Karaman'da ki rezalete 508 yıl ceza verildi ama esas suçlular aklandı....

Karaman'da rezaletin davası bugün görüldü. Akıl almaz itirafların olduğu ve ilginç gelişmelere gebe mahkeme sanığa 508 yıl ceza verdi ancak mahkeme başkanı ve yargılama tartışmalara gebe....

Haberler 20.04.2016, 09:33 20.04.2016, 23:35
Karaman'da ki rezalete 508 yıl ceza verildi ama esas suçlular aklandı....
SANIK DURUŞMAYA GETİRİLMEDİ

Karaman Ağır Ceza Mahkemesi'nde saat 09.30'da başlayan 'cinsel istismar' davasına, sanık Muharrem B. tutuklu bulunduğu Ereğli Cezaevi'nden güvenlik nedeniyle getirilmeyerek, SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim) sistemiyle katıldı. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün sadece cinsel istismar davasının görülmesine karar verildi. Başka dava alınmadı.

30 BARO DAVAYA MÜDAHİL OLACAK

Mağdur çocuklardan 5'inin avukatlığını üstlenen Karaman Bora Başkanı Oktay Yılmaz, ''5 mağdur çocuğun avukatlığını ben üstlendim. Diğer 5 çocuğun da Ensar Vakfı'nın avukatlarının savunacağını biliyorum. Başta Karaman Barosu Çocuk Hakları Komisyonu ve Barolar Birliği olmak üzere yaklaşık 30 baronun çocukları komisyonunda görevli avukatlar, davaya müdahil olacak. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı müdahil olacak'' dedi.

SANIĞA AKIL SAĞLIĞI YERİNDE RAPORU VERİLDİ

Mağdur çocukların ifadesinin daha önceden alındığını belirten Baro Başkanı Yılmaz, ''Çocukların ifadeleri alındı. Adli Tıp Raporları hazır. Sanık da SEGBİS ile duruşmaya katılacak. Onun da Adli Tıp Raporu hazır. Akıl ve ruh sağlı yerinde raporu verilmiş. Duruşmanın bugün karara bağlanacağını tahmin ediyoruz'' dedi.

1 AVUKAT GÜÇLÜKLE İKNA EDİLDİ 

Oktay Yılmaz, sanığı savunmak için de Karaman Barosu'na kayıtlı hiçbir avukatın kabul etmediğini, ancak CMK gereği bir avukat arkadaşlarını güçlükle ikna edip, sanığın avukatlığını üstenmek zorunda kaldığını belirtti. 

Ağır Ceza Mahkemesi'nin önüde başta CHP'li milletvekilleri, çok sayıda avukat ve bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileri salonun önünde bekledi. Salonun kapısı ise saat 09.15'da açıldı ve katılımcılar ve avukatlar içeri alındı. Saat 09.30'da duruşma başladı.

DURUŞMA SALONU HINCA HIÇ DOLU

Davanın görüldüğü 40- 50 kişi kapasiteli salonda, yoğun katılım nedeniyle yaklaşık 100 kişi bulunuyor. Salonda ifadeleri daha önce alındığı için mağdur çocuklar ve aileleri gelmedi. Sadece avukatları duruşmaya katıldı. 

Duruşmaya ilk olarak davaya müdahil olmak isteyen baroların çocuk hakları komisyonları ile bireysel olarak katılmak isteyen avukatların talepleri alındı. Heyet ardından olayların yaşandığı yurtların bağlı olduğu Ensar Vakfı, KAİMDER, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile baroların çocuk hakları komisyonları, Çocuk Hakları Koruma Derneği, İnsan Hakları Derneği'nin davaya müdahil olma taleplerini kabul etti. 

DURUŞMAYA ARA VERİLDİ 

Heyet, duruşma kapalı olacağı içinde gözlemci ve izleyici olarak bulunan siyasetçiler ve sivil toplum kuruşların salonu boşaltmasını istedi. Milletvekillerinin itirazı üzerine mahkeme heyeti, salondan 09.45'de ayrılıp duruşmaya ara verdi.  

Duruşmayı izlemeye gelenler arasında CHP'den Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık, milletvekilleri Hüsnü Bozkurt, Gaye Usluer, Nur Hayat Altaca, Candan Yüceer, Ali Şeker, Burcu Köksal yeraldı. Bağımsız milletvekili Aylin Nazlıaka da duruşmayı izlemeye geldi. 

ADLİYE ÖNÜNDE PROTESTO  

Duruşmada mağdurlara destek için Karaman'a gelen bazı sivil toplum kuruluşları da, adliye binasının yaklaşık 100 metre ilerisindeki güvenlik noktasından içeri alınmadı. Aralarında Ankara Kadın Platformu, Eğitim-İş, İlerici Kadınlar Derneği, Emekci Harekat Partili Kadınlar, Birleşik Kamu İş Sendikası gibi sivil toplum kuruluşlarının bulunduğu yaklaşık 200 kişilik grup, 'Ensar vakfı kapatılsın', 'Tecavüzcüleri korumayın', 'Tecavüzcüyü koruyan bakanlar istifa' şeklinde slogan attı.



'Tecavüzü örtbas edemezsiniz', 'Takipteyiz sorumlulardan hesap soracağız' pankartaları de dikkat çekerken grup hükümet aleyhinede slogan attı. 

AVUKATLARDAN ALKIŞLI PROTESTO 

Mahkeme heyeti, duruşmaya ara verdikten sonra, davaya gözlemci ve izleyici olarak katılmak isteyen milletvekilerin taleplerini incelediği öğrenildi. Bu sırada duruşma salonunun önünde bekleyen avukatlar ise, içeri alınmayıp bekledikleri gerekçesiyle durumu alkışlarla protesto etti. Salonun kapısı kapalı olduğu için avukatlar ile mübaşir ve polis arasında zaman zaman gerginlik yaşandı. 

Saat 10.55'de duruşma salonunun kapısı yeniden açıldı ve müdahil avukatlar salona alınmaya başlandı.

ENSAR VAKFI BAŞKINI DA MAĞDUR AVUKATI OLARAK KATILDI 

Duruşma aranın ardından saat 12.00'de yeniden başladı. Duruşmaya mağdur ve sanık avukatının yanı sırada davaya müdahil olmak için talepte bulunan baroların çocuk hakları komisyonu üyesi avukatları ile gözlemci ve izleyici olmak isteyen milletvekilleri katıldı. Duruşmaya Ensar Vakfı Başkanı avukat İsmail Cenk Dilberoğlu da mağdur avukatı olarak katıldığı öğrenildi. 

SANIK ADLİYEYE GETİRİLDİ 

Sanık Muharrem B.'nin güvenlik gerekçesiyle tutuklu olduğu Ereğli Cezaevi'nden SEGBİS ile katılacağı belirtilmişti, ancak Ankara Barosu'ndan avukat İmdat Balkoca, jandarmayla birlikte sanık Muharrem B.'nin salona getirildiği gazetecilere açıkladı.

SANIK GECE GETİRİLMİŞ 

Müdahil avukatlardan Ankara Barosu'na kayıtlı İmdat Balkoca, sanık Muharrem B.'nin gece adliyeye getirildiğini söyledi.

Muharrem B.'nin sakallı ve üzerinde gömlek bulunduğu, gayet rahat bir şekilde yürüyerek salona girip, sanık yerine oturduğunu belirten avukat İmdat Balkoca, kendisine tepki gösterilmediğini, iddianamenin okunmasına başlandığını ifade etti. 

SANIĞIN İFADESİ ALINMAYA BAŞLANDI 

Duruşmada iddianamenin okunmasının ardından sanık Muharrem B.'nin ifadesi alınmaya başlandı. Duruşmayı izleyen bir avukat, sanığın ifadesinin alınması ve savcının mütalaasını sunmasının ardından, mahkemenin bugün karar verip davayı bitirebileceğini söyledi.

SANIĞIN İLK SÖZLERİ: BEN SUÇSUZUM

Tutuklu bulunduğu Ereğli Cezaevi'nden gece Karaman'a getirilen sanık Muharrem B.'nin adliye nezarethanesinden, doğruca Ağır Ceza Mahkemesi salonuna çıkan bir koridordan ve tutuklu ve hükümlülerin alınıp çıkarıldığı kapıdan girdi.

Savunmasında hakkındaki suçlamaları kabul etmediği belirtilen Muharrem B.'nin ilk sözlerinin iyi bir eğitimci olduğu ve TEOG başarıları bulunduğunu söylemek oldu. Çocukları evladı gibi sevdiğini ileri süren Muharrem B. "Ben yapmadım, polisler çocukları yanlış yönlendirmiş" dedi. Emniyette baskı altında verdiği ileri sürdüğü ifadeleri kabul etmediğini söyleyen Muharrem B., "Polis bana 'Sen burada anlat, sen ceza almazsın' dedi. Ben de anlattım" ifadelerinde bulundu.

BERAATINI İSTEDİ

Sanık Muharrem B. duruşmadaki ifadesinde, çocukları suçlayıp, suçu üzerine atmak istediklerini iddia etti. Beraatına karar verilmesini isteyen sanık Muharrem B., ''Ailelerin ve çocukların olduğu ortamda yargılanmak isterdim. Hayvanlarla ilgili müstehcen görüntüleri ise ben fen bilgisi dersi kapsamında YouTube'den, canlı üremesiyle ilgili belgesel izlettim. Keşke çocuklar da burada olsaydı, onlarla karşılaşsaydık'' dedi. 

Sanık Muharrem B.'nin savunmasının tamamlanmasının ardından CMK kapsamında atanan avukatı söz aldı. Avukatın sözlerinin ardından tanıkların dinlenmesine geçildi. 3 tanık sırayla içeriye girip ifade verdi.

OKUL YÖNETİCİLERİ TANIK OLARAK DİNLENDİ

Sanığın Muharrem B. ifadesinin ardından görev yaptığı Gazi Mustafa Kemal İlkokulunun müdürü Ayhan Yılmaz, müdür yardımcıları Fikret Çelik ve Mustafa Türk, rehber öğretmen Süheyla Kahvecioğlu ile mağdur çocuklardan bazılarının öğrenim gördüğü Karaman İmam Hatip Ortaokulu müdürü Ziya Güler, müdür yardımcıları Ramazan Taş, Mehmet Üzüm'ün tanık olarak  ifadeleri alındı. 

Tanıklar ifadelerinde 'cinsel istismar' olaylarından haberdar olmadıklarını ve öğretmen Muharrem B.'nin çevresinde iyi tanınan birisi olduğunu ve sosyal faaliyetlerle  yakından ilgilendiklerini söyledikleri öğrenildi.

Tanıkların ifadesinin ardından duruşma savcısı, mütalaasını vermeye başladı.

'TUTUKLAMASINLAR DİYE EŞCİNSEL OLDUĞUMU SÖYLEDİM''

Sanık Muharrem B. ifadesinde, "Çocukların sınav dönemlerinde, onları teselli etmek için yanlarına yatıyordum'' dedi. Polisteki ifadesi sırasında neden eşcinsel olduğunu söylediğinin sorulması üzerine de, ''Beni tedaviye göndersinler. Tutuklamasınlar diye eşcinsel olduğumu söyledim'' ifadesini verdi.

Duruşmada Cumhuriyet Savcısı'nın mütalaasını da tamamladığı öğrenildi.

"BABASIZ BÜYÜDÜM" DİYE AĞLADI 

Karaman Ağır Ceza Mahkemesi'nde savcının mütalaasını bildirmesinin ardından mağdur avukatlarına söz verildi. Avukatlar, soruşturmanın genişletilmesini Ensar Vakfı ve KAİMDER'in yurtlarının denetlenmesiyle ilgili Karaman Valiliği ve Milli Eğitim Müdürlüğü hakkında da işlem yapılmasını, ayrıca dosyayı incelemek için süre talebinde bulundu.

Mahkeme avukatların ardından sanık Muharrem B.'ye son sözlerini sordu. Suçsuz olduğunu ileri süren Muharrem B., ''Bana iftira attılar. İki yıl Ensar Vakfı'nda, 3 yıl KAİMDER'de kaldığım dönemlerde benimle ilgili hiç bir şikayette bulunan olmadı. Bu çocuklar 6 ay yalnız kaldılar. Bunlar kendi aralarında cinsel ilişkiye girmişler. Ben aileleri uyardım fakat aileler beni dinlemedi. Benim hakkımda şikayette bulundular'' dedi.

Sanık Muharrem B.'nin son savunması yaparken bir ara babasız büyüdüğünü söyleyip ağlayarak, ''Ben çok üzgünüm, babasız büyüdüm. Bu yüzden de çocuklara hep babalık yapmaya çalıştım. Çocuklara kendi cebimden hep masraf ettim. Ben onların anne babası gibi oldum'' diye konuştu. Muharrem B., duruşmada çocuklar ve çocukların annesi ve babalarıyla birlikte olmasını istediğini yineledi.

EŞİ DE TANIKLIK YAPTI 

Mahkemede tanık olarak dinlenen sanık Muharrem B.'nin eşi H.B. ise boşanma davalarının sürdüğünü belirterek, ''Boşanma davamız sürüyor. Bu olaylar ortaya çıkmadan evden ayrılmıştım. Evdeki adamla, dışarıdaki adam bir değil. Çok farklıydı. Bana çok kötü davranıyordu'' dedi.

Duruşma karar için ara verildi. 

AK PARTİLİ VEKİLLER: KİM YAPARSA YAPSIN KARŞISINDAYIZ 

Duruşmayı izlemeye gelen Ak Parti milletvekilleri Cahit Özkan, Ayşe Sula Köseoğlu, ve Lütfiye İlksen Ceritoğlu Kurt, duruşma sırasında adliye önünde basın mensuplarına açıklama yaptı.

Karaman'da görülen davanın Türkiye'nin de taraf olduğu Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismarına Karşı Korunması Sözleşmesi'ne uygun olarak yapıldığını söyleyen Cahit Özkan, sanığın sıfır toleransla en ağır cezayı almasını istedikleri ve bu nedenle de davaya müdahil olmak için talepte bulunduklarını belirtti. Ak Parti Çorum Milletvekili Lütfiye İlksen Ceritoğlu Kurt da "Bizler anne olarak bunların takipçisiyiz. Hiçbir çocuğumuzun göz yaşı aksın istemezken, böyle bir şeye mağdur olmasını asla kabul edemiyoruz. Şiddetle kınıyoruz'' dedi.

Milletvekili Ayşe Sula Köseoğlu ise, araştırma komisyonu olarak bu tür olaylarla ilgili bütün hassasiyeti göstereceklerini belirtti. Köseoğlu, Ak Parti olarak 2014 yılında Türk Ceza Kanunu'nda cinsel dokunulmazlıklara karşı suçlara yönelik cezaları artıran bir düzenleme yaptıklarını ifade etti. 

Ensar Vakfı'ndaki cinsel istismarla ile ilgili soru üzerine Köseoğlu, ''Bunlar bizim konumuz değil. Biz çocukların yararı için buradayız. Biz burada çocukların yüksel menfaati için geldik. Ensar Vakfı avukatları açıklama yaparsa yapsın. Biz mağdur çocuklar için buradayız. Çocuklara yönelik her türlü cinsel istismarı kim yaparsa yapsın karşısındayız. Biz mazluma da kimlik sormayız, zalime de kimlik sormayız. Kim yaparsa yapsın, karşısındayız. Kime yapılıyorsa yapılsan yanındayız. Çocuklarımızın yüksek menfaati için buradayız'' dedi.

Çevredekilerin, Ensar Vakfı ile ilgili tepkilerin yükselmesi üzerine milletvekilleri, çocukların menfaati için burada olduklarını belirterek adliye binasının içine girdi.

AVUKATLARIN TALEBİ REDDEDİLDİ 

Mahkeme heyeti, verilen aranın ardından mağdur avukatlarının soruşturmanın genişletilmesi için istediği süre talebini reddeti. Ardından heyet yeniden ara verdi.

508 YIL 3 HAPİS

Karaman'da Ensar Vakfı ve KAİMDER'a ait kayıt dışı yurtlarda barınan 10 erkek öğrenciye 'cinsel istismarda' bulunduğu iddiasıyla tutuklu yargılanan sınıf öğretmeni Muharrem B, toplam 508 yıl, 3 ay hapse çarptırıldı.

İlk duruşmada biten davada mahkeme herhangi bir indirime gitmedi.

KALKANLI KORUMA ALTINDA CEZAEVİ ARACINA BİNDİRİLDİ 

Karaman Ağır Ceza Mahkemesi'nde 508 yıl 3 ay hapse çarptırılan Muharrem Büyüktürk, kararın ardından adliye binasından cezaevi aracına kadar jandarma ve polislerin kalkanları eşliğinde götürüldü. Muharrem Büyüktürk, sıkı güvenlik önlemleri altında yeniden Ereğli Cezaevi'ne konuldu.

BARO BAŞKANI: EKSİKLİK VARSA TEMYİZE GİDECEĞİZ

Mağdur 10 çocuktan 5'inin avukatlığını üstlenen Karaman Baro Başkanı Oktay Yılmaz, sanık Muharrem Büyüktürk'ün aldığı cezanın bekledikleri düzeyde bir ceza olduğunu ve sanığın indirim almadığını belirtti. Yılmaz, mahkeme kararını yazılı olarak aldıktan sonra eksiklik var ise kararı temyize götüreceklerini belirtti.

Oktay Yılmaz, davanın genişletilmesiyle ilgilide ''Müdahil avukatlar davanın vakıf, dernek, Valilik ve Milli Eğitim olarak genişletilmesi gerektiğini belirtti. Ancak bu talep, reddedildi. Sivil toplum kuruluşlarını Ensar Vakfı ve KAİMDER hakkında suç duyurusu var. Bu adli süreç devam ediyor'' dedi. 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık da, olayın gerçekleştiği Ensar Vakfı ve KAİMDER ile ilgili her hangi bir işlemin yapılmadığını hatırlatarak, ''Bu dernek ve vakıflarla ilgili soruşturmanın genişletilmesi kabul edilmedi. Onlarında sorumlu olduğu düşünüyoruz. Bu yurtlar yasaya aykırı olarak açılmıştır. Bu yapılar illegal yapılardır. Denetleme yapılmamıştır. Türkiye bu yapıda illegal denetlenmeyen yapı varsa bir envanteri çıkartılmalıdır'' dedi.

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ: AİLE VE ÇOCUKLAR BİRAN ÖNCE TERAPİYE ALINMALI 

Duruşmayı müdahil olan Türkiye Barolar Birliği yönetim kurulu üyesi avukat Gülcihan Türe, olay duyduğundan itibaren yakın takipte olduklarını belirterek, "Bizim en çok isteğimiz çocukların ve ailelerin biran önce psikolojik terapiye alınmasıydı. Dilekçemizde de bunu belirttik. Bugüne kadar destek almadıklarını görüyoruz. Çok travmatik bir olay, öncelikle bunun yapılması gerekir" dedi. Sanığın yargılanması konusunda ise beklenilen bir cezanın verildiğini belirten Türe, çocukları yönelik istismarın bu olay ile son bulmasını temenni ettiğini söyledi. 

ÇOCUK HAKLARINI KORUMA DERNEĞİ: OLAYLA İLGİLİ KURUM VE KURULUŞLARI İÇİN SUÇ DUYURUSU TALEP ETTİK 

Çocuk Haklarını Koruma Derneği adına davaya müdahil olan avukat Hakkı Ünal, davanın başlanğıcında mahkeme başkanın, davanın seyri ile bilgi verdiğini ve biran evvel bitmesi içinde çok fazla karşılıklı müdahaleler yapılmaması konusunda uyardığını belirtti. Ünal, "Sanık tüm suçlamaları reddetti ve iftiraya uğradığını söyledi. İftira nedenlerini anlattı. Bir polisin ona karakolda, inkar ederse davanın uzayacağını kabul edip, tedavi olmak istemesi yönünde akıl verdiğini söyledi. Savcı mütalaasında da çocukların nasıl istismara uğradığı anlatıldı. Sanık savunmasında bir baba gibi çocuklara yakınlık gösterdiğini, özellikle babasız olan iki çocuğa yakınlık gösterdiğini söyledi" dedi.
Yorumlar (1)
5 yıl önce
İsmi geçen dernek, vakıf yöneticileri, bu derneğe işlem yapmayan başta il/ilçe milli eğitim müdürü, il kültür müdürü ve diğer yetkililerin de hesap vermesi gerekmez mi? Bu ahlaksız ve sapık adamı orada görevlendiren, göz yuman tüm yetkililer de derhal cezalandırılması gerekmektedir. Merak ettiğim il kültür ve il milli eğitim müdürleri kimdi? Onların ifadesi alındı mı? Yoksa başka bir kuruma yükseltme mi yaptılar? Bunların cevaplanması gerekir.
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@