Erdoğan: Daeş'in Bombalarıyla Ölen İnsan Da Pkk'nın Bombalarıyla Ölenler İnsan Değil Mi?

ÇANKIRI (ANKA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “DAEŞ’in bombalarıyla ölen insan da...

Haberler 14.10.2015, 17:25
Erdoğan: Daeş'in Bombalarıyla Ölen İnsan Da Pkk'nın Bombalarıyla Ölenler İnsan Değil Mi?

ÇANKIRI (ANKA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “DAEŞ’in bombalarıyla ölen insan da PKK’nın bombalarıyla ölenler insan değil mi? Böyle bir yaklaşım her şeyden önce insani değildir. Olaylardan devleti, hükümeti hatta şahsımı sorumlu tutanlar doğrudan terör örgütleriyle aynı safta yer alıklarını bilmelidirler” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sumitomo Rubber Ako Lastik Fabrikası Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, DAEŞ’in Suruç’ta patlattığı bomba ile PKK’nın Gaziantep’te patlattığı bomba arsında bir fark olmadığını belirterek, “DAEŞ’in bombalarıyla ölen insan da PKK’nın bombalarıyla ölenler insan değil mi? Böyle bir yaklaşım her şeyden önce insani değildir. Olaylardan devleti hikmeti hatta şahsımı sorumlu tutanlar doğrudan terör örgütleriyle aynı safta yer alıklarını bilmelidirler. Biz bu çabaların gerisindeki niyeti çok iyi biliyoruz. Türkiye’nin önünü başka türlü kesemeyeceklerini bilenler son bir gayretle terör kartını ortaya attılar. Ama başaramayacaklar. Türkiye bir olarak, diri olarak hedeflerine yürümeyi sürdürecek” dedi.

Türkiye’nin kapısının tüm uluslararası kuruluşlara açık olduğunu özellikle de Japon yatırımcılara sonuna kadar açık olduğunun altını çizen Erdoğan, “Görüşmeler yaptılar tüm bu gelişmeler bize gelecek için ümit vadediyor. Bizim kapımız tüm uluslararası yatırımcılara özelliklede Japon dostlarımıza sonuna kadar açıktır. Gelin birlikte kazanalım gelin birlikte geleceğe yürüyelim diyoruz” dedi.

Avrupa birliğiyle 1996 yılından bu yana gümrük birliği içinde bulunan Türkiye’nin Avrupa ekonomileriyle bütünleştiğini söyleyen Erdoğan, “Ülkemizin G20 üyeliği ve bu yılki g20 dönem başkanlığı 15-16 Kasım tarihlerinde Antalya’da bir araya gelecek ve liderler zirvesini gerçekleştireceğiz. OECD, Karadeniz Ekonomik işbirliği, D8, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı üyeliklerimiz çok boyutlu dış politikalarımızın yansımalarıdır. Geçtiğimiz 12 yılda gerçekleştirdiğimiz reformlar sayesinde Türkiye’ye adeta sınıf atlattık” diye konuştu.

-“BU SIRADAN BİR DEĞERLENDİRME DEĞİL”-

2002 yılında 230 milyar dolar olan GSYH’nin 2014 yılında 800 milyar dolara, 3 bin 500 dolar olan kişi başına milli geliri ise 10 bin 500 dolara yükseltmenin sıradan bir değerlendirme olmadığını dile getiren Erdoğan, “2011 yılında yüzde 9,2 ve finansal krizin gittikçe ağırlaştığı 2011 yılında yüzde 8,5 büyüyerek gerçekten büyük bir performans ortaya koyduk. Türkiye ekonomisi 2015 yılının birinci çeyreğinde yüzde 1,6 olan beklentiyi aşarak yüzde 2,5 oranında; ikinci çeyreğinde de yüzde 3,45 olan beklentinin üzerine çıkarak yüzde 3,8 oranında büyüdü” dedi.

-“İHRACAT VE İTHALAT ARASINDAKİ O AÇIK DARALMAYA BAŞLADI”-

“2014 yılı ticaret hacmi 400 milyar dolar, ihracat 158 milyar dolar, ithalat 242 milyar dolara düşmüş vaziyette” diyen Erdoğan, “Yani artık ihracat-ithalat arasındaki o açık daralmaya başladı. 2014 sonunda ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,9 artarak yaklaşık 158 milyar dolar, ithalatımız ise yüzde 3,7 azalarak 242 milyar dolar oldu. Küresel kriz sonrasında Türkiye ekonomisinin ortaya koyduğu güçlü toparlanma dayanıklılık ve kamu maliyesindeki sağlam duruş ülkemizdeki yatırım ortamını daha da cazip hale getirdi” ifadelerini kullandı.

-“2023 İÇİN ÇOK ÖNEMLİ HEDEFLERİMİZ VAR”-

Cumhuriyetin kuruluşunun yüzüncü yıldönümü olan 2023 için çok önemli hedeflerin olduğunu söyleyen Erdoğan, “2017’ye kadar olan dönemde cari işlemler açığımızı azaltmayı, enflasyonu daha da düşürmeyi, kamu maliyesinde güçlü duruşumuzu sürdürmeyi ve büyüme ile istihdamı artırmayı hedefliyoruz. Bunun için gereken yapısal reformları kararlılıkla sürdüreceğiz. 20132’te Türkiye’yi kişi başına 25 bin dolar ve toplamda 2 trilyon dolar milli gelire ulaşmış, 500 milyar dolar ihracat yapan dünyanın sayılı deniz ve hava limanlarına sahip bir ülke haline getirmeyi hedefledik. Aynı şekilde bölünmüş yolların uzunluğunu 23 bin kilometreden 36 bin 500 kilometreye, 2 bin 500 kilometre olan otoyollarımızın uzunluğunu da 7 bin 500 kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Yüksek hızlı tren uzunluğunu bin 200 kilometreden 13 bin kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Aynı şekilde daha adil daha insani daha ahlaki bir uluslararası sistemin tesisi için de çaba gösteriyoruz. Dünyanın bir kısmı sefalet ve acı içinde yaşarken diğer kısmının sahip olduğu refahı ve güven ortamını sürdürebilmesi mümkün değildir. Bunun için mazlumların ve mağdurların yanında olmaya onların duygularını ve taleplerini dünyaya ulaştırmaya çalışıyoruz” dedi.

-“SURİYE MESELESİ DOĞRU ŞEKİLDE ELE ALINMADIKÇA…”-

Suriye’de yaşanan hadiselerin ardından Türkiye sınırlarının açılarak 2,2 milyon insanın savaştan, zulümden, hayati tehlikeden kurtarmak için Türkiye’ye kabul edildiğini hatırlatan Erdoğan, “Aynı şekilde ıraktan gelen 300 bin Iraklı kardeşimizi de kabul ettik. Toplam 2,5 milyon. Bunlar şuanda bizim ilkemizde. Sadece İstanbul’da 300 bine yakın Suriyeli var. Yaptığımız harcama şuana kadar sadece bu kamplarda 8 milyar dolar. Dünyanın bize verdiği destek 417 milyon dolar. Türkiye böyle bir yükü üstlenmiş vaziyette. Bizim 4 yıldır üstlendiğimiz vaziyeti batı ülkeleri henüz yeni yeni farkına varmaya başladı. İmkânları bizim katbekat üstümüzde olan bu ülkeler sınırlarına dayanan ve topraklarına giren mülteciler konusunda maalesef iyi bir sınav vermediler veremiyorlar. Suriye meselesi doğru şekilde ele alınmadıkça giderek büyümeye bölgeyle birlikte tüm dünyayı içine alan bir girdaba dönüşmeye mahkûmdur” diye konuştu.

-“SURİYE’YE YAPILAN HER MÜDAHALE İLK ÖNCE O MÜDAHALEYİ YAPANLARI SIKINTIYA SOKACAK”-

Suriye’ye yapılan her müdahalenin ilk önce o müdahaleyi yapanları sıkıntıya sokacağına vurgu yapan Erdoğan, “Düşünebiliyor musunuz? Devlet terörü estiren bir kişinin arkasına eğer dünyanın bazı ülkeleri ona destek veriyorsa onlarda bu teröre destek vermekle tarihin affedemeyeceği ülkeler haline gelirler. Bu gerçeği görüp kabul etmeden Suriye’ye yapılan her müdahale ilk önce o müdahaleyi yapanları sıkıntıya sokar. Tüm dünyanın özellikle de bölgede etkinlik yarışı içinde olan ülkelerin bu açık gerçeği sonunda mutlaka anlayacağına inanıyorum” dedi.

-“BU COĞRAFYANIN BİZİM VATANIMIZ OLMASINI KABUL EDEMEYENLER DE HİÇ BOŞ DURMADILAR”-

“Bu coğrafyanın bizim vatanımız olmasını kabul edemeyenler de hiç boş durmadılar” diyen Erdoğan şunları kaydetti:

“Türkiye’nin son 40 yıldır neredeyse kesintisiz bir şekilde yaşadığı ve farklı isimler altında ama aynı amaca hizmet eden terör sorunu bu tarihi mücadeleden bağımsız değildir. Açık söylüyorum. Türkiye için PKK ve onun uzantıları olan PYD, YPG terör örgütlerinin DHKP-C’nin DAEŞ’in hiçbir farkı yoktur. Bunların hepsi de bizim için varlığımıza ve geleceğimize kasteden eli kanlı terör örgütleridir.  Bu terör örgütlerinin herhangi birimin eylemine duyarsız kalıp sadece diğerinin eylemi karşısında sesini yükselten kim varsa o terörün, terör örgütlerinin safında demektir. Benim teröristim iyi seninki kötü anlayışı en az kendi kadar tehlikelidir. Ülkemizde PKK terörünü, PKK’nın şehit ettiği güvenlik görevlilerimizi, kastettiği insanlarımızı görmezden gelen bir kesim var.  Bunlar PKK’yı ve örgütün güdümündeki diğer yapıların mensuplarını parlatmak için edata 40 takla atıyorlar. Aynı şekilde DHKP-C’nin eylemlerini adeta sempatiyle karşılayanlar olduğunu görüyoruz.”

-“NİCE BADİRELER ATLATTIK BUNALARI GERİDE BIRAKACAĞIZ”-

Yan gelip yatarak, terör örgütü mensubu olarak elinde silahla işsize iş bulunmadığını dile getiren Erdoğan, “Niye güneydoğuya yatırımcı gitmiyor. Benim oradaki vatandaşım niye bu soruyu sormuyor. Orada yatırım yapıyor yatırımcı ama gidiyorlar fabrikasını yakıyorlar. Termik santraller yapıldı gittiler bombaladılar atıl hale getirdiler. Bunun hesabını birinci derecede bölge halkı sormalı ve onlar yalnızlığa mahkûm etmelidir. Ne yaparlarsa yapsınlar bizi 2023 hedeflerinden alıkoyamazlar.  Binlerce yıllık bir tarihi olan bir ülke olarak nice badireler atlattık bugünleri de inşallah atlatacağız ve bunları geride bırakacağız” dedi. (ANKA)

(ÖZ/ÖZK)

Yorumlar (0)
Yeni Nesil e-Ticaret Omni Ticaret
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@