Başbakan Davutoğlu: Cumhurbaşkanımız Da Yönlendirmeyle Hareket Etmeyeceğimi Bilir

ANKARA(ANKA) – Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Cumhurbaşkanımız da aynı z...

Başbakan Davutoğlu: Cumhurbaşkanımız Da Yönlendirmeyle Hareket Etmeyeceğimi Bilir

ANKARA(ANKA) – Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Cumhurbaşkanımız da aynı zamanda benim ‘emanetçi Başbakan’ görüntüsüyle etkisiz ve yönlendirme ile hareket eden bir devlet adamı olmayacağımı en iyi kendisi bilir. Bunu da talep etmedi etmez. Bizim o anlamda buna izin vermez ve müktesebatımız da. İddialarımız var gerçekleştirmek istediğimiz hedeflerimiz var. Görüş ayılıkları her zaman olur. Nefsimizi önüne geçirmeden en doğru yolu bulmaya çalışırız” dedi.

Başbakan Davutoğlu, Show TV’de yayınlanan bir televizyon programına katılarak gazetecilerin sorularını cevaplandırdı ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

AK Parti içinde fikir ayrılıkları olduğu yönündeki iddialara değinen Davutoğlu, Cumhurbaşkanı-Başbakan ilişkisi olarak, Türkiye’de kurumsal olarak yönetilmesi en zor ilişkiyi yürüttüklerinin altını çizdi. Cumhurbaşkanı-Başbakan ilişkilerinin kolay yürüyen ilişkiler olmadığının altını çizen Davutoğlu, “Bunu da en iyi bilen kişi Sayın Erdoğan’dır. Hem bizim kurucu genel başkanımız, hem de halk tarafından seçilen bir Cumhurbaşkanı. Zorluklarla karşılaşıyoruz, farklı kanaatlerimiz oluyor ama en başta saydığım iki ilişki üzerinde yürütüyoruz. Bazen farklı kanaatler beyan edilebilir. Olmalı da bunlar. Önemli olan şahsi itilaflar olmaması. ‘Hocacı-Reisçi’ tabirleri tamamen üretilmiş şeylerdir. Ben hiçbir zaman siyasete böyle bakmadım. Bana ekibi yok eleştirisi yapıldı. Ben ‘Hocacı-Reisçi yok’ diyorum. Bütün AK Parti benim ekibim. Ben böyle bakıyorum. Ekipçilik yapmak, partiyi fraksiyonlara böler” dedi.

 

-“YÖNLENDİRME İLE HAREKET EDEN BİR DEVLET ADAMI OLMAYACAĞIMI EN İYİ KENDİSİ BİLİR”-

 

Vefadan feragat etmeyeceklerini belirten Davutoğlu, “Ama Cumhurbaşkanımız da aynı zamanda benim ‘emanetçi Başbakan’ görüntüsüyle etkisiz ve yönlendirme ile hareket eden bir devlet adamı olmayacağımı en iyi kendisi bilir. Bunu da talep etmedi etmez. Bizim o anlamda buna izin vermez ve müktesebatımız da. İddialarımız var gerçekleştirmek istediğimiz hedeflerimiz var. Görüş ayılıkları her zaman olur. Nefsimizi önüne geçirmeden en doğru yolu bulmaya çalışırız” dedi.

Zaman zaman Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilişkilerinde farklı çatışmalar yapıldığını kaydeden Davutoğlu, “Olaylar böyle cereyan etmiyor, bu nasıl dışarıya böyle yansıyor diyorum. Beni tanıyanlar nasıl bu özellikleri yakıştırabilir diyorum. Bazen de açıkçası sitem ediyorum. Çok ciddi bir psikoloji büyük de oluşturuyor. Bizim böyle küçük hesaplar içinde olacağımızı kimse düşünmesin” ifadelerini kullandı.

 

-“DOĞU KÖKENLİ VATANDAŞLARIMIZA DA HİTAP EDEBİLECEK ŞEKİLDE”-

 

Parti içindeki etkili bazı isimlerin Doğu ve Güneydoğu’da milletvekili adayı gösterilmesinin sorulması üzerine Davutoğlu, Beşir Atalay’ın Doğu ve Güneydoğu’da halka işleyen süreci en iyi şekilde anlatabilecek isimlerden olduğunu belirtti. Atalay’ın Van depremi sonrasında bölgede olduğunun altını çizen Davutoğlu, Atalay’ın Van’da görevlendirilmeyi beklemediğini anlattı.

Efkan Ala’nın Bursa’dan aday gösterilme sebebinin ise Bursa’daki yoğun Erzurumlu nüfusu olduğunu anlatan Davutoğlu, “Sayın Mehdi Eker, hep Diyarbakır’dan aday oldu bu sefer, İstanbul’daki Doğu kökenli vatandaşlarımıza da hitap edebilecek şekilde Diyarbakır tecrübesini İstanbul'a taşımasında şeklinde bir izah çerçevesi var” diye konuştu.

 

-“BARAJA SIĞINMAK DİYE BİR İFADE YOK”-

 

Dünkü Yenikapı mitinginde “Baraj altı bırakacaksınız o zaman” sözlerinin anımsatılması üzerine Davutoğlu, “Biz siyasisi mücadele yürütürken, barajı kalkan olarak görmedik, görmeyiz. Bizim tek başına iktidar olmamız için barajın altında HDP’nin kalması ve barajın muhafaza edilmesi anlayışıyla davranmadık” dedi.

Koalisyon görüşmeleri yürütülürken, CHP ile barajın düşürülmesi veya kaldırılması hususunda mutabık kaldıklarını belirten Davutoğlu, “Baraja sığınmak diye bir ifade yok. Dünkü ifademin basında yer alamsı benim de dikkatimi çekti. Konuşmanın akışında baraj yoktu. Orada ben HDP’nin yanlış politikalardan bahsettiğimde, kitle HDP’nin Meclis'ten çıkarılmasını talep eden bir slogan attı. ‘bizim işimiz değil’ seçilmiş birinin Meclis dışına 90’lı yıllarda olduğu gibi bu sizin işiniz vatandaşlar oy vermez barajın altında kalır. ‘Bu sizin işinizdir, bu sizin vereceğiniz karar’ demek için söylediğim bir şeydir. HDP’nin barajın altında kalmasın gibi bir ifade ile söylemedim” diye konuştu.

 

-“NELER YAPTIKLARINI TAKİP EDİYORDUK”-

 

23 Temmuz’dan itibaren yapılan operasyonlarda emniyet görevlileri eliyle hiçbir sivil ölüm gerçekleşmediğini belirten Davutoğlu, Cizre’deki operasyonda da hiçbir sivil ölüm yaşanmadığının altını çizdi.

Çözüm sürecinde PKK’ya taviz verildiği ve PKK’nın güçlenmesine göz yumulduğu yönündeki eleştirilere cevap veren Davutoğlu, “Bir taraftan da neler yapıldığını takip ettik. Eğer tedbirler alınmamış olsaydı ve safiyane bir şekilde çözüm sürecine inanılıp, altarnatifte bunlar ayaklanırsa, silahlanırsa diye düşünmemiş olsaydık, hazırlık yapmamış olsaydık, 23 Temmuz günü 22 Temmuz’da 2 polisimiz şehit edilip, Adıyaman’da bir askerimiz şehit edildikten sonra 23 Temmuz günü şu karşı odada, önce Genelkurmay Başkanımız ile başa başa içeride, sonra karşı odaya geçtik,  çok açık bir talimat verdim, ‘Artık gün gelmiştir. Bunların iyi niyeti de yok, bunları hedefi demokratik, insan hakları demokratik özgürlükler filan değil, bunların tek hedefi Türkiye’yi kardeş kavgasına götürmek. Sakallı görülen insanları bile öldürmeye bile başlamışlardı. Dedim ki ‘hazırlıklarınız tamam mı?’ Tamam. Herkes ne yapacağını biliyordu” diye konuştu.

Kararı bizzat kendisinin aldığını ve yazılı olarak verdiğini söyleyen Davutoğlu, ertesi gün Kandil’de bilinmediği zannedilen kampların dahi vurulduğunu kaydetti.

 

-CHP O TEKLİFE OLUMLU YANIT VERDİ-

 

Seçimlerde her partinin gövde gösteri yaptığını ve seçimlerin şölen havasında geçtiğini kaydeden Davutoğlu, bugün diğer siyasi partilere yaptığı çağrıları yineledi. Türkiye’nin seçimden yeni çıktığını ve yeni parti bayrakları ile sokakların donatıldığını belirten Davutoğlu, “Bunun aynısını yapmak ve israfa, çevre kirliliğine sebebiyet vermek yerine yasaların belirttiği şekilde seçim ofislerinin önünde olsun, mitinglere yönelik bir şey de olsun ama daimi olarak bütün sokakların bu şekilde israfla ve görüntü kirliği olmasın bir de gürültü kirliği omasın diye bir çağrım oldu. Bugün grup başkanvekilimiz mesaj göndermiş CHP olumlu cevap vermiş çok mutlu oldum. Anamuhalefet partisinin kabul etmiş olması önemli. Ama tabi bizim için hepsinin kabul etmesi önemli, çünkü bölgelerinde CHP ile yarışıyoruz, belli bölgelerinde MHP ile yarışıyoruz, belli bölgelerinde HDP ile. Diğer başka hiçbir parti Türkiye’nin her yerinde yarış yürütmüyor açık söyleyeyim. CHP ile varabileceğimiz bu anlamda mutabakat, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da buna uyarsak CHP’nin çok büyük bir mevcudiyeti yok. HDP ortalığı kendi bayrakları ile donatıp AK Parti buna mutabık kalıp donatmayayım derse güç dengesizliği olur. Biz hiçbir partiye alanı  terk etmeyiz. Bütün partiler bunu kabul ederse bu yola gireriz. Bu çağrıdan vazgeçtim gibi yanlış anlaşılmasın, bir kere CHP’ye bu anlamada teşekkür ediyorum. Ümit ederim ki CHP ve HDP de bu anlamda olumu cevap verir. Zaten kendimizi anlattık, tekrar yine anlatacağız demokratik yollar içerisinde. Daha sakin, vakur demokratik özgürlüklerin yaşandığı bir seçim ortamına gireriz” diye konuştu. (ANKA)

(HM/OLÇ)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.