Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Hdp'ye: 7 Haziran'da Bunu Başardınız, 1 Kasım'da Başaramayacaksınız

ANKARA (ANKA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Birkaç bayrakla milletimizi aldatamayaca...

Haberler 29.09.2015, 15:45
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Hdp'ye: 7 Haziran'da Bunu Başardınız, 1 Kasım'da Başaramayacaksınız

ANKARA (ANKA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Birkaç bayrakla milletimizi aldatamayacaksınız. 7 Haziran’da bunu başardınız, 1 Kasım’da inanıyorum ki, bunu başaramayacaksınız” dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda düzenlenen 11. Muhtarlar Toplantısı’nda konuştu. Yurt içinde ve yurt dışında operasyonların aralıksız sürdüğünü söyleyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Yine bu gece sınır ötesinde de operasyonlarımız oldu, 30’un üzerinde terörist öldürüldü. Burada durmayacağız. Rehavet yok, aynen devam edeceğiz. Bunların yurt içindeki sözde şehitlikleri de varmış ya, buralara kurdukları ‘taziye evi’ adı altında mühimmat depoları var. Onları filan da biz aynen yerle yeksan ediyoruz. Oralar bir taraftan bombalanıyor, bir taraftan da temizleniyor. Buralarda esnafımızı oraya çağırıp haraca bağlayan, tehditle paraların alındığı herhalde birçoğunuzun malumudur. Buna fırsat veremeyiz. Şu anda belki bir süre bunlar devam edecekler ama biliniz ki, bunlar son çırpınışlardır, bunun da sonuna kadar giderek hesabını milletimiz, şehitlerimiz adına sormaya devam edeceğiz. Geçtiğimiz 12 yılda özgürlük ve güvenlik arasındaki hassas dengeyi koruyarak Türkiye’ye sınıf atlattık. Artık üniversitesi olmayan şehrimiz yok. 12 yılda neredeyse 79 yıllık Cumhuriyet döneminde yapılan derslik kadar derslik yaptık. 193 tane üniversite var. Aynı şekilde hastanelerimiz… Bir sıkıntı olunca hemen ambulans uçakla alıp en ücra köşelere götürecek imkana sahibiz. Bu, insanlar arasında ayrım gözetmediğimizin en güzel ifadesidir. Ama terör örgütü ayrımcılığın ta kendisini yapmak suretiyle, Türkü Kürte, Kürtü Türke düşman etmenin gayreti içinde. Biz ise kardeş etme gayretindeyiz. Ayrıma hiçbir zaman fırsat vermedik. Onlar yatıyorlar, kalkıyorlar, ‘Kürt’ün hakkını ben temsil ederim.’ Yok ya… Bunlar sadece benim Kürt kardeşimin istismarını yapıyorlar. Bunlar istismarcı. Siz, terör örgütünü arkasına alanlar, hendek kazmaktan başka ne yaptınız bu ülkede? O kazdığınız hendekler Cizre’ye, Silopi’ye, Nusaybin’e hizmet mi götürüyor? O hendekleri kazmak suretiyle halkın huzurunu nasıl kaçırırız, siz bunu yapıyorsunuz. Cizreli kardeşim Cizre’den kaçıyor mu, kaçıyor, Silopi’deki, Nusaybin’deki kaçıyor mu, kaçıyor. Niye? Huzur yok. Kaçıranlar kim, bunlar...”

-“7 HAZİRAN’DA BUNU BAŞARDINIZ, 1 KASIM’DA BAŞARAMAYACAKSINIZ”-

Muhtarlara, “Sizler atanmış memur değilsiniz. Ben nasıl seçilmiş bir insansam, sizler de seçilmiş birer muhtarsınız. Beni de sizi de vatandaş seçti. Seçilmişler, atanmışların önündedir” diye seslenen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Buradan hareketle, teröre karşı mücadeleyi yılmadan, usanmadan beraber vereceğiz. Terör örgütü, güvenlik güçlerimizle birlikte bölge insanına da alçakça saldırıyor. Dün gördünüz, bir zırhlı araca roket, sıyırıyor, bir eve, o evde 9 yaşında bir yavru maalesef şehit oluyor, aile yaralanıyor. Bunun bedelini bunlara ödetmek durumundayız. İstanbul’daki mitingimizde yerli ve milli olmanın üzerinde durduk. Bundan rahatsız olanlar oldu. Benim bölgede ve ülkemizin dört bir yanında yaşayan her vatandaşım gibi Kürt kardeşlerim de Zaza kardeşlerim de yerlidir, millidir, bu vatanın öz evladıdır. Terör örgütüyle burada çok büyük farklılıklar var. Oradaki vatandaşlarım ‘Ben her ne kadar Kürtsem milletimi, bayrağımı, devletimi seviyorum’ diyor. Ama terör örgütü kendilerini nasıl gösterirse göstersinler, yerli değildir, bu ülkenin ve milletin asla bir parçası değildir. hangi adla olursa olsun, ülkemizin kazanımlarına saldıranlar, birliğine, bütünlüğüne kast edenler bu vatana ait değildir, isterse parlamentonun içinde olsun. Hamburg’ta toplantı yapıyorlar. Ta Trinidad’ın bayrağı asılı ama orada Türk bayrağı yok. Japonya’nın bayrağı var ama Türk bayrağı yok. Hani bayrakla sorununuz yoktu? Sizin milletle de sorununuz var, bayrakla da sorununuz var, vatanla da sorununuz var, devletle de sorununuz var. Aynı şekilde terör örgütüne dolaylı ve doğrudan destek veren yayın organlarının sahipleri de bu tavırlarıyla yerli olmadıklarını gösteriyorlar. Kendileri veya ataları ülkemiz topraklarının dışında doğmuş milyonlarca kardeşimiz var ki, sonuna kadar yerli ve millidir. Türküm diyebilirsin, bu senin en doğal hakkındır ama Türkçüyüm dersen ayrımcısın, Kürtüm diyebilirsin ama Kürtçüyüm dersen ayrımcılık yapmış olursun. Lazcılık, Boşnakçılık yaparsan ayrımcı olursun. Yerlilik ve millilik, köken ötesi, siyasi sınırlar ötesi, her türlü farklılıklar ötesi bir anlayıştır. Bunu idrak edemeyenler, meseleyi günlük siyasetin parametreleri içine hapsederek ihtiyaç duyduğumuz birlik, beraberlik, kardeşlik iklimini zehirliyorlar. Affedersiniz o teröristlerin cesetlerine sardıkları paçavra belli. Bir de utanmadan sıkılmadan bayrakla sorunumuz yok, peki bu ne, Hamburg’ta yaptığınız ne? Birkaç bayrakla milletimizi aldatamayacaksınız. 7 Haziran’da bunu başardınız, 1 Kasım’da inanıyorum ki bunu başaramayacaksınız.”

-“HİÇ KİMSE KUSURA BAKMASIN; DURMAYACAĞIM, SUSMAYACAĞIM”-

Her şehidin bir hüzün kaynağı olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Ama unutmayalım ki, kıyametin son anına kadar şehitler devam edecek. Şehitlik sadece bizim dinimizde var. Zerdüştlerde değil ya da onlarla beraber yürüyenlerde değil. Öyle sözde şehitliklerle şehitlik olmuyor. Onlar, saf, samimi Müslüman kardeşlerimizi aldatmak için kurulan sözde şehitliklerdir. Oralardaki taziye evleri mühimmat deposudur, içinde teröristlerin resimleri vardır” dedi.

“Kim ne derse desin, ben ülkemizin ve milletimizin birliği, beraberliği, geleceği için doğru bildiğim yolda kendi üslubumla ve elbette anayasal sınırlar içinde mücadele etmeyi sürdüreceğim. Ne zaman ki milletim bana ‘tamam’ der, bu bayrağı yine milletimin vazife verdiği kişiye teslim eder, kenara çekilirim. O zamana kadar hiç kimse kusura bakmasın, durmayacağım, susmayacağım, çalışacağım, koşturacağım, mücadele edeceğim” diyen Erdoğan, “Cumhurbaşkanı hiçbir şeye karışmasın” demenin, “Cumhurbaşkanı görevini yapmasın” anlamına geldiğini söyledi.

-“KİMİN DÜRÜST OLDUĞUNA, KİMİN OLMADIĞINA MİLLET ŞAHİTTİR”-

Erdoğan, şöyle devam etti:

“Yaşanan çatışmalarla, terör örgütünün eylemleriyle şahsım ve hükümetimiz arasında ilişki kuran herkes, terör örgütünün amacına hizmet ettiğini bilmelidir. Mademki terör örgütü, demokrasinin çizgisine gelmek istemiyor, öyleyse ona anladığı dilden konuşacak gücümüz de imkanımız da kararlılığımız da vardır. Bugün, bu aşamadayız. Terör örgütü kendince kirli planlar yapmış olabilir ama Türkiye, dünkü Türkiye değil. Türkiye kendi vatandaşlarının bir kısmıyla değil, teröristle, terör örgütüyle mücadele ediyor. Ülke içinde sokak aralarında, mahalle içlerinde sivilleri kalkan eden teröristlere karşı daha ihtiyatlı olmak zorundayız. Terör örgütüne hizmet eden herkese bir çağrıda bulunuyorum; bu oyuna alet olmayın, ey medya, bu oyuna alet olma. Erdoğan’a düşmanlığınız olabilir ki, attığınız manşetlerle bu düşmanlığı görüyorum. Ama siz ne kadar düşman olursanız olun, Rabbimin takdir ettiği ömrü azaltamayacaksınız. Bu mücadele azmimizi de hiçbir zaman yıldıramayacak, durduramayacaksınız ve bu oyunun kazananı asla siz olmayacaksınız. Bugün sizi tahrik edenler, kullananlar yarın yüzünüze dahi bakmayacaklar. Tabi ben bir Conrad meselesi anlatmıştım. Bana söylediklerini anlatmıştım. Bunların hepsini inkar ediyor. Ne kadar hayırlı oldu. O inkar etti, bütün kirli çamaşırları piyasaya dökülmeye başladı mı? A’dan Z’ye devleti nasıl soyup soğana çevirdiklerine dair her şey piyasaya dökülmeye başladı mı? Herkes açıklama yapıyor mu? Sen busun. Kimin dürüst olduğuna, kimin olmadığına millet şahittir. Tayyip Erdoğan, yalandan en çok kaçınan insandır ama siz, hayatınızı yalan üzerine inşa ettiniz. Teröristi ekranınıza çıkarıp cici kız diye gösteren sizsiniz. Onlar için her türlü yolu meşru kılan sizsiniz, sizin ekranlarınız, sizin sayfalarınız ve iftira atmakta üzerinize zaten yok. Tayyip Erdoğan’a oradan mektup göndermene de gerek yok. O gönderdiğin mektupların da kıymeti yok. Kimin nerede, kim için çalıştığı bellidir.” (ANKA)

(AYÇ/ÖZK)

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@