“Yargı kararına uy, Kaçak Saray’ı boşalt!”

HKP Genel Başkanı Nurullah Ankut, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ilgili kararını hatırlatarak “Yargı kararına uy, Kaçak Saray’ı boşalt!” diyerek Erdoğan’a çağrıda bulundu.

Gündem 25.08.2020, 13:44
“Yargı kararına uy, Kaçak Saray’ı boşalt!”

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın yapımına olanak sağladığı belirtilen KVKYK kararının hukuka aykırı olduğu yönünde karar vermiş, Cumhurbaşkanlığı karar düzeltme istemiyle Danıştay’a tekrar başvurmuştu.

Danıştay’ın Saray’ın bu talebini geri çevirmesi ve Saray’ın “kaçak” olduğunun tescillenmesi sonrası Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) Genel Başkanı Nurullah Ankut, “İşte Danıştay Yargıçlarının oybirliğiyle almış oldukları kapı gibi sağlam karar. Hadi boşalt bakalım orayı. Kanunsuz işgal ve talanına son ver!... Zaten eninde sonunda yapacaksın bunu” dedi.

“YARGI ADINA SEVİNDİRİCİ BİR KARARDIR”

Ankut, “İşte nihayet Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu oybirliğiyle karara bağladı, Tayyipgiller’in Kaçak Saray’ının kaçak olduğunu, kanunsuz olduğunu… Burada öncelikle bu kararı alan yargıçları kutlamamız gerekir. Bir zamanlar Çaycı Zerrin Güngör’ün (kızı da şu anda Saray’ın hukuk işlerinin başındadır) yıllar boyu başkanlığını yaptığı bir yargı organının böylesine cesaret isteyen, vicdan isteyen bir kararı, hem de oybirliğiyle almış olması yargı adına sevindiricidir. Bu kararı almak tabii ki cesaret ister. Fakat işi sadece cesarete bağlamak, olayı tek yönlü görmek olur. Bu yargıçlar bizce Tayyipgiller’in bayır aşağı gidiş içinde olduklarını da görmüşlerdir” ifadelerine yer verdi.

“AOÇ’E VAKIF AMACINA UYGUN HALE GETİRİLMELİ”

Ankut, Atatürk Orman Çiftliği’nin vakıf amacına uygun hale getirilmesi gerektiğini, “Şimdi Mecliste içtenlikli bir muhalefet olsa ne yapar? Tayyipgiller’in oradan çıkarılmasını, bu hukuksuz ve kanunsuz işgali, Mustafa Kemal’in Türkiye Halkına hibe ettiği o arazinin -AOÇ’nin- Tayyipgiller tarafından tarumar edilmesini en önemli siyasi gündem maddesi yapar. AOÇ’nin vakıf amacına uygun hale getirilmesini en öncelikli görev edinir. Ama nerede o muhalefet… Türkiye’nin trajedisi buradadır: Sadece iktidarı değil, Meclisteki muhalefet görünümlü Amerikancı Burjuva Partileri de “proje”dir. ABD, İngiltere ve Siyonist İsrail projesidir. Onlar da AKP’giller’in iktidar olması, hükmetmesi, hükümet etmesi için oynamakta, oynatılmaktadırlar. İşte bu sebepten biz bunların tamamına birden “Meclisteki Beşli Çete” diyoruz… Amerikancı “Beşli Çete”…” ifade etti.

“MUSTAFA KEMAL’İN EMANETİNE İHANETE DEVAM EDECEK…”

Ankut, “Bu karar karşısında Tayyipgiller şefi Kaçak Saray’da mukim zat ne diyecek dersiniz?

Ya sessiz kalıp işgaline, talanına, Mustafa Kemal’in emanetine ihanete devam edecek ya da daha önceden de yaptığı gibi; “Ne yaparsanız yapın, ben burada oturmaya devam edeceğim”, diyecektir. Veya da hak hukuk, kanun tanımazlığını ileri boyutlara taşıyıp; “Bu karar şahsıma yapılmış bir yargı darbesidir”, diyerek hem saldırganlaşacak hem de aynı zamanda “mağduru oynayacaktır.” Biliyorsunuz, “mağduru oynamak”, Karagöz Oyunu’ndaki Çıfıt karakterinin yaptığı gibi hem vurup hem de; “Ne vuruyorsun be!”, demek en sevdiği işlerden biridir” ifadelerine yer verdi.

 “HUKUK MÜCADELESİNDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

Ankut, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun kararının hiçe sayılmasına karşı hukuk mücadelesi vereceklerini, “Biliyorsunuz ki yargı kararlarını uygulamamak-yok saymak suçtur… Fakat yine biliyorsunuz ki Tayyipgiller suç makinesi gibidir. Bu yasa, hak hukuk, yargı kararı tanımazlığını da on yıllardır sürdürüyorlar… Fakat yine de biz hukuk mücadelesinden vazgeçmeyeceğiz. Tayyipgiller’in bu yargı kararını hiçe sayışlarını da yargıya taşımalıyız. Henüz bunu yapmaya, yani yargı kararını uygulatmaya gücü yetecek bir yargı kurumu ya da organı bulunduğunu pek sanmıyoruz ya, olsun. Böylece onların kanun tanımazlıklarını bir kere daha perçinletmiş oluruz… Gerçi bu konuda baştan bu yana çok takdire şayan bir mücadele örneği ortaya koymuş olan Ankara Mimarlar Odası Saygıdeğer Başkanı Tezcan Karakuş Candan ve Yönetim Ekibi, bundan sonrası için de gereken hamleleri yapacaklarını açıklamış oldular, ama olsun. Biz de onlara yardımcı olmuş olalım, destek vermiş olalım böylelikle. Yani; “çorbada bizim de bir tuzumuz bulunsun”, hiç değilse…” ifade etti.

“İŞLEDİĞİ BİNBİR SUÇUNDA BİR BİR PEŞİNE DÜŞÜLECEKTİR”

Ankut, Erdoğan’ın diplomasının sahte olduğunu hatırlatarak “Tayyipgiller’in düşüşü hızlandıkça Yargıdaki namuslu yargıç ve savcılar da insani ve mesleki onurlarının gerektirdiği, sorumluluklarının gerektirdiği davranışları koyma cesaretine kavuşacaklardır. Bunlar da Tayyipgiller için felaket olacaktır… Mesela “Diploma”nın peşine düşecek ve onun yokluğunu kesin hükme bağlayacak savcı ve yargıçlar çıkacaktır. Böylece de Tayyip’in; “Resmi Evrakta Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık”, gibi suçlar işlediği, 83 milyonun önüne serilecektir. Tabii Tayyipgiller’in işlediği binbir suçun da bir bir peşine düşülecektir… Böylece de Tayyipgiller AKP’sinin kriminal bir örgüt olduğu Halkımız tarafından da anlaşılır olacaktır. O günleri de kesinkes göreceksiniz, arkadaşlar…” ifadelerine yer verdi.

“KANUNSUZ İŞGAL VE TALANINA SON VER!”

Ankut, Erdoğan’a ‘Kaçak Saraylı’ dediğinden dolayı ceza aldığını,  “Adam, “Kaçak Saraylı” dedik diye ve benzer nitelemelerde bulunduk diye, kendisine hakaret ettiğimiz iddiasıyla avukatlarına şikâyette bulundurttu, terörize ederek ya da başka yollardan emri altına aldığı savcı ve yargıçlardan oluşan mahkemelerde bize cezalar verdirtti. Hâlâ da verdirtmeye devam ediyor… Ne oldu Tayyip nam Hafız? Demek ki Kaçak Saray’ın gerçekten “Kaçak Saray”mış. İşte Danıştay Yargıçlarının oybirliğiyle almış oldukları kapı gibi sağlam karar. Hadi boşalt bakalım orayı. Kanunsuz işgal ve talanına son ver!... Zaten eninde sonunda yapacaksın bunu” ifade etti.

“KANDIRMACALARIN ESKİSİ GİBİ SÖKMÜYOR”

HKP Genel Başkanı Nurullah Ankut, “Seni ne Ayasofya Tiyatron kurtarabilecek ne de; “Karadeniz’de büyük gaz bulduk”, gazın!.. Yahu o gazın orada bulunduğu zaten en az 15 yıldan beri biliniyormuş ve gazın çıkarılmaya başlanabilmesi için en az üç beş yıllık ciddi bir çalışmaya ihtiyaç varmış. Hem de bunu bugün söyleyenler arasında senin bir dönem Kültür Bakanlığı’nı da yapan Ertuğrul Günay da var… Gördüğün gibi kandırmacaların, gündem belirleme numaraların eskisi gibi sökmüyor artık, Hafız… Her nesnenin bir sonu var be Hafız. Sizin de mutlaka olacak… Hem de hazin bir son!..” dedi

  
Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@