Bahçeli: Mhp'yi Akp'nin Organizasyonu 5. Kol Faaliyeti Bölebilir

ANKARA(ANKA) – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Ahmet Dav...

Bahçeli: Mhp'yi Akp'nin Organizasyonu 5. Kol Faaliyeti Bölebilir

ANKARA(ANKA) – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Beşinci parti çıkarsa MHP’nin içinden çıkar” sözlerine, “Sayın Başbakan kahin, Türkiye’de her şeyi en iyi bilendir. Milliyetçi Hareket Partisi’nde AKP’nin organizasyonuyla var olduğu düşünülen 5. kol faaliyetleri istedikleri gün siyasallaştırılırsa Milliyetçi Hareket Partisi’nden kopma olur. Başka türlü olmaz. 5. kol faaliyetlerine mensup olanlarında siyasallaşması Milliyetçi Hareket Partisi’ni arıtır, durultur. Samimi olanların kalışına sebebiyet verir bu da Milliyetçi Hareket Partisi’ni daha da güçlü kılar” ifadeleriyle cevap verdi. Bahçeli, kendisinin 5. kol faaliyetinde şüphelendiği isimlerin olduğunu da söyledi.

MHP lideri Bahçeli NTV yayınına katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları cevaplandırdı. Kendilerini bir koalisyon ihtimalinde CHP’ye mi AK Parti’ye yakın gördüklerinin sorulması üzerine Bahçeli, “Eğer kamuoyu araştırmaları yapan kuruluşlar, televizyonların çok değişik alanlarında görüşlerini çok sık açıklıyorlar. Bazı araştırmacı yazar özelliği ile toplantılara katılanlar veya şahsi düşüncelerini açıklayanlar sanki 7 Haziran seçimlerinden farklı bir sonuç çıkmayacak düşüncesini kamuoyuyla paylaşıyor bir noktada da yönlendirme içinde oluyorlar. Milletimize ‘önünüzde iki şık var’ diyorlar. Ya ‘AKP tek başına iktidar olacak ya da 7 Haziran’dakinden farklı bir tablo ortaya çıkmayacaktır’ diyorlar. MHP tek başına iktidarı hedeflemekle birlikte daha önce koalisyon şartlarının ifade edildiği ortamda dört temel ilke ve şartı ileri sürmüştük. Onları aynen koruyoruz. HDP dışında TBMM’deki temsil edilecek olan partileri bu dört şartı özümserlerse milletimizi, iktidarsız bırakmayacak bir fedakarlığın öncüsü olabiliriz” dedi.

 

-“BAZI CHP’Lİ VEKİLLER İLERİ GERİ KONUŞUYOR”-

 

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun “Koalisyon şartında ilk önceliğimiz MHP olur” sözlerinin anımsatılarak, bu ihtimalin toplumu rahatlatıp rahatlatmayacağının sorulması üzerine Bahçeli, “Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ile bir hükümet kurmayı gündeme getiriyor, fakat böyle bir hükümetin oluşturulma zeminini tam hazırlayamıyor. Söz gelimi, kendilerinin bazı milletvekilleri özellikle HDP’ye düşünce itibariyle çok yakın olanlar ileri geri konuşuyor. Herhangi bir sorumluluk üstlenmiş değilsiniz, partilerin birbirleri ile olan yaklaşımı hakkında kanaat yok. Toplumsal bir talep var mı yok mu belli değil. Cumhuriyet Halk Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi’ni koalisyona götürecek bir düşünce ortaya atıldığı zaman ‘başbakanlığı Bahçeli’ye bırakacağız’ sözü çok yanlıştır. Böyle bir rüşveti alarak koalisyona Milliyetçi Hareket Partisi giremez. İkinci bir hata, CHP tarafından veya sözcüleri tarafından, ‘AKP yüzde 40’tır geri akanla kısım yüzde 60’tır dolayısıyla yüzde 60 bloğu bir hükümet kurabilir.’ Bu cümleyi sarf ettiğiniz taktirde Milliyetçi Hareket Partisi’ni yok farz ediyorsunuz, 60 rakamının içinde bir yerde görüyorsunuz. Ama ana fikri HDP ile örtüşen çözüm sürecinde kuracağınız bir hükümetin içinde Milliyetçi Hareket Partisi’nin de olabileceğini düşünüyorsunuz. Türkiye’yi yıkmaya, bölmeye niyetlenmiş bir parti ile ve binlerce şehidimize vasile olmuş bir parti zümre ile Milliyetçi Hareket Partisi hangi 60’ın içine koyarak bir koalisyon oluşturmayı düşünüyorsunuz? İhanetle vatanseverliği nasıl bir odanın içine almayı düşünüyorsunuz anlamak çok zor. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu çok iyi niyetli bir insandır. Kendisi aynı zamanda benim okul arkadaşımdır. Talebelik döneminde çok fazla münasebetim olmamakla beraber, çalışarak okuyan bir kişi olarak, başarı elde etmiş bir kişidir. Böyle bir hataya kimler tarafından düşürüldü buna bakması lazım. MHP bir oyuncak değil, Çin’den gelen bir yeni bir oyuncak gibi başbakanlığı bize vererek hükümet olmaz” diye  konuştu.

 

-“SAYIN BAŞBAKAN YALANDAN BİR BAŞBAKAN”-

 

Başbakan Davutoğlu ile yapılan görüşmede kendisinin yanında bulunan çantanın açılmadığı yönünde Davutoğlu’nun eleştirilerinin anımsatılması ve çantanın görüşmede açılıp açılmadığının sorulması üzerine Bahçeli, “Sayın Başbakan yalandan bir başbakan olması sebebiyle çok yalan konuşuyor. Bu çanta açılmıştır. Buluşma, 17 Ağustos saat 14.30’da gerçekleşmiştir. 2 saat 26 dakika sürmüştür. Kendileri uzun süre konuşma yaparak Türkiye'nin ve hükümetinin uygulamalarından bahsetmiştir. 32 güne yaklaşan ve Cumhuriyet Halk Partisi ile olan koalisyon çalışmalarından özetleme yapmıştır. Daha sonra bir fırsat doğmak sureti ile AKP ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin görüşmelerine sıra gelmiştir” ifadelerini kullandı.

 

-“BİZDEN RANDEVU TALEP ETMEDEN ÖNCE AK PARTİ MYK’SINDA SEÇİM KARARI ALINMIŞ”-

 

CHP ile AK Parti’nin koalisyon görüşmelerinin olumsuzlukla sonuçlanmasının ardından Başbakan Davutoğlu’nun kendisiyle görüştüğünü anımsatan Bahçeli, “CHP ile yapılamayan koalisyon çalışmasının acaba MHP ile olabilir miden ziyade, sıra savmak amacıyla bizden randevu talep etmişlerdir. 32 gün içerisinde sonuç alınamamış, 45 gün tükenmek üzere, MHP ile kaç gün görüşecekler, nerelerde uzlaşacaklar. Bu konuda da her hangi bir hazırlıklarının olmadığını kamuoyundan öğreniyoruz. Bizden ayın 14’ünde bir randevu talebinde bulundular ve bu aynı zamanda AKP’nin kuruluş yıldönümüne rast geliyordu. O gün oluşmadı dolayısıyla 17 Ağustos olmuştur randevu” dedi.

Yanındaki bir kağıdı çıkaran Bahçeli, “Adalet ve Kalkınma Partisinin MYK’sında gayriresmi olarak yapmış olduğu bir ön çalışmanın özetidir. Burada, ‘15 Ağustos günü TBMM’nin olağanüstü toplantıya çağrılması. 17 Ağustos 2015 Pazartesi günü erken seçim kararı veya kanun teklifine ilişkin seçim ve partilere yardım önergesinin verilmesi. 18 Ağustos Salı TBMM’nin olağanüstü toplanması. Öncesinde danışma kurulu yapılarak komisyonların üye dağılımlarının belirlenmesi. Bu Meclise verecekleri bir önergenin ön çalışması. 19 Ağustos 2015 Çarşamba genel kurul açılışında yapılacak işleri de ayrıca sıralamışlardır. Bu belge sağlıklı bir belgeyse, üzerinde sağlıklı olarak çalışılmış olan bir belge ise demek ki Cumhuriyet Halk Partisi ile olan görüşmelerini 13’ünde tamamlamışlar 14’ünde talep etmişler ama biz 17 Ağustos’a vermişiz. İki saat 26 dakika sürmüş. Erken seçim kararı almak istiyorlar. Bu belge geçerli ise buna da ‘yalan’ diyeceklerdir tabi. Demek ki Milliyetçi Hareket Partisi ile randevu istemişler ama 15 Ağustos’ta TBMM’yi de toplantıya davet etmek üzere program yapmışlar. Demek ki bir MHP ile görüşmelerinde herhangi bir hükümet kurma düşüncesi yatmamaktadır” diye konuştu.

 

-“TÜRK’ÜN TÖRESİDİR, ELLERİNİ SIKTIM”-

 

Başbakan Davutoğlu’nun kendilerini devletin mahrem konularını açıklamakla eleştirmesi hakkında değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, “Sayın Başbakan bu kadar basite almasın. Ne söyledikleri bizce belli. Burada kalmasını istedikleri emanetimize alınmıştır, emanete alınan kişi siyasi tahrikle bizi konuşturmaya çalışmasın. O kadar da zeki değildir Sayın Başbakan. Ne söylediklerini vesayet altında Saray’dan korkmayacaksa buyursun Saray’da beraber konuşsunlar birbirlerine tekrar etsinler” ifadelerini kullandı.

Kendisinin bir dönem Ahmet Türk’le tokalaşmasının anımsatılarak, “Bu noktada sizi Meclis’e eş başkanlarla Meclis’te sohbet ederken bu konuda konuşurken veya tokalaşırken görecek miyiz? Yoksa tamamen kapılarımız kapalı mı diyorsunuz” sorusuna Bahçeli, “Milliyetçi Hareket Partisi TBMM’de temsil edildiği sırada, yani 2011 seçimlerinde, o zaman başka bir isimle temsil edilen partinin grup başkan vekilleri olan Grup Başkanvekilleri olan Sayın Ahmet Türk’le, Sayın Aysel Tuğluk hanımefendi gelip bize başarı dileklerinde bulundular. Meclis’te bulunmamız dolayısıyla tebrik ettiler. Ben de kendilerine teşekkür ettim. Onlar bize geldiği vakit ben de ayağa kalktım,  Türk’ün töresidir,  adaptır, edeptir yanınıza gelmiş olanın elini sıkacaksınız. Sıkmak kafaların uyuşması anlamına gelmez elin bir iki saniye bir araya gelişini ifade eder. İleriki dönemlerde böyle düşmanlık içerisinde… PKK’nın güdümünden çıktıktan sonra anayasanın çerçevesinde, siyasi partiler kanunu çerçevesinde, hizmet edebilecek bir parti konumuna gelebilir, buna da bizzat uygulamalarla şahit olursak o zaman diğer partilerle farklı kalmıyor demektir” diye konuştu.

 

-“KAYYUMLAR VE POLİS GÜCÜ ÇEKİLMELİ”-

 

İpek-Koza Grubu’na kayyum atanması hakkında da değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, “Paralel yapı dedikleri Fethullah Gülen hareketi olarak görülmüş ve Gülen cemaati olarak algılanan bir topluluğun 12 yıla yakın bir süredir Adalet Kalkınma Partisi ile birlikte çalışmasını göz ardı ederek değerlendirme yapmak bazı konuları farklı yönlere taşımak olur. Bazı kararların alınmasında bu beraberlik etkili olmuştur. Nerede kopmuştur neden kopmuştur, doğru düzgün bilen yok. Kim ne yapıyorsa ilk suçlama hükümeti devirmeye yönelik hareket olarak algılanmıştır. Gülen hareketine karşı iktidar neye dayalı olduğunu anlayamadığımız bir kin ve nefretle saldırmaya başlamıştır. Bunu kurutmak istiyor ve bunu kuruturken de eğer bu hareketin çevreleriyle ve içinde bulunanlarla hala etkinlikleri varsa onları da yok etmek istiyor. Basın hürriyetini, özellikle anayasanın 30.maddesini açıkça çiğneyerek kayyum tayin ederek, istihdam yaratan, katma değer üreten İpek Holding’in 22 kurumunu tamamen yok etmeyi hedeflemek, bu arada da seçime 3-5 gün kala medyanın varlığını ortadan kaldırabilecek davranışlarla polis gücüyle bir binayı basmak, bütün çalışanları, basın emekçilerini tedirgin etmek, çok edepsiz bir harekettir. Sayın Başbakan Cumhurbaşkanı’nın saray örgütleri tarafından bunu yönlendiriyorsa müdahil olsun. Hala başbakanlık sorumluluğu Recep Tayyip Erdoğan’da değil, ülkeyi yönetme sorumluluğu, Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı sıfatıyla bir unvan taşısa da ülkeyi yönetme sorumluluğu Başbakandadır. Başbakan şuana kadar herhangi bir değerlendirme yapmamıştır. Anayasanın 30. Maddesi çerçevesinde müdahil olmalı, polis gücünü çekmeli, kayyumları kovmalı, yönetimi uyarmalı ve faaliyetlerinin devamını basın özgürlüğü çerçevesinde yürütmelidir. Bu tür davranışlar kin ve nefret tohumları saçar. Türkiye’de bir arada bulunma, ortak akılla ülkeyi yönetme kabiliyetini sıfırlar. Buna son vermek lazımdır, bu akşam buna son verilmelidir” diye konuştu.

 

-“AKP’NİN 5. KOL FAALİYETLERİ SİYASALLAŞIRSA MHP BÖLÜNEBİLİR”-

 

Başbakan Davutoğlu’nun, “Bahçeli’ye ‘evet’ demeyi öğretmemiz lazım, ama bunu hangi dille öğreteceğiz bilmiyorum” sözlerini de değerlendiren Bahçeli, “Sayın Ahmet Davutoğlu beyle aynı dili konuşma imkanı kalmamıştır. Çünkü kendi aklıyla, kendi düşüncesi ile konuşmuyor. Bir algılama yönetim merkezi ne çizmişse o çerçevede konuşma ihtiyacı hissediyor ve çok konuşuyor, çok tekrarlıyor. Her tekrar yeni bir pot kırıyor. Böylelikle de kendi itibarını, itibarsızlaştırıyor” diye konuştu.

Kendisinin ortaya attığı 5. Parti iddiasına değinen ve Davutoğlu’nun “çıkarsa MHP’nin içinden çıkar” sözlerini değerlendiren Bahçeli, “Sayın Başbakan kahin, Türkiye’de her şeyi en iyi bilendir. Milliyetçi Hareket Partisi’nde AKP’nin organizasyonuyla var olduğu düşünülen 5. kol faaliyetleri istedikleri gün siyasallaştırılırsa Milliyetçi Hareket Partisi’nden kopma olur. Başka türlü olmaz. 5. kol faaliyetlerine mensup olanlarında siyasallaşması Milliyetçi Hareket Partisi’ni arıtır, durultur. Samimi olanların kalışına sebebiyet verir bu da Milliyetçi Hareket Partisi’ni daha da güçlü kılar” açıklamasında bulundu.

Kendisinin 5. kol faaliyetinde şüphelendiği birinin olup olmadığının sorulması üzerine Bahçeli, “MHP Genel Başkanı her konuyu yakından takip eder, üst üste kor, günü saati geldiğinde de tedbirini alır. MHP’nin liderlik geleneği budur” dedi.

 

-“AKP’NİN İÇİNDEN NİCE RECEP TAYYİP ERDOĞANLAR ÇIKAR”-

 

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’in 3. seçim açıklamasını değerlendiren Bahçeli, “Demokrasinin bütün unsurlarının tıkandığı yerde başka amaçlara, başka faaliyetlere sapmaksızın çıkış yolu arıyorsanız yine demokrasi içinde olmalıdır. O da sandıktır ve seçimdir. Eğer Türkiye seçim yoluyla bir kaos, bir krizde kalıyorsa, bunda da seçim korkusu ile bu kaosa, krize tahammül göstermek alışkanlık haline geliyorsa Türkiye’nin toplumsal dengesi bozulmuş, hiçbir sorunu çözülmemiş hale gelir. Farklı arayışlar ortaya koyar, farklı arayışları yaşamak istemiyorsak demokrasi içinde çözüm bulmalıyız. Bunların hiçbiri olmadı, olamıyor, seçim korkusu ile bir insanı taşımak mecburiyetinde değildir bu millet. Türk milletinde vazgeçilmeyen insan yoktur. AKP’lilere sesleniyorum Recep Tayyip Erdoğan’ı koruyacağım diye memleketi bunalıma, krize sokmayınız. Nice Recep Tayyip Erdoğan’lar AKP’nin içinde çıkabilir. ‘Ona dokundurtmayacağız’ diyerek, ‘o bizim için şudur’ diyerek, Türkiye'yi felakete sürüklüyorsanız bunun vebali altından kalkamazsınız. Aklımızı başımıza alalım. Recep Tayyip Erdoğan’ın otoriterleşme, kendisini güven altına alma, vesayetini sürdürme, kendisini güven altına alacak bir rejim değişikliğine, toplumsal taleplerin reddini ve nefretini toplayacak bir halde Türkiye’yi kaosa sürüklüyorsanız, bunun çözümü AKP’dedir. AKP bu yolu demelidir. Ne yapmalıdır, seçimden istediği oran çıksın veya çıkmasın Meclis’te temsile diliyorsa ‘Recep Tayyip Erdoğan’a vesayetten kurtulalım’ demeleri lazım. Anayasaya göre görevini yap sana saygı duyuyoruz ama ülkeyi biz yönetelim. O talipte zaten bu dört önemli şartın büyük çoğunluğu da kendiliğinden halledilir” diye konuştu.

 

-SAAT 17.25’TEN NE ZAMAN NORMALE DÖNECEK?-

 

Odasındaki takvimin 17 Aralık’ta saatin ise 17.25’te durduğunun sorularak bu takvim ve saatin ne zaman normale döneceğinin sorulması üzerine Bahçeli, “Milliyetçi Hareket Partisi’nin iktidarında. Koalisyon şartlarında ileri sürdüğümüz dört ilkeye bağlı kalındığı taktirde oluşacak olan koalisyon içinde önceliğimiz terörle mücadele, yoksullukla, yolsuzlukla mücadeledir” dedi. (ANKA)

(HM/OLÇ)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.