12 Eylül dönemi mağduru doktor da ihraç edildi

SAKARYA Sapanca'da aile sağlığı merkezinde görev yapan, 12 Eylül darbe döneminde Diyarbakır Cezaevi'nde insanlık dışı işkence gördüğünü iddia ederek Kenan Evren ve dönemin kuvvet komutanları hakkında şikayette bulunmasıyla adını duyuran Dr. Sinan Olcan, son Kanun Hükmündeki Kararname ile meslekten ihraç edildi.

12 Eylül dönemi mağduru doktor da ihraç edildi

SAKARYA Sapanca'da aile sağlığı merkezinde görev yapan, 12 Eylül darbe döneminde Diyarbakır Cezaevi'nde insanlık dışı işkence gördüğünü iddia ederek Kenan Evren ve dönemin kuvvet komutanları hakkında şikayette bulunmasıyla adını duyuran Dr. Sinan Olcan, son Kanun Hükmündeki Kararname ile meslekten ihraç edildi.

30 Ekim 2016 Pazar 16:56
12 Eylül dönemi mağduru doktor da ihraç edildi
Zafer TOKUŞ- Aziz GÜVENER (DHA) - SAKARYA Sapanca'da aile sağlığı merkezinde görev yapan, 12 Eylül darbe döneminde Diyarbakır Cezaevi'nde insanlık dışı işkence gördüğünü iddia ederek Kenan Evren ve dönemin kuvvet komutanları hakkında şikayette bulunmasıyla adını duyuran Dr. Sinan Olcan, son Kanun Hükmündeki Kararname ile meslekten ihraç edildi.

Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kanun Hükmünde Kararname ile Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü'nde görevli 29 sağlık çalışanı da görevden alındı. 12 Eylül darbe döneminde Diyarbakır Cezaevi'nde insanlık dışı işkence gördüğünü iddia eden Sapanca Kırkpınar Aile Sağlığı Merkezi'nde görevli aile hekimi Dr. Sinan Olcan da meslekten ihraç edildi. 2011 yılında 12 Eylül mağduru sıfatı ile Kenan Evren ile dönemin Kara, Deniz ve Hava Kuvvet Komutanları dahil olmak üzere askeri tüm görevlilerin cezalandırılmalarını isteyerek Sapanca Cumhuriyet Savcılığı'na verdiği dava dilekçesi ile gündeme gelen Dr. Sinan Olcan'ın meslekten ihraç edilmesi dikkat çekti.

Dr. Sinan Olcan şikayette bulunduğu sırada Diyarbakır Cezaevi'nde yatarken dışkı yedirildiğini iddia ederken, şu açıklamada bulunmuştu:

"Diyarbakır Cezaevi'nde yaşananlar gerçekten Şili'de, Vietnam'da belki Filistin'de yaşanmadı. Çağ dışıydı, insanlık dışıydı. İnsanlık onuru ayaklar altına alınmış, kişilik bitmişti. Ben kendim 3 yıl yattım. Ne kadar yattığımın farkında değilim. Çünkü ileriyi düşünemiyorsun. Çünkü dışarıyı düşünemiyorsun. Sadece günlük yaşıyorsun. O gün ölmemenin şartlarında yaşıyorsun. O dönem Türkiye'nin şartları öyleydi. Mahkemelere giderken, Sabah 6'da kalkıyorduk. Bir duvarın önüne diziliyorduk. Marşlar eşliğinde, ayaklarımızda prangalar, göğsümüzde zincir ön ve arkadaki arkadaşlarımıza bağlanıyorduk, başımız önde eğik bizi arabalara koyarlardı. Çöktürürlerdi, nefes alamazdık. Önümüzde jandarmanın dipçiği ve postalları ile bizim sırtımızdan, başımızda hemen coplarlardı. Mahkemede hakimin üst tarafında yazan 'Adalet Mülkün Temelidir' yazısından gözümüzü ayırmak yasaktı. Sadece oraya bakacaksın. Sağa sola bakmayacaksın, avukatla göz göze gelmeyeceksin. Aksi halde ölümle tehdit ederlerdi. O sebepten biz mahkemeye bile gitmek istemezdik."


Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol