Başbakan Davutoğlu: Kılıçdaroğlu Ve Bahçeli İle Görüşmeyi Planlıyorum

ANKARA(ANKA) – Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara’daki saldırının ardı...

Haberler 10.10.2015, 20:25
Başbakan Davutoğlu: Kılıçdaroğlu Ve Bahçeli İle Görüşmeyi Planlıyorum

ANKARA(ANKA) – Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara’daki saldırının ardından düzenlediği basın toplantısında AK Parti Genel Başkanı olarak değil anayasal zorunluluk gereği kurulmuş olan hükümetin başbakanı olarak konuştuğunu belirterek, “Teröre karşı ortak bir tavırda buluşalım, ortak çağrıda buluşalım. Bu çerçevede Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Bahçeli ile de tekrar görüşmeyi planlıyorum. Bütün siyasi liderlerin, bugünlerde, özellikle teröre karşı olan tutumda birleşmelerinin önem taşıyor” dedi.

Başbakan Davutoğlu, Ankara’da meydana gelen terör saldırısına ilişkin Çankaya Köşkü’nde basın toplantısı düzenledi.

Saldırıda, 62 kişinin olay yerinde 24’ünün ise yaralı olarak gelip hayatını kaybettiğini belirten Davutoğlu, ayakta tedavi görenler hariç 186 kişinin yaralandığını aktardı. Saldırının canlı bomba tarafından gerçekleştirildiğine yönelik kuvvetli emareler oluştuğunu söyleyen Davutoğlu, teröre karşı omuz omuza durma çağrısında bulundu. Bu tür durumlarda geçmişte olduğu gibi tam bir dayanışma içinde olduklarını göstermeleri gerektiğini kaydeden Davutoğlu, “Hükümetimizin ve ilgili bütün birimlerimizin bugün de, dün de yarın da, her zaman bu terör saldırıları karşısında en etkin şekilde mücadele etmeye kararlı olduğumuz konusunda hiç kimsenin tereddüt olmamalıdır. Geçmişte Diyarbakır’da, Suruç’ta, Reyhanlı’da yapılan saldırılarda, saldırıların sorumluları yakalanmış ve adalete teslim edilmiştir. Bu saldırı kim tarafından yapılmışsa, hangi örgüt desteklemişse, arkalarında hangi gizli odaklar hepsi ortaya çıkarılacak ve hak ettikleri şekilde cezalandırılıp hukuka teslim edilecektir” diye konuştu.

 

-“BAHÇELİ VE KILIÇDAROĞLU İLE GÖRÜŞMEYİ PLANLIYORUM”-

 

Siyasi liderlere bir kez daha birçok vesile ile yaptığı çağrıyı yapmak istediğini belirten Davutoğlu:

“Terörü, yapana göre değerlendirmeyelim, terörü mağduruna göre de değerlendirmeyelim. Terör mağdurlarının hepsi mağdurdur ve onların hepsinin hukukunu korumak hepimizin vazifesidir. Terörü yapan da kim olursa olsun suçludur, katliam yapan insanlık düşmanlarıdır. Onlara karşı da omuz omuza duralım. 20 Temmuz Suruç saldırından buyana her türlü terör olayının tehdidini hep beraber yaşadık. O zaman yaptığım çağrıyla vurguladığım daveti bir kez daha tekrar ediyorum: Teröre karşı ortak bir tavırda buluşalım, ortak çağrıda buluşalım. Bu çerçevede Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Bahçeli ile de tekrar görüşmeyi planlıyorum. Bütün siyasi liderlerin, bugünlerde, özellikle teröre karşı olan tutumda birleşmelerinin önem taşıyor” dedi.

 

-“AK PARTİ GENEL BAŞKANI OLARAK HİTAP ETMİYORUM”-

 

“Gün konuşma, ortak tehdide karşı ortak bir bilinçle hareket etme günüdür” diyen Davutoğlu, “Bu çerçevede buradan siyasi parti liderlerine AK Parti Genel Başkanı olarak hitap etmiyorum. Şu anda bir AK Parti hükümeti iş başında değil. Anayasal zorunlulukla ülkeyi seçime götürmek üzere görev almış bulunan bir Bakanlar Kurulu söz konusu. Böylesi zor şartlarda o ağır sorumluğu üstlenmiş Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak bütün siyasi partilere, tam da bugün demokrasimizi korumanın, ülkemizi, halkımızı korumanın hepimizin ortak sorumluluğu olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Bu çerçevede de bütün siyasi liderlerin söylemlerine, üsluplarına dikkat etmeleri, tahriklerden uzak durmaları, toplumda katlanarak artacak nefret, intikam söylemine kesinlikle kapılmamaları yönünde çağrıda bulunmayı bir gereklilik olarak görüyorum” diye konuştu.

 

-“ULUSLARARASI TOPLUMUN DA TERÖRE KARŞI DAYANIŞMA GÜNÜDÜR”-

 

 

Bütün uluslararası toplumu Türkiye ile dayanışmaya bir kez daha davet ettiğini kaydeden Davutoğlu, “Bugün gerek doğrudan arayarak gerek yaptıkları açıklamalarla Türkiye’ye destek vermiş olan, taziye mesajı yayınlamış olan bütün devlet adamlarına, bütün ülke temsilcilerine teşekkürü, halkım adına, ülkem adına borç biliyorum. Ancak şunu da ifade etmek isterim ki gün uluslararası toplumun da teröre karşı dayanışma günüdür. Terör ister DEAŞ, ister PKK, ister El-Kaide, ister DHKP-C şekliyle ve formuyla gelmiş olursa olsun, hepsi teröristtir, hepsi insanlık suçu işlemektedir ve hepsine karşı ortak tavır sergilemek, hepimiz için zorunluluktur. Ümit ederim ki bu yaşadığımız acı olay halkımızın birliğinin, beraberliğinin tahkim edilmesine ve ülkemizin geleceği konusunda ortak kader inancımızın yaygınlaşmasına ve omuz omuza vermemize ve gelecek ile ilgili olarak terörden azade bir Türkiye, terörden azade bir Ortadoğu, terörden azade bir dünya kurmamıza vesile olur” değerlendirmesinde bulundu.

 

-“BU HÜKÜMET AK PARTİ HÜKÜMETİ DEĞİLDİR”-

 

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Davutoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu, “Biz size açık çek veriyoruz. Terörü bitirmek için ne istiyorsanız destek vereceğiz” sözlerini değerlendirdi. Kılıçdaroğlu'nun açıklamasını, böyle bir günde yapılan doğru bir çağrı olarak değerlendirdiğini belirterek, “Bugünler omuz omuza, dayanışma içinde olma günleridir. Ama şunu da söylemeyi zorunluluk olarak görüyorum. Onun için ısrarla vurguladım. Bu hükümet AK Parti hükümeti değildir. 7 Haziran sonrasında millet hiçbirimize tam anlamıyla sorumluluk vermedi. Eğer bir tek parti hükümetine sorumluluk vermiş olsaydı, bütünüyle bu sorumluluğu biz üstlenmiş olurduk, bundan da kaçınmazdık. Ancak hükümet kurma imkanı olmayınca, Anayasamızın 176. Maddesi gereğince Cumhurbaşkanımızın verdiği görev ile ben yine Anayasa'nın öngördüğü şekilde, ülke hükümetsiz kalmasın, terörle mücadele yürürken ‘ülke sahipsiz kalmasın’ diye bütün partilerimize, bu arada CHP milletvekillerine de bakanlık teklifinde bulundum. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve CHP bu hükümete katılmayacağını beyan etti. Ama eğer Sayın Kılıçdaroğlu ve CHP bu hükümete katılmış olsalardı, teröre karşı dayanışma konusunda en büyük desteği vermiş olurlardı. Bu yükü omuz omuza kaldırırdık. Bu ülkeyi seçime hep beraber götürürdük. Ama maalesef bu sorumluluğu ortak olarak almak konusundan imtina ettiler ve kendi milletvekillerinin görev almasını da engellediler. Yine de bu çağrıyı olumlu görüyorum. Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’yle birlikte de ayrı ayrı da görüşmeyi planlıyorum” ifadelerini kullandı.

 

-“ZOR GÜNLERDE HERKESİN YÜZÜNDEKİ MASKELERİN NASIL DÜŞTÜĞÜNÜ BİR KEZ DAHA GÖRDÜK”-

 

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın saldırının ardından yaptığı açıklamayı değerlendiren Davutoğlu, “Sayın Demirtaş'ın açıklamaları öncesinde, bu davete ve bu görüşme talebi, ortak olarak veya tek tek görüşme talebinde Sayın Demirtaş ile ilgili farklı bir tutum takınmayı düşünmüyordum. Ama yaptığı açıklamayı okuyunca gerçekten zor günlerde herkesin yüzündeki maskelerin nasıl düştüğünü bir kez daha gördük. Ben diyorum ki 'Bu ülkemize, halkımıza demokrasimize yapılan saldırıdır.' O ise ‘Bu ülkenin birliğine, beraberliğine yapılan bir saldırı değil, devletin halka karşı yaptığı bir saldırıdır’ diyor. Bu nasıl bir anlayıştır? Böyle günlerde ortak bir dil kullanmak, bir demokrasi, birlik, ortak kader dili kullanmak yerine üç aydır şehit edilen onca askerimiz ve korucumuz varken, PKK’nın döşediği mayınlarla hayatını kaybeden, PKK’nın bombaladığı çorbacıda hayatını kaybeden siviller varken onları görmezden gelip bugün bu saldırıyı yapanlar, daha ortada kesin bir veri yok iken, bu saldırıyı yapanlar konusunda hükme varıp bir de devleti mesul göstermek, Parlamento’da temsil edilen bir partinin genel başkanına yakışmaz. O açık bir tahriktir. Buradan bütün vatandaşlarımıza bu tahriklere kapılmamaları ricasında bulunuyorum. Sayın Demirtaş, 6-7 Ekim olayında nasıl tahrik yapmışsa, nasıl halkı sokağa dökmüşse şimdi de aynı oyunun içindedir. Son üç aydır süre giden terörle mücadelede halkı sokağa dökemediler çünkü halkımız çok iyi biliyor ki şu anda devletin bütün meselesi kamu düzenini korumaktır. Halkımız çok iyi biliyor ki bölücü terör örgütü PKK onların hayatını karartan bir yapıdır. O gün sokağa dökemediği halkı şimdi bu açıklamalarla, günlerdir yapamadığı şeye böylesine ulaşmaya çalışıyorsa buradan bütün vatandaşlarıma yüreğimin derinliğinden sesleniyorum, bu tahriklere gelmeyin. Hangi siyasi görüşte olursanız olun, iktidara, devlete karşı ne düşünmüş olursanız olun lütfen bu tahriklere kapılmayın” dedi.

 

-“ABDURRAHMAN ALAGÖZ YAKALANDI VE HUKUKA TESLİM EDİLDİ”-

 

Başbakan Davutoğlu, her türlü güvenlik tedbirini alacaklarını, ellerinden gelen tüm gayreti göstereceklerini kaydederek, “Ama en büyük güvencemiz halkımızın sağduyusudur, bilincidir. Halkın sağduyusuna hitap ediyorum, Demirtaş'ın bu sorumsuz açıklamaları karşısında bu sağduyuya sığının. Bu haince cinayeti işleyen, bu katliamı işleyen kimse gereği yapılacak. Yine Demirtaş, ‘Suruç’ta ve Diyarbakır’da sorumlular yakalanmadı’ diyor. Suruç'ta da Diyarbakır'da da sorumlular yakalandı.  Diyarbakır’da olayı gerçekleştiren Orhan Gönder yakalandı ve adalete teslim edildi. Yakalanan şahıs için ev kiralayan Mustafa Kılıç yakalandı, adalete teslim edildi. Bizim görevimiz yakalayıp adalete teslim etmek. Şanlıurfa Suruç’ta katliamı yapan Abdurrahman Alagöz yakalandı, hukuka teslim edildi. Reyhanlı’da saldırıyı yapan rejimle bağlantılı kişiler hukuka teslim edildi. Hiçbir terör olayının üzeri örtülmemiştir. Her terör olayına da gereken cevap verilmiştir” açıklamasında bulundu.

 

-“ANKARA VE İSTANBUL’DA CANLI BOMBALAR YAKALANDI”-

 

Davutoğlu, saldırıyla ilgili araştırmaların sürdürüleceğini belirterek, “Şu anda böyle bir saldırıyı yapma kapasitesine sahip görünen yapılar belli; DEAŞ, PKK, MLKP, DHKP-C ve tüm bu olabilecek potansiyel suçlu örgütlerle ilgili olarak da soruşturma kapsamlı şekilde yürütülüyor. Daha önce ‘kuzey Irak’tan bir takım canlı bombaların Türkiye’ye sokulacağı' istihbaratı alınmıştı. Buna dönük olarak da son üç gün içinde kamuoyumuza bir kısmı yansıdı ama birçok canlı bomba, bir tanesi Ankara'da biri İstanbul'da olmak üzere yakalandı” dedi.

Olayda güvenlik zafiyeti olduğu yönündeki iddialara değinen Davutoğlu, olayla ilgili birimlerden gerekli brifingleri aldığını kaydetti.

 

-“HALK TARAFINDAN MANEN KELEPÇELENMİŞTİR”-

 

HDP lideri Demirtaş’ın “İstihbaratçılar, kim olursa olsun, Başbakan olsun fark etmez, kelepçelenecekler” sözlerine değinen Davutoğlu şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Demirtaş'ın açıklamalarında gerçekten vahim unsurlar var. Bizim bileğimize ne takılacağına millet karar verir. Hukuki olarak da biz her an hesap vermeye hazırız. Ama hesap veremeyecek olanlar, halkı isyana teşvik edenler, 'terörist cenazelerine katılmayan milletvekilleri hakkında soruşturma açacağım' diyenler, açık olarak 'terör örgütüne sırtımı dayıyorum' diyenler, iki polisimiz evinde şehit edilirken, ‘iki polis için bunca operasyona gerek var mı’ diyerek, insan canını yok sayanlar, barış sözcüğü kullanıp arkasından daha dün, bugünkü hayatını kaybeden vatandaşlarımız ne kadar bizim için kutsal bir emanet ve hüzün kaynağıysa, dün daha Diyarbakır’da hamile eşinin ve üç yaşındaki çocuğunun yanında polisimizi şehit edenlere karşı sesini çıkarmayanlar halk tarafından manen kelepçelenmiştir. Sayın Demirtaş'ın vicdanı kelepçelenmiştir, Sayın Demirtaş'ın izanı kelepçelenmiştir. Ben buradayım. Hesap soracak olan varsa buradayım, burada olacağım. Ankara'dayım, Diyarbakır'dayım, Konya'dayım. Türkiye'nin her yerindeyim. Ama Demirtaş, bütün bu suçlar karşısında, PKK terörünü masum gösterip, bugünkü terörü ki bugünkü terörün arkasında da PKK çıkabilir, DEAŞ çıkabilir, kimin çıkacağı ortaya konacak, bugünkü terörde hayatını kaybeden vatandaşlarımızın acıları üzerinde bir iç savaş çağrısında bulunuyorsa, 'devletin halkına yönelik suçudur' diyorsa ve halkı devlete isyana teşvik ediyorsa, esas bunlar hukuken de millet vicdanında da sorgulanacak, yargılanacak, hükmü verilecek bir tutumdur. Bugünkü terör saldırısında hayatını kaybeden vatandaşlarımızın acıları üzerinde bir iç savaş çağrısında bulunuyorsa, 'devletin, halkına yönelik suçudur' diyorsa ve halkı, devlete isyana teşvik ediyorsa, esas bunlar hukuken de millet vicdanında da sorgulanacak, yargılanacak, hükmü verilecek bir tutumdur. Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir siyasi, modern, çağdaş bir devlette hiçbir siyasi böyle bir terör saldırısı karşısında dönüp de devletini, ait olduğu siyasal yapıyı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi olması bağlamında söylüyorum onu, suçlamaz, teröristleri suçlar.” (ANKA)

(HM/OLÇ)

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@