Bölücü Teröristler Korucu Evlerine Sahte Din Adamlarıyla Mesaj Gönderiyor

Anadolu Köy Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Başkanı Ziya Sözen, bölücü terörist örgütün (BTÖ) son günlerde koruculara yönelik çok kapsamlı baskılar yaptığını, evlerine tehdit mektupları gönderdiğini, sözde din adamlarıyla mesaj göndererek koruculuğu bırakmalarını istediğini bildirdi.

Bölücü Teröristler Korucu Evlerine Sahte Din Adamlarıyla Mesaj Gönderiyor

-Anadolu Köy Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Başkanı Ziya Sözen, bölücü teröristlerin son günlerde koruculara yönelik çok kapsamlı baskılar yaptığını, evlerine tehdit mektupları gönderdiğini, sözde din adamlarıyla mesaj göndererek koruculuğu bırakmalarını istediğini bildirdi.

ANKARA (ANKA) - Anadolu Köy Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Başkanı Ziya Sözen, bölücü terörist örgütün (BTÖ) son günlerde koruculara yönelik çok kapsamlı baskılar yaptığını, evlerine tehdit mektupları gönderdiğini, sözde din adamlarıyla mesaj göndererek koruculuğu bırakmalarını istediğini bildirdi.

Sözen yazılı açıklamasında koruculara yönelik saldırılar yanında BTÖ tarafından kaçırılıp rehin alınan dört korucu bulunduğunu bildirdi. BTÖ’nün baraj ve tesisleri hedef alsa da asıl hedefinin, bölgede devlet otoritesini sarsıp, devleti halkın gözünde aciz göstermek olduğunu kaydeden Ziya Sözen,”Halkın devlete olan güvenini sarsıp, yapılan yatırımları engelleyip bölge halkının ekonomik özgürlüğüne darbe vurmak istemektedir. Böylece devlete güveni sarsan ve ekonomik özgürlüğü elinden alınmış halkımızı daha çabuk etki altına almayı hedeflemektedir” dedi.

Ziya Sözen, Devletin güvenini ve otoritesini sarsacak her türlü girişime karşı en sert ve en caydırıcı tedbirleri almada tereddüt göstermemesini isterken, “Kamu güvenliğine karşı yapılan her türlü saldırı anında bertaraf edilmelidir. Halkımızın güvenini yeniden sağlamaya yönelik ciddi adımlar atılmalı, yeni tedbirler alınmalıdır. Unutulmamalıdır ki BTÖ mensuplarının ve siyasi uzantılarının 30 yıldır silahla korucularımıza karşı kuramadıkları üstünlük mücadelesini bugün devletimizin bölgedeki yanlış politikaları yüzünden silahsız bir şekilde kurmaya çalışmakta ve bir nevi de başarılı olmaktadır. Bizim gördüğümüz bu yanlış uygulamaları devletimizin tüm birimlerinin görmesini ve gerekli tedbirleri almasını bekliyoruz” dedi.

BTÖ ve siyasi uzantısının alan hâkimiyetini ve siyasi üstünlüğü tamamen sağlayamadıkları için korucuları hedef aldıklarını anlatan Sözen, korucu camiası olarak 90’lı yıllardaki kadar güçlü olmadıklarını belirtti. Sözen, yeni korucu alımı yapılmadığını bildirdi. Korucuların büyük bölümünün kendi köylerinin çok uzağındaki kamu kuruluşlarında görevlendirildiğini kaydeden Ziya Sözen, “Sayımız azaldığından var olan korucularımızın çoğunun 45-50 yaşın üzerinde olmasından dolayı yetersiz kalıyoruz. Korucu camiası olarak bu yapımızla köylerimiz dışında görevlendirilmemizin doğru olmadığını düşünüyoruz. Koruculuk sistemin yaşları genç korucularla takviye edilmesi gerekmektedir. Biz sayı olarak ve lojistik olarak güçlü olduğumuz müddetçe BTÖ mensuplarına asla boyun eğmeyeceğimizi herkes çok iyi bilmektedir” dedi.

Ziya Sözen, BTÖ mensupları tehdit mektuplarının yanı sıra sözde din adamları ve çeşitli guruplarla koruculara yönelik psikolojik baskı uygulandığını “Devlet 30 yıl sizi kullandı ve sizi kapının önüne koyacak”, “Sizler Kürt kökenli olduğunuz için size hiçbir hak vermeyecek” gibi yalan yanlış beyanlarla korucuları etkilemeye çalıştığını bildirdi.

Çözüm sürecinde 13 korucu şehit edildiğinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel dışında hiçbir devlet yetkilisinin bir başsağlığı bile dilemediğini, BTÖ’nü kınayan bir açıklamada bulunmadığını belirten Sözen, ücretlerin yetersiz olduğunu kaydetti. Ziya Sözen şöyle devam etti:

“Bütün bunları bir arada değerlendirdiğimizde korucu camiası olarak moralimiz bozulmuş ve devletimize küsme aşamasına gelmişiz. Devletimize karşı duyduğumuz güveni kaybetme aşamasına gelmişiz. Bunun yeniden tesis edilmesi için korucu camiası olarak Devletimizin sadece Türk Silahlı Kuvvetleri değil bütün kurumları ile bizlere sahip çıkmasını bekliyoruz. Bize karşı yapılan her türlü saldırı ve baskıya devletin diğer bütün kurumları en sert şekilde cevap vermesini beklemekteyiz. Bize karşı yapılan saldırılar BÖT mensuplarının yanına kar kalmamasını beklemekteyiz. Özlük ve Sosyal haklarımızın bir bütün olarak yeniden ele alınıp statümüzün güvenliğin bir birimi olarak yeniden ele alınıp değiştirilmesini, geçicilik durumunun ortadan kaldırılmasını, maaşlarımızın en düşük devlet memuru maaşına endekslenmesini, sosyal güvencemiz ve emeklilik haklarımız kamu personeli ile aynı statüye kavuşturulmasını, tıpkı asker polis ve özel güvenlik görevlilerinde olduğu gibi beylik silahı adı altında hiçbir masrafa tabi tutulmadan kısa namlulu silah verilmesini talep ediyoruz. Bu taleplerimiz karşılandığında bölgede kaybolan devlet otoritesi korucu camiasının büyük desteği ile yeniden tesis edilecek, BÖT mensuplarının ve uzantılarının bugün ki üstünlükleri ortadan kalkacak, halkımızın ve korucu camiamızın devlete olan güveni yeniden tesis edilecektir. Bunlar olmadığı takdirde küsmüş, kırılmış, sayı olarak zayıflamış tehdit ve baskılara maruz kalmış korucu camiası olarak ne kendimize ne de devletimize faydamız olamayacaktır.” (ANKA)

(HM/ORH)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.