Pkk'ya 'kürt İsyancı' Dedi, Türkiye'nin Sırasını 8 Basamak Düşürdü

-Freedom House 2015 Basın Özgürlüğü Raporu’nu yayınladı. Türkiye yine “Basını Özgür Değil” statüsünde kaldı, 0’ın iyi, 100’ün kötü sayıldığı basın özgürlüğü endeksinde Türkiye 65 puan aldı. -Raporda Türkiye için eleştirel bi

Haberler 29.04.2015, 19:15
Pkk'ya 'kürt İsyancı' Dedi, Türkiye'nin Sırasını 8 Basamak Düşürdü

-Freedom House 2015 Basın Özgürlüğü Raporu’nu yayınladı. Türkiye yine “Basını Özgür Değil” statüsünde kaldı, 0’ın iyi, 100’ün kötü sayıldığı basın özgürlüğü endeksinde Türkiye 65 puan aldı.

-Raporda Türkiye için eleştirel bir tavır takınılırken PKK’dan “Kürt İsyancılar” diye sözedildi.

ANKARA(ANKA) – Türkiye Freedom House’un 2015 Basın Özgürlüğü raporunda geçen yıla göre üç puan daha az alarak Malezya ve Pakistan ile birlikte 199 ülke arasında 142’nci oldu. 0 puanın iyi, 100 puanın kötü sayıldığı sıralamada Türkiye geçen yıl 62 puan almış, 134’üncü sırada yer almıştı. Türkiye'nin 8 sıra düşürüldüğü raporda PKK’lılar için “Kürt İsyancı” tanımlaması kullanıldı.

Raporda son sırada (199) Kuzey Kore yer aldı. İlk sırada Norveç’in (10 puan) yer aldığı sıralamada ise diğer İskandinav ve Kuzey Avrupa ülkeleri de yüksek puanlar aldı paylaştı. Türkiye’nin son beş yılda en fazla düşüş gösteren ülkelerden biri olduğu kaydedildi.

FH raporunun Türkiye bölümünden bazı satırlar şöyle:

“Türkiye’nin puanları:

Statü: Özgür Değil

Yasal Ortam: 24/30

Siyasi Ortam: 27:40

Ekonomik Ortam 14/30

Toplam Puan: 65/100

-Türkiye'de birkaç yıldır gerileme göstermekte olan basın özgürlüğünü etkileyen koşullar, 2014 yılında da kötüleşmeye devam etti. Hükümet, hem devlet kurumlarının internet sitelerine erişimi engelleme hem de Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) izleme yetkilerini genişleten yeni kanunları yürürlüğe soktu. Yolsuzluk ve milli güvenlik ile ilgili konulardaki haberlere mahkeme kararları ile getirilen kısıtlamalar dolayısıyla, gazeteciler daha önce örneği görülmemiş yasal engellemelerle karşı karşıya kaldılar. Yetkililer, ayrıca gazetecilere ve medya kuruluşlarına karşı ceza kanunu, hakaret suçlarına ilişkin kanunları ve anti-terör kanununu agresif bir şekilde kullanmaya devam ettiler.

 

-Ağustos ayında Cumhurbaşkanlığına seçilen önceki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dahil, üst düzey politikacıların gazetecilere karşı sözlü saldırılarını, sıklıkla hedef gösterilen gazetecilere yönelik sosyal medya kanalıyla yapılan tacizler ve hatta ölüm tehditleri izledi. Aynı zamanda, hükümet siyasi açıdan hassas konulardaki haberleri etkilemek amacıyla medya sahiplerine karşı sahip olduğu mali ve diğer tür kozları kullanmaya devam etti. Aralarında tanınmış köşe yazarlarının da bulunduğu düzinelerce gazeteci yıl içinde bu tür baskılar sonucunda işlerini kaybettiler ve işlerini kaybetmeyenlerse giderek artan otosansür ve medya kutuplaşması iklimi içinde çalışmaya devam ettiler.

-Yasal Ortam

-Basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğüne ilişkin anayasal güvencelere uygulamada sadece kısmen saygı gösterilmektedir. Fiilen savcılara ve hakimlere normal gazetecilik faaliyetlerinin cezalandırılması için takdir yetkisi veren Ceza Kanunu, Ceza Usülü Kanunu ile oldukça sert ve kapsamlı bir şekilde kaleme alınmış olan anti-terör kanunundaki (Terörle Mücadele Kanunu) maddeler bu anayasal güvenceleri baltalamaktadır.

 

-UTANMAZ MİLİTAN-

 

2014 yılı Ağustos ayında, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hemen öncesindeki bir kampanya mitingi konuşması esnasında, Erdoğan Economist muhabiri Amberin Zaman'ı "utanmaz militan" diyerek kınamış ve ona "haddini bilmesini" söylemiştir. Zaman bunu takip eden aylarda sosyal medya kanalıyla yöneltilen şiddet tehditleri altında kalmıştır.

-2014 yılında yürülüğe giren yeni kanunlar ve kanun değişiklikleri basın özgürlüğünü önemli ölçüde aşındırmıştır. Kamuoyunda genellikle Türkiye İnternet Kanunu olarak bilinen 5651 Sayılı Kanunda Şubat ayında yapılan değişikliklerle, Telekominikasyon İletişim Başkanlığının (TİB) internet sitelerine erişimin engellenmesini talep etme yetkisi genişletilerek; özel hayatın gizliliğine ilişkin oldukça muğlak ifadelerle tanımlanmış gerekçeler üzerinden, mahkeme kararı gerekmeksizin internet sitesi kapatabilmesine imkan verilmiştir.

-Nisan ayında Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununda kabul edilen değişiklikle MİT'e, mahkeme kararı gerekmeksizin her tür kişisel bilgiye ulaşmak da dahil, çok daha geniş yetkiler tanımıştır. Bu değişiklikle ayrıca görevlerinin ifası esnasında hak ihlalinde bulunan MİT çalışanlarına ceza muafiyeti sağlanmış ve MİT hakkında bilgi elde etmek ve bu bilgiler hakkında haber yapmak bir suç halin getirilmiştir. Medya çalışanları, sızdırılan istihbari bilgileri yayınlamaları durumunda, dokuz yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalabileceklerdir.

-2004 yılında yürürlüğe giren Basın Kanunu ile kanunun ihlali halindeki hapis cezalarının yerini para cezaları almıştır, fakat Ceza Kanunundaki ve başka diğer kısıtlayıcı kanunlardaki hükümler son yıllarda onlarca gazeteci ve yazarın cezaevine girmesine yol açmıştır. Gazetecileri Koruma Komitesine (Committee to Protect Journalists - CPJ) göre, 1 Aralık 2014 tarihi itibariyle cezaevindeki gazeteci sayısı yedidir. Bağımsız Türk basın ajansı Bianet tarafından elde edilen sayılar ise bunun üzerindedir ve 2014 sonu itibariyle 22 gazeteci ve 10 yayıncının cezaevinde olduğunu göstermektedir; bunların büyük bölümü Ceza Kanunu veya Terörle Mücadele Kanunu uyarınca yasadışı bir örgütle bağlantılı olmakla suçlanan Kürtlerdir.

-Hakaret cezai nitelik taşıyan bir suç olmaya devam etmektedir ve sıklıkla para veya hapis cezalarına yol açmaktadır. Bianet'in hazırladığı bir rapora göre, 2014 yılında 10 gazeteci hakaret, dini değerleri aşağılama ve düşmanlığı tahrik suçlamasıyla ceza almıştır.

 

-CUMHURİYET GAZETESİ KÖŞE YAZARI CAN DÜNDAR...-

 

-Erdoğan Mayıs ayında, bir önceki ay yayınlanan bir makalesinde kendisini itibarsızlaştırdığı gerekçesiyle, Cumhuriyet gazetesi köşe yazarı Can Dündar'a dava açmıştır. Taraf gazetesi köşe yazarı Mehmet Baransu, yetkililere yönelik eleştirileri sonrasında, Ağustos ayında hakaret gerekçesiyle gözaltına alınmıştır. Bir sonraki gün serbest bırakılmasına rağmen, Baransu, Milli Güvenlik Kurulunun 2004 tarihli bir toplantısına ilişkin gizli belgeleri yayınlama iddiası ile alakalı başka bir davadan uzun süreli hapis cezası alma olasılığıyla karşı karşıyadır.

-“Türk milletinin aşağılanması" durumunda altı aydan iki yıla kadar hapis cezasını öngören Ceza Kanunun 301. maddesi, 1915 yılında Ermenilere soykırım uygulandığını ifade eden, Kıbrıs'ın bölünmesini tartışan veya güvenlik güçlerini eleştiren gazetecileri cezalandırmak amacıyla kullanılabilmektedir.

-Ceza Kanunun 314. maddesindeki geniş terörizm ve silahlı örgüt üyeliği tanımı, gazetecilere, özellikle de Kürtlere ve sol siyasetle ilişkili olanlara karşı kullanılmaya devam edilmektedir. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) tarafından oluşturulan ve Haziran 2014'de yayınlanan istatistiklere göre, o tarihte Türkiye'de hapiste bulunan 22 gazetecinin büyük bölümü 314. maddeden yargılanmaktadır veya bu maddeden suçlu bulunmuştur. 314. maddeden hapiste veya gözaltında olanların birçoğu asgari yedi buçuk senelik hapis cezalarıyla karşı karşıya kalmaktadır.

-Bu eleştirilere karşılık olarak ve hükümetin Kürt isyancılarla yürütülen müzakereleri yeniden başlatma çabaları nedeniyle, Nisan 2013'te Dördüncü Yargı Paketi Meclis'te kabul etmiştir. Paket genel olarak ifade özgürlüğüne ilişkin uluslararası insan hakları standartları açısından yeterli görülmemektedir.

-Sürgünde yaşayan din adamı Fethullah Gülen'in destekçilerine karşı sürmekte olan soruşturmaların bir parçası olarak, 2014 yılında medya kuruluşları baskına uğramış ve gazeteciler gözaltına alınmıştır. 14 Aralık'ta güvenlik güçleri Zaman gazetesi gibi Gülen hareketi ile bağlantılı olduğundan şüphelenilen kuruluşlara karşı ülke çapında baskınlar düzenlemişlerdir. Zaman gazetesinin genel yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı da dahil olmak üzere, bazı medya çalışanları ve gazeteciler devlet gücünü ele geçirmek amacıyla "silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek" suçlamasıyla gözaltına alınmıştır. Dumanlı ile gözaltındakilerin büyük bölümü daha sonra yargılanmak üzere serbest bırakılırken, Samanyolu Yayın Grubunun başkanı Hidayet Karaca senenin sonundan beri tutuklu bulunmaktadır.

-Kasım 2013'te üç gazeteci anti-terörizm kanununca yasaklanan Marksist-Leninist Komünist Partinin (MLKP) üst düzey üyesi olma suçlamasıyla müebbet hapisle cezalandırılmışlardır. Bu gazetecilerden biri Özgür Radyonun kurucusu Füsun Erdoğan'dır. Üç gazeteci 2006 yılında gözaltına alınmış ve tutuklanmışlar, ancak Mayıs 2014'de Beşinci Yargı Reformu ile tutukluluk sürelerine ilişkin yasal sınırların düşürülmesiyle tahliye edilmişlerdir. Dava hala temyiz aşamasında olduğundan, söz konusu cezalar henüz kesinleşmemiştir.

-Kanunlardaki cezai önlemlerin yanı sıra, yürütmenin sistematik siyasi baskıları 2014 yılında Erdoğan hükümetine dair eleştirel haberler yapan gazeteciler ve medya çalışanlarının işlerinden çıkarılmalarına neden olmuştur. Bianet'e göre, sıklıkla hükümetin devlet güdümündeki yayın organları veya özel sektörde faaliyet gösteren yayın kuruluşlarının sahipleri üzerinde uyguladığı baskı nedeniyle, yıl içinde 339 gazeteci, köşe yazarı ve medya çalışanı işten çıkarılmış veya istifaya zorlanmıştır.

-Özellikle 2013 ve 2014 yıllarında basına sızan belgeler ve telefon dinlemeleri, hükümetin kendisine sadık bir medya yaratmak yönündeki çabalarının kapsamını gözler önüne sermiştir. Basına sızan, Erdoğan'ın bazı gazeteciler, medya yöneticileri ve sahipleri ile yaptığı ve kendisinin tasvip etmediği haberler hakkında emirler verdiği veya uyarılarda bulunduğu duyulan görüşmeler taraflarca inkar edilmemiştir. Sızan belge ve dinlemeler bazı şirketlerin yöneticilerinin hükümet düzeyindeki yetkililerce karlı devlet ihaleleri karşılığında büyük medya kuruluşlarını satın almaları için sermayelerini bir havuza toplamaya zorlandıklarını da ortaya çıkarmıştır.

-Devletin yayın kurumu olan Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) ile yarı resmi haber ajansı olan Anadolu Ajansı 2014 yılında hükümetin üzerlerindeki daha da sıkı kontrolünü tecrübe ederlerken, bazı özel televizyon kuruluşları doğrudan siyasi baskılar nedeniyle otosansür uygulamışlardır.

 

-ENGELLENEN İNTERNET SİTESİ SAYISI 60 BİN’İN ÜZERİNDE...!-

 

-5651 Sayılı Kanun yetkili kurumlara Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret eden veya başka kriterlerin yanı sıra, "intiharı, çocukların cinsel istismarını, uyuşturucu kullanımını, müstehcenliği veya fuhuşu" teşvik eden içerikleri yayınlayan internet sitelerine erişimi engellenme izni vermektedir. Ayrıca başta dosya paylaşımı ve çevrim içi yayın yapanlar olmak üzere, fikri mülkiyet haklarını ihlal eden, Türkiye'nin güneydoğusu ve Kürt meselesi hakkında haberler yapan veya kişilerin itibarını zedeleyen internet siteleri de engellenebilmektedir. Türkiye'de engellenen internet sitesi sayısı 60 binin üzerindedir ve alınan bilgilere göre TİB 2014 yılı boyunca 22.645 internet sitesine erişimi mahkeme kararı olmaksızın kapatmıştır.

-Ekonomik Ortam

-Resmi verilere göre, Türkiye'de 180 ulusal gazete dahil, faaliyet gösteren yaklaşık 3.100 gazete bulunmaktadır. Bununla birlikte, bunların sadece yüzde 15'i günlük olarak yayınlanmaktadır ve çok büyük bir bölümü küçük bir ölçekte dağıtılmaktadır. Bağımsız yerli ve yabancı basılı medya, hükümete ve hükümet politikalarına dair eleştirileri de içeren farklı bakış açılarını gündeme getirebilse de Türkçe basılı yayınların içeriğininin büyük bölümü salt haberlerden çok köşe yazıları ve yorum yazılarından oluşmaktadır.

 

-“TÜRKİYE’DE 30 BİNDEN FAZLA İNTERNET KAFESİ VAR...”-

 

-2013 yılında tahmini olarak nüfusun yüzde 46'sı internete erişebilmektedir. Verilere göre Türkiye'de 30 binden fazla internet kafesi bulunmaktadır ve bunlar faaliyet göstermek için yerel hükümetlerden izin belgesi almak zorundadır.” (ANKA)

(ORH/ÖZK)


Yorumlar (0)
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 20 Kasım 2019
İmsak 06:05
Güneş 07:33
Öğle 12:39
İkindi 15:13
Akşam 17:36
Yatsı 18:58
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 11 21
2. Fenerbahçe 11 20
3. Trabzonspor 11 19
4. Alanyaspor 11 19
5. Başakşehir 11 19
6. Galatasaray 11 19
7. Malatyaspor 11 18
8. Beşiktaş 11 18
9. Gaziantep FK 11 15
10. Çaykur Rizespor 11 14
11. Göztepe 11 13
12. Konyaspor 11 13
13. Kasımpaşa 11 12
14. Denizlispor 11 11
15. Antalyaspor 11 11
16. Gençlerbirliği 11 10
17. Ankaragücü 11 9
18. Kayserispor 11 7
Takımlar O P
1. Hatayspor 11 21
2. Fatih Karagümrük 11 19
3. Ümraniye 11 18
4. Balıkesirspor 11 18
5. Akhisar Bld.Spor 11 18
6. Erzurum BB 11 18
7. Keçiörengücü 11 18
8. Bursaspor 11 17
9. Menemen Belediyespor 11 17
10. Altay 11 15
11. Adana Demirspor 11 12
12. İstanbulspor 11 12
13. Giresunspor 11 12
14. Boluspor 11 10
15. Osmanlıspor 11 10
16. Adanaspor 11 8
17. Altınordu 11 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Liverpool 12 34
2. Leicester City 12 26
3. Chelsea 12 26
4. Man City 12 25
5. Sheffield United 12 17
6. Arsenal 12 17
7. M. United 12 16
8. Wolverhampton 12 16
9. Bournemouth 12 16
10. Burnley 12 15
11. Brighton 12 15
12. Crystal Palace 12 15
13. Newcastle 12 15
14. Tottenham 12 14
15. Everton 12 14
16. West Ham 12 13
17. Aston Villa 12 11
18. Watford 12 8
19. Southampton 12 8
20. Norwich City 12 7
Takımlar O P
1. Barcelona 12 25
2. Real Madrid 12 25
3. Atletico Madrid 13 24
4. Sevilla 13 24
5. Real Sociedad 13 23
6. Athletic Bilbao 13 20
7. Getafe 13 20
8. Granada 13 20
9. Valencia 13 20
10. Osasuna 13 19
11. Villarreal 13 18
12. Levante 13 17
13. Real Valladolid 13 17
14. Deportivo Alaves 13 15
15. Eibar 13 15
16. Mallorca 13 14
17. Real Betis 13 13
18. Celta de Vigo 13 9
19. Espanyol 13 8
20. Leganés 13 6
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@