Davutoğlu: Devletin Zengin, Milletin Fakir Olduğu Bir Konjonktür, Kaosun Kaynağıdır

İSTANBUL (ANKA) – Başbakan Ahmet Davutoğlu, devletin zengin, milletin fakir olduğu bir konjonktür&uum...

Haberler 27.10.2015, 15:40
Davutoğlu: Devletin Zengin, Milletin Fakir Olduğu Bir Konjonktür, Kaosun Kaynağıdır

İSTANBUL (ANKA) – Başbakan Ahmet Davutoğlu, devletin zengin, milletin fakir olduğu bir konjonktürün, bütün huzursuzlukların ve kaosun kaynağı olduğunu belirterek, “Sosyal yardımlar vatandaşa bir lütuf değil, ikramdır. Ülkeyi büyütecek, gelirini arttırıp fazlasını halkla paylaşacak kabiliyeti olmayanların sözüne hiç itibar etmeyin. Onlar, yardımlaşma güzelliğini kavrayacak incelikte olmayıp ‘kömür, makarna edebiyatı’ yapanlardır” dedi.

Davutoğlu, Haliç Kongre Merkezi’nde “Çalışan Kadınlar Buluşması”nda konuştu. Bütün hedeflerinin, “bu ülkenin kadınlarının, kız çocuklarının yüzlerini sürekli gülümsemeyle taçlandırmak” olduğunu söyleyen Davutoğlu, şunları ifade etti:

“Bana göre, bir siyasi iktidarın en büyük hayali bütün vatandaşlarının ve bu arada da kadınlarının mutluluğunu ve gülümsemelerini temin etmesi olmalıdır. Bizim de derdimiz, davamız budur. Bizler aileyi en temel değer olarak gören bir kültüre sahibiz. Ailenin temel direği kadındır. Burada Türkiye’nin küçük bir özetini görüyorum. Partimizin kadın kollarından kardeşlerimiz de var, farklı alanlardaki faaliyetlerini STK çatısı altında sürdüren hanımefendiler de var, iş dünyasından hanımlar da var. Bu salonda AK Parti’nin önce zihinlerde, sonra ülke sathında gerçekleştirdiği dönüşümün izleri var. Her düşüncedeki hanımdakilerin örgütlenme özgürlüğüyle elde ettikleri çoğulculuğun göstergesi, bu salondaki STK’ların çeşitliliğidir. Bugün bu salonda her birinin temsilcisini gördüğümüz STK’lar, kadınların sosyal hayata katılımının dinamik temsilcileridir. Hala pek çok zihinsel bariyere rağmen, değişik işlerde üst düzey görevlere başarıyla ulaşmanın göstergesi, bu salondaki iş kadınlarımızın, meslek sahibi kadınlarımızın çokluğudur. Ne çok yasağın, engellemenin olduğu günlerden geçip bugünlere ulaştık. AK Parti hiçbir zaman tek boyutlu, tek eksenli bir parti olmadı. Hiçbir zaman kadının sesini duyuramadığı, temsil edilmediği bir parti olmadı ve kadınların AK Parti içinde en etkin görevlerde bulunması için de her zaman önlerini açmaya özen gösterdik. Dünyanın en büyük kadın teşkilatına sahip partisi, AK Parti’dir. Partimizin 9 milyonu aşkın üyesinin 4 milyondan fazlası kadındır. Bu rakam, diğer partilerin toplam üye sayısının 2-3 katıdır.”

-“SOSYAL YARDIMLAR VATANDAŞA BİR LÜTUF DEĞİL”-

Devletin zengin, milletin fakir olduğu bir konjonktürün, bütün huzursuzlukların ve kaosun kaynağı olduğunu belirten Davutoğlu, şöyle devam etti:

“Sosyal yardımlar vatandaşa bir lütuf değil, ikramdır. Devletle millet arasındaki bağın güçlendirilmesini sağlar. Gelişmiş ülkelerde bu tür pek çok destek kalemi vardır. Ülkeyi büyütecek, gelirini arttırıp fazlasını halkla paylaşacak kabiliyeti olmayanların sözüne hiç itibar etmeyin. Onlar, yardımlaşma güzelliğini kavrayacak incelikte olmayıp ‘kömür, makarna edebiyatı’ yapanlardır. 13 yılda pek çok hizmet, büyüme, ilerleme, iyileşme oldu. Bu değişimden, dönüşümden kadınlar da aile müessesemiz de payını aldı. Geçtiğimiz 13 yıl içinde kadınlarla ilgili büyük reformlar gerçekleştirdik. 13 yıllık iktidarımız boyunca kadınlardan aldığımız güçle, kadın hakları konusunda çok büyük ilerlemeler kaydettik. Çözülemez zannedilen, çözülebileceği hayal dahi edilemeyen konularda bile ilerlemeler kaydettik. Kızlarımızı yıllarca büyük bir zulme muhatap eden başörtüsü sorununu temelden çözdük. Bu yasağa son verdik. Kanayan toplumsal bir yara iyileşti.”

-“2 KASIM’DA YEPYENİ BİR SABAHA UYANACAĞIZ”-

7 Haziran’dan bu yana siyasette yeni bir tablonun ortaya çıktığını kaydeden Davutoğlu, şunları ekledi:

“Bazı çevreler, muhalefet partileri seçim sonrası yönetim boşluğu doğabileceği ümidine kapıldılar. Biz, ülkede hiçbir yönetim boşluğuna izin vermeyeceğimizi ilan ettik, haykırdık. Karşılaşacağımız sıkıntıları biliyorduk. Siz de şahitsiniz ki, bu 4 ay içinde yönetim boşluğuna izin vermedik. Bu olmayınca kaos çıkartmayı, ülkenin ilerlemesini yavaşlatmayı amaçladıkları için bu sefer terör maşasını devreye soktular ama elbette ki bunda da başarılı olamayacaklar. Buradan bütün kadınlara sesleniyorum; terörün ve terörle birlikte ortaya çıkan bütün dertlerin devası kadınlardır. Biz, şehit annelerimizden, Diyarbakır anneleriyle el ele vererek terör belasına karşı aynı gür sesle haykırmalarını rica ediyoruz; çünkü kadının hassas ruhu, bütün bu şiddete karşı genç nesilleri yetiştirecek en temel kaynaktır. Bu zor durumlarda bizler hep kadınların merhametine sığındık. Şimdi de bu zor günleri aynı merhamet bilinciyle aşacağımıza inancım tamdır. Terörden medet uman kim olursa olsun, hak ettiği cevabı alacak ve mutlaka kurduğu tuzağın kendisi kurbanı olacaktır. Sorunlarımızın çözümü için sizin katkılarınıza, merhametinize ihtiyacımız var. 1 Kasım’a sayılı günler kaldı. Ben inanıyorum ki, kadınlar yine akıllarıyla, vicdanlarıyla en doğru kararı verecekler ve Türkiye’nin kaderini oylarıyla belirleyecekler. Yine kadınlar doğru kararlarıyla demokrasiye, hukuk düzenine, adalete yön verecekler. 2002’den bu yana yaptıklarımızı, 1 Kasım’dan sonra yapacaklarımızla taçlandıracağız. 1 Kasım sonrası kadınlara, annelere, topyekun ailelere yönelik yepyeni hizmetlerimiz olacak. 2 Kasım’da yepyeni bir sabaha uyanacağız. Türkiye’yi bütün engellemelere rağmen yeniden inşa edeceğiz, hiçbir ayrım gözetmeden siz kadınlarla birlikte inşa edeceğiz.” (ANKA)
(AYÇ/ÖZK) 

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@