Bahçeli (2/son): Pkk İle Kürt Kökenli Kardeşlerimizi Aynı Görmek Tam Bir Cinayettir

ANKARA(ANKA) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk-Kürt çatışması için zemin v...

Bahçeli (2/son): Pkk İle Kürt Kökenli Kardeşlerimizi Aynı Görmek Tam Bir Cinayettir

ANKARA(ANKA) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk-Kürt çatışması için zemin ve zaman kollayan mihrakların yine devrede olduğunu belirterek, “Kürt kökenli kardeşlerimiz milletimizin kopmaz, yeri dolmaz ve ayrılmaz birer mensubudurlar.  PKK ile Kürt kökenli kardeşlerimizi bir ve aynı görmek tam bir cinayettir” dedi.

MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Türk-Kürt çatışması için zemin ve zaman kollayan mihrakların yine devrede olduğunu belirten Bahçeli, “Kardeş kavgası çıkarmak için el ovuşturan insan müsveddeleri, devlet içine yuvalanmış çeteler, AKP güdümlü paramiliter gruplar, çakma ocaklar, kapalı devre çalışan oluşumlar sokakları hareketlendirmek için kavga tetikçiliği yapmaktadır. Bursa Yenişehir, Bolu Mudurnu, Karaman Ermenek, İzmir Bergama, Antalya Alanya ve Manavgat, Kırşehir, Ankara ve İstanbul başta olmak üzere, birçok il ve ilçemizde kaygı verici cepheleşmeler gözlemlenmektedir. Yollarda otobüsler taşlanmaktadır. Sırf Doğu’dan geldikleri için tarım ve inşaat işçileri hedef yapılmaktadır. Gazete ve parti binaları kundaklanmaktadır. Ne yazıktır ki, cepheleşme toplumsal taban bulmuştur. Sarayın arkasında bağlı duran, kendilerine Osmanlı Ocakları diyen, aslında aziz ecdadımızın ruhunu zedeleyen, mirasını lekeleyen Bizans’ın varisi güruh nifak saçmaktadır. Bu güruhun kimi zaman bozkurt işareti, kimi zaman zafer işaretleriyle toplumsal heyecanı ajite ettiği görülmektedir. Etnik hazımsızlık toplumsal hücrelere servis edilmektedir. Bu maksatla da MHP üzerinde oyunlar oynanmaktadır. Milli duygular kışkırtılarak Kürt düşmanlığı özendirilmektedir. Kürt kökenli kardeşlerimiz milletimizin kopmaz, yeri dolmaz ve ayrılmaz birer mensubudurlar.  PKK ile Kürt kökenli kardeşlerimizi bir ve aynı görmek tam bir cinayettir” dedi.

-“HÜKÜMET ÇÖZÜM KANALINDAN BU HIYANETE OMUZ VERMİŞ, ÖN AÇMIŞTIR”-

Bahçeli, PKK’nın alan hakimiyetini genişletip kurtarılmış şehir ve bölgeler oluşturmanın peşine düştüğünü belirterek, “Hükümet çözüm kanalından bu hıyanete omuz vermiş, ön açmıştır. Cizre, Yüksekova, Nusaybin gibi ilçelerimizde yılların ağır ihmali ile sözde kanton yönetimler teşebbüsü görülürken, hükümet uyumuş veya bu fiili işgal denemesini önemsememiştir. PKK hendekler kazıp, yöre halkını haraca bağlayıp Türk devletinin egemenlik haklarına suikastlar düzenlerken, hükümet vizyonsuzluğun, gayri milli tutumunun kurbanı olmuştur. Şahsıma provokatör deme küstahlığını gösteren yıkım ele başısı ‘Öcalan’ın düşüncesi bizim de düşüncemiz’ alçalmasıyla hainliğin dibini boylarken, PKK günden güne güç kazanmış, Cizre’ye Kobani aşısı yapmak istemiştir. Tıpkı Ortadoğu’daki izbelik görüntülerin bir benzeri Cizre ve Diyarbakır Sur’da hakimken, hükümet hala pembe tablolar çizmeye kalkışmıştır. PKK beslemelerine, Kandil hayranlarına, aşı ekmeği hıyanet olan imzacı sözde aydınlara gün doğmuştur” ifadelerini kullandı.

-“AKP ŞERRİN TA KENDİSİDİR”-

“Şehitlerin kanı, adı sanı yakinen bilinen yıkım kadrolarının eline bulaşmıştır” diyen Bahçeli şunları kaydetti:

“Erdoğan ve İmralı canisinin müştereken terfi ettirip PKK’ya armağan ettiği ne kadar isim varsa, dahil oldukları müzakere ve melanet kadrosuyla tarihe kara bir leke olarak geçeceklerdir. Partisinin 5’inci Olağan Kongresi’nde hepten zincirlenen, acınacak duruma düşen Davutoğlu; şerleri def etmekten bahsedip müfteriliğine yenilerini katarken, tavsiyemiz aynaya bakması ve gerekli tedbiri derhal almasıdır. Zira AKP şerrin ta kendisidir. Terörle mücadele yerine mütareke ve müzakereye sapan Davutoğlu’nun, PKK’yı hükümete taşımanın utancını telafi etmek yerine partimize ahlaksızca sataşması, hayırcı göstermeye kalkışması kendisine yaramayacaktır. İcazet ve vesayet altında genel başkanlık yapmaya gönüllü olacak kadar iradesi mefluç hale gelen, kendi MKYK listesini tanzim etmekten bihaber olan yamalı zihniyetin bize kuru sıkı atması, erdem ve etik ilanı yapması beyhude bir çırpınıştır. Davutoğlu ve arkasında duran efendisi sayesinde Türkiye bir yönetim boşluğu yaşamaktadır.”

-“ŞEHİTLERİMİZİN KANI AKP’NİN ALNINA YAPIŞMIŞTIR”-

Bahçeli, 20 Temmuz’dan bu tarafa 71’i asker, 53’ü polis, 3’ü de korucu olmak üzere 127 şehidin verildiğini hatırlattığı konuşmasında şunları söyledi:

“Şehitlerimizin kanı AKP’nin alnına yapışmıştır. Millet kavramına ve milli emanetlere ters ve maksatlı bakış her olumsuzluğa yataklık görevi görmüş, sonuçta bölücü terörü azdırmıştır. Recep Tayyip Erdoğan Türk devletinin sinir uçlarıyla oynadıkça, milli mukavemetin bir duvarı çökmüştür. Terör bir sonuçtur, sebepleri öne çıkarılmadıktan ve sağlıklı teşhisi yapılmadıktan sonra bu badirenin üstesinden gelmek imkansıza yakındır. AKP’nin, bir kiralık cinayet örgütü olan PKK’dan medet umması, taviz ve siyasi diyet listeleriyle Türkiye’yi peşkeş çekmesi felaketlerin kapısını aralamıştır. Şu ana kadar iktidarın hiçbir öngörüsü gerçekleşmemiştir.”

-“TARİHTE EŞİ GÖRÜLMEMİŞ BİR HIYANET…”-

Bahçeli, “Tarihte eşi görülmemiş bir hıyanet Erdoğan ve bir avuç yandaşı tarafından hayata geçirilmiştir” dediği konuşmasında, “PKK tükürüğüyle boğar diyen sefiller düne kadar AKP’nin koltuğunun altında güç devşirmiştir. Gerçekten de Türkiye’ye diz çöktürmek, boyun eğdirmek, teslim almak isteyen ne kadar hain ve kökü dışarıda mihrak varsa AKP’nin arkasında hizaya girmişlerdir. PKK bunlardan yalnızca bir tanesidir. Ne acı ki, musibetlerin ve murdar iştahların ardı arkası kesilmemektedir. Türk milleti etnik liflerine, etnik moleküllerine ayrılmanın son aşamasına ite kaka getirilmiştir. Ve Türkiye’nin kalpgahı, beyni, hükmü şahsiyeti yıldırıcı, öldürücü darbelere maruz kalmıştır. Olan bitenler hakikaten de kahredicidir” ifadelerini kullandı.

-“ÇÖZÜME SIRT DÖNMEKLE BİZZAT TARİFİNİ YAPTIĞI İHANETE KENDİSİ DÜŞMÜŞTÜR”-

Bahçeli, AK Partinin, ülkeyi üç beş teröristin insaf ve keyfine terk ettiğini ileri sürdüğü konuşmasında, “Silahlar susacak, teröristler sınır dışına çıkacak, fikirler konuşacaktı. Analar ağlamayacak, ekonomi büyüyecek, barış gelecekti. Çocuklar babasız kalmayacaktı. Erdoğan çözüm için her yola başvurmaktan bahsediyordu. Gerekirse ‘Baldıran zehrini içeriz’ diyordu. Çözüm sürecinden taviz yok, geri adım yok kararlığındaydı. Bu yola canını koyduğuna vurgu yapıyordu. Açılımdan vazgeçmenin, açılımın karşısında durmanın bu ülkeye, bu ülkenin evlatlarına ihanet olacağını bizzat Erdoğan söylüyordu. Geçtiğimiz Temmuz ayının son günlerinde, ‘Çözüm süreci istismar edildi, maalesef karşılığını bulmadı, milli birliğimize kast edenlerle devam ettirmek mümkün değil’ diyen Erdoğan, açılımdan vazgeçmekle, çözüme sırt dönmekle bizzat tarifini yaptığı ihanete kendisi düşmüştür” dedi.

-“KİMİN ZEMİN KAYBETTİĞİ ARTIK NETTİR”-

“Kaybeden sadece AKP değil, Türkiye’dir” diyen Bahçeli, “Kaybeden Türk milletidir. Şehitlerimizin, trajik bir şekilde tırmanan terör eylemlerinin bir numaralı sorumlusu Erdoğan ve AKP-PKK hükümetidir. 29 Temmuz 2015 günü, TBMM Genel Kurulu’nda konuşan dönemin Başbakan Yardımcısı Arınç, Milliyetçi Hareket Partisi’nin süreç ihanetine yönelik eleştirilerini haklı bulduğunu açıklayarak Erdoğan ve AKP’nin tüm tezlerini bizzat çürütmüştür. Biz haklıysak, AKP haksız ve hıyanete ortaksa bunun milletimiz tarafından sandıkta gösterilmesi en demokratik beklenti olacaktır. Gerek Davutoğlu, gerekse de Erdoğan süreç ihanetinin PKK’ya silah depolama konusunda arayıp da bulamadığı bir imkan sağladığını söylemişlerdir. O halde, Türkiye’ye çevrilen silahların, patlayan bombaların, kurulan pusu ve tuzakların hepsinde AKP’nin izni, dahli ve parmağı vardır. PKK güdümlü füzelere ulaşırken sarayda keyif sürenler vebal altındadır. PKK ağır silahlarla senaryosu yabancı başkentlerde yazılan iç savaşa yönelik talim yaparken, ayakkabı kutusu dolduranlar birinci derecede suçludur” ifadelerini kullandı.

-“BU SİLAHLARI KİM YA DA KİMLER VERMEKTEDİR?”-

Bahçeli, “Bu silahları kim ya da kimler vermektedir?” diye sorduğu konuşmasında, “Hangi ülkeler sıra sıra Türkiye’ye düşmanlık kuyruğuna girmiştir? PKK, bombaları nereden, hangi silah baronlarından temin etmektedir? Özellikle ABD, Almanya ve Fransa’nın PYD’ye verdiği silah ve cephanelikler bilinmekte midir? Türkiye nasıl bir darboğazda, nasıl bir kumpasın makasındadır? İsrail’e tepki için BM’ni arayan, ama kendi ülkesini terör zulmüne bırakan Erdoğan bunların farkında mıdır? Örtülemez bir gerçektir ki, süreç ortakları Türk milletinin karşısındaki hain bloktur. Hiçbir hükümet üyesi ve sözde devlet adamının; ben masumum, bilmiyordum, uyuyordum, fark edemedim, kandırmışlar, pardon deme lüksü yoktur. Şunu bilmek lazımdır ki, çözüm süreci denen kanlı ve terör süreci Erdoğan ve Davutoğlu’yla beraber alayının başını yakacaktır” diye konuştu.

11 Eylül’de Mekke’de şiddetli yağış ve fırtına nedeniyle Mescid-i Haram’da bulunan bir vincin hacı adaylarının üzerine devrilmesi sonucunda 107 kişinin hayatını kaybetmesinin kendilerini derinden üzdüğünü belirten Bahçeli, “Şimdiye kadar 107 kişinin vefatı, 238 kişinin de yaralandığı açıklanmıştır. Bizlerin derinden üzen kazada, 8 Türk vatandaşının hayatını kaybettiği, 21’inin de yaralandığı anlaşılmaktadır. Hac faraziyesini yaparken hayatlarını kaybeden din kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum” dedi.

Bahçeli, konuşmasında İsrail tarafından Mescid-i Aksa’ya düzenlenen saldırıları da kınadı. (ANKA/SON)

(ÖZ/OLÇ)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.