Cumhurbaşkanı Erdoğan(2/son): Çadırda Yaşayacak Halimiz Yok

ANKARA(ANKA) -Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, ne zaman seçime gitse inşaat sektörü ile ilgili bir krizin ortaya atıldığını belirtirken, "İnşaat sektörünün olmadığı ülke bitmiş demektir. Herhalde çadırda yaşayacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan(2/son): Çadırda Yaşayacak Halimiz Yok

ANKARA(ANKA) -Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, ne zaman seçime gitse inşaat sektörü ile ilgili bir krizin ortaya atıldığını belirtirken, "İnşaat sektörünün olmadığı ülke bitmiş demektir. Herhalde çadırda yaşayacak halimiz yok” dedi.

4. Türk Patent Ödülleri Töreni gerçekleştirildi. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, valiler, belediye başkanları ve oda başkanlarına "kendi öz değerlerinize sahip çıkın" çağrısında bulundu.

Dünyada artık ekonomik gücün bilgiyi üretenin, bilgiye sahip olanın eline geçtiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak biz de hızla mal üreten, ekonomiden değer üreten, ekonomiye geçmenin çabası içindeyiz. Daha fazla üretme, daha fazla istihdam üretme gayretimizi bu doğrultuda şekillendirmek durumundayız” dedi.

Türkiye ekonomisine ilişkin gelişmeleri de değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2000 ve 2001 krizlerinin ardından içine düşülen o dar boğazı, sadece 1 milyar dolar kredi için günlerce IMF kapısı önünde yatılan günleri görmezden gelenler, ısrarla bugün felaket tellallığı yapmaya çalışıyor. O günden bugüne Türkiye çok değişti. Bugün bırakın IMF’den borç almayı, göreve geldiğimizde 23,5 milyar dolar IMF’ye borcumuz vardı. Şu anda böyle bir durum söz konusu değil. Şimdi biz IMF’ye borç verme durumuna gelmiş bir ülkeyiz. Eskiden Türkiye herhangi bir dış etkiye bağlı kalmaksızın kendi iç dinamikleri sebebi ile sürekli krize girerdi. Bugün dünyayı kasıp kavuran ve Avrupa Birliğinin halen etkisinden kurtulamadığı 2008 küresel finans krizini en az hasarla atlatmış bir ülkeyiz” diye konuştu.

-“TÜRKİYE BİR PATİNAJA GİRMEYECEK”-

Gezi parkı eylemlerinin bir yönü ile ekonomiyi hedef aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“17-25 darbe teşebbüsünün en önemli hedeflerinden biri de ekonomiydi. Bunlar içerde tezgahlanmış olaylar değildi. Tamimiyle içerde ve dışarı ile irtibatlı olan bir darbe girişimiydi. Türkiye tüm badireleri atlatarak bu günlere geldi. Bugünü değerlendirirken tüm bu faktörleri göz ardı edemeyiz. Elbette gönlümüz çok daha iyisini isterdi ama içinden geçtiğimiz şartları göz önüne aldığımızda mevcut durumunda önemli bir başarıyı işaret ettiğini kabul etmeliyiz. Artık bu gömlek bu vücuda dar geliyor. Bizim bir sistem değişikliğine gitmemiz şart. Türkiye başkanlık sistemiyle süratle bir sıçramayı gerçekleştirmesi gerekiyor. Bu başkanlık sisteminde artık Türkiye bir patinaja girmeyecek, hızla bir büyüme sürecine girecektir.

-“BURADA ARTIK BİR TIKANMA VAR”-

Kasım ayında G20 zirvesi Türkiye’de yapılacak. Bu toplantıya katılan ülkelerin ilk 10 sırasında olanlar başkanlık sistemi ile yönetiliyor.10-12 yılda biz sıçrama yaptık. Burada artık bir tıkanma var, onun için bir sıçramaya ihtiyacımız var. İdari yapıda bir başkanlık sistemi Türkiye’yi farklı bir yere taşıyacaktır. Başkanlık siteminde hızımızı kesemeyecekler, çok daha seri karar alma mekanizmasına ulaşacağız ve çok daha fazla seri karar alarak bu yürüyüşü devam ettireceğiz.

-“HİÇ BAKMIYORLAR”-

Dünyada ve bölgemizde ticareti engelleyecek pek çok olumsuz gelişme yaşanmasına rağmen yıllık ihracatımız 2002 sonunda 36 milyar dolardı. Şu anda 158 milyar dolara yükseldi.  Asla yeterli değil. Bugün enerji fiyat etkisi çıkarıldığında cari açığımızın neredeyse kapandığını görüyoruz. Türkiye’yi cari açık üzerinden kırılganlıkla itham edenler, bu gelişmeyi hiç dile getirmiyor. Buna hiç bakmıyorlar. Biz bununla da yetinmiyoruz. Enerji alanında yenilenebilir ve nükleer enerji başta olmak üzere dışa bağımlılığımızı ortadan kaldıracak projeleri süratle hayata geçiriyoruz. Bizler iktidar olduğumuzda enerjinin nereden elde edildiğine baktığınızda, yenilenebilir enerji ile alakalı sadece Hidroelektrik santralleri, sadece doğalgaz çevrim santrallerini görüyoruz. Şimdi yenilenebilir enerjide biz çok ciddi bir çeşitlendirmeye gittik. Termik santrallerde de emisyon ölçümlerini gayet başarılı bir şekilde ölçümlere ve onu da adeta yenilenebilir enerji olarak kullanma sürecine girmiş bulunuyoruz. Şimdi yeni bir adım attık, nükleer enerjiye geçiyoruz. Nükleer enerjide de şu anda gerek Akkuyu gerekse Sinop’la ilgili süreç ayrıca devam ediyor. 

-“BİZ MODERN BİR TÜRKİYE’Yİ KONUŞUYORUZ”-

Türkiye ne zaman seçime gitse, inşaat sektörü ile ilgili bir kriz atılır. Böyle bir krizi balonu şişirerek ortaya attılar. İnşaat sektörünün olmadığı ülke bitmiş demektir. İnşaat sektörünü hiçbir zaman bir yere koyamazsınız. Herhalde çadırda yaşayacak halimiz yok değil mi? Öyle bir durum söz konusu değil. Biz modern bir Türkiye’yi konuşuyoruz. Modern bir Türkiye’nin altyapısı olmazsa üst yapısı olmazsa, sanayileşmeyi nasıl yapacak? Kuru kuruya konuşuyoruz. Sanayileşmenin olabilmesi için siz önce altyapınızı, üstyapınızı yapacaksınız. İnşaat sektörü şu anda, bizim hizmet sektörü noktasında devam etmektedir. Bizim istihdam açığını da kapama alanımız burasıdır. Biz inşaat sektöründe Çin’in ardından ikinci sıraya yükseldiysek bu başarıda emeği olanları ben kutluyorum. İnşaat sektörü ile sanayiyi bizim at başı götürmemiz lazım.

-“DOLAR KURUNU DİLLERİNE DOLAMIŞLARDI”-

Bir ara dolar kurunu dillerine dolamışlardı, Türk lirasının aşrı değerlenmesinden, bu durumun ihracata darbe vuracağından söz ediyorlardı. Şimdi kur yeni bir dengeye oturdu onu da eleştiriyorlar. Kriz tellalları istediği kadar bağırsın bu kervan yürüyor, yürüyecek. Türkiye büyümeye, gelişmeye, kalkınmaya devam edecek. Yeni Türkiye’yi hep birlikte inşa ediyoruz, edeceğiz.”(ANKA/SON)

(HSN/ÖZK)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.