Ege'yi dünyaya bağlayan liman

TÜRKİYE'deki üç doğal limandan biri olan İzmir'deki Alsancak Liman İşletmesi, özellikle Ege Bölgesi'ni dünyaya açıyor. Kent merkezinde kalan ve demiryolu bağlantısı da bulunan Alsancak Limanı'ndan, 2016 yılının ilk 7 ayında yaklaşık...

Haberler 03.09.2016, 10:32
Ege'yi dünyaya bağlayan liman
TÜRKİYE'deki üç doğal limandan biri olan İzmir'deki Alsancak Liman İşletmesi, özellikle Ege Bölgesi'ni dünyaya açıyor. Kent merkezinde kalan ve demiryolu bağlantısı da bulunan Alsancak Limanı'ndan, 2016 yılının ilk 7 ayında yaklaşık 4 milyar 860 milyon dolarlık ihracat yapıldı, aynı sürede yaklaşık 4 milyar 850 milyon dolarlık da ithalat yapıldı. , kruvaziyer turizmi kapsamında gelen yolcu gemilerinin de demirlediği Alsancak Limanı'nı havadan görüntüledi.
Konak İlçesi Alsancak Semti'nde 1959 yılında işletmeye açılan Alsancak Liman İşletmesi bugün TCDD'ye bağlı olarak hizmet veriyor. Özelleştirme kapsamında olan Alsancak Liman İşletmesi, özellikle Ege Bölgesi'nin adeta dünyaya açılan kapısı görevini üstleniyor. Gemi ve yük operasyonlarının 24 saat kesintisiz yapıldığı, demiryolu bağlantısı da bulunan Alsancak Limanı'nda, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2016 yılının ilk 7 ayında yaklaşık 4 milyar 860 milyon dolarlık ihracat, yaklaşık 4 milyar 850 milyon dolarlık da ithalat yapıldı. Geçen yılın aynı döneminde ise yaklaşık 4 milyar 770 bin dolar ihracat, yaklaşık 4 milyar 900 milyon dolarlık da ithalat gerçekleşti.
İZMİR'DE İHRACAT VE İTHALAT TEMMUZ'DA GERİLEDİ
TÜİK verilerine göre İzmir genelinde, 2016 yılı Temmuz ayında, 2015 yılının aynı ayına göre ihracat yüzde 16.1, ithalat ise yüzde 3.5 geriledi. İzmir'den Almanya'ya yapılan ihracat 2016 yılı Temmuz ayında 80 milyon dolar oldu, bu ülkeyi sırasıyla ABD 51 milyon dolarla, İngiltere 42 milyon dolarla ve İtalya 36 milyon dolarla takip etti. İzmir'e Almanya'dan yapılan ithalat, 2016 yılı Temmuz ayında 113 milyon dolar oldu. Bu ülkeyi sırasıyla Çin 84 milyon dolarla, İtalya 61 milyon dolarla ve İspanya 31 milyon dolarla takip etti. En fazla ihracat yapılan alan ise 'Örme giyim eşyası ve aksesuarı' oldu. Ege Bölgesi'nde Temmuz ayında gerçekleşen ihracatın yüzde 58'i İzmirli firmalar tarafından yapıldı.
GEÇEN YIL 116 GEMİ 227 BİN YOLCU GETİRDİ
Kruvaziyer turizmi kapsamında gelen yolcu gemilerinin de demirlediği İzmir Alsancak Limanı tarihi bölgelere yakınlığıyla öne çıkıyor. Ancak bir dönem gemilerle gelen 500 binin üzerinde turisti ağırlayan İzmir Limanı'na bu yıl kruvaziyer gemiler turist getirmedi. Kruvaziyer turizmi kapsamında, İzmir Ticaret Odası'nın ayakbastı ücretinin bir kısmını karşılaması ve diğer girişimleriyle 2003 yılında 5 sefer ile 3 bin 271 yolcu, 2004 yılında 32 sefer ile 77 bin yolcu, 2005 yılında 26 sefer ile 58 bin 42 yolcu, 2006 yılında 94 sefer ile 183 bin 198 yolcu, 2007 yılında 122 sefer ile 288 bin 17, 2008 yılında 128 sefer ile 321 bin 279 yolcu, 2009 yılında ise 127 sefer ile 309 bin 603 yolcu, 2010 yılında 141 sefer ile 355 bin 899 yolcu, 2011 yılında 272 sefer ile 504 bin 921 yolcu, 2012 yılında ise 286 sefer ile 510 bin 42 yolcu, 2013 yılında 191 sefer ile 463 bin 204 yolcu, 2014 yılında 137 sefer ile 335 bin 891 yolcu, 2015 yılında 116 sefer ile 227 bin 38 yolcu İzmir Limanı'na giriş yaptı. 2016 yılında şu ana kadar limana kruvaziyer turizmi kapsamında turist gelmedi, yalnızca bazı gemiler İzmir'den yolcu alıp tura devam etti.
GARANTİ DESTİNASYONLARI SEÇİYOR
İTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, bir zamanlar kruvaziyer gemilerin yanaştığı ancak son yıllarda terör saldırıları nedeniyle rotadan çıkarılan İzmir'de kruvaziyer turizminin gelişmesi gerektiğini şart koştu. Demirtaş, şöyle konuştu:
"Özellikle Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika piyasasında yaşanan yoğun siyasi hareketlilik ve toplumsal olaylar, kruvaziyer sektörünü son beş yılda derinden etkiledi. Popüler coğrafyalarda var olan kruvaziyer şirketleri turist algısını değiştiremediklerinden son dönemlerde şirketlerinin devamlılığını sağlayabilmek için garanti destinasyonları seçiyor. Ülkemize yolcu getiren en önemli kruvaziyer şirketlerinden Costa Crociere gemileri aylardır İstanbul Boğazı'nı sessiz sedasız geçiyor. Bunu görmek bugün acı verici. MSC Kruvaziyer şirketi ise yüzü Türkiye'ye dönük ancak Yunanistan'da Türkiye'ye yakın adaları rotalarına koyarak Doğu Akdeniz'de ve Ege'de kalma mücadelesi veriyor. İzmir açısından durumu değerlendirecek olursak, bu yıl İzmir Alsancak Limanı'nda sadece Türk turistleri Yunan adalarına götürmek için gelen Celestyal Nefeli gemisini gördük. Çeşme Limanı'na ise hem Türk yolcuların çıktığı hem de küçük ölçekli yabancı bazı gemilerin demirlediğini biliyoruz. Dikili'de de charter tipi bazı küçük gemilerin yanaştığını görüyoruz. Ancak Türkiye açısından çoğu limanımızda yarı yarıya hatta daha fazla azalma var. En acı verici olanı ise ne yazık ki bazı limanlarımıza gemiler yanaşırken içinden yolcu çıkmaması."
"ÜCRETLERDE YAZ VE YA KIŞ TARİFESİ, KADEMELİ TARİFE SİSTEMİ UYGULANMALI"
İTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, kruvaziyer turizmin canlanması için alınan ve alınacak önlemleri şöyle anlattı:
"Oda olarak hem İzmir içinde bulunan limanlar için hem de tüm Türkiye limanları için kruvaziyer şirketleri ile görüşmelerimize devam ediyor, girişimlerde bulunuyoruz.
Ancak aldığımız yanıtlarda şirketlerin Türkiye'den vazgeçmediği yönünde olumlu yanıtlarla birlikte turist algısını yenemeyip, Türkiye'ye satış yapamadıkları ve dolayısı ile kruvaziyer şirketlerinin kabin ücretlerini iade etmemek için de rota değiştirme yönüne gittiklerini anlıyoruz. Elbette bu değişikliklerde bazı ülkelerin ülkemize olan seyahat uyarıları ve yayınlanan bazı özel raporların da etkisi var. Son olarak Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın onayı ile Limanlar Yönetmeliği'nde yapılan değişiklikler ile kruvaziyer gemilerin romörkör alma zorunluluğu kaldırıldı. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Bu oldukça önemli bir gelişme. Biz de bu yıl gelecek olan gemilerdeki turistlerin ayak bastı ücretlerini ödemeye hazırız. Bu gelişmeleri Eylül ayında Tenerife'de yapılacak olan Seatrade Med Kruvaziyer Fuarı'na katılarak kruvaziyer şirketlerine anlatacağız. Diğer yandan sahil sıhhiye ve fener ücretleri rekabet halinde olduğumuz diğer ülke limanlarına göre yüksek. Bu nedenle mutlaka bu ücretlerde de yaz veya kış tarifesi, kademeli tarife sistemi gibi kruvaziyer şirketlerini teşvik edici politikalar uygulanmalı. Teşvik ve tanıtım topyekun ele alınmalı. Türkiye'de gerek kruvaziyer turizmi gerekse diğer tuizm dallarında sektörün daha fazla zarar görmemesi için gerek T.C Kültür ve Turizm bakanlığı nezdinde gerekse denizcilik ve kruvaziyer turizmi özelinde T.C Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı nezdinde acilen bir imaj çalışmasının başlatılmasına ihtiyacımız bulunuyor. Ancak bu şekilde kruvaziyer gemi turizmi tekrar canlanabilir.Ne olursa olsun turizm sosyal bir olgudur ve bir politika uzantısı olarak kabul edilmemelidir. Çünkü turizm gerçek anlamıyla kültürlerin birbirine açılan yüzüdür ve bu kaybedilmemelidir. Fakat elbette bunun yanında oldukça geç kalınmış bir başka proje, Türk bayraklı kruvaziyer gemi projesi de hayata geçirilmeli. Bunu Başbakan ile de görüştüm. İç turizmin deniz yolu ile de hareketlenmesi, kruvaziyer turizmi ile meşgul yabancı şirketlerin Türkiye'nin kaynak Pazar potansiyelini görmelerine de yardımcı olabilir."

FOTOĞRAF

 

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@