Dünyada Her Yil 11 Milyondan Fazla Kişi Sepsis Nedeniyle Hayatini Kaybediyor

Dünya Sepsis Günü kapsamında Baxter Türkiye’ nin düzenlediği “Sağlık Sohbetleri” bilgilendirme toplantısı Ankara’da Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel sözcülüğünde gerçekleştirildi.

Gündem 09.09.2020, 13:45
Dünyada Her Yil 11 Milyondan Fazla Kişi Sepsis Nedeniyle Hayatini Kaybediyor

Dünyada her yıl 11 milyondan fazla insanın hayatını kaybetmesine neden olan sepsis hastalığı hakkında önemli bilgiler paylaşan Prof. Dr. Cinel, sepsisin gerçekleşen her 5 ölümden birinin nedeni olduğuna dikkat çekti. Sepsisinenfeksiyona karşı vücudun verdiği regülasyonu bozuk (disregüle) yanıta organ disfonksiyonlarının eşlik etmesi ile ortaya çıktığını ve özellikle erken tanınıp tedavi edilmezse septik şok ve ölüme yol açtığını belirtti.  

Sepsis konusunda her saniyenin değerli olduğunu  belirten Prof. Dr. Cinel, erken tanı ve tedavinin hayat kurtarmadaki önemini vurguladı. Toplantıda sepsis belirtileri gösteren kişilerin acil olarak sağlık kuruluşlarına başvurmalarının önemine değininen Prof. Dr. Cinel,  Kovid-19 nedeniyle yaşanan kayıpların çoğunluğunun, enfeksiyonu şiddetli geçirenlerde gözlenen sepsisten kaynaklanmakta olduğunu söyledi. Özellikle pandemi sürecinde sepsis ile ilgili farkındalık çalışmalarının büyük önem taşıdığını aktardı. 

 Global tıbbi ürünler şirketi Baxter, düzenlediği bilgilendirme toplantısı ile Dünya Sepsis Günü’ ne destek veriyor.  Dünya Sepsis Günü öncesinde düzenlenen bilgilendirme toplantısı  Ankara’da Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel sözcülüğünde gerçekleşti.  

Toplantıda konuşan Prof. Dr. İsmail Cinel, sepsisin, enfeksiyona karşı vücudun verdiği regülasyonu bozuk (disregüle) yanıta organ disfonksiyonlarının eşlik etmesi ile ortaya çıktığını söyledi. ”Sepsis,  özellikle erken tanınıp tedavi edilmezse septik şok ve ölüme yol açar. Dünyada her yıl 47-50 milyon civarında sepsis vakası görülmekte ve bu  

vakaların yaklaşık 11 milyondan fazlası hayatını kaybetmektedir. Kovid-19 nedeniyle yaşanan kayıpların çoğunluğunun, enfeksiyonu şiddetli geçirenlerde gözlenen sepsisten kaynaklanmaktadır.” dedi. 

Sepis oluşumunda rolü olan mikroorganizmalara değinen Cinel; bakteri, mantar, virüs ve parazit gibi mikroorganizmaların enfeksiyona ve sonrasında da sepsise neden olabileceğini söyledi. Bununla birlikte,  mevsimsel grip virüsleri, kuş ve domuz gribi virüsleri gibi halk sağlığıyla ilgili yüksek bulaşıcı patojenlerle oluşan enfeksiyonlardan da kaynaklanabileceğini de belirtti.  

Sepsisin sıklıkla solunum, gastrointestinal ve idrar yolları enfeksiyonları veya yara gibi yaygın ve önlenebilir enfeksiyonlara karşı vücudun verdiği aşırı tepki  olarak ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Cinel, konuşma bozukluğu veya zihin bulanıklığı, aşırı titreme veya kas ağrısı ve  ateş, tüm gün idrar yapmama durumu, şiddetli nefes darlığı, benekli veya renksiz cildin sepsis belirtileri arasında olduğunu söyledi. Prof. Dr. Cinel bu belirtileri olan kişilerin hiç vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmalarının çok kritik olduğunu belirtti. Prof. Dr. Cinel, sepsisin acil olarak tedavi edilmesi gerektiğini belirtirken,  tedavide her saniyenin çok önemli olduğunu vurguladı..  

Ne kadar sağlıklı veya formda olursa olsun herkesin sepsise yakalanabileceğini söyleyen Prof. Dr. Cinel, bazı grupların daha yüksek risk altında olduğunu belirtti. Prof. Dr. Cinel, 60 yaş üstü yetişkinler, dalağı olmayan kişiler, akciğer, böbrek, karaciğer, kalp gibi kronik hastalıkları olanlar ile diyabet, aids gibi hastalıklar  nedeniyle zayıf bağışıklık sistemi olan bireylerin yüksek risk grubunda olduklarını kaydetti. 

 

Sepsis, dünya çapında önlenebilir ölümlerin bir numaralı nedenidir. Sepsisi önlemenin en iyi yolu, enfeksiyonu önlemektir.  

Sepsisi önlemenin en iyi yolunun öncelikle enfeksiyonu önlemek olduğunu belirten Prof. Dr. İsmail Cinel; alınacak önlemleri çocukluk ve yetişkinlik aşı programlarına uyum, aşılama, temiz su kullanımı, başta el hijyeni olmak üzere genel hijyen kurallarına uyulması, el hijyeni, hastane kaynaklı enfeksiyonların önlenmesi, güvenli doğum ve farkındalık olarak sıraladı. Prof. Dr. Cinel; alınan önlemlere rağmen sepsis gelişen durumlarda ise enfeksiyon odağının hızla kontrol altına alınması ve yoğun bakımlarda uygun organ destek tedavilerinin verilmesinin hayat kurtardığını söyledi. 

Kovid 19’ un olası sonuçlarından biri de sepsis olabilir. Kovid-19 hastaları hastalığı şiddetli geçiriyorsa septik şok yaşayabilirler. Zamanında müdahale, hayatı ve organ işlevini kurtarıcıdır. 

Kovid-19 ve sepsis ilişikisine de değinen Prof. Dr. İsmail Cinel; bakteri, mantar, virüs ve parazit gibi mikrorganizmalar, mevsimsel grip virüsleri, kuş ve domuz gribi virüsleri gibi yüksek bulaşıcı patojenlerle enfeksiyonlardan kaynaklanabilen sepsisin aynı zamanda içinde bulunduğumuz günlerde yaşadığımız Kovid-19 hastalığının da sonuçlarından biri  

olarak da karşımıza çıkabildiğini belirtti.  Prof. Dr. Cinel yoğun bakım hastalarının ortalama yarısında sepsis geliştiğini belirtti.  

Prof. Dr. İsmail Cinel Kovid-19 hastalarından hastalığı şiddetli geçirenlerinde yaklaşık   % 2-5'inde, ortalama 8-10 gün içinde organ fonksiyon bozukluğu belirtilerinin ortaya çıktığını paylaştı. Bu nedenle sepsisin erken belirtilerini bilmek ve tanımak ve teşhis  

edildiğinde hızlı tedaviye başlanın çok önemli olduğunu bir kez daha vurguladı. Zamanında müdahalenin, hayatı ve organ işlevini kurtarıcı olduğunu söyledi. 

 

 Dünya Sepsis Günü Hakkında 

Dünya Sepsis Günü, 2012 yılında Global Sepsis Alliance tarafından başlatıldı. GSA, dünya çapında sepsis yükünü azaltmak için küresel liderlik sağlama misyonuna sahip, kar amacı gütmeyen bir yardım kuruluşudur. Her yıl 13 Eylül'de dünyanın her yerindeki etkinlikler dünya çapında sepsis konusunda farkındalık yaratıyor. Medikal eğitimler ve ve bilgilendirmeler, spor etkinlikleri, fotoğraf sergileri, pembe piknikler, gala etkinlikleri, akşam yemekleri gibi bağış toplama etkinlikleri ve daha fazlasını yapıyor.  

Daha fazla bilgi için:  https://www.worldsepsisday.org 

 

Türk Yoğun Bakım Derneği Hakkında 

Türk Yoğun Bakım Derneği 1978 yılında Türkiye’ de yoğun bakım ünitelerinin gelişmesi, yoğun bakım uzman sayısının arttırılması, yoğun bakım standartlarının oluşturulması, acil hizmetlerin planlanması, acil vakalara olay yerinde müdahale ve tıbbi kontrol altında nakil koşullarının gerçekleşebilmesi için gerekli eğitimin verilmesi ve ilgili birimlerle temas kurulması amacıyla kurulmuştur. ‘Yoğun bakım branşının geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve bu konuda gelişmiş ülkelerdeki yeniliklerin ve güncel uygulamaların ülkemizin bu konu ile ilgili hekimlerine aktarılması amacı ile ulusal ve uluslararası kongre ve sempozyumlar düzenlemek veya bu konularda düzenlenen kongre ve sempozyumlarda bilimsel kurullarda görev alıp bu sempozyumlardaki ana konu başlıklarını ve konuşmacıları belirleme misyonunu devam ettirirken ayrıca yoğun bakım eğitiminin bir parçası olarak mezuniyet sonrası kurslar ve bölgesel toplantılar düzenlenme faaliyetlerini de aktif olarak sürdürmektedir. 

 Daha fazla bilgi için: https://www.yogunbakim.org.tr/ 

 

Baxter Hakkında 

Her gün milyonlarca hasta ve hasta yakını Baxter’in yoğun bakım, beslenme, renal, hastane ve cerrahi ürünlerini güvenle kullanmaktadır. 85 yılı aşkın bir süredir, insanların hayatlarını kurtaran ve sağlıklı bir şekilde yaşamlarını sürdürmelerini destekleyen yenilikleri geliştirmekteyiz. Bu alanda geliştirdiğimiz tedavileri uygulayan sağlık mesleği mensuplarıyla işbirliği içinde çalışmaktayız. Baxter olarak 100’den fazla ülkede faaliyet göstermekteyiz.  Dünya çapındaki çalışanlarımız ile mevcut teknolojiler ve tedavilerin yanı sıra, şirketimizin geniş medikal inovasyon gücünü  gelecek nesil dönüştürücü sağlık hizmetlerindeki yenilikleri daha da artırmak için kullanmaktayız.   

Daha fazla bilgi için www.baxter.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz. 

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
banner1037

Gelişmelerden Haberdar Olun

@