Yeni Kültür Bakanı turnusol kağıdı gibi kendini açığa çıkardı

Hayati Asılyazıcı yazdı

Haberler 14.09.2015, 00:13
Yeni Kültür Bakanı turnusol kağıdı gibi kendini açığa çıkardı

Mehter adımları ile yürümeye başlayan yeni Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, Büyük Birlik Partisi(BBP) Genel Başkan vekilliğinden sonra Seçim Hükümetinde bu görevi üstlendi.

"Ülkücü militan kökenli" olduğunu söyleyen Yalçın, özellikle Kültür konusunda yapmış olduğu söylemlerindeki dağınıklığı ile de dikkati çekiyor. Ahıska Türklerinden göçmen olarak Ardahan doğumlu olan(1958) orta öğretimini yaptığı Ankara'da üniversiteli solcu gençlerle çatışmalarda yer almış ve zamanla Matematik Öğretmeni olarak yaşamını sürdürmüş, BBP Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun (1954-2009) rahle-i tedrisinden geçerek, inişli çıkışlı siyasi yaşamını sürdürmüştür. Matematik öğretmenliğinden sonra almış olduğu üst görevde Basın ile üst düzeyde hemhal olmuş Kültür ve Turizm Bakanı'nın eğriler çizerek Atatürkçülüğe kadar gelmiş olması bana çok şaşırtıcı geldi!

YANINDA AKM'Yİ BİLEN BİRİYLE GEZSEYDİ O SÖZÜ SOYLEMEZDİ

Önce Atatürkçülüğü ve İstanbul'daki Atatürk Kültür Merkezi (AKM) ile söylemi çelişkiden çok bir gaftı. Türkiye'nin ve Balkanların en donanımlı Kültür Merkezi, Taksim'de ki Atatürk Kültür Merkezi'dir. Bir bakan sorumluluğunu taşısaydı, yanına Taksim'deki AKM'yi bilen bir görevli ile gezseydi, bu binanın Tayyip Erdoğan'ın düşündüğü gibi etkinliklere yaramayacak bir bina olduğunu söylemekten çekinirdi ya da susardı. Bu bina Vali ve Belediye Başkanı Dr. Lütfi Kırdar tarafından temeli atılan; Mimar Feridun Kip ile mimar Rüknettin Güney tarafından projesi çizilmiş, 29 Mayıs 1946’da temeli atılmıştı, ödenek yokluğu nedeniyle tamamlanamayınca 1953 yılında Bayındırlık Bakanlığı’na devredildi ve 1956’da mimar Hayati Tabanlıoğlu projesi ile yapımına devam edildi. 12 Nisan 1969’da İstanbul Kültür Sarayı adıyla hizmete girdi. Müziğini Ferit Tüzün'ün yaptığı, Türk Balesinin kurucusu Dame Ninette de Valois'enin Koregrafisini yapıp, sahneye koyduğu Çeşmebaşı Balesi ve Verdi'nin ünlü Aida Operası ile Kültür Merkezi'nin açılışı yapıldı.Çünkü bunu izleyen gazetecilerden biri bendim. Devlet Tiyatrosu Arthur Miller'in Cadı Kazanı oyunu oynandığı gece (1970) çıkan yangında Büyük Salon yandı, onarıldıktan sonra 1977 yılında yeniden hizmete açıldı ve Atatürk Kültür Merkezi adını aldı.

AKM'de 1307 kişilik Büyük Salon, 502 kişilik konser salonu, 296 kişilik tiyatro salonu, 190 kişilik "Aziz Nesin Sahnesi" ve 206 kişilik sinema salonu bulunmaktadır. Üst katlarda büyük de bir sergi salonuna sahip olan AKM, İstanbul Devlet Opera ve Balesi, İstanbul Devlet Tiyatrosu, Devlet Senfoni Orkestrası'nın daimi sahnesi olarak da hizmet vermekteydi. Bu kurumların yönetim birimleri ve merkez gişeleri AKM bünyesinde bulunmaktaydı. Hayati Tabanlıoğlu'nun son şeklini verdiği çalışma, 1950'lerin yalın ve işlevsel mimari anlayışının tipik bir örneği olarak kabul edilmektedir. 2005 yılında, binanın ekonomik ömrünü tamamlamış olduğu gerekçesiyle dönemin Kültür Bakanı Atilla Koç tarafından binanın yıkılması önerilmiştir. Ancak sanat ve mimarlık platformlarının, sivil inisiyatiflerin yoğun tepkisi, ısrarlı gösteriler ve basının desteğiyle yeniden yapılan değerlendirmeler sonucunda Kasım 2007’de İstanbul 2 No'lu Koruma Kurulu, Atatürk Kültür Merkezi'ni 1. grup kültür varlığı olarak tescil etti ve böylece yıkım gerçekleşmedi. Taksim Gezi olaylarında AKM'yi TC Başkanı olarak Tayyip Erdoğan "polis karakolu"na çevirdi. Gezi olaylarında her yaş gruptan katılan insanların hiçbir şiddet olayı yaratmadıkları halde, polisin ve Başbakan Tayyip Erdoğan'ın polise şiddeti kullandırması, böyle bir halk hareketine faşizan baskı uygulaması, Taksim Türk demokrasisine ve insan haklarına indirilen en büyük darbedir. Gençler öldürüldü, insanlar yaralandı.

Aynı polisler iki kez basılan Hürriyet gazetesine karşı yapılan AKP yandaşlarının yapmış oldukları saldırı ve tahribatı sadece seyretti. Hatta AKP Gençlik Kolları Başkanı ve İstanbul Milletvekili Abdurrahim Boynukalın, AA'ya verdiği demeçte şunları ifade etmekten çekinmemiş ve utanç duymamıştır: “Bundan sonra da açık söyleyeyim, bu tarz manipülasyonlarla şiddeti aklayan bir tavır ortaya koymaya devam ederlerse, biz AKP Gençlik Kolları olarak da kendi içimizdeki bütün insanlarla beraber yine bu medya organlarının önünde eylem yapmaya devam edeceğiz. Buna alışmaya başlasınlar artık.”

Ve bu yazıyı yazdığım saatlerde ise Hürriyet Gazetesi’nin İstanbul’daki merkezinden sonra Ankara’da matbaasının bulunduğu Doğan Printing Center (DPC) binasına da saldırı düzenlendi.

Büyük bir araç konvoyu ile DPC önüne gelen çoğunun yüzleri kapalı olduğu belirtilen saldırganlar tarafından, önce Esenboğa Havaalanı yolunu trafiğe kapatıp araçlardan inen saldırganlar, DPC girişindeki kulübeye ve bariyerlere doğru ilerlediler. Bu sırada bazı saldırganlar kaldırım taşlarını sökerek kulübeyi taşlamaya başladılar. Oysa Hürriyet, gazetecilik yapmış ve Güneydoğu'daki şehitlerimiz ile ilgili haberleri yayınlamıştır. Bu bir gerçek zorbalıktır. Olaylar baskı yönetiminin gelmekte olduğunun da belirgin işaretidir.

YENİ KÜLTÜR BAKANINI TANIDINIZ!

En kısa zamanda kendini turnusol kağıdı gibi açığa çıkardı. Seçim hükümeti olmaktan çok içinde bulunduğumuz iç savaşa gidişi durduramayacak bir genel görüntü sergiliyor; Bakanlar Kurulu ve AKP Cumhurbaşkanı Erdoğan.

Yalçın Topçu sadece Ülkü Ocak'lı değil BBP Partisinin Alperen Gençlik kuruluşunun da önderliğini yaptı.

11 TEMMUZ 2009 BASKINI

Örnek mi istiyorsunuz?

11 Temmuz 2009 Cumartesi günü, Kokteyl den sonra Topkapı Sarayı'nın avlusunda dünyaca ünlü Piyano Virtüözümüz İdil Biret, Michael Nebe'nin yönettiği İngiliz "The Whitehall Orchestra" eşliğinde konser verecekti. Şimdiki Yeni Akit olan, o zamanın Vakit gazetesi her zaman olduğu gibi bir gün önce bu konseri "Doğu Türkistan'da yaşanan katliamlara rağmen Kutsal Emanetler'in bulunduğu Topkapı Sarayı'nda şarap firması sponsorluğunda konser verileceği" şeklinde kışkırtıcı bir yazı yayınladı. Kışkırtılan Alperenler Sarayın ön bahçesine girdiler ve “ Ya Allah Bismillah Alllah'u Ekber” nidaları ile önce konser afişlerini yaktılar.

Ardından yaptıkları basın açıklamasında bunu "hayasızlık ve terbiyesizlik" olarak nitelediler. Bütün bunlar yetmemiş gibi büyük Türk bayrağını yere indirip üzerinde akşam namazı kıldılar. Namazdan sonra grup "Alperenler burada şarapçılar nerede?" ve "Bir gece ansızın gelebilir" sloganları ile tehditler savurdular. Şaşırtıcı olan bayrağımızı çiğneyerek abdestsiz namaz kılmaları ve dinsel sloganlar atmalarıydı!

Bu avlu Topkapı Sarayı'nın dışında bir alandır. Burada Aya İrini Kilisesi vardır ve yıllardan beri Uluslararası festivaller ve ulusal konserlerin, etkinliklerin düzenlendiği özel bir konser mekanıdır. Ve dışında (avlusunda) daima kokteyller verilir. Bu Alperenler o kadar bilgiden noksan oluşuyordu ki 1973 yılında başlayan İstanbul Uluslararası Müzik Festivali ile ilgili Opera gösterileri Topkapı Sarayı'nın iç avlusunda yapılırdı. Mozart'ın Saraydan Kız Kaçırma ve Turan Oflazoğlu'nun 4. Murat adlı ünlü yapıtı da oynandı. Bilindiği gibi 4. Murat başarılı bir Padişah olmasına karşın, alkol bağımlısı olmasından yaşamını yitirmiştir. Ya harem dairesine ne buyrulur?

Binbir entrikanın döndüğü, canlara kıyıldığı, genç çocuklara, kızlara kıyıldığı bu harem Osmanlı İmparatorluğu'nun Topkapı Sarayı'nda ki yaşam biçimiydi.

Aynı gece Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın aldığı önlemlerle İdil Biret sözünü ettiğim orkestra eşliğinde Çaykovski’nin I. Piyano Konçertosu'nu (No 1 Si bemol minor, op 23 )olağan üstü başarı ile yorumladı ve sanatçımız ayakta alkışlandı. Ayrıca orkestra o gece ünlü şefi ile:

EDWARD ELGAR-(Pomp and Circumstance March No 1 Re Majör, op 39) ve LUDWIG VAN BEETHOVEN-Türk Marşı'nı seslendirdi.

Bu konserlerin başlangıcı vardı çünkü İdil Biret'in Yedikule Zindanları'nda Çaykovski’nin bestelerini yorumladığı konserlerin devamı niteliğindeydi. Doğal olarak Alperenler bu bilgiden yoksundu onların kültür ve sanat ile ilgileri yoktu ancak dinlen, siyaseti karıştırarak gençlik olarak partilerine güç kattıklarına inanıyorlardı.

Aynı kulvardan gelen BBP'nin Genel Başkan Yardımcılığı'ndan seçim hükümetinde Kültür ve Turizm Bakanı olarak görev alan Yalçın Topçu, umarım Türk Kültür ve sanatını tanımaya çalışacaktır...

Hayati Asılyazıcı

Kaynak: Odatv.com

Yorumlar (0)
Yeni Nesil e-Ticaret:OmniTicaret
APK Dayı'dan hile apk indirebilirsiniz.
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@