Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: Seçkinci Fanteziler Yerine Sıradan İnsanları Dinlesinler

ANKARA (ANKA) – Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın Daily Sabah gazetesindeki köşe ...

Haberler 07.11.2015, 16:10
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: Seçkinci Fanteziler Yerine Sıradan İnsanları Dinlesinler

ANKARA (ANKA) – Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın Daily Sabah gazetesindeki köşe yazısında “uzlaşı” vurgusu yaptı. Kalın, seçkinci fantazilerle Türkiye’nin toplumsal ve siyasi dinamiklerini devamlı yanlış okuyanların sıradan insanları daha dikkatli dinlemek zorunda olduklarını belirtirken, “Umarım, seçim sonuçları onlara siyaset ya da gazetecilik olarak Erdoğan’a vurmak şeklindeki başarısız olmuş stratejilerini yeniden değerlendirme fırsatı verecektir” dedi. İbrahim Kalın ayrıca, “Konsensus siyaseti tüm Türk vatandaşları için birlikte varoluşun etiğini geliştirmede uzun bir yol olabilir, gerilimleri düşürecek ve kutuplaşmanın üstesinden gelebilecek ortak bir yurttaşlık görevi…” görüşünü dile getirdi.

-DAILY SABAH’TAKİ KÖŞEYAZISI-

Kalın “Seçimlerden Sonra Uzlaşı Siyaseti” başlığını verdiği yazısında 18 ay içinde yapılan dört seçimden sonra Türkiye'nin artık, ülkenin daha geniş stratejik konularda odaklanması partizan siyaseti terk etmesi gerektiğini bildirdi.

Bunun, terör, mülteciler ve ekonomiyi canlandırıcı gibi acil sorunları gidermenin yanı sıra Türkiye'nin iç barış ve istikrarı için gerekli olduğunu anlatan Kalın, “Konsensus siyaseti gereksiz gerginlikleri ve kutuplaşmayı aşmak için büyük bir yardımcı olabilir. 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinin sonuçları arasında keskin karşıtlık, siyasi istikrar ve sosyal barış için bir dizi dersler veriyor. Bir önemli sonucu, siyasi ve ekonomik konularda farklılıkların çoğulcu siyasetin önemini zayıflatmaması, fakat bir hayli güçlendirmesi gerektiği” dedi.

“Toplumca kabul edilen ve saygı duyulan farklılıklarla güçlü ve istikrarlı bir hükümetin” Türkiye'nin şu anda karşı karşıya olduğu zorluklarla bölgesel sorunlarının üzerine gidebilmesi için gerekli olduğunu belirten Kalın, “Bunu gerçekleştirmenin sorumluluğu sadece Adalet ve Kalkınma Partisi'nin değil bütün siyasi partilerin omuzlarındadır.  Beraberlik duygusu olmadan, sivil siyaset mümkün değildir. Ortak bir gündem için çalışmak farklılıkları silme anlamına gelmez. Farklılıklar, eğer rasyonel ve etik yönetilirse siyaset ve toplumu zenginleştirebilir. Ayrıca birlik, tekdüzelik değildir. Ortak bir zemin arayışı ve paylaşılan duyguların gelişmesi mutlaka sterotipik bireylerden oluşan bir grup ve monolitik bir topluma yol açmaz” dedi.

Ahlaki yurttaşlık kuralları aracılığıyla farklılıkları yönetmenin tüm vatandaşlar için uzlaşma siyaseti açısından kilit öneme sahip olduğunu anlatan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın değerlendirmelerinden bir bölümü şöyle:

“-Türkiye’nin bir dizi soruna indirgenemeyecek siyasi ve sosyal yapısı çoklukta birlik perspektifini çağırıyor. Bu ilkeyi uygulamaya dönüştürmek kolay olmasa da siyaset sanatının temel hedefidir. Türkiye’nin farklı sosyal kilim dokusu, farklı kimlik ve grupları kapsıyor. Türk, Kürt, Arap, Çerkes, Arnavut, Roman ve diğer gruplar Türkiye’nin toplumsal-etnik haritasını oluşturuyor. Dini azınlıklar Ortodoks Hristiyanları, Katolikleri, Asurileri ve Yahudileri içeriyor.

-Sonra katı bir şekilde dindar ve milliyetçilerden liberal solcu ve laiklere kadar ideolojik gruplar var. Her perspektif insanların ve ülkenin ortak yararına katkıda bulunabilir ancak bu belirli bir sorumluluk gerektirir.

-Orada mesela ne laikler ne de milliyetçiler gibi, bu gruplar arasında farklılıklar da monolitik bir grup oluşturuyor. Bu farklılıklar, bölünme ve kutuplaşmadan ziyade bir güç kaynağı olarak övülmeli ve kucaklanmalı. Bu farklı perspektiflerin çakıştığı yer ise bir taraftan ortak bir tarih ve kültürel kökleşmişlik olurken diğer taraftan demokrasi, özgürlük, istikrar ve refahtır. Rasyonel bir siyasi düzen, saygı duyulacak farklı görüş noktalarından biridir ve hukukun üstünlüğü ve herkes için eşitlik çerçevesinde temsil edilmektedir. Güçlü, huzurlu ve istikrarlı bir Türkiye, herkesin yararına olacaktır. Bu aynı zamanda giderek kaotik hale gelen bir bölge ve kutuplaşmış dünyada Türkiye’ye güçlü ve istikrarlı bir ortak olarak ihtiyacı olan bölgesel ve küresel oyuncuların da çıkarınadır.”

-“MUHALEFET BİRBİRİNİ VE HALKI SUÇLAMAK YERİNE DERSLER ÇIKARMALI”-

Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da uzlaşmanın ve kucaklaşmanın önemine değindiklerini anlatan İbrahim Kalın, “Seçim sandığında tecelli ettiği gibi 1 Kasım seçimlerinde önemli kayıplar veren muhalefet partileri halkın iradesini kabul etti. Seçimleri için birbirlerini ya da halkı suçlamak yerine, tüm tarafların son beş ay içinde iki seçimden dersler çıkarması gerekir” dedi.

-“SEÇKİNCİ FANTEZİLERLE TÜRKİYE’Yİ YANLIŞ OKUYANLAR…”-

Kalın, seçkinci fantazilerle Türkiye’nin toplumsal ve siyasi dinamiklerini devamlı yanlış okuyanların sıradan insanları daha dikkatli dinlemek zorunda olduklarını belirtirken, “Umarım, bu sonuçlar onlara siyaset ya da gazetecilik olarak Erdoğan’a vurmak şeklindeki başarısız olmuş stratejilerini yeniden değerlendirme fırsatı verecektir” dedi.

Kalın makalesini, “Konsensus siyaseti tüm Türk vatandaşları için birlikte varoluşun etiğini geliştirmede uzun bir yol olabilir, gerilimleri düşürecek ve kutuplaşmanın üstesinden gelebilecek ortak bir yurttaşlık görevi…” diye bitirdi. (ANKA)

(ORH/ÖZK)

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
banner1037

Gelişmelerden Haberdar Olun

@