Bu da Salı Hutbesi Badoğlu Mustafa

"İktidar işi zordur. Hep doğruyu yapmazsın, açın vardır. Yapamazsın, derman yetmez. Yaptığın her doğrunun hepisi de yanlıştır. Yaptığının daha iyisi illa ki vardır. Bak bu köy yolunu biz yaptık. Ne kadar yanlış yapmışız. Keşke şuradan geçseydi, buradan geçseydi (Yer gösteriyor) ama düşünemedik" diyor

Bu da Salı Hutbesi Badoğlu Mustafa
BADOĞLU MUSTAFA. (SALI HUTBESİ)
İki günlüğüne, "Kırkına" gittik babamın. 
Bir yazı yazmıştım izni olmadan Mustafa dayıya.
Her yolda gördüğüme; selam, kelam.
Arada laf atıyorum yolda gördüğüme. 
Takılıyorum kimine. 
Kimine laf sokuyorum.
Köyümü seviyorum, insanlarımı seviyorum.
Kanatırcasına seviyorum.
Nihayetinde,
Yaklaştık kutsal eve...
Mustafa dayının evine az var.
Mustafa dayı babasının oğludur.
Köyün, en orijinal laz evinde kalır.
İçimden "Umarım evde yoktur" geçiyor.
Hem ziyaret etmiş sayarım kendimi, hem ucuza kapatırım kabahatimi.
Tabip sabırsız...
Tabibi, tava getirip "Mustafa dayı şöyledir, böyledir" diye yol yapıyorum bir yandan.
Tabip "Arada yola bak hoca" diyor.
Evin tam üstündeyiz.
Yan camı açıp, baktım....
Baktım ki,
Mustafa amca kapıda.
El ettim "Selam" diye
El etti "Gel" diye
Tabibibin yüzünde memnuniyet....
İndim merdivenden.
"Yazı yazdım senin için okuyayım mı?" dedim
"Oku hele" dedi
Okudum.
Bir düzeltme yaptı. ("O kardeşim değil, amcamdı" dedi)
"Var mı başka bir şey?" dedim
"Yok mu bir şey? Ben mektep görmedim okumam yazmam yoktur (Vardır . Bizim kadar okumaması kabahatidir) . Gurbete gitmedim el bilmem. Hoca sensin, de... de, de anlaşırız" dedi
"Mustafa dayı, salı hutbemiz olmuş. hayır olsun" dedim.
Geriye yasladı, yüzünden kocaman gülücük, belinden göbeği hafiften sarktı.
"He ya... Çok yaşa" dedi.
"Mustafa dayı göbek sarktı" dedim
"Kıştur olur, yaza kalmaz" dedi.
"İyi" deyip geçiştirdim.
"Zeki hoca" dedi.
"İktidar işi zordur. Hep doğruyu yapmazsın, açın vardır. Yapamazsın, derman yetmez. Yaptığın her doğrunun hepisi de yanlıştır. Yaptığının daha iyisi illa ki vardır. Bak bu köy yolunu biz yaptık. Ne kadar yanlış yapmışız. Keşke şuradan geçseydi, buradan geçseydi (Yer gösteriyor) ama düşünemedik" diyor
"Karşı çıkan olmadı mı Mustafa dayı?" diyorum
""Olmaz mı? Biri vardı ismini vermeyeyim. Adam el yapımı yedi altmışbeşilkle çıktı karşıma, beni vurmaya kalktı. dedim ki ona "Bunla mı karşıma çıktın. bunla vursan ölür müyüm kalır mıyım belli değil. bari vuracaksan bu ondörtlüyü vereyim de onla vur beni" deyip tabancamı verdim ona"" dedi.
"Eeee. ne oldu Mustafa dayı" dedim
"Hoca, İktidarın ondortlüsü varsa, sende mavzer olacak. Olacak ki yol kesesin." dedi.
"Şimdi ne oluyor" dedim.
"Sen dedin ya hoca, "Salı hutbesi" diye. Ben ne bileyim. Mektep mi gördüm, gurbet mi bildim. Sen dedin ya... O güzel işte. 
Bu arada, Lafını başkasının üstüne atıp yazıyorsun biliyorum.
Hepsini bana yıkma" dedi. ve güldü, kabulle.
"Tamam baba, pay ederiz" dedim.
"Bir poz verelim mi? Bizde daha çok iş var ama göbeğini içine çek biraz " dedim.
"Oldi mi?" dedi.
Baktım,
"Oldi" dedim.
"Pay ettuk mi?" dedim.
"Sen yaz, artarsa bana kalsun" dedi.
Oldi sanırım.
(Devam eder)
Kabahatli Zeki...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.