Prof. Dr. Mehmet Görmez'den Mesaj: Ayrıştırıcı, Ayrılıkçı Düşüncelerden Uzak Toplumun Her Kesimine Ulaşmalıyız

-Prof. Dr. Mehmet Görmez, göreve yeniden atanması dolayısıyla mesaj yayınladı.

Haberler 13.11.2015, 10:55
Prof. Dr. Mehmet Görmez'den Mesaj: Ayrıştırıcı, Ayrılıkçı Düşüncelerden Uzak Toplumun Her Kesimine Ulaşmalıyız

ANKARA(ANKA) – Diyanet İşleri Başkanlığı’na yeniden atanan Prof. Dr. Mehmet Görmez hedeflerinin, ayrıştırıcı ve ayrılıkçı düşüncelerden uzak bir şekilde toplumun her kesimine ulaşmak olduğunu belirterek, “Hedefimiz farklılıklarımızın çatışma nedeni değil, zenginleşme fırsatı olarak görülmesi için çalışmalar yapmaktır. Ülkemizin her köşesinde, mabetlerinde, mihraplarında, minberlerinde, kürsülerinde, şerefelerinde asırlarca ilahi rahmet çağrısının yankılandığı bu topraklarda dinin rahmet iklimini ulaştıramadığımız hiç kimse bırakmamaktır. Dinin diriltici nefesini ve mesajını hayatla buluşturmaktır” dedi.

Prof. Dr. Mehmet Görmez, göreve yeniden atanması dolayısıyla mesaj yayınladı. DİB’nın son yıllarda, ülke sınırlarını aşarak küresel ölçekte hizmet sunan uluslararası bir kurum hâline geldiğini belirten Görmez, “Diyanet İşleri Başkanlığı günümüzde sadece ülkemizi ve milletimizi değil, İslâm dünyasını hatta insanlığı ilgilendiren temel sorunlarla ilgilenmeye başlamıştır. Milletçe birlik, beraberlik ve kardeşliği tesis etme yolunda pek çok hizmet ve proje gerçekleştirmiş, toplumsal sorunları din hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olarak görmüştür. İki asırdır devam eden ve belki de tarihin en zorlu süreçlerinden birini son yıllarda yaşayan İslâm coğrafyasında yeniden barış, huzur ve kardeşlik ortamının tesis edilmesi için inisiyatif almış, sorumluluk ve rol üstlenmiştir” dedi.

Günümüzde tüm insanlığı kuşatan şiddet ve terör, nefret ve düşmanlık, ırkçılık ve ayrımcılık, işgal ve sömürgecilik ve bunlara bağlı zorunlu göç, açlık ve yoksulluk, haksızlık ve adaletsizlik, çevre ve tabiatı hoyratça kullanmak gibi sorunlarla mücadele ettiklerini, bir farkındalık ve bilinç oluşturabilmek için gayret sarfettiklerini kaydeden Görmez, “Bu perspektiften hareketle Diyanet Camiası olarak gerek ülkemiz, gerek bölgemiz ve gerekse dünyada cereyan eden hadiseler sebebiyle bugün bizlere dünden daha büyük sorumluluklar düşmektedir” dedi. Diyanet İşleri Başkanı Görmez şöyle devam etti:

“Unutmayalım ki bizler, mihrap ve minberde Sevgili Peygamberimizin (sas) emanetini yüklenmiş bulunmaktayız. Diyanet İşleri Başkanı olarak kendi nefsim başta olmak üzere Diyanet teşkilatında görev yapan herkesin artan mesuliyetleri daha derinden hissetmesi ve değişen görev tanımlarını idrak etmesi; aşkını, heyecanını, bilgisini, görgüsünü, ilmini, irfanını sürekli yenilemesi, ilişkilerini, itibarını ve örnekliğini yeniden gözden geçirmesi bir zorunluluktur. Zira İslam dünyası belki de tarihin hiçbir döneminde bugün olduğu kadar ülkemize ve Başkanlığımızın sınırları aşan hizmetlerine ihtiyaç duymamıştır. Bugün İslâm, dünya ölçeğinde çok ağır tazyik ve saldırılara muhatap olarak varlığını sürdürmektedir. İslâm karşıtı söylemlerin dünya çapında ürettiği algılar ve bütün Müslümanları muhasara altına almaya çalışan haksız müdahaleleri kadar, İslâm dünyasında ortaya çıkan nevzuhur hareketlerin hepimizi içeriden yaralayan cebir ve şiddetleri üzerinde önemle durmamız gerekmektedir. Farklı dünyaların ürettiği algıların kaynaklarına odaklanmak, varlığımızdan huzursuzluk duyan İslamofobinin sadece nedenlerini öğrenmekle yetinmemek, endişe ve kaygılarını gidermek, haddi aşan eleştiri ve saldırılarıyla usulünce mücadele etmek, aynı zamanda kendi bünyemizde var olan manevi hastalıklar sebebiyle ortaya çıkan kimi sorunlu dini anlayış ve yapıları da cesaretle masaya yatırmak, bütün bu problemleri çözmek için de samimiyetle gayret göstermek zorundayız.”

En önemli vazifelerinin, hem bu dünyada hem de ahirette ebedi kurtuluş ve saadete erebilmek için Din-i Mübin-i İslâm’ın rahmet çağrısıyla günümüz insanını buluşturma yolunda var güçle çalışmak olduğunu kaydeden Görmez, “Din hizmetlerinde metodumuz, Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamberin (sas) rehberliği ve çağlarüstü örnekliği ışığında, İslâm kültür ve medeniyetinin zengin bilgi mirası ve engin tecrübesi eşliğinde, insanlığın kazanımlarını, çağımızın gelişen ve değişen şartlarını dikkate almaktır. Tarih boyunca Müslümanların çoğunluğunun benimsediği İslâm’ın ana yolunu takip etmektir. İslâm’ın doğru anlaşılması ve doğru yorumlanması için çaba göstermektir. Sahih dini bilgiye ulaşma ve sahip çıkma çabasını hiç elden bırakmadan ‘İslâm, Allah’ın emirlerine saygı ve tazim göstermek, Allah’ın tüm mahlukatına karşı da şefkat ve merhametle muamele etmektir’ anlayışını hayatımızda yaşayarak göstermektir” dedi. (ANKA)

(HM/ORH)

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@