Erdoğan: Cumhuriyetin Sembolü Bu Külliyedir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Artık cumhuriyetin sahibi milletimizin ta kendi...

Erdoğan: Cumhuriyetin Sembolü Bu Külliyedir

ANKARA (ANKA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Artık cumhuriyetin sahibi milletimizin ta kendisidir, sembolü de işte bu cumhurbaşkanlığı külliyesidir. Bundan sonra hiç kimse cumhuriyet adına, cumhuriyetin tehlikeye düştüğü iddiasıyla ortaya çıkarak vesayet hevesini hayata geçirmeye çalışamayacaktır” diye konuştu.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle vatandaşlara verilen resepsiyonda konuştu. Erdoğan, tek partili cumhuriyet dönemini eleştiren konuşmasında şu mesajları verdi:

“Cumhuriyet adına milletimiz tariz ve hatta taciz ediliyordu. Kılık, kıyafetiyle, diliyle, inancıyla, kültürüyle, müziğiyle tanımladıkları bir makbul vatandaş modelinin dışında milleti yok saydılar, cumhur kabul etmediler. Biz insanımızı istiskal eden, aşağılayan bu tür dayatmalara son verdik. Yarın ki Cumhuriyet Bayramı törenlerimizde milletimizin bin yıllık değerlerini, kazanımlarını sembolize eden gösterilerle yepyeni bir anlayış ortaya konacaktır.

Yine özellikle 1940 yıllara ilişkin hatıralara baktığınızda hepsinde de Cumhuriyet Bayramı kutlamalarıyla milletin haleti ruhiyesi ve hayatı arasındaki derin çelişkiyi görürsünüz. Bir yanda fraklı, valsli, şampanyalı Cumhuriyet Bayramı kutlamaları yapılırken kapının hemen dışında ayağına giyecek ayakkabı, sırtına ceket bulamayan, yarı aç yarı tok hayatını sürdürmeye çalışan bir millet şaşkınlıkla bu manzarayı seyretmektedir. Cumhuriyetin bir tarafta, cumhurun öteki tarafta olduğu bu manzarayı da uzun bir mücadelenin ardından ortadan kaldırdık. Çünkü cumhur hep birlikte olur. Cumhurda ayrım olmaz. ‘Sen şurada, ben burada’ denmez, bugün olduğu gibi hepimiz bir aradayız. Çünkü burası cumhurun evi, milletin evi. Burası benin şahsımın çalışma yaptığı yer ama sizlerle beraber.

-“CUMHURİYET KAVRAMINI İSTİSMAR ETTİLER”-

Tabi bugünlere gelmek kolay olmadı. 28 Şubat döneminin milli iradeden yetki alarak iş başına gelmiş meşru hükümetine karşı tüm saldırılar, cumhuriyetin gerisine saklanılarak yapılıyordu. Cumhuriyet adına cumhurun, yani milletin iradesi yerle bir edilmeye çalışılıyordu.

Aynı şekilde 2007 yılında ülkemizde cumhuriyet mitingleri yapıldı. Cumhuriyet adı kullanılarak, yine cumhurun, milletin iradesine saldırıldı. Vesayeti korumak adına demokrasiye, özgürlüklere, hukuka yani milletin tüm kazanımlarına yönelik hücumların kılıfı olarak hep cumhuriyet lafzı kullanıldı. Cumhuriyetin özüyle, ruhuyla en küçük bir ilişkisi bulunmayanlar kendi ideolojinin, kendi nüfuslarının, kendi çıkarlarının gizli iktidarlarını sürdürmek adına bu kavramı istismar ettiler. Bu istismar en çok cumhuriyet kavramına zarar vermiş, milletle devlet arasına mesafe koymuş, milletimizin son tam bağımsız devletinin yönetim biçimi olan cumhuriyete dört elle sarılmasını zorlaştırmıştır.

-SARAYI ANLATTI: “SARIMSI RENKLER VAR YA ONLARI ALTIN ZANNEDİYORLAR”-

Bugün burada memnuniyetle ifade etmek isterim ki artık cumhuriyet, ülkenin ve halkın adeta iliğini sömüren vesayet odaklarının değil, bizatihi cumhurun, milletin uhdesindedir. İçinde bulunduğumuz cumhurbaşkanlığı külliyesi de, devletle milletin buluşmasının cumhuriyetin sahibinin şu kurum ve ya bu kesim değil bizzat cumhuriyet olduğunun sembolüdür. Tarihimizden ve kültürümüzden ilham alınarak öyle tasarladık. Bizzat kendim de bununla ilgilendim. Dedim ki, ‘Biz Selçukludan geliyoruz, öyleyse Selçukluyu burada görmemiz lazım. Dışarıdan bakarsanız Selçuklu mimarisini görürsünüz. İçeriye girildiğinde Osmanlıyı görürsünüz. Çünkü Osmanlı dar yerde yaşamayı sevmezdi. Taban, tavan yüksekliği rahat olacak, huzurlu olacak. Elhamdülillah burada o da var. Dedik ki, aynı zamanda burası akıllı bina olacak, çevreci bina olacak. Hep görüyorsunuz bakın altınlarla kaplı burası… Bunlar şu gördüğünü hani sarımsı renkler var ya onları altın zannediyorlar. Bizim biliyorsunuz kullandığımız klozetler de hep altın kaplama…

-“BU MAKAMDA ŞAHSIMIN BULUNMASINA TAHAMMÜL EDEMİYORLAR”-

Geçmişte cumhurbaşkanlığı makamı tek bir kimliğin, tek bir anlayışın, tek bir hayat biçiminin hakim olduğu, kapısından sadece bu formata sahip kişilerin girebildiği bir yer olmuştur. Bugün cumhurbaşkanlığı makamı işte bugün olduğu gibi ülkenin 81 vilayetinden tüm vatandaşlarımızın geldiği, ağırlandığı, el üstünde tutulduğu bir yerdir. Cumhurbaşkanlığı makamında 27 Mayıs ve 12 Eylül’de olduğu gibi darbecilerin oturduğu dönemleri gördük. 28 Şubat’ta olduğu gibi bu makamın vesayetin sesi haline dönüştüğü zamanlar yaşandı. Ama hiç birinde bu makam 10 Ağustos 2014 tarihinden bugüne kadar olduğu gibi bir saldırıya, hücuma, eleştiriye, hatta hakarete uğramadı. Cumhurbaşkanlığı makamında darbecilerin oturmasını içlerine sindirenler şimdi aynı makamda doğrudan milletin oyları ile göreve gelen birinin, yani şahsımın bulunmasına tahammül edemiyorlar. Çünkü bunların ne cumhuriyet, ne de demokrasi diye bir dertleri var ne de cumhura, millete, onun tercihlerine saygıları var.

-“BU DEĞİŞİM SADECE SİMGESEL DEĞİLDİR”-

Cumhursuz cumhuriyet, halksız demokrasi özlemi içinde olanlarla milletimizin mücadelesi sürüyor. Cumhuriyeti uhdesine geçiren milletimiz yıllarca bu kavramı kullananların ellerinden bir istismar araçlarını daha almıştır. Artık cumhuriyetin sahibi milletimizin ta kendisidir, sembolü de işte bu cumhurbaşkanlığı külliyesidir. Bundan sonra hiç kimse cumhuriyet adına, cumhuriyeti korumak adına, cumhuriyetin tehlikeye düştüğü iddiasıyla ortaya çıkarak vesayet hevesini hayata geçirmeye çalışamayacaktır. Bu değişim sadece simgesel değildir çok güçlü bir altyapıya, çok güçlü bir arka plana da sahiptir. Cumhuriyetimizin ilk 80 yılında yapılan işlerle, son 12 yılında yapılanları karşılaştırdığımızda ortaya çıkan tablo, kimin gerçek cumhuriyetçi kimin de sadece istismarcı tüm çıplaklığıyla ortaya koyacaktır. Bununla da yetinmedik, ülkemizin ve milletimizin geleceği için geliştirdiğimiz vizyonun odağına cumhuriyetimizin 100 yılı olan 2023’ü hedef olarak belirledik. Artık cumhuriyetin bugünün ve geleceğinin sorumluluğu, cumhura ve onun temsilcisi olan cumhurbaşkanına, meclise, hükümete aittir. Bu bakımdan bugün, cumhuriyetimizin 92. yıldönümü farklı bir anlama, farklı bir öneme sahiptir.” (ANKA) 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.