarak bir kimsenin içinde bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtarmak için ödenen bedel anlamına gelmektedir. Dinen ise karşılığı ise bazı şartlar nedeniyle oruç tutamamayanların vermesi gereken miktardır.

Kur'an-ı Kerim'de, "Oruç tutmaya güç yetiremeyenler, bir yoksul doyumu fidye öder." (Bakara, 2/184) buyrulmaktadır. Buna göre ihtiyarlık ve şifa ümidi olmayan bir hastalık sebebiyle oruç tutamayan kimse, daha sonra bu oruçları kaza etme imkânı bulamazsa, her gününe karşılık bir fidye öder (Serahsî, el-Mebsût, III, 100; İbn Kudâme, el-Muğnî, IV, 395-397).

ORUÇ FİDYESİ NASIL ÖDENİR?

Oruç fidyesinin tutarı fıtır sadakası kadardır. Bu fidyeler Ramazan'ın başlangıcında verilebileceği gibi, Ramazan'ın içinde veya sonunda da verilebilir. Fidyelerin tamamı bir fakire topluca verilebileceği gibi, ayrı ayrı fakirlere de verilebilir. Bu durumda olan kimseler, fidye vermeye güçleri yetmiyorsa Allah'tan bağışlanmalarını isterler.

Oruç tutmaya gücü yetmeyen yaşlılar ile iyileşme ümidi olmayan hastalar, ileride tutabilecek duruma gelirlerse, fidyelerini vermiş bile olsalar tutamadıkları oruçları Hanefîlere göre kaza ederler (Kâsânî, Bedâî', II, 105; Merğînânî, el-Hidâye, II, 270). Önceden verdikleri fidyelerin hükmü kalmaz, bunlar nafile bağış/sadaka sayılır.

ORUÇ FİDYESİ KİMLERE VERİLEBİLİR?

Oruç fidyesi, fıtır sadakasında olduğu gibi onları verecek kişinin bakmakla yükümlü olmadığı yoksul müslümanlara verilir. Fıtır sadakası ve oruç fidyesini vermek durumunda olan kimsenin bunlardan doğrudan ya da dolaylı olarak yararlanmaması esastır. Zekât için de aynı kural geçerlidir. Bu sebeple bir kimse zekâtını, fıtır sadakasını ve fidyesini kendi usûl (üst soy) ve fürûuna (alt soy) veremez. Usûl, bir kimsenin anası, babası, dede ve nineleri; fürû ise, çocukları, torunları ve onların çocuklarıdır.

Yine, bir kimse hanımına zekât, fitre ve fidyesini veremeyeceği gibi, hanımı da kocasına bunları veremez.

Bunların dışındaki kardeş, teyze, dayı, amca, hala ve onların çocukları, gelin, damat, kayınpeder ve kayınvalide gibi akrabalar zengin değillerse kendilerine zekât, fitre ve fidye verilebilir (Zeylaî, Tebyîn, I, 301).

FİDYE ÖDEYEMEYECEK DURUMLAR OLANLAR

Senenin hiçbir mevsiminde oruç tutamayacak kadar yaşlı olan (pîr-i fânî) kimselerin, maddî durumları uygunsa Ramazan'ın her bir günü için bir fakire fidye (yani bir fitre) vermeleri gerekir. İyileşme umudu olmayan hasta da bu hükme tâbidir (Bakara, 2/184).

MAHYACILIK TARİHÇESİ

Tarihte ilk mahya Sultan 1. Ahmet döneminde kullanıldı. 14. Osmanlı padişahı 1. Ahmet'in yaptırdığı ve kendi adıyla anılan camide ilk defa kullanılan mahya, kandillerle ışıklandırılmıştı. 1616 yılında hattat Hafız Kefevi tarafından padişaha sunulan mahya, Sultanahmet Camii'ne asıldı.

SELİMİYE CAMİİ'NDEN SAĞLIK UYARISI

Ramazan ayında, kandillerde, dinsel bayramlarda camilerde iki minare arasına gerilen ipler üzerine kandillerle ya da elektrik ampulleriyle oluşturulan ve geceleri ışık verilen yazı ya da resimlere mahya denir. Bu yazıları hazırlayan kişiye ise mahyacı denir. Artık çoğunlukla kandil yerine elektrik ampulleriyle kurulum yapılsa da yazıyla mahya kurma geleneği de sürdürülmeye devam ediyor.

UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan, Türk-İslam mimarisinin zirve eseri Selimiye Cami'nde, Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından geleneksel Ramazan Ayı mahyaları asıldı.

Yaklaşık 200'ün üzerinde ampul kullanılarak, hummalı ve titiz bir çalışma sonrası asılan mahyada, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından belirlenen 'Ramazan ve sorumluluk bilinci' teması kapsamında, Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından belirlenen 'Sorumlu ol, sağlıklı kal' mahyası asılı olacak. Ramazan ayının son 15 gününde ise mahya yeniden değiştirilerek, 'Sağlık en büyük varlık' mahyası asılacak.

Üsküdar'da bulunan Çamlıca Camisi de havadan görüntülendi. Minareleri arasında "Evde kal Türkiyem, Namaz dinin diğeridir" "Ya şafi, dua ibadetin özüdür. Namaz dinin direğidir. Namaz müminin miracıdır" mahyaları yansıtıldı.Ayrıca 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle de mahyalara Türk Bayrağı yansıtıldı.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@