Suriyeliler Sorunu ve Irkçı Yaklaşımlar - Ömer Arslan

Suriyelilere vatandaşlık açıklamasının ardından herkes Suriyeli uzmanı olmuş durumda. İşin referanduma kadar götürülmesini isteyenlerin sayısı hiç de az değil. Böylesi bir ortamda Ömer Arslan Suriyeliler Sorunu ve Irkçı Yaklaşımlar'ı yazdı....

Haberler 08.07.2016, 14:14
Suriyeliler Sorunu ve Irkçı Yaklaşımlar - Ömer Arslan
Suriyelilere vatandaşlık açıklamasının ardından herkes Suriyeli uzmanı olmuş durumda. İşin referanduma kadar götürülmesini isteyenlerin sayısı hiç de az değil. Böylesi bir ortamda Ömer Arslan Suriyeliler Sorunu ve Irkçı Yaklaşımlar'ı yazdı....

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’deki Suriyeliler’in vatandaşlığa alınacağını açıklamasından sonra daha önce de kısaca belirttiğim ırkçılığa kadar varan söylemler geliştirilmeye başladı. Bu söylemler Suriyeliler’in işsizliği artırdığı,daha düşük ücretle çalışmanın yolunu açtığından tutun Suriyeliler’in vatanlarına dönmeleri ve orada eşit ve özgür bir dünya için mücadele etmelerime kadar ırkçı söylemleri içeriyor.

Bu söylemler özel olarak Türkiye’de genel olarak dünyada ciddi bir sorun olan göçmen sorununun arkasında yatan kapitalist üretim biçimini ve emperyalist savaşları gizlemekten başka bir işe yaramaz. Oysa küreselleşme ile birlikte dünyanın çeşitli ülkelerinde çıkan bölgesel savaşlar ve iç çatışmalar nedeniyle dünyada 65 milyona Türkiye’de 3 milyona ulaşan ve Marks’ın ‘’Sermayenin hafif piyadeleri’’ olarak adlandırdığı göçmen sorununun asıl nedeninin emperyalizm olduğu gerçeği görülebildiğimiz zaman göçmen sorununa doğru bir yaklaşım göstermiş oluruz.

Önce sizlerle Türkiye’deki Suriyelilerle ilgili bazı rakamları paylaşmak istiyorum.

Sayıları 3 milyona yaklaşan Suriyeliler’in yüzde 54’ü 18 yaşın altında ve geri kalanların büyük bir çoğunluğu da kadın.

UNİCEF rakamlarına göre 1 milyon 420 bin çocuk var ve bunların 850 bini okul çağında ama bunların 500 bini okula gitmiyor.

Suriyeliler’in yüzde 10’u mülteci kamplarında kalıyor.

Çocuk istismarları yaygınlaşmış ve kadın pazarları aleni bir şekilde kurulmaktadır.

Suriyeliler’in eğitim,sağlık,barınma,iş yaşamı gibi konularda DİSK,TTB,UNİCEF,İLO’nun ulusal ve uluslar arası hukuki durumları konusunda baroların raporları vardır.

2. Emperyalist Savaş sırasında gündeme oturan göçmen sorunu demokrasi güçlerinin yoğun mücadeleleri sonucu 1951 Cenevre Sözleşmesi imzalanmıştır.Bu sözleşmenin coğrafi bölge kısmına Türkiye çekince koyarak imzalamıştır.Bu açıdan Türkiye’deki Suriyeliler hukuki olarak mülteci değil sığınmacıdır.Türkiye de 6548 Sayılı ‘’Yabancılar ve Uluslar arası Koruma Kanunu’’ çerçevesinde Suriyeliler’i geçici koruma altına alınan sığınmacı statüsüne almıştır.İşin hukuki boyutu budur.

Siyasi boyutuna gelince: Çoğunluğu çocuk ve kadın olan bu insanlar emperyalizmin çıkardığı savaş nedeniyle yurtlarını terk etmişlerdir. Emperyalizm bir yandan çeşitli bölgelerde savaş çıkarıp Pazar genişletme çabasına girerken diğer yandan bu savaşların doğal sonucu olarak ortaya çıkan göçmenleri de sığındıkları ülkelerde o ülkenin emekçileri ile karşı karşıya getirip bir taşla iki kuş vurmanın politikasını izler.Dolayısıyla sınıf mücadelesi verenler,hedeflerine kapitalizm ve emperyalizmi koyanlar emperyalizmin bu oyununa gelerek ‘’Haydi vatanınıza gidin orada savaşın,orada çalışın’’ gibi Avrupa’da zaman zaman yükselen ırkçı/faşist yaklaşımlar göstermezler.

Evet Suriyeliler kendi vatanlarına dönmelidirler ama savaşın değil barışın egemen olduğu zamanda dönmelidirler.Evet Suriyeliler sığınmacı olarak kaldıkları ülkelerde geçici çalışma hakkı verilmelidir ama bu var olan ücretleri daha da aşağı çekerek olmamalıdır.Evet sığınmacılar uluslar arası sözleşmelerin getirdiği eğitim,sağlık,barınma,beslenme gibi temel insan haklarından yararlanmalıdır.Sınıf mücadelesi bunların sorunlarını da kendi sorunu gibi görmeyi gerektirir.İşçi sınıfının ve mazlum halkların enternasyonal dayanışmasının gereğidir bu.

Gelelim Suriyeliler’e vatandaşlık statüsü verilmesine. Bunun referandumu olmaz. Bunun ‘’Suriyeliler’in Türk vatandaşlığına alınmasını kabul etmiyorum’’ gibi ırkçı bir yaklaşımı da olmaz.Bunun yolunu açtığınız zaman Avrupa’ya savaştan değil ekonomik sebeplerden dolayı gitmiş ve oranın vatandaşlığına geçmiş ya da geçmeye çalışan Türk vatandaşlarına ırkçı/faşist bir yaklaşımla bakanlardan farkınız olmaz.

Burada iktidarın politikasını açığa çıkarmak gerekir.İktidarın asıl amacı Suriyeliler’i vatandaşlığa alarak oy devşirmek değildir. Asıl amaç bölgenin demografik yapısıyla oynamaktır. Bunu da önümüzdeki süreçte yaşayarak göreceğiz.

Özetle emperyalizme ve emperyalist savaşa karşı olanların söylemi Suriye’deki emperyalist savaşın sona erdirilmesi,barışın ve Suriye’nin bütünlüğünün sağlanması olmalıdır.Zaten bu sağlandıktan sonra Suriyeliler’in büyük çoğunluğu yurtlarına dönecektir. ‘’Burada ne işin var,git vatanında savaş’’ gibi aksi söylemler ırkçı/faşist ve emperyalizmin değirmenine su taşıyan söylemlerdir.
Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@