Yüksekdağ: Bizler Her Zulmü Gördük, Ama Onlar Gerçek Bir Muhalefet Partisi Görmediler

ANKARA(ANKA) - HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, “Bizler her zulmü ve zorluğu gördü...

Haberler 08.11.2015, 12:25
Yüksekdağ: Bizler Her Zulmü Gördük, Ama Onlar Gerçek Bir Muhalefet Partisi Görmediler

ANKARA(ANKA) - HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, “Bizler her zulmü ve zorluğu gördük. Ama onlar daha bugüne kadar gerçek bir muhalefet partisi görmediler. Görecekler. Halkların Demokratik Partisi, bizler Meclis'te de sokakta da yaşamın her bir alanı ve kıvrımında da Türkiye halklarının hak ettiği yeni yaşamın sözcüsü ve mücadelecisi olamaya devam edeceğiz” dedi.

HDP Parti Meclisi toplantısı HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ başkanlığında toplandı. Toplantıda konuşan Yüksekdağ, 1 Kasım seçimlerinde sandıkların kurulmasının çıkan sonucu meşru yapmadığını savunarak, “7 Haziran seçimlerinin hemen ardından siyasi iktidar ‘Türkiye planlanmış bir kaosu seçti’ dedi ve planlanmış bir kaos devreye konuldu. İşte bu koşullar içerisinde ve partimizin karşı karşıya kaldığı onlarca ağır baskı ve saldırı koşulları içerisinde gerçekleştirilmiş bir seçim oldu 1 Kasım seçimi sandıkların kurulmuş olması bu sandıklardan çıkan sonucun tartışmasız olduğu anlamına gelmez. Bu seçim sürecinin ve bu seçimde AKP saray iktidarının elde ettiği başarının meşru olduğu anlamına gelmez. Eğer bir mücadeleyi, bir mücadeleyi gayrı meşru yollarla kazanıldıysanız elde ettiğiniz sonuçla övünmeye hakkınız yoktur. Bugün saray ve AKP iktidarının elde ettiği yüzde 49’luk başarıyla övünmeye hakkı yoktur. Onların övündükleri ve sürdürmekte ısrar ettikleri tek şey savaş ve zor politikalarıdır. Savaş ve korku politikalarıyla elde edilen bir başarıyı sürdürmek ve tarihe kazımak istiyorlar. Nafile bir çaba içerisindeler” dedi.

-“AMAÇLARI KENDİLERİNE ZORLA BİAT EDEN BİR TOPLUMSAL YAPI YARATMAKTIR”-

Hükümetin 1 Kasım seçimlerinden sonra sergilediği 1 haftalık siyasi çizginin seçimleri öncesinde yaşananları Türkiye’nin geleceği boyunca sürdüreceğini gösterdiğini öne süren Yüksekdağ, “1 Kasım seçimlerinden önce eğer bizi seçmezseniz Türkiye’de kaos olmaz diyenler ısrarlı bir biçimde halkı huzursuz etmeye, siyasi istikrarsızlığa ve çatışmaya devam ediyorlar. Gördük ki savaş, gerilim, kutuplaştırma, zorla yönetme politikası AKP ve saray iktidarının tek bir savaşı kazanma hedefine bağlı değilmiş. Onlar bütün bir dönem boyunca ve gelecek planlamaları kapsamında bütün Türkiye halklarını zorla diktatörlüğü dayatarak yönetmeyi ön görüyorlar. Onların gelecek konsepti, 2023 vizyonu, yeni Türkiye vizyonu; zorla, baskıyla sandığa götürülen, gözü korkutularak tehditle şantajla oyu alınan bir halk yaratmaktır. Kendilerine zorla biat eden bir toplumsal yapı yaratmaktır. Geleceği de bunun üzerinden kuruyorlar” diye konuştu.

-“YENİDEN ALLAYIP PULLADIKLARI VAATLERİNİN HİÇBİR GERÇEK KARŞILIĞININ OLMADIĞINI GÖRDÜK”-

Hükümetin 7 Haziran öncesinde ortaya koyduğu vaatleri “Allayıp pullayıp” 1 Kasım seçimleri için de ortaya koyduğunu öne süren Yüksekdağ, “Ortaya koydukları, yeniden allayıp pulladıkları vaatlerinin hiçbir gerçek karşılığının olmadığını gördük. 1 Kasım seçimlerinin hemen arkasından tereddüte düşmeye başladılar. Bugün bu vaatlerin unutturulması için zor ve şiddet politikasını ön plana çıkarıyorlar.  Bunu sistematik bir yönetim anlaşılışı olarak sürdürüyorlar” dedi.

-“YARATTIKLARI BU CANAVAR…”-

AK Parti hükümetinin 1 Kasım seçimleri öncesinde “Bir terör canavarı” yaratarak vatandaşları tehdit ettiğini ileri süren Yüksekdağ, “Kamu düzenini tehdit eden bir terör canavarı. Kendi yarattıkları canavarı ‘Eğer bana oy vermezseniz’ tehdidiyle halkın oyunu almanın zemini haline getirdiler. Yarattıkları bu canavar bugün bütün Türkiye toplumunu tehdit eden kontrol edilemez bir noktaya gelmiş durumda. Kamu düzeni adı altında kamunun bütün varlık alanlarını tehdit etmek bugün saray ve AKP iktidarının temel yönetim biçimi haline gelmiş durumda” ifadelerini kullandı.

-“BİZLER GÜCÜMÜZÜN FARKINDAYIZ, BU GÜÇTEN NE KADAR KORKTUKLARININ DA”-

“Bugün devlet geleneğini omuzlayan, devlet geleneğine sımsıkı kenetlenmiş saray- AKP iktidarı yine aynı şeyi yapıyor” diyen Yüksekdağ şunları kaydetti:

“Başkanlık rejimi 92-93 yıllık cumhuriyetin daha otoriter ve faşizan bir anlayışla tahkim edilmesinden başka bir anlayış değildir. 93 yıllık cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye halkları demokrasi ve değişim isteğini ortaya koyduğunda darbeyle, baskıyla karşı karşıya kaldı.  Bugün devlet geleneğini omuzlayan, devlet geleneğine sımsıkı kenetlenmiş saray- AKP iktidarı yine aynı şeyi yapıyor. Değişmek isteyen halkın karışına darbe pratiğini dayatıyor. Bizle 92 yılın ardından bir kere daha aynı şeyin olmasına izin vermeyeceğiz. Bu çatısı altında yaşadığımız cumhuriyetin geleceğini kazanma ve güvence altına alma mücadelesidir. Bizleri kendi kötü iktidarlarına razı etmeye çalıştılar. Biz razı değiliz. Yüzde 51 razı değil. Yüzde 51 çok şeydir. Yüzde 11 çok şeydir. Bizler gücümüzün farkındayız. Bu güçten ne kadar korktuklarının da farkındayız.”

-“BU GÜNLER EN İYİ DİRENENİN, EN BİRLİKTE DURANIN KAZANACAĞI GÜNLERDİR”-

AK Parti iktidarının Türkiye’yi hem içeriden hem de dışarıdan bir savalın içine sürüklemeye çalıştığını ileri süren Yüksekdağ, “Bugün elde ettikleri sonuca dayanarak, aslında hak edilmemiş bir sonuca dayanarak aslında çok riskli bir oyun oynuyorlar. Türkiye’yi hem içerde hem de dışarda bir savaşın içerisinde çekme siyaseti izliyorlar. Bu siyasetin içerisinde 1 Kasım seçimleri arifesinde inadına barış, inadına demokrasi, inadına HDP dedik. İşte bu günler inat etme günleridir. Bu günler en iyi direnenin, en birlikte duranın kazanacağı günlerdir” dedi.

-“BİZLER HER ZULMÜ VE ZORLUĞU GÖRDÜK AMA BU GÜNE KADAR GERÇEK BİR MUHALEFET PARTİSİ GÖRMEDİLER”-

“Bizler her zulmü ve zorluğu gördük. Ama onlar daha bugüne kadar gerçek bir muhalefet partisi görmediler” diyen Yüksekdağ, “Görecekler. Halkların Demokratik Partisi, bizler mecliste de sokakta da yaşamın her bir alanı ve kıvrımında da Türkiye halklarının hak ettiği yeni yaşamın sözcüsü ve mücadelecisi olamaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

-“SİZİN O ZULÜM İKTİDARINIZI SEKİZ YAŞINDAKİ O ÇOCUK TANIMIYOR BİZ DE TANIMIYORUZ”-

Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde dün akşam yoldan karşıya geçmeye çalışan 3 çocuk babası 24 yaşındaki Engin Gezici’nin silahla vurularak hayatını kaybetmesine ilişkin, “Dün Silvan’da babasını evinin önünde katlettiğiniz bir çocuk vardı adı Poyraz. Babasının cenazesinin başında, evinin önünde şunları söyledi ‘ biz Kürdür, biz halkız, siz vurdukça öldürdükçe çoğalırız ve bunun hesabını soracağız’. Sekiz yaşında bir çocuğa bu sözleri söyleten zulüm yenilmeye mahkûmdur. 8 yaşındaki bir çocuğa bu sözleri söyletiyorsan eğer sizin iktidarınız gayrı meşrudur. Sizin o zulüm iktidarınızı sekiz yaşındaki o çocuk tanımıyor biz de tanımıyoruz” dedi.

-“KARŞIMIZDA BİR SİYASİ İKTİDAR YOKTUR, OPERASYON İKTİDARI VARDIR”-

“Karşımızda bir siyasi iktidar yoktur. Karşımızda bir operasyon iktidarı vardır” diyen Yüksekdağ, “Siyaset söz söylemek demektir. Ama artık bunlar söz söylemiyorlar. Sadece tehdit ediyorlar. Basına karşı, gençlere karşı, kitle öğütlerine karşı operasyon, işçilere-işverenlere karşı, kentlere, dağlara operasyon yapıyorlar. Sadece operasyon yapan bir iktidar var karşımızda. İşte bizler böyle bir ortam içerisinde yeniden barış sürecinin başlatılabilmesi için ısrarla müzakerelerin yeniden başlatılması mücadelemizi sürdüreceğiz. Israrla her yerde siyaset dışına itmeye çalıştıkları halkımızın sesi olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

-“HDP’NİN İNADININ NE OLDUĞUNU BİR KERE DAHA GÖSTERDİK”-

HDP için 1 Kasım seçimlerinden sonra “yeni bir yol” başladığını söyleyen Yüksekdağ, “Bizim için 1 Kasım seçimlerinden sonra yeni bir yol başlamıştır. Bizler neyi hedeflediğimizi biliyoruz. Bizler Türkiye’nin geleceğiyiz.  HDP’nin inadının ne olduğunu bir kere daha gösterdik. Bu kadar ağır ve zorlu koşullar içerisinde hepimizin çabası ve mücadelesiyle önemli bir başarı elde ettik. Ama kendimize dönüp yeniden eksikliklerimizi görmek ve değerlendirmek bu yeni yolun ilk adımıdır. Bundan sonraki süreçte bütün demokrasi güçlerine çağrımız şudur; gelin birlikte bu inancı, umudu bitirelim. Gelin birlikte tek adamlık yönetimini ilan etmek için bize bu zulmü ve haksızlığı reva görenler karşısında halkın gücünün ne olduğunu gösterelim” dedi.

Mevlana’nın ‘Eğer istiyorsan hakka varmayı, bırak saraylarda mermer olmayı, toprak ol bağrından güller yetişsin’ sözleriyle açıklamasını sonlandırdı.  (ANKA)

(ÖZ/OLÇ)

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
banner1037

Gelişmelerden Haberdar Olun

@