Erdoğan: Devlet Terörü Estiren Bu Kişinin Arkasında Duranlar, En Az Onun Kadar Suçludur

İSTANBUL (ANKA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bugün yaşadığımız insani krizlerin ve te...

Haberler 19.11.2015, 12:45
Erdoğan: Devlet Terörü Estiren Bu Kişinin Arkasında Duranlar, En Az Onun Kadar Suçludur

İSTANBUL (ANKA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bugün yaşadığımız insani krizlerin ve terör olaylarının baş müsebbibi kendi halkını katleden Esed rejimidir. Esed, bir devlet terörü estirmektedir. Çok açık, net söylüyorum; devlet terörü estiren bu kişinin arkasında duranlar, en az onun kadar suçludur” dedi.

Erdoğan, Grand Tarabya Otel’de düzenlenen 7. Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi Açılış Töreni’nde konuştu. 2010 yılından bu yana İstanbul’da düzenlenen Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi’nin, “alandaki gelişmeleri ele alma imkanı veren önemli bir platform” olduğunu söyleyen Erdoğan, “Zirve boyunca enerji ve ekonomi başlığı altında düzenlenecek panellerin ufuk açıcı geniş değerlendirmelere vesile olacağını düşünüyorum. Bu gibi platformların ABD ile resmi düzeydeki ilişkilerimize de ciddi katkı sağladığına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

-“DÜNYA BARIŞINA HEP BİRLİKTE KATKI VERMEK ZORUNDAYIZ”-

Tüm dünyanın farklı açılardan tarihi sınamalardan geçtiği hassas bir dönemde olunduğuna dikkat çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

“Ekonomik durgunluk, fakirlik ve gelir dağılımındaki adaletsizlikler, gündemimizdeki yerini koruyor. İç çatışmalardan kaynaklanan büyük göç hareketleri, terör, doğal kaynakların tüketilmesi gibi küresel sorunlar giderek daha fazla öne çıkmaya başladı. Bunların hepsiyle mücadele etmek mecburiyetindeyiz. Hiç kimse yaşanan krizlerden kendini tecrit etme hakkına ve lüksüne sahip değildir. Güvenlik kaygılarının artması karşısında en iddialı ekonomiler, en gelişmiş ülkeler bile çaresiz kalabilmektedir. Bugün Türkiye, güvenlik kaygılarının odağı olan bölgenin hemen yanında istikrarını ve kalkınmasını sürdürme mücadelesi veriyor. Yaklaşık 35 yıldır biz terörle mücadele ediyoruz. Güney sınırlarımızda başlayan hadiseler, tüm dünya için uzun vadeli sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Göçmen meselesi başta olmak üzere, bu sorunların ağır sonuçlarıyla yüzleşiyoruz. Maalesef Türkiye, insani krizler karşısında verdiği onurlu mücadelesinde yalnız bırakıldı. Yaklaşık 5 yıldır Suriye ve Irak’tan gelen 2,5 milyon göçmenin yol açtığı ekonomik ve sosyal yükün tamamını ülke olarak tek başımıza biz sırtlandık. Sadece Suriyeliler için kamplarda 8,5 milyar dolar harcadık. 280 bin kişi yaşıyor bu kamplarda. Bunun dışındakiler ülkemizin değişik şehirlerine dağılmış vaziyettedir. Bunun sosyolojik, psikolojik travmalarını düşünebiliyor musunuz? Hem gelenlerde hem de bizim toplumumuzda meydana getirdiği travma… Bunları düşündüğümüz zaman, insanlık ‘Türkiye nasıl olsa bunun üstesinden gelir’ deme hakkına sahip mi? Dünya barışına hep birlikte katkı vermek zorundayız. Biz 35 yıldır hem içimizde terörle mücadele ettik, şimdi de bu mültecilere kapımızı açtık; çünkü biz varil bombaları altındaki o insanlara kapımızı kapayamazdık. Sivil toplum kuruluşlarımız ve hayırsever vatandaşlarımız şu anda şehirlerimizde yaşayan göçmenler için parayla mukayese edilemeyecek yardımlar yapıyor. Buna karşılık uluslararası toplum, bilhassa Avrupa ülkeleri, bu sorunu görmezden gelmekle kalmadı, krizin daha da derinleşmesine yol açacak bir tutum içine girdi.”

-“MÜSLÜMANLARIN ARASINDAN ÇIKTIĞI GİBİ HIRİSTİYANLARIN, MUSEVİLERİN ARASINDAN DA ÇIKAR”-

“Paris’teki terör eylemleri hem terörizmle mücadele hem de göçmenler konusunda bizi yeni bir yol ayrımına getirdi” diyen Erdoğan, G20’de bu konunun enine boyuna konuşulduğunu kaydetti. Zirve sonunda “Terörizmle Mücadele Bildirisi” yayımladıklarını anımsatan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Terörizmin herhangi bir dinle, milliyetle, uygarlık veya etnik grupla ilgili hale getirilemeyeceğini özellikle belirttik. Ben bir Müslümanım. İslam, ‘sim’ kelimesinden, yani Arapça ‘barış’tan türemiştir. Barış dini olan İslam’ı gölgeleyen DAİŞ denilen bir terör örgütü var. Nereden türedi? El Kaide’den. Bunun yanında ülkemin içinde PKK gibi terör örgütleri var. Suriye’nin kuzeyinde PYD gibi, YPG gibi. Afrika’da Boko Haram var. Hangi dinden olursa olsun, hiçbir dine o dinin olumsuz, kötü insan tipleri üzerinden yargılama yapamayız, yapmamalıyız. Bunlar, Müslümanların arasından çıktığı gibi Hıristiyanların arasından da çıkar, Musevilerin arasından da çıkar. Aynı şekilde mezhepler içinden çıkanlar var. Ben şu anda mensubu bulunduğum, şeref duyduğum dinimin içinden çıkan teröristleri şiddetle lanetliyorum. Dünya Müslümanları olarak, halkı Müslüman olan ülkelerin siyasi liderlerini tavır koymaya davet ederken, aynı şekilde ilim adamlarını, hatta din adamlarını da tavır koymaya davet ettik, davet ediyoruz. Bunu hep birlikte yapmak durumundayız. Yapamazsak, bugün Ankara’da bizim kapımızı çalan, bunu geçenlerde söyledim, dedim ki ‘Bak, yarın da sizin kapınızı çalar.’ Nitekim Paris’te kapıyı çaldı. Fakat Paris’te bitti mi? Başka bir yerde de bu kapıyı çalar. Onun için bu tavrı uluslararası bir mutabakat içerisinde ele almak durumundayız.”

Avrupa başta olmak üzere, Müslümanların azınlıkta olduğu ülkelerde, önyargılı ve dışlayıcı bir havanın yayıldığını belirten Erdoğan, “Bizler, Paris saldırısını bütün samimiyetimizle kınarken, Fransız halkının acısını paylaşırken, çeşitli ülkelerde Müslümanlara yönelik saldırı haberleri almaya başladık. Göçmenlere yönelik tutumların sertleşmesi, yaşanan insani dramı derinleştirmekten başka işe yaramayacaktır. Bu konuda, dünyadaki tüm liderlerin toplumlarına sağduyu çağrısı yapmalarını bekliyoruz” dedi.

-“DÜNE KADAR KÜRTLERE DÜŞMANDI, ŞİMDİ KUZU SARMASI OLDULAR”-

Erdoğan, şunları ifade etti:

“Bugün yaşadığımız insani krizlerin ve terör olaylarının baş müsebbibi kendi halkını katleden Esed rejimidir. Esed, bir devlet terörü estirmektedir. Çok açık, net söylüyorum; devlet terörü estiren bu kişinin arkasında duranlar, en az onun kadar suçludur. Varil bombalarıyla, kimyasal silahlarla katledilen bu 380 bin Suriyeli, bir istatistik değil, her biri bir candır, insandır. Hala gitsin mi, gitmesin mi… Bunu tartışmanın Suriye halkına değil, insanlığa ne tür bir mesaj olduğunu çok iyi değerlendirmemiz lazım. Rejim, iktidarını mezhep çatışması ve terör örgütlerinin faaliyetleri üzerinden sürdürmeye çalışmaktadır. Bugün bölgedeki tüm terör örgütleri doğrudan veya dolaylı olarak Esed rejimine hizmet etmektedir. DAİŞ, Esed tarafından desteklenmektedir. Esed, şu anda DAİŞ’in petrolünü almakta ve paraya çevirmektedir. Bunu görmemek için kör olmak lazım. O bakımdan DAİŞ ile PYD’nin, YPG’nin hiçbir farkı yoktur. PYD’yi Esed desteklemektedir. Ama düne kadar oradaki Kürtlere düşmandı Esed. Bizim görüşmelerimizin de iyi olduğu zamanlarda Suriye’de yaşayan Kürtlere kimlik kartını vermiyordu. Biz diyorduk ki, ‘Ne yapıyorsun? Ver, bu senin vatandaşın.’ Vermiyordu. Pasaport vermiyordu. Ama şimdi bayağı kuzu sarması oldular, bu hale geldiler. DAİŞ’le mücadele adı altında PYD’ye destek veren bu iki örgüte de aynı nazarla bakmayan herkes, bir şekilde terörizme müsamaha gösteriyor demektir.” (ANKA)
(AYÇ/ÖZK)

Yorumlar (0)
Yeni Nesil e-Ticaret:OmniTicaret
APK Dayı'dan hile apk indirebilirsiniz.
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@