Erdoğan: Saldırıları Açıkça Kınamayan Herkesin Ülkeyle Ve Milletle Bağında Sorun Vardır

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölücü terör örgütünün ve diğer terör örgütlerinin saldırılarını \'ama, fakat\' gibi kaçma yolları kullanmadan açıkça, mertçe, samimiyetle kınamayan herkesin bu ülkeyle ve bu milletle bağında sorun vardır” dedi.

Haberler 08.09.2015, 16:03
Erdoğan: Saldırıları Açıkça Kınamayan Herkesin Ülkeyle Ve Milletle Bağında Sorun Vardır

-Erdoğan, Hürriyet gazetesinin internet sitesinde paylaştığı tweete ilişkin, “Basında amiral gemisi olduğunu söyleyenler bu konuda başlıyor, 'Yani 400 milletvekili alsaydınız Dağlıca olmayacak mıydı?' diyor. Bu kadar hedef saptırma olabilir mi, sen nasıl medyasın? Ondan sonra on dakika geçiyor, on dakika sonra kaldırıyor. Ama önce zehri atıyor, virüsü salıyor. Bu nasıl bir medyada dürüstlüktür” açıklamasında bulundu.

 

ANKARA(ANKA) – Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölücü terör örgütünün ve diğer terör örgütlerinin saldırılarını 'ama, fakat' gibi kaçma yolları kullanmadan açıkça, mertçe, samimiyetle kınamayan herkesin bu ülkeyle ve bu milletle bağında sorun vardır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, YÖK Yönetim Kurulu üyeleri ve üniversite rektörlerini kabul etti.

Herkesin, ülkesini ve devletini kaybedenlerin yürek yakan görüntülerini her gün televizyonlardan seyrettiğine değinen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Türkiye bizim ortak hayat alanımız, ortak sevdamız, ortak geçmişimiz, ortak geleceğimizdir. Ülkemize ve milletimize sahip çıkmak hayatımızın diğer alanlarındaki tüm farklılıklardan ayrı olarak her birimizin ortak sorumluluğudur. Bunun için birliğimize, beraberliğimize sahip çıkmalıyız. Yani yerli olmalıyız. Yerlilik bu ülkenin menfaati içi gerektiğinde kendi çıkarlarımızdan vazgeçebilmemizi gerektirmektedir. Unutmamalıyız ki Türkiye Büyük Millet Meclisi hepimizin meclisidir. Hükümet hepimizin hükümetidir. Türk Silahlı Kuvvetleri hepimizin ordusudur. Adalet teşkilatımızın hâkimleri, savcıları hepimiz için vardır. Emniyet teşkilatımızın mensupları hepimizin polisidir. Devletin diğer tüm kurumları da aynı şekilde milletimizin tamamına aittir. Yöntemde, söylemde anlaşamıyor olabiliriz ama hedeflerimiz konusunda birlik olmalıyız. Siyasette rekabet başka bir şeydir. Ülkenin ve milletin bekası söz konusu olduğunda bir araya gelmek başka şeydir. Ben hayatımın hiçbir döneminde siyasi rekabetten kaçmadım kaçmam. Ama ülkemin geleceği söz konusu olduğunda, Türkiye söz konusu olduğunda benim için diğer her şey teferruattır. Herkesin de bu anlayışta olmasını temenni ederim. Ülkemizin bütünlüğüne, milletimizin dirliğine yönelik çok yönlü saldırılarla karşı karşıya olduğumuz şu dönemde hep birlikte bu tavrı ortaya koyabilmeliyiz. Bölücü terör örgütünün ve diğer terör örgütlerinin saldırılarını 'Ama, fakat' gibi kaçma yolları kullanmadan açıkça, mertçe, samimiyetle kınamayan herkesin bu ülkeyle ve bu milletle bağında sorun vardır” dedi.

-“TÜRKİYE 78 MİLYON VATANDAŞIMIZIN TAMAMININ ORTAK DEVLETİDİR”-

Milletin bin yıldır vatan olarak sahip çıktığı, adeta dört elle sarıldığı Anadolu coğrafyasından söküp atmak isteyenlerin bugüne kadar hep hezimete uğradıklarını belirten Erdoğan, “İnşallah bundan sonra da ülkemizin ve milletimizin birliğine, beraberliğine ve dirliğine göz dikenler yine aynı akıbete uğrayacak ve aynı hüznü yaşayacaktır. Hangi kökene, hangi meşrebe sahip olursa olsun tüm milletime, siyasetçilere, medya mensuplarına, aydınlara, akademisyenlere, sivil toplum örgütlerinin temsilcilerine seslenmek istiyorum. Her karışıyla Anadolu ve Trakya toprakları, hepimizin ortak vatanıdır. Türkiye 78 milyon vatandaşımızın tamamının ortak devletidir. Bu ülkenin ve bu devletin, 78 milyon vatandaşımızın her birine ihtiyacı var. Aynı şekilde bu ülkeye yani Türkiye Cumhuriyeti devletine de hepimizin ihtiyacı var” dedi.

-“BİZİM MÜCADELEMİZİ SADECE VE SADECE TERÖRİZME VE TERÖRİSTE KARŞIDIR”-

Devletin askeriyle, polisiyle, istihbaratıyla bölücü terör örgütünün ve onun uzantılarının üzerine gittiğini söyleyen Erdoğan, “Şu ana kadar örgüte yurt içinde ve yurt dışında çok ciddi zararlar verildi. Son gelişmeler zaten biraz da onun paniğidir. Güvenlik güçlerinin ve adalet teşkilatımızın çalışmalarıyla bu yapı da çökertilecektir. Şehitlerimizin acısı yüreklerimizi dağıttığı kadar bize yürüttüğümüz mücadelede çok büyük bir güç de veriyor. Vatandaşlarımızdan sağduyularını metanetlerini muhafaza etmelerini özellikle rica ediyorum. Bizim mücadelemizi sadece ve sadece terörizme ve teröriste karşıdır. Ekmeğinin peşinde olan terörle hiçbir ilişkisi olmayan herhangi bir vatandaşlarımızın zarar görmesi bizi en az şehitlerimizin acısı kadar üzüntüye kor” ifadelerini kullandı.

-“AYDINLARIN DA AYNI ŞEKİLDE MURAKABEYE TABİ TUTULMASI GEREKMİYOR MU?”-

“Aydınların da aynı şekilde murakabeye tabi tutulması gerekmiyor mu?” diye soran Erdoğan, “Milletimiz dimdik ayaktayken, güvenlik güçlerimiz fedakarlıkla mücadelelerini yürütürken moral bozmaya, kafaları bulandırmaya, gönülleri karartmaya yönelik her söz, her tavır, sadece terörün amacına hizmet eder. Devleti ve hükümeti eksik yapılan, yanlış yapılan işleri eleştirmek, murakabe etmek elbette herkesin hakkıdır fakat ülkesine ve milletine karşı sorumluluklarını yerine getirmeyen muhalefetin, medyanın, aydınların da aynı şekilde murakabeye tabi tutulması gerekmiyor mu?" Bugün Türkiye siyasi bir belirsizlik ortamından geçiyorsa bunun sorumlusu iktidar partisi veya bir kişi midir? Sırtını terör örgütüne dayatmakta beis görmeyen siyaset yerine şiddeti tercih eden siyasi partinin yaşananlarda hiç mi sorumluluğu yoktur? Koalisyon hükümeti kurulması için makul şartlarda uzlaşmaya çalışmak yerine hesaplaşmacı ve dayatmacı bir tavra giren muhalefet partilerinin içinde bulunduğumuz acı durumda hiç mi sorumluluğu yoktur” diye konuştu.

-“ÖYLESİNE KÜÇÜK HESAPLAR PEŞİNDE KOŞANLARI ŞİDDETLE KINIYORUM”-

Erdoğan, “Ulusal veya uluslararası Tayyip Erdoğan düşmanlığını, devletin ve milletin varlığına yönelik tehditler karşısında dahi terör örgütüyle, paralel örgütle, uluslararası lobilerle hizalanmaya vardıranların sorumluluklarını görmezden gelebilir miyiz?” diye sorarak,  “Halbuki Tayyip Erdoğan fanidir ama bu ülke ve bu devlet bizden sonraki nesillere de lazımdır. Gafletleriyle, ihanetleriyle ülkemizin ve milletimizin bugününe etki yapmış herkes bu kıstaslarla değerlendirilmektedir. İkinci viyana kuşatması sırasında kendince Osmanlıya ders vermek isteyen Murat Giray Han’ın ihanetinin sonuçlarını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bugün de Erdoğan kaybetsin de ne olursa olsun gibi akıl tutulmasına kapılanların olduğunu görüyoruz. Türkiye PKK terörü, DHKP-C terörü, DEAŞ tehdidi, paralel devlet yapılanması tehdidi karşısında mücadele verirken böylesine küçük hesaplar peşinde koşanları şiddetle kınıyorum” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, yaptığın her şeyin hesabını bu dünyada millete, ebedi alemde Allah'a vermeye hazır olduğuna vurgu yaparak, “Demokrasilerde bu hesaplaşmanın yeri ve zemini sandıktır. Milletimiz, 1 Kasımda da inanıyorum ki birilerine soracaktır. İhtiyacımız olan birliktir, beraberliktir. Türkiye’nin iktidar partisi kadar muhalefet partilerine de ihtiyacı vardır. Demokrasiler gücünü yalnızca iktidarlardan almaz. Aynı zamanda güçlü muhalefetten alır” dedi.

-“TÜRKİYE’NİN KAMUOYUNUN HABER ALMA ÖZGÜRLÜĞÜNE HİZMET EDECEK MEDYAYA DA İHTİYACI VAR”-

Türkiye’nin kamuoyunun haber alma özgürlüğüne hizmet edecek medyaya da ihtiyacı olduğuna vurgu yapan Erdoğan şöyle konuştu:

“Türkiye’nin her çeşit düşünceyi savunacak analiz yapacak kavram üretecek aydınlara da ihtiyacı var. Ama daha önemlisi Türkiye’nin birliğini beraberliğini korumaya geleceğini güvence altına almaya ihtiyacı var. Siyasi partiler de, medya da, aydınlar da milletimizin işte bu ortak beklentilerine cevap verdikleri, katkı sağlayabildikleri oranda anlamlıdır. Kendi milletinin onun değerlerine ve gelecek hedeflerine düşmanlık eden partilerle, medyayla, aydınlarla kat edebileceğimiz bir yol yoktur. İlkesiz bir şekilde işine geldiğinde terör örgütüne destek veren işine geldiğinde hükümeti, polisi, askeri suçlayan, işine geldiğinde kendi ülkesini yabancılara şikayet eden siyaset anlayışını kabul edemeyiz. Dünyanın hiçbir yerinde ne siyasetçilerin me medyanın ne de aydınların kendi ülkesinin kendi devletinin alehinde yalanla, çarpıtmayla, gerçek dışı algılar oluşturarak çalışma hakkı yoktur. Bu demokrasi ve özgürlük meselesi değildir. Aksine milletine yabancılaşma, ihanet sorunudur.”

-“BU SAATTEN SONRA DEVLETİN VE MİLLETİN RAZI OLABİLECEĞİ TEK ÇÖZÜM…”-

 “Elinde molotof varsa bu bir silahtır” diyen Erdoğan, bu durumun güvenlik güçlerine silah kullanma yetkisini verdiğini, bunun yasa gereği olduğunu hatırlattığı konuşmasında, “.Bu acıların yaşanmasını, annelerin, babaların, eşlerin, çocukların, kardeşlerin, sevenlerin gözyaşlarını engellemek için gerçekten çok uğraştık, çok mücadele verdik ve vermeye devam edeceğiz. Fakat terör örgütü yeniden silaha, şiddete, baskıya, kan dökme yoluna başvurarak bizim arzu ettiğimiz çözüm yolunu kapattı. Geldiğimiz noktada artık elinde silahı, molotofu, yüzünde maskesi olan herkes hukukun ve güvenlik güçlerimizin mukabelesini, milletimizin buğzunu ziyadesiyle hak ediyor demektir. Bu saatten sonra devletin ve milletin razı olabileceği tek çözüm, terör örgütünün tüm faaliyetlerine son verip, silahlarını bırakmasıdır. Terör örgütünün silahları ya devlete teslim edilecek ya da üzerine beton dökülüp bir daha kullanılmaz hale getirilecektir. Artık bunun dışında konuşulacak, görüşülecek, tartışılacak hiçbir şey yoktur. Silahların gömülmesi, terörün durması, ülkenin yeniden huzur iklimine kavuşması konusunda somut adım atacak olan terör örgütüdür. Terör örgütünü silah bırakması konusunda en büyük görev bölgede yaşayan halkımıza düşmektedir. Geçtiğimiz günlerde Şemdinli’de olduğu gibi bölge insanı terör örgütüne karşı koyar devletin ve güvenlik güçlerinin yanında yer alırsa bu mesele süratle çözüm yoluna girer”  ifadelerini kullandı.

-“BU İFTİRALARI DİLE GETİREN, YAYAN HERKES TOPRAĞA DÜŞEN HER ŞEHİDİN VEBALİNE ORTAKTIR”-

Erdoğan, “Tüm yaşananlar alelen ortadayken ısrarla çatışmaları devletin, hükümetin ve akıl almaz bir şekilde şahsımın başlattığı iddiası dezenformasyondan başka, kara propagandadan başka bir şey değildir” dediği konuşmasında, “Bu iftiraları dile getiren, yayan herkes toprağa düşen her şehidin vebaline, dökülen tüm kanlara ortaktır. Güçlü bir tavır sergilemeyen her parti, her sivil toplu kuruluşu da bu sorumluluğa ortaktır. Bizim bölgede yaşayan kardeşlerimizle en küçük bir sorunumuz yok” ifadelerini kullandı.

-“BU NASIL BİR MEDYADA DÜRÜSTLÜKTÜR”-

Erdoğan, katıldığı televizyon programında sorulan sorunun yanıtının Hürriyet gazetesinin Twitter hesabından yayınlanması ve sonrasına yaşananlara ilişkin şunları söyledi:

“Bir televizyon programında bana birlikte mülakatı yaptığım arkadaşımız 400 milletvekili ile ilgili bir soru soruyor ve ben kendilerine ta 7 Haziran seçimleri öncesinde Kırşehir'de yaptığım bir toplu açılış töreninde, 400 milletvekilini alacak bir partiyle yeni Türkiye, yeni Anayasa kurulabilir, inşa edilebilir diyorum ve hemen tweetler başlıyor. Basında amiral gemisi olduğunu söyleyenler bu konuda başlıyor, 'Yani 400 milletvekili alsaydınız Dağlıca olmayacak mıydı?' diyor. Bu kadar hedef saptırma olabilir mi, sen nasıl medyasın? Ondan sonra on dakika geçiyor, on dakika sonra kaldırıyor. Ama önce zehri atıyor, virüsü salıyor. Bu nasıl bir medyada dürüstlüktür?"

-“ŞUANDA YAŞANAN OLAYLAR DEVLETİN, HÜKÜMETİN, ŞAHSIMIN TERCİHİ DEĞİLDİR”-

“Şuanda yaşanan olaylar devletin, hükümetin, şahsımın tercihi değildir” vurgusu yağan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Tam tersine hiç arzu etmediğimiz halde karşı karşıya kaldığımız bir durumdur. Ülkemizi, milletimizi bu zor durumdan, gereken her yolu ve yöntemi kullanarak çıkaracağız. Yetkiyi aldığımız milletimize karşı hesap verme sorumluluğumuz bunu gerektiriyor. Bu mücadelede de en büyük güç kaynağımız bizatihi milletimizin kendisidir, milletimizin desteğidir, milletimizin hayır duasıdır. Milletimizin bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizle, polisimizle, jandarmamızla, istihbaratımızla, köy korucularımızla çok daha sıkı bir koordinasyon, çok daha sıkı bir işbirliği içerisinde yürütülen mücadelenin başarıya ulaşacağından kimsenin şüphesi olmasın. Biz bu ülkeyi, bu devleti sokakta bulmadık. Milletin geleceğini üç beş teröriste, üç beş ihanet çetesi mensubuna, üç beş işbirlikçiye terk etmedik, etmeyeceği.” (ANKA)

Yorumlar (0)
Yeni Nesil e-Ticaret:OmniTicaret
APK Dayı'dan hile apk indirebilirsiniz.
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@