Tükürüklerimiz ile boğabileceğimiz bu çakallar sürüsü...

Semra Pektopal yazdı.....Halkımıza yumruğunu gösterdi tokata razı etti....

Haberler 05.11.2015, 18:20
Tükürüklerimiz ile boğabileceğimiz bu çakallar sürüsü...

Değerli okurlarım, 7 Haziran genel seçimlerinde tek başına iktidara gelemeyen AKP, ülkemizi yeniden 1 Kasım’da “sözde” seçime götürdü ve bu demokrasicilik oyununun galibi oldu.

            AKP, 7 Haziran genel seçimlerinde istediğini bulamadığı için, 7 Haziran seçimlerinden hemen sonra, ülkemizi kan gölüne çevirdi. Son beş aydır her gün şehit haberleri ile güne uyandık, yaklaşık olarak 700 ocağa ateş düştü. Özellikle de son 10 Ekim Ankara katliamı ile neredeyse herkes “AKP ayağına sıkıyor, artık iktidar olmayı hayalinde görür, halkımız uyandı ve gerçekleri görmeye başladı” değerlendirmesi yaptı. Bu değerlendirmeden hareketle de AKP’nin tek başına asla iktidar olamayacağı düşünüldü ve “artık onlardan kurtuluyoruz” diye büyük bir beklentiye girildi. Ama unutulan bir şey vardı. AB-D henüz AKP’yi gözden çıkartmadı, onu BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) için hala kullanmaya devam ediyordu.

            Hangi parti iktidar olursa olsun Büyük Ortadoğu Projesi devam edecekti. Ama hazırda olan ve kendisine hizmette kusur etmeyen, büyük işbirlikçi parti var iken şimdi başka bir parti ile neden zaman kaybetsinler ki?  O yüzden yeni SEVR’e ulaşmak için “Durmak Yok, AKP İle Yola Devam” dedi emperyalistler.

            Emperyalistler, ülkemizi hızla Suriyeleştirme çabalarında da yerli işbirlikçileriyle beraber bu son seçimlerden sonra çok daha hızlı yol alacaklar.

            Değerli okurlarım, ülkemizde son beş ay içerisinde yaşanan terör olaylarında, milletçe içimiz yandı, ama iş tavır almaya gelince, halkımızın bir bölümü haklıdan yana değil, güçlüden yana tavır aldı. İnsanlık, var oldu olalı, hep güce tapmış ve kim güçlü ise onun yörüngesine girmiştir. Yeri gelmiş bu ateş olmuş, para olmuş, kral olmuş vs. Kim güçlü ise etrafında her zaman insanları toplamayı da başarmıştır. Yani “gücü, gücüne yetene” düşüncesi bin yıllardır devam etmiş gelmiştir. Bunu çok iyi bilen emperyalistler ve işbirlikçileri de bu beş ay içerisinde işte tam da bunu yaptılar. Şehirleri ablukaya aldılar, toplu katliamlar yaptılar, askerlerimizi ve polisleri şehit ettiler. Bunun sonucunda halkı korkutup sindirler ve yine kendilerine muhtaç ettiler. Yani, Halkımıza “ölümü gösterdiler, sıtmaya razı ettiler” Bu güruhlar, 12 Eylül Faşist darbesinde de aynısını yapmadılar mı?  

            Değerli okurlarım, seçim sonuçları ile ilgili lütfen halka veryansın etmeyelim. İğneyi önce kendimize batıralım. Emperyalistlerin,  kurtuluş savaşımız ile kazandıklarımızı elimizden almak için 1950’li yıllarda başlattığı saldırılara, biz ne kadar karşı duruşu örgütleyebildik? Hatta o kadar uzağa da gitmeden örneklemek gerekirse, 13 yıllık AKP iktidarının ülkemizi ortaçağın karanlıklarına götürmesine ne kadar etkili tepkiler koyabildik? tek bir çatı altında örgütlenmeyi ne kadar başarabildik? Ne yazık ki bunların hiç birini başaramadık. Tek tek koyduğumuz tepkiler ise hep cılız kaldı.

Sol cephe darmadağınık ve paramparça. Tükürüklerimiz ile boğabileceğimiz bu çakallar sürüsü ise, tepeden tırnağa örgütlü. O yüzden de onlar ile yeterince baş edemiyoruz. Hal öyle olunca da bizim dağınıklığımız onların, daha da güçlenmesine, halkımızın ise moralsizliğe sürüklenmesine neden olmakta.

1 Kasım sonuçları açıklandığından bu yana sosyal medya üzerinden, başka bir ülkeye gitmekten tutun da, farklı arayışlar içerisine girenlerin bu olumsuz ruh halinden bir an önce çıkmaları gerekiyor. Çünkü bu seçimin kazananı AB-D emperyalistleri ve yerli işbirlikçileri oldu. Yukarıda da bahsettiğim gibi hangi parti iktidara gelseydi durum değişmeyecekti. AB-D emperyalistleri BOP hayaline ulaşmak için ülkemizi yangın yerine çevirmeye devam edecekti.

            Gün karşımızda ki büyük düşman AB-D emperyalistlerine ve işbirlikçilerine karşı safları sıklaştırma günüdür. O yüzden de asla umutsuzluğa, yılgınlığa teslim olmayalım. Bizler ki Çanakkale’de yedi düvele karşı destan yazan, yine 1. Kurtuluş Savaşı ile anti-emperyalist mücadele vererek bize bağımsızlığımızı armağan eden atalarımızın ve Mustafa Kemal Atatürk’ün mirasçıları ve devamcılarıyız.

            Değerli dostlar, emperyalistler ve yerli işbirlikleri seçim oyununa her ne kadar iyi hazırlanmış olurlarsa olsunlar, biz gerçek vatanseverlerin, Tam Bağımsız Türkiye sevdası ve mücadelesi asla bitmeyecek. Günü gelecek, bu seçim oyunlarını, hırsızlıkları, vatan hainliklerini ve tüm pisliklerini 2. Kuvaiye Milliye ruhu ile temizleyeceğiz. Bundan başka da yolumuz yok. Hadi o zaman, AB-D emperyalistlerine ve işbirlikçilerine karşı safları sıklaştıralım ve asla yılgınlığa düşmeyelim, başarmak için umutla mücadele edelim ve mutlaka başaralım.

YILGINLIK YOK DİRENİŞ VAR!

BU DAHA BAŞLANGIÇ MÜCADELE DEVAM!

Yorumlar (1)
Bilmem 5 yıl önce
Zaten bu söylediklerini halkın kurtuluş partisi söylüyor onların ideolojisini alıp kendine göre yorumlamisin bu sözleri nurullah anküt söylüyor kendi sözlerin gibi insanlara anlatmaya çalışıyorsun çok ayıp
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@