Cumhurbaşkanı Erdoğan: 1 Kasım'da 550 Tane Yerli Ve Milli Milletvekili Göndermenizi İstiyorum

-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vatandaşlardan bir ricası olduğunu söy...

Haberler 20.09.2015, 19:40
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 1 Kasım'da 550 Tane Yerli Ve Milli Milletvekili Göndermenizi İstiyorum

-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vatandaşlardan bir ricası olduğunu söyleyerek, “1 Kasım seçimlerinde TBMM’ye hangi partiden olursa olsun fark etmez, 550 tane yerli, milli, bedeni ve kalbiyle bu ülke için çalışacak milletvekili göndermenizi istiyorum. Herhalde ne demek istediğimizi anlıyorsunuz değil mi? Şu anda Türkiye’nin tek ihtiyacı budur. Milli irade dışında bir çözüm asla yok. Siz sandıkta iradenize sahip çıkan, Meclis’e yerli ve milli vekil gönderirseniz gerisi çok kolay. Bu konuda milletime inanıyorum. Sizlere güveniyorum” dedi.

 

-Cumhurbaşkanı Erdoğan isim vermeden HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı eleştirdi. Erdoğan, “Bayrağa diyor saldırı mı var diyor. Daha ne olacaktı? Yalan üzerine inşa ettiğiniz bir dünyanız var. Cesetleri kendilerine ait paçavraya saranlar ve ondan sonra da bayrağa saldırı mı var? Zorla kongrelerinizde bayrağımızı astınız. Zaman geldi bayrağımızı indirmeye kalktınız. Ama şimdi bazı beyaz Türklerin destekleriyle ayakta kalmaya çalışıyorsunuz. Sazla, cazla bu iş yürümez” dedi.

 

İSTANBUL(ANKA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vatandaşlardan bir ricası olduğunu söyleyerek, “1 Kasım seçimlerinde TBMM’ye hangi partiden olursa olsun fark etmez, 550 tane yerli, milli, bedeni ve kalbiyle bu ülke için çalışacak milletvekili göndermenizi istiyorum. Herhalde ne demek istediğimizi anlıyorsunuz değil mi? Şu anda Türkiye’nin tek ihtiyacı budur. Milli irade dışında bir çözüm asla yok. Siz sandıkta iradenize sahip çıkan, Meclis’e yerli ve milli vekil gönderirseniz gerisi çok kolay. Bu konuda milletime inanıyorum. Sizlere güveniyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı İsmet Yılmaz ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Sivil Dayanışma Platformu tarafından Yenikapı’daki “Milyonlarca Nefes, Teröre Karşı Tek Ses” mitingine katıldı.

 

-“ETNİK FİTNEYLE BÖLMEK İSTEYENLERE EN GÜZEL CEVABI YENİKAPI’DA SİZLER VERİYORSUNUZ”-

 

Burada bir konuşma yapan Erdoğan, vatandaşları bir süre sahneden selamlayarak başladığı konuşmasında, terör örgütünün baskılarına rağmen, vatanın bütünlüğü, milletin birliği, devletin bekası için sabredenlerden Allah’ın razı olmasını diledi. Bu birliğin, beraberliğin daim olmasını temenni eden Erdoğan, “Bu yolda kararlı bir şekilde inşallah geleceğe yürüyeceğiz. Teröre karşı tepkisini elinde bayrağıyla, çakmak çakmak gözleriyle, gümbür gümbür atan yüreğiyle dudaklarından eksik etmediği duasıyla ve en önemlisi aklıyla, metanetiyle ortaya koyan tüm vatandaşlarıma buradan şükranlarımı iletiyorum. Ebedi vatanımızı son devletimizi, bin yıllık kardeşliğimizi kimi zaman tüm fesat odaklarına rağmen, o etnik fitneyle, mezhep fitnesiyle, sapkın akımlarla bölmek isteyenlere en güzel cevabı işte burada Yenikapı’da bugün sizler veriyorsunuz” dedi.

 

-“ŞİMDİ BAZI BEYAZ TÜRKLERİN DESTEKLERİYLE AYAKTA KALMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ”-

 

“Çıkmış birisi ne diyor?” diye soran Erdoğan konuşmalarını şöyle sürdü:

“Bayrağa diyor saldırı mı var diyor. Daha ne olacaktı? Yalan üzerine inşa ettiğiniz bir dünyanız var. Cesetleri kendilerine ait paçavraya saranlar ve ondan sonra da bayrağa saldırı mı var? Zorla kongrelerinizde bayrağımızı astınız. Zaman geldi bayrağımızı indirmeye kalktınız. Ama şimdi bazı beyaz Türklerin destekleriyle ayakta kalmaya çalışıyorsunuz. Sazla, cazla bu iş yürümez. Ama ben gerçek saz sahiplerini bir kenara koyuyorum, onlara saygım çok. Bayrağımız, görüyoruz değil mi? Yolumuz karlı dağlara düştüğünde kızıllığında ısındığımız, çöllere düştüğümüzde gölgesine sığındığımız. Doğumumuzdan düğünümüze ve ölümümüze kadar hayatımızın her önemli anında gözümüzün önünden ayırmadığımız bayrağımız, bu bayrağın yere düşmemesi için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadık, kaçınmayacağız. İhtiyaç ortaya çıktığı zaman, sağımıza solumuza bakmadan onun uğrunda can vermeyi cana minnet sayarak her birimiz vazifemize koştuk, koşarız.”

 

-“KİM Kİ BU BAYRAĞA YAN GÖZLE BAKIYORSA MANKURTTUR”-

 

Türk Bayrağının anlam olarak dünyada eşi benzeri olmadığını vurgulayan Erdoğan, “Kim ki bu bayrağa sahip çıkıyorsa, işte o yerlidir, millidir, Türkiyelidir. Kim ki bu bayrağa yan gözle bakıyorsa, indirmeye, yıkmaya, yakmaya çalışıyorsa işte o bu vatanla da bu milletle de bağı kalmamış olan köksüz, ruhsuz, aşksız, sevgisiz bir mankurttur. Açık söylüyorum, bugün milletimizin karşısında kim varsa dün Malazgirt’te de onlar vardı. Bugün milletimizn karşısında kim varsa, dün Kılıçarslan’ın, Selahaddin Eyyübi’nin karşısında da onlar vardır. Bugün milletimizin karşısında kim varsa, dün Çanakkale’de de Kurtuluş Savaşı’nda da onlar vardı. Zaman değişti, isimler değişti, yöntemler değişti. Ama araç hiçbir zaman değişmedi. Amaç her zaman bize bu coğrafyayı yar etmemek. Birliğimizi beraberliğimizi kardeşliğimizi bozmak bu kutlu yoldaki mücadelemizi başarısızlığa uğratmaktır. Hamdolsun gayelerine ulaşamadılar. Bizi yaktıklarını, yıktıklarını, yok ettiklerini sandıkları her dönemde adeta küllerimizden yeniden doğarak emanetçisi olduğumuz o kutlu sancağı hep yükseltmeyi, zirveye dikmeyi hep başardık” diye konuştu.

 

-“ÇÖZÜLMESİ İÇİN NASIL SAMİMİYETLE MÜCADELE ETTİYSEK BUNDAN SONRA DA AYNI ŞEKİLDE DEVAM EDECEĞİZ”-

 

“Benim ülkemde etnik sorun değil, terör sorunu vardır” diyen Erdoğan, “Bizim mücadelemiz de herhangi bir etnik gruba değil, terör örgütüne karşıdır. Ona destek verenlere karşıdır. Nitekim gerek terör örgütünün içinde, gerekse onların güdümündeki diğer kuruluşlarda her etnik kökenden kişiye rastlamak mümkündür. 2005’te Diyarbakır’da bir konuşma yapmıştım. 2005’teki bu konuşmamda neler söylemiştim, kısaca ifade etmek istiyorum. ‘Kürt sorunu bu milletin bir parçası değil, hepsinin sorunudur. Benim de sorunumdur. Sorunların parça parça adresi olmaz. Bütün sorunlar Türk olsun, Kürt olsun, Çerkez, Abaza, Laz olsun, Arap, Roman olsun. Bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ortak sorunudur. Çünkü güneş herkesi ısıtır. Çünkü yağmur herkes için rahmettir. Çünkü herkes aynı toprağın insanıdır. Millet olmak işte budur, 2005, Diyarbakır.’ Bir kez daha ifade ediyorum, verilen mücadeleler sonunda artık, ‘Türkiye’nin Kürt sorunu yoktur. Terör sorunu vardır’ denecek bir noktaya geldik. Elbette bütün etnik unsurlar gibi, Kürt kardeşlerimin de sıkıntıları, beklentileri vardır. Peki Türk’ün yok mu, Laz’ın yok mu, Arap’ın yok mu? Çerkez’in Gürcü’nün yok mu? Zaza’nın yok mu. 78 milyon içindeki tüm etnik unsurların kendilerine has sorunları vardır. Bunların konuşulması, tartışılması, çözülmesi için bugüne kadar nasıl samimiyetle mücadele ettiysek bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

 

-“CİCİ ÇOCUK, SİZ KİMİ ALDATIYORSUNUZ YA?”-

 

Kendilerinin teröre ve teröriste karşı en küçük bir müsamaha göstermeyeceklerini söyleyen Erdoğan, “Dağ taş komadan, bunların inlerine girerek kovalayacağız. Çünkü bizim bir şehidimizin bedeli hiçbir şeyle mukayese edilmez. Fakat benim sizlerden bir ricam var. 1 Kasım geliyor. 1 Kasım için sizlerden tarihi bir karar, tarihi bir gayret istiyoruz. Hani diyorlar, ‘ya, biz herhangi bir şey yapmıyoruz.’ Bakın ben söyleyeyim, 7 Haziran’da gittiler, muhtarları tehdit ettiler. Ben her ay içerisinde, her hafta en az bir kez muhtarlarla toplantı yapıyorum. 400-350 muhtarı Ankara’ya davet ediyorum. Geçenlerde güneydoğu-doğu o bölgeden davet ettim ve 90 tanesi gelemedi. İnceledik, geleceklerini bildirmişlerdi, neden? ‘Tehdit altındayız onun için gelemiyoruz’ dediler.  Cici çocuk, siz kimi aldatıyorsunuz ya? Televizyon ekranlarında kimi aldatıyorsunuz? Şimdi 1 Kasım’a gidiyoruz, aynı oyunu yine oynayacaklar. Ama biz diyoruz ki bu millet evelallah adam gibi adam bu millet, inşallah bu tehditlere kulak asmadan gereğini yapacaktır”

 

-“BULANMIŞ OLAN ZİHİNLERİ YENİDEN BERRAKLAŞTIRACAĞIZ”-

 

Millet olarak bu sıkıntı ile ilk defa karşılaşmadıklarını kaydeden Erdoğan, “Her dönemde içimize alına fitne tohumlarından bu şekilde boy verenler olmuştur. Hepsi gelip geçmiştir. Ama vatanımız, milletiyle dimdik ayakta kalmayı başarmıştır. Burada devlet ve millet olarak bize düşen iki önemli görev vardır. Birincisi vatan toprağına sımsıkı sarılmaktır. Bunun için devletimiz, güvenlik güçlerimiz başta olmak üzere tüm kurumlarıyla mücadelesini vermektedir, vermeye devam edecektir. Bu mücadeleden kimsenin şüphesi olmasın. Terörle mücadelede verdiğimiz şehitlerin acısı yüreğimizi yakıyor. Ama aynı zamanda onların varlığı ve gösterdiği kahramanlık en büyük gücümüzdür, geleceğimizin güvencesidir. İkincisi, 78 milyonun insanımızın arasında birlik, beraberlik, kardeşlik duygularını güçlendirmek, tahkim etmektir. Bunun içinde bıkmadan, usanmadan sabırla doğruları anlatacağız. Bizi ayakta tutan bağları yeniden güçlendireceğiz. Birbirimizi çıkar için, menfaat için değil Allah için seveceğiz. Bulanmış olan zihinleri yeniden berraklaştıracağız. Tereddüde düşen kalpleri yeniden kavileştireceğiz. Çünkü inancımızın tarihimizin ve kültürümüzün bize gösterdiği yol budur. Kardeş kavgası çıkarmak isteyenlere aradıkları fırsatı asla vermeyeceğiz. Kapı kapı dolaşacağız ve anlatacağız” diye konuştu.

 

-“KAYBEDECEĞİMİZ HİÇBİR ŞEY YOKTUR”-

 

Milli birlik ve kardeşlik sürecinin geriye doğru işletilmesine asla izin vermeyeceklerini anlatan Erdoğan, “Demokrasiyi güçlendirmekte hak ve özgürlükleri korumakta kararlıyız. İşte bu şekilde yeni Türkiye’nin yolunu açacak, kapılarını aralayacağız. Bölgesindeki hatta tüm dünyadaki mazlumların umudu olan, sığınağı olan Türkiye’nin gözden çıkartacak tek bir vatandaşı yoktur. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ biz böyle yola çıktık. Kaybedeceğimiz hiçbir şey yoktur. Aramıza fitne sokmak isteyenlere, milletin fertleri arasında ayrımcılığı yaratmak isteyenlere asla fırsat vermeyeceğiz. Değil canının, malının, namusunun tehlikeye düşmesi, tek bir vatandaşımızın kılına zarar gelmesi, kem sözle gönlünün kırılması dahi bizim için kabul edilemez bir durumdur. Biz yerli ve milli olan herkese, her kardeşimize, kökenine, inancına, bölgesine, meşrebine bakmaksızın kucağımızı ve gönlümüzü sonuna kadar açık tutacağız” ifadelerini kullandı.

 

-“HERHALDE NE DEMEK İSTEDİĞİMİZİ ANLIYORSUNUZ”-

 

Alanda konuşması sırasında açılan dev Türk Bayrağını gösteren Erdoğan, “Benim bugün buradan milletimden, ekranları başında bizleri izleyenlerden bir ricam olacak. 1 Kasım seçimlerinde TBMM’ye hangi partiden olursa olsun fark etmez, 550 tane yerli, milli, bedeni ve kalbiyle bu ülke için çalışacak milletvekili göndermenizi istiyorum. Herhalde ne demek istediğimizi anlıyorsunuz değil mi? Şu anda Türkiye’nin tek ihtiyacı budur. Milli irade dışında bir çözüm asla yok. Siz sandıkta iradenize sahip çıkan, Meclis’e yerli ve milli vekil gönderirseniz gerisi çok kolay. Bu konuda milletime inanıyorum. Sizlere güveniyorum. Gün bölücülük değil, fitne değil, kavga değil birleşme kenetlenme hedeflerimize odaklanma günüdür. Biz işte bunun için ne diyoruz? ‘Rabia’ diyoruz.  Tek millet diyoruz, tek bayrak diyoruz, tek vatan, tek devlet diyoruz. Eğer millet olarak birliğimizi kaybedersek, inanın bana bir daha asla belimizi doğrultamayız. Başımızı dik tutamayız” dedi.

 

-FON MÜZİĞİ EŞLİĞİNDE ŞİİR OKUDU-

 

Çok çeşitli badirelerle karşılaştıklarını ve hepsinin üstesinden geldiklerini kaydeden Erdoğan, “Yüreğimizi ve bileğimizi ortaya koyarak, giriştiğimiz hiçbir mücadeleyi kaybetmedik. Ama fitne karşısında aynı başarıyı gösteremedik” dedi.

Erdoğan konuşmasının ardından fon müziği eşliğinde, Arif Nihat Asya’nın “Dua” şiirinin tamamını ve Mehmet Akif Ersoy’un “Ordunun Duası” şiirinin ise bir kısmını okudu.

Erdoğan’ın şiir okumasının ardından TBMM Başkanı İsmet Yılmaz ve Başbakan Ahmet Davutoğlu sahneye çıktı ve vatandaşları selamladı. (ANKA)

(HM/OLÇ)

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@