Erdoğan: Bize Bu Vatanı Dar Etmeye Çalışanlara Kusura Bakmasınlar Biz Bu Vatanı Dar Ederiz

ANKARA(ANKA)-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz herkese kucağımızı açıyoruz" derken, &quo...

Haberler 04.11.2015, 16:20
Erdoğan: Bize Bu Vatanı Dar Etmeye Çalışanlara Kusura Bakmasınlar Biz Bu Vatanı Dar Ederiz

ANKARA(ANKA)-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz herkese kucağımızı açıyoruz" derken, "Kimse bize kucaklama noktasında akıl vermesin. Biz kucaklamayı çok iyi biliriz. Yeter ki onlar da bizi kucaklamayı bilsin" açıklamasında bulundu. Türkiye'den başkan vatan olmadığının altını çizen Erdoğan, "Bizim bu vatandan başka vatanımız olmadığına göre, bize bu vatanı dar etmeye çalışanlara kusura bakmasınlar biz bu vatanı dar ederiz" dedi. 

Erdoğan, 1 Kasım seçimlerinin ardından ilk kez muhtarlarla buluşarak önemli açıklamalarda bulundu. Seçim sonuçlarını değerlendiren Erdoğan, "Milletimiz 1 Kasım'da 'ben koalisyon istemiyorum, güçlü bir tek parti iktidarıyla yoluma devam etmek istiyorum' mesajını verdi. Yine milletimiz, siyasetin meşru imkanları yerine, terör örgütü yöntemlerini benimseyenlere, bu yolun yanlış olduğunu net bir şekilde ifade etti. Azınlığın çoğunluğa tahakkümü anlamı taşıyan taşkınlıklara yönelenler milletimiz tarafından bir kez daha seçim sandığı marifetiyle ikaz edildi, uyarıldı" dedi. 

“Hamdolsun milletimiz bizi mahcup etmedi. Biz bugüne kadar milletin tercihlerine hep saygı gösterdik" ifadelerini kullanan Erdoğan, "Türkiye Gezi olaylarıyla ilk kıvılcımları çakılan, 17-25 Aralık'la ve bölücü terörle tırmanan günleri geride bırakıyor. Artık bölgenin çözümlerine, büyük ve yeni Türkiye'ye projelerimize yöneleceğiz" diye konuştu. 

1 Kasım seçimlerinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Erdoğan, "7 Haziran'da siyasi partilerimiz çok iyi bir sınav veremedi. Milletin menfaatleri için bir araya gelemediler" ifadelerini kullandı. Erdoğan, milletin 1 Kasım'da "Ben koalisyon istemiyorum, tek parti iktidarıyla yoluma devam etmek istiyorum" mesajı verdiğini dile getirdi. 

-TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ ÇABALARI SONUÇSUZ KALMIŞTIR’’-

"Sözünü millete söyleyenlerle, içeriden ve dışarıdan destek almayı düşünen herkes 1 Kasım seçimlerini çok iyi analiz etmelidir" diyen Cumhurbaşkanı, şunları kaydetti:

"Eski Türkiye'nin refleksleriyle hareket edenler bir kez daha görülmüştür. Milletimiz teröre, onlara sırtını dayayanlara, her türlü paralel yapıya ve bunlar karşısında gerekli dirayeti koruyamayanlara mesajını açık bir şekilde ifade etmiştir. Toplum mühendisliği çabaları sonuçsuz kalmıştır. Milletimiz yerli ve milli değerlere sahip çıktığını göstererek geleceğine sahip çıktığını göstermiştir. 

Her fırsatta tekrarladığımız bir şey var Tek millet tek bayrak tek vatan tek devlet. En batıdan en doğuya 78 milyonuyla biz Türk'ü, Kürt'ü, Roman'ı, Zaza'sı, Çerkezi'yle tek milletiz. Bunu bir defa kabulleneceğiz. Makam, mevki, ırk için birbirimiz sevmeyeceğiz, Allah için seveceğiz. Kimse beni Cumhurbaşkanı olduğum için sevmesin. Hepimiz öleceğiz unutmayın, bu kardeşiniz de ölecek. Bizi mezara gömdüklerinde kimse 'bu cumhurbaşkanıydı' demeyecek. Kubbede hoş bir seda bıraktıysak ne mutlu bize. Mesele bu." 

-“ KÜRTÇÜLÜK YAPMA, TÜRKÇÜLÜK YAPMA’’-

Herkesin kim olduğunu söyleyebileceğini söyleyen Erdoğan:

"Ama Romancılık yapma, Kürtçülük yapma, Türkçülük yapma mesele bu. Bunu yaptığımız zaman bölünürüz. Unutmayalım Biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. Niye bizi bölüyorlar, niye bizi parçalıyorlar.  Biz buralara hangi yatırımı yapmadık. Biz Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya çok büyük yatırım yaptık. Cumhuriyet tarihinde yok böyle yatırım. Hala daha yapılmaya devam ediyor. Ama biz yapıyoruz, siz yakıp yıkıyorsunuz.

Göreve geldiğimizde 76 üniversite vardı, şimdi 193 üniversite var. Bunları niye yaptık? Benim Hakkari'deki kardeşim fakirdir, çocuğunu üniversiteye gönderemeyebilir. Biz üniversiteyi ayağına gönderdik. Ama sen ayağına gelen üniversiteyi af edersin bombalarla yıkmaya çalışırsan biz oraya nasıl doçent, profesör gönderemeyiz. Onların can güvenliğini korumak zorundayız. Ben onun için Doğu'da, Güneydoğu'da görev yapan bu akademisyenlerimizi de, polisler köy koruyucuları nasıl kahramansa, doktorlarımızı da, öğretmenlerimizi de vatansever kahraman olarak görüyorum." 

-“KENDİ TABUTLARININ ÜZERİNE MALUM BİR PAÇAVRA SERİYORLAR’’-

Tek bayrak vurgusuyla konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Bizim mevcut bayrağımız dışında bayrak tanımıyoruz. Bu bayrak bir renk cümbüşü değildir. Ama bu beyler 'bizim bayrakla sorunumuz' yok diyor, bayrağımızı gördüğü yerde kaçıyor, bazen de göstermelik bunu yapıyorlar. Kendi tabutlarının üzerine malum bir paçavra seriyorlar. Sonra da 'bayrakla sorunum yok' diyor. Ne bu? Siz muhtarlarımız vasıtasıyla bu yanlışları düzelterek çok farklı, çok aydınlık günlere beraber yürüyeceğiz. Bu topraklar üzerinde operasyon yaptırmayız. Askerlerimiz, polisimiz bölgedeler. Dağ, taş demiyor. Şehidimiz de oluyor. Oraya yürüyen bizim evlatlarımız var. Biliyorum, aileler bu konuda çok dertli. O makam o kadar değerli ki... Bu mücadeleyle onların kanı yerde kalmayacak" dedi. 

 “YENİ ANAYASA TALEBİ KARŞISINDA DİRENENLER 4 SENE SONRA YAPILAN SEÇİMDE YİNE VERİRLER’’

Erdoğan, 1 Kasım'ın en önemli mesajlarından birinin de yeni anayasa olduğunu dile getirdi. Daha önceki yeni anayasa çalışmalarını hatırlatan Erdoğan, "Yeni anayasa hazırlıklarında, biz '4 partinin 4'ü de 3'er üye versin bu çalışmayı yapalım' dedik. Derdimiz üzümü beraber yemek. Ama hepsi masadan kaçtı, bitiremedik. Temenni ederim ki yeni dönemde bu yeni anayasa hazırlıklarına katkı vermekten çekinmezler, masaya oturmak suretiyle hallederler. Yeni anayasa talebi karşısında direnenler 4 sene sonra yapılacak seçimde yine verirler. Meclis'in çalışmaya başlamasıyla beraber bu konunun halledilmesine yönelik çalışma başlayacağına inanıyorum. Tartışma konusu olan tüm hususlar üzerinde konuşulur halledilir, milletimizin huzuruna getirilir. Ben de üzerime düşeni yapar, milletimizin uygulamasına hizmet ederim" şeklinde konuştu. 

-“TAYYİP ERDOĞAN’I SEVERSİN SEVMEZSİN AMA BU MAKAMA KATİL DİYEMEZSİN’’-

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türkiye güçlendikçe, büyüdükçe yurt dışındaki kardeşlerimiz de geleceğine ümitle bakmaya başlıyor. Bölgemiz ve dünyadaki tüm mağdurları da kucaklayabilelim istiyorum. Benim 78 milyonla derdim yok. ama bir şeyi unutmayalım, 78 milyon şu makamı kendi makamı olarak kabullenmek durumundadır. Çünkü burası cumhurun makamıdır. Tayyip Erdoğan'ı seversin, sevmezsin onla da derdim yok. Ama bu makama katil diyemezsin. Bunun için ilgili tüm kamu kurumlarımızla seferberlik ruhu içinde çalışıyoruz. Al bayrağımız dünyanın neresine giderse gitsin gönülden kabul görüyor, gözyaşları içinde karşılanıyor. Bir millet için bundan daha büyük mutluluk olabilir mi?

-“BİZE BU VATANI DAR ETMEYE ÇALIŞANLARA,  BİZ BU VATANI DAR EDERİZ’’-

Türkiye, Suriye ve Irak'tan gelen 2.5 milyon kardeşini kabul ettik, gönlümüzü açıktık. Avrupa ülkeleri ise son aylarda 150-200 bin sığınmacı karşısında paniğe kapılıyor. Bu yüzden Avrupa Birliği'nin geleceğini dahi tartışmaya açtılar. AB, Akdeniz'de yaklaşan gemileri batırmaya çalışırken, biz 65 bin mağduru denizden toplayıp, canlarını kurtardık. Ülkemize gelen herkese kapılarımızı açarken, Avrupa ülkeleri insan seçme çabası içinde. İnsan olarak bakmıyorlar. Önce 'Bu insandır' diyeceksin, gerekli desteği vereceksin. Suriye'deki ve Irak'taki sorunlar bir gün bitecek. Bu insanlar elbet ülkelerine, evlerine kavuşacaklar. İşte o zaman akıllarda sadece Türkiye'nin sergilediği insani duruşla, Avrupa'ya bakış kalacak. Biz herkese kucağımızı açıyoruz. Kimse bize kucaklama noktasında akıl vermesin. Biz kucaklamayı çok iyi biliriz. Yeter ki onlar da bizi kucaklamayı bilsin. Kendimizi onların yerine koyalım, ne yapardık. Bir düşünelim. Bizim bu vatandan başka vatanımız olmadığına göre, bize bu vatanı dar etmeye çalışanlara kusura bakmasınlar biz bu vatanı dar ederiz." 

-"YOLSUZLUK DİYENLER İHANET İÇİNDE"-

Erdoğan konuşmasında yolsuluk değerlendirmesi de yaptı: 

"Suriyeliler için şu ana kadar biz 8 milyar dolar harcadık. Rabbim bereketini veriyor. Bazıları yolsuzluk falan diyor. Bunlar ihanet içinde. Yolsuzluğun içinde olduğu bir iktidar bu yatırımları yapabilir mi? Biz 2014'te 4.5 milyar dolar harcadık dünyadaki garibanlara, bu fakir fukaraya  el uzatmış ülkeyiz. Türkiye bu. Ne yaparlarsa yapsınlar bunların çelmelerine takılmayacağız."

"7 Haziran sonrası Türkiye'nin içine girdiği siyasi belirsizlik ortamını kullanmak isteyenler artık bu hesaplarını gözden geçirmelerini tavsiye ediyorum. Bu vatanı seviyorsak gelin el ele verelim, şu ülkedeki sıkıntıları birlikte aşalım" mesajı da veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Türkiye büyüme hızında dünyadaki birçok ülkeye fark atacak konumda.15-16 Kasım tarihlerinde Antalya’da G-20 toplantısı yapacağız. Dünyanın devleri burada toplanacak. Bu toplantıları bu kardeşiniz yönetecek. Bu toplantılarda da 'kapsayıcılık, kucaklama' diyoruz ya, bu anlayışla adım atacağız. Yatırımlar noktasında dünyanın gelişmemiş ülkeleri, nasıl yatırımlar yapabiliriz bunları konuşacağız. Dünyaya bir Antalya bildirisini açıklayacağız. Biz göreve geldiğimizde dünyada 24. sıradaydık, şimdi 17. sırada bir ekonomi ve G20 ülkeleri içindeyiz. Suriye'nin, Irak'ın geleceğini konuşacağız. Özellikle Suriye ve Irak'la ilgili kendi tarihi etnik tarihi çerçevesinde onlar hakkında nasıl karar aldırabiliriz onları konuşacağız. Bölge insanı geleceğe umutla bakana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. 

-“TERÖR ÖRGÜTÜNE KARŞI OPERASYONLARI KESMEK YOK DEVAM EDECEĞİZ’’-

Yarından itibaren demokrasi ve kalkınma hamlesinin tazeleneceği bir dönem olacağına inanıyorum. Milletimiz müsterih olsun, yarın, bugünden daha iyi olacak. Hiç şüpheniz olmasın. Terör örgütüne karşı operasyonlar ülke içinde ve dışında devam ediyor, kesmek yok, devam edeceğiz. Terör örgütü silahlarını toprağa betonlayarak gömene kadar, tüm elemanları ülke dışına çıkarak tasfiye olana kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Aynı şekilde örgütün şehirlerdeki yapıları çökertilene kadar güvenlik kuvvetlerimizin operasyonları adli ve idari tatbikatları devam edecek. Asla bu devlet Kürt insanına kurşun sıkmaz, bu devlet teröriste kurşun sıkar. Bunu bir defa bilmek lazım. Açıkça söylüyorum; önümüzdeki dönem tartışma değil sonuç alma dönemidir. Bunun adı artık milli birlik ve kardeşlik sürecidir."

Türkiye Cumhuriyeti'nin, tüm kurumlarıyla ayakta olduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Birileri şu anda hep 'kucaklaşmaktan' bahsediyor. Tamam, biz hazırız. Eyvallah da ama siz hiç kucaklamadınız ki ya. Siz şunu yaptınız, 'Biz 2 Kasım'da iç savaş çıkacağından endişe ediyoruz' dediniz. Bu ülkede iç savaşı nasıl konuşursunuz. Eğer bu ülkede iç savaş beklentisi içerisinde olanlar varsa bunlar ihanet şebekesidir, ihanet. Bu ülkede iç savaş hayaliyle yaşayanlar bilsinler ki Türkiye Cumhuriyeti tüm kurumlarıyla dimdik ayaktadır, bunun hesabını soracak güç ve kabiliyettedir. Bunu da herkes bilsin."

(ANKA/SON)

(TB/ÖZK)

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
banner1037

Gelişmelerden Haberdar Olun

@