İzmir'deki 1 Mayıs davasına devam edildi

İZMİR'de, 2014 yılındaki 1 Mayıs kutlamaları ardından Basmane Meydanı'ndaki AK Parti Konak İlçe Başkanlığı binası önünde yapılan gösterilerde polise karşı direndikleri öne sürülen, biri başka suçtan tutuklu 114 sanığın 1-6'şar...

Haberler 30.06.2016, 16:13
İzmir'deki 1 Mayıs davasına devam edildi
İZMİR'de, 2014 yılındaki 1 Mayıs kutlamaları ardından Basmane Meydanı'ndaki AK Parti Konak İlçe Başkanlığı binası önünde yapılan gösterilerde polise karşı direndikleri öne sürülen, biri başka suçtan tutuklu 114 sanığın 1-6'şar yıl arasında hapis cezası istemiyle tutuksuz yargılandığı davaya devam edildi. Hakim, gelmeyen sanıkların ifadesinin alınması ve eksik belgelerin tamamlanması için duruşmayı erteledi.

Davaya konu olay 1 Mayıs 2014 tarihinde, Alsancak Gündoğdu Meydanı ve Basmane AK Parti Konak İlçe binası önünde meydana geldi. Gündoğdu Meydanı'da yapılacak 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı kutlamalarına katılan bir gruptan, alana girişte oluşturulan kontrol noktası önünde çıkan arbedede, aralarında öğretmenlerin de bulunduğu 35 kişi gözaltına alındı. Bunun yanı sıra İstanbul'da yapılan kutlamalarda polisin şiddet uyguladığını öne sürerek, bu durumu protesto etmek için AK Parti Konak İlçe binası önüne doğru yürüyüş yapmak istedi. Polis, grupta bulunanlara dağılmaları uyarısında bulundu. Ellerinde taş, şişe ve sopalar bulunan grup, polise direndi. Bunun üzerine gruba biber gazı ve Toma'dan su sıkılarak müdahale edildi. Burada bulunan 79 kişi gözaltına alındı. İki olaydaki toplam gözaltı sayısı 114 kişi oldu. Ayrı ayrı açılan davalar mahkeme tarafından birleştirilip, tek dosya üzerinden görülmeye başlandı.
İzmir 33'üncü Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın bugün yapılan duruşmasına, toplam 19 sanık ile avukatları katıldı. Haklarında 1-6'şar yıl arasında hapis cezası istenen sanıklar üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedi. Sanıklardan öğretmen Canan K., şöyle dedi:

 "Demokratik hakkımı kullanmak için kutlamalara katıldım. Sendikanın aldığı karar doğrultusunda işçi bayramını kutlamak için alana gittim. Alana doğru yürüyorduk, şube başkanımız yere düştü. Onu kaldırmaya çalıştık. O sırada polis bizi topluca darp edip gözaltına aldı."

Savunma yapan Nihat K. ise, "Darp edildim. Gözlüklerim çıkartıldı, saçımdan çektiler. Asıl polis bize karşı suç işledi" diye konuştu. Hakan Y. de "Sendikaların yapacağı basın açıklamasına destek olmak için gittim. Polise mukavekmette bulunmadım. Polisler bize saldırdı. Arada kaldım. Sağ menisküsüm yırtıldı. Suçlamaları kabul etmiyorum" dedi.

Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) üyesi olduğunu söyleyen sanık Armağan E., "Partiyle birlikte alana kutlamalara gittik. Alana giriş kapısı önünde birden kapılar kapandı. Polisin müdahalesi oldu. Birden kapılar açıldı. Ardından İstanbul'da 1 Mayıs kutlamalarında polislerin yaptığı müdahaleyi protesto etmek için AKP Konak İlçe binası önüne doğru yürümek istedik. Polis önümüzü kesti. Uyarı yapmadan müdahalede bulundu. Ben buradan ayrıldım. Kafede otururken sivil polisler gelip darp etti ve gözaltına aldı" diye konuştu.

ÖDP Genel Merkez Yöneticisi Onur K. ise "Eylem ve basın açıklamasına katıldım. Asıl bizim yerimizde bulunması gerekenler polislerdir. Polisler tarafından gazlı, coplu ve fiziksel saldırıya maruz kaldık. Heveslerini aldıktan sonra, kapattıkları kapıları açtılar. Nedensiz bir saldırıydı" diye konuştu. Türkiye, Rusya İsrail arasında devletler düzeyinde özür dilemelerin olduğunu belirterek, "Bir gün, bizden ve iş yükünüzü artırdıkları için sizden gelip özür dileyecekler" diye konuştu.
Anayasa'nın 34/1 maddesine göre herkesin, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahip olduğunu belirten sanık avukatlarından Hasan Hüseyin Erin, "Diğer yandan Anayasa'nın 26'ncı maddesi ile 'Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir' temel hakkı tanımlanmıştır. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 20/1 maddesinde herkesin barışçı toplanma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Birleşmiş Milletler Siyasi ve Medeni Haklar Sözleşmesi'nin 21'inci maddesi de aynı içeriklidir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddesi de bu içeriktedir. Tüm ulusal, uluslararası üst normlar, demokratik toplanma ve toplu ifade hakkını böylece düzenlemiş ve toplanma veya gösteri hakkının kriterini uyum halinde barışçıllık olarak ifade etmişlerdir. Dolayısıyla, gerçekleşmiş ya da gerçekleşmekte olan toplantı ya da gösteri, barışçıl olduğu ve böyle devam ettiği sürece, üst haklardandır. Devletlerin negatif olarak bu hakka müdahale etmeme ve pozitif olarak hakkın kullanılmasını sağlama yükümlülüğü tartışmasızdır" dedi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararların göz önüne alınması gerektiğini dile getiren avukat Erin, ifadesi alınmamış sanıkların ifadeleri tamamlanmadan tüm sanıkların beraatine karar verilmesini istedi. Diğer sanıkların avukatları da aynı yönde istemde bulundu.

Hakim, gelmeyen sanıkların ifadelerinin alınması ve dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için duruşmayı kasım ayına erteledi.
Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@