3 yaşındaki otizmli çocuk neden hapiste?

​\"Kafeste kuş besler gibi, hapishanede de çocuk beslerler... Ama elinde şekerle annesinin yanına giremez çocuk... 5 dakikası var şekeri bitirmek için yoksa alırlar elinden...\"

Haberler 22.01.2016, 12:36
3 yaşındaki otizmli çocuk neden hapiste?

ANNEYİ ISLAH(!) ÇOCUĞUNU HEBA EDEN ADALET...

Poyraz Ali... 3 Yaşında... Sosyal medyadaki imza kampanyası aracılığıyla onu tanıyanlar, hapisteki annesi için başlatılan denetimli serbestlik kampanyasından haberdardır...

Ancak her çocuk için çok önemli olan, otistik bir çocuk için daha büyük önem taşıyan okul öncesi yıllarI hapishanede geçiyor Poyraz Ali'nin... Kampanya gereken duyarlılığı bir türlü yaratamıyor...

Change.org adlı imza kampanyası sitesinde kampanya ile ilgili paylaşılan son bilgiyi, Karşı Gazete olarak, haber değeri de taşıdığı için yayınlıyoruz...

BU SORULARA CEVAP VERSİNLER...

Adalet Bakanlığı'nın, adı "Adalet" olan kreşine, bir çocuk niye gitmek istemez? Verilen şeker 5 dakikada bitmez ise neden geri alınır? Neden günlerce  kreşe gitmeyen çocukla, anaokulunun müdürü, rehber öğretmeni ilgilenmez? 

"Niye gelmiyor? Bize mi küstü mü? Hasta mı? Şeker mi istiyor?" diye niye sormaz Adalet kreşinin çalışanları?

Yaklaşık 10 ay önce atipik otizm teşhisi koyulan ve Sağlık Bakanlığı tarafından %40 engelli raporu verilen 3 yaşındaki Poyraz Ali, annesi Zeynep Bakır ile birlikte Bakırköy Kadın Cezaevi'nde kalıyor.  Poyraz Ali'nin özel durumu nedeniyle, annenin çocuk ile birlikte olması, özel eğitim imkanlarına ulaşması ve eğitimlere düzenli olarak katılması şart!

Oysa anneleri güya ıslah(!) ederken, çocukları heba eden bir adalet sistemi içinde yaşıyor onlar...

Fazla yoruma da gerek yok... İşte Poyraz Ali'nin annesinin kaleminden, 3 yaşındaki otizmli Poyraz Ali'nin hapishane günlüklerindeki son not:

BAKIRKÖY HAPİSHANESİ ADALET ANAOKULU ÜZERİNE…
January 21, 2016

Şimdiye kadar size pek çok şeyden bahsettim ancak hapishanenin kreşinden pek bahsedemedim. Lakin amaç üzüm yemekti bağcıyı dövmek değildi. Kreşten hep çok şikayetim oldu. ilk olarak kendim kreşe gidebilmeyi istedim. Eğitimcileriyle direk muhatap olabilirsem bazı şeyleri değiştirebilirdim belki. Güç bela bunu sağladık. Ancak 1.5 yılın üzerine geldiğimiz nokta ‘’KOCAMAN BİR HİÇ!’’ Poyraz Ali bu kreşi bir türlü sevmedi. Neredeyse 2 yıl olacak: Atipik otizmli bir çocuğu bu kreş kaynaştırmayı başaramadı. Çocuk Adalet anaokulundan nefret ediyor. Bu okulunda aksi için bir çabası olmadı.

Adının ‘Adalet’ olmasından başlamak istiyorum aslında. Ne bileyim bir ‘Mavi kuş’, ‘Kırmızı uçurma’ da olabilirdi ama yetişkinler adaletsizliklerini kapatmak için yaraya tuz gibi isim takmışlar. Adını andıkça içimiz kanadı. Yeryüzünün hiçte adil bir yer olmadığını en iyi bizim çocuklarımız bilir. Ve bu anaokulun kapısından bir zengin çocuğu asla girmez. Çünkü hapishane ve dolayısıyla bu anaokulu yoksullar içindir.

ELİNDE ŞEKERLE, HAPİSHANEYE NEDEN GİREMEZ ÇOCUKLAR?

Böylece ‘LC WAİKİKİ ’sponsor olur. İki takım kıyafet üç parça şeker; kafeste kuş besler gibi hapishanede çocuk beslerler. Şekerler kreşten hapishaneye dönmeden bitirilmek zorundadır. ‘’Yoksa hapishane kapısında sizden alırlar, çabuk bitirin!’ Sizin şekeriniz de kalmasın ! Bir tane aklı başında adam da çıkıp sormaz mı? Kardeşim ‘neden çocuklar içeri girmiyorlar, beş dakikada şeker mi yenir, böyle şeker tatlı gelir mi? Kreşe gitmek için çocuklar hapishanenin x-Ray cihazından ötmeden geçmek zorundadırlar. Bir giderken bir de gelirken..

"KELEPÇELER, SİLAHLAR, HASTALAR ARASINDA CİHAZDAN GEÇİRİLİR ÇOCUKLAR..."

Bazen birkaç çocuk aynı anda geçer, cihaz öter, kime öttü belli değil. Çocuklar oyun derdinde görevliler cihazın ötmesinin. Çocuklar tekrardan geçmek istemez. Kimisi ağlar, kimisisin ayakkabısını çıkarırlar, çıplak ayak geçer. Kimi çocuk elini birleştirir vücudunda, küçük adım geçer bu konuda eğitilmiş çocuk davranışı! Bu harala gürele sırasında hapishaneden hasta giriş çıkışı da yapılmaktadır. Griplisinden aidslisine, psikolojik rahatsızına hapishanenin cümle hasta kadınları da ordadır o sırada. Kelepçeler, silahlar zaten nerdeyse 60 çocuğun olduğu hapishanede kreşe gitmeyi başarabilen çocuk sayısı bazen bir elin parmakları kadar olabilmektedir. Çocuklar ya kreşi sevmedikleri için ya da çok kere hasta oldukları için kreşe gidememektedirler.

Kreşte çok sık öğretmen değişmektedir. Kimi öğretmen idaresi ile anlaşamaz kimisine buradaki çocuklarla ilgilenmek ağır gelir. Sözleşmeli öğretmen trafiği vardır hep, birde stajyer öğretmen. Hepsi ayrı telden çalar bu insanların. Kimisi şu kötü program ‘süper dadı‘ dan etkilenmiştir, bir bakmışsın bir çocuğu kenara itekleyip ‘şu kenarda dur ve yaptığının ne kadar kötü bir şey olduğunu düşün’ falan diyor. Biri bu insanları bir kenara çekip ‘yaptığınızın ne kadar kötü bir şey olduğunu lütfen düşünün dese ‘derim içimden. Eleştiririm genelde ‘’Poyraz Aliye öyle yapamıyorlar, özgünlükleri değerlendiriliyor’’ diye yanıtlanır. Zaten isteseler de Poyraz Ali kenarda öylece durup bu saçmalığın bitmesini bekleyecek çocuk değil. Ve zorla birinden özür de dilemez.

Atipik otizmin nimetleri bunlar.

Kreş idaresi çok iddialıdır. Planları programları bitmek bilmez. Bağış olarak dönen paranın haddi hesabı yoktur. Sürekli bir şeyler yenilenir vs. Ancak bu idare çocuklarımızın azarlanmadığı, kollarında çekiştirilmediği bir eğitim sistemini oturtamadı. Biz yeni park istemiyoruz ki, eskisinde de oynuyordu çocuklar.

"ADALET KREŞİNİN YÖNETİMİNE YAZDIĞIM MEKTUBU BİLE ULAŞTIRMAMIŞLAR..."

Çocuklarımız yaşıtlarıyla vakit geçirsin, biraz mutlu olsun. Mesela veli olarak benim kreşten tek beklentim buydu ama bir türlü olmadı. Kreş müdürü Aruz Hoca ‘O öğretmen gidici, Öteki yeni’ vs diyerek sürekli bende bir şeylerin değişeceği beklentisini canlı tuttu. Ona inanmak istiyordum, daha iyi bir seçeneğim yoktu. Ancakbu arada Poyraz Ali kreşten iyicene nefret  eder olmuştu. Kreşe gitmemek için hapishaneye yanıma gelmek istemiyordu. Ne zaman ki ‘’ Tamam oğlum kreş yok artık’’ dedim, o zaman rahat etti çocuk. Kreşe gödermemeye başladım. O’ nu kreş müdürü’ ne de sorunlarımı detaylı anlatan bir mektup yazdı. Bu mektup kendisine nedense hiç ulaşmadı! Birkaç ay sonra son bir kere daha deneme kararı alarak Poyraz Aliyi kreşe götürdüm. ‘’Arkadaşlarını başka türlü göremiyoruz’’ diye ikna ettim Poyraz Aliyi. Arkadaşlarını özlemişti. Koşa koşa gitti kreşe. Ancak oradaki hoyrat eğitim tarzına bir hafta tahammül edebildi. ‘’ Kreşe gitmek istemiyorum!’’ ağlamalar tekrar başladı. Bu işkenceye bir son verdim. Onu artık kreşe göndermiyorum! Mektup yazmışım, ulaşmamış; kaç ay çocuğumu kreşe göndermemişim kreşin müdürü ‘’ Ne vardı Zeynep?’’ diye sormaya tenezzül etmeyen bir kadın. Rehber öğretmen atanmış güya. Hapishanede yaşayan otizmli bir çocuk var  sorumluluğunda.

"HAPİSTEKİ ANNELER,  ÇOCUKLARI HAKKINDA HESAP SORAMAZ MI?"

Velisini bulmuş, bir sormuyor ‘’ nasıl gidiyor, ne yapabiliriz?’’ nasıl bir rehberlik anlayışı bu? Zaten ‘’Adalet Anaokulu’’ nun en temel, belirleyici özelliği ne biliyor musunuz? Bu kreş, kendinde velilere çocuklarıyla ilgili ne bilgi, ne hesap verme yükümlülüğü görmüyor. Sanki biri bunlara ‘’ alın eti de, sizin kemiği de! ‘’ demiş. Siz bizi ne sanıyordunuz hanımefendiler? Sizden kimse bu çocuklara hesap soramaz mı sanıyorsunuz? İki takım elbise üç parça şeker verdinizde dünyalarını siz mi yarattınız bu çocukların? Ki o takım elbiseler şekerler kat katıyla çocuklarımızın malıdır zaten ve de hakkı!

"BİZ MUTLU DEĞİLİZ, O KAREDE OLMAYACAĞIZ"

Açılış yapacaksınız. Bugün imza istediler sizin için. Çocuklarımızın fotoğraflarını çekecekmiş basın, yayınlanmasına izin veriyoruz diye bir belge ile. Benim çocuğumun dünya kadar resmi çıkmış basında zaten ama sizinle çıkmasına izin vermiyorum. Çünkü siz yeni parkınızın, sınıflarınızın havasını atmasının derdine düşmüşsünüz; benim çocuğumun ise kreş hayatını bitirdiniz. En temel ihtiyacı olan okul öncesi eğitimden mahrum oldu Poyraz Ali sizin yüzünüzden. Yeni sınıfların önünde savcı beyle mutluluk pozları verirsiniz. Biz mutlu değiliz o karede olmayacağız. (((Annesi ZEYNEP BAKIR)))

Kaynak: KarşıGazete

Yorumlar (0)
Yeni Nesil e-Ticaret Omni Ticaret
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@