2015 Küresel Terör Raporu: Deaş-Esed İşbirliği Yapıyor!

-Uluslararası Ekonomi ve Barış Enstitüsü tarafından yayınlanan “2015 Küresel Terörizm ...

Haberler 17.11.2015, 15:05
2015 Küresel Terör Raporu: Deaş-Esed İşbirliği Yapıyor!

-Uluslararası Ekonomi ve Barış Enstitüsü tarafından yayınlanan “2015 Küresel Terörizm Endeksi”nde DEAŞ ile Esed’in birbirlerinin enerji tesislerine saldırdıkları ancak tamamen yok etmekten kaçındıkları belirtildi.

-Türkiye Terörizm Endeksi’nde geriledi, ancak rakamlar bir önceki yılı kapsıyor.

ANKARA(ANKA) – Orhan Aysezen - Uluslararası Ekonomi ve Barış Enstitüsü tarafından yayınlanan “2015 Küresel Terörizm Endeksi”nde DEAŞ’ın Suriye’deki Eset rejimiyle savaşının bazı bölümlerde danışıklı hale dönüştüğü iddia edildi. Türkiye uluslararası Küresel Terörizm Endeksi’nde 17’ncilikten 27’nciliğe inerek olumlu gelişme gösterdi, ancak rakamlar bir yıl öncesine ait bulunuyor.

Uluslararası Ekonomi ve Barış Enstitüsü tarafından üçüncüsü hazırlanan 2015 Küresel Barış Endeksi açıklandı. “Terörizmin Etkisini Ölçmek ve Anlamak” başlıklı endekste alınan puanlar artınca ülkenin durumu olumsuz hale geliyor.

2014 yılındaki endekste Türkiye “5.98” puanla 17’nci idi. Örneğin her iki yıl ilk sırada bulunan Irak’ın puanı 10 oldu. Bu yıl (2015) yayınlanan endekste ise puanı daha az, “5.737” olan Türkiye 27’nci sıraya indi yani terörizm endeksindeki durumu 2014’te iyileşti.

-ÖNCE MAZOT VER SONRA ÖLDÜR-

Rapor’un “DEAŞ AŞ: Çağdaş Bir Terörist Girişim Portresi” bölümünde DEAŞ yönetiminde Saddam Hüseyin rejimindeki askeri ve haberalma servisi eski görevlilerinin bulunduğu belirtildi, askeri varlığın 2005 eylül ayı itibarıyla 100 değişik ülkeden 25 bin yabancı savaşçıdan oluştuğu, bunun 4 bin 500’ünün Avrupa kaynaklı olduğu kaydedildi. Raporda DEAŞ-Eset “işbirliği” şu satırlarla aktarıldı:

“PETROL:

Petrol DEAŞ’ın kara altınıdır. 2015 eylülü itibarıyla DEAŞ Suriye ve Irak’ta 10 petrol sahası kontrol ediyor. Petrol serveti birkaç amaca hizmet ediyor: DEAŞ denetimindeki bölgede yaşayan yaklaşık 10 milyon kişinin enerji ihtiyacını karşılıyor ve savaş makinasının akaryakıtına yardımcı oluyor. Daha önemlisi petrol, düşmanları kontrol etmede yararlanılan bir mekanizma olarak kullanılıyor. Birçok muhalif güçler DEAŞ’a mazotu için bağımlı. DEAŞ ham petrolünün büyük bölümünü petrol sahalarında organize bir sistemle doğrudan bağımsız tüccarlara satıyor. Tankerler indirimli mala ulaşmak için haftalarca sıra bekliyor. Yerel tüccar ve mühendislerin tahminlerine göre DEAŞ’ın kontrolündeki bölgede günlük petrol üretimi 34 bin ila 40 bin varil arasında. Petrol kaynağın başında, militanlara günde ortalama 1.5 milyon dolar kazandırarak,  varili 20 ila 45 dolarda satılıyor. ABD’de terörizmin finansmanıyla mücadeleden sorumlu hazine yetkililerinin tahminlerine göre bu yılbaşlarında ayda 40 milyon dolar kazanıyordu… Petrol aynı zamanda bir para aklama aracı. Petrol suçluların işlettiği gizli bir şebeke yoluyla, çöl rotaları ve sarp dağlarda kamyon ya da eşekler kullanılarak Irak ve Kürdistan üzerinden Suriye’ye ya da İran ve Ürdün’de tüketilmek üzere yasal geçişler yoluyla Türkiye’ye kaçırılıyor. Bunların çoğu zaten BM’nin Irak üzerindeki yaptırımlarını aşmak için kurulmuştu. Yakalandıklarında Irak, Suriye, İran ve Türkiye’de zayıf sınır muhafızlarına rüşvet veriliyordu.

Petrol aynı zamanda DEAŞ’ın Beşar el-Esed rejiminden haraç almasına imkân veriyor. Doğalgaz, DEAŞ ve Esed’in enerji için bağlı olduğu Suriye’nin elektrik şebekesinin yüzde 90’ını sağlıyor. DEAŞ Suriye’de en az sekiz elektrik üzerin tesisini kontrol ediyor, bunlar arasında üç hidro elektrik santrali ve ülkenin en büyük gaz üretim tesisi de var. DEAŞ ve Suriye rejimi arasındaki işbirliği en çok Suriye’nin elektrik şebekesinin bağlı olduğu doğal gaz üzerinde. Çatışmanın her iki tarafı kendilerini daha iyi bir şekilde güvenceye almak için birbirlerinin enerji altyapılarına saldırıda bulunuyor fakat hiçbiri diğerininkini yok etmek istemiyor.”

İddia ekim ayında Financial Times gazetesinde de dile getirilmişti.

-DÜNYADA TERÖR-

Raporda geçen yıl terörün neden olduğu ölümlerin yüzde 80 artış gösterdiği ve terörizmin küresel ekonomik maliyeti tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığı ve 52 milyar 900 milyon dolara çıktığı belirtildi.

2013’te 18 bin 111 kişi terörden hayatını kaybetmişken 2014’te rakam 32 bin 658’e çıktı, rakam bu döneme kadar görülen en yüksek rakam oldu.

Boko Haram ve DEAŞ 2014’te küresel terörist cinayetlerin yüzde 51’inden sorumlu oldu.

Terör nedeniyle 500’den fazla ölüme maruz kalan ülkelerin sayısı yüzde 120 artarak 11’e ulaştı.

Tüm ölümlerin yüzde 78’i ve tüm saldırıların yüzde 57’si sadece şu beş gülkede meydana geldi: Afganistan, Irak, Nijerya, Pakistan ve Suriye.

Terör nedeniyle 9 bin 929 ölümle Irak en fazla etkilenen ülke olmaya devam etti. Rakam bir ülkede bir yılda kaydedilen terörün neden olduğu en yüksek ölüm rakamı.

Nijerya 2014’te 7 bin 512 ölümle terörist faaliyette en büyük artış deneyimi yaşadı. 2013’e göre yüzde 300’lük bir artış görüldü.

DEAŞ’a bağlı Boko Haram mart ayında dünyanın en ölümcül terörist grubu haline geldi. DEAŞ’ın yolaçtığı 6 bin 73 ölüme karşı Boko Haram 6 bin 644 ölümden sorumlu.

Raporda “Terörizmin ülkelere toplam ekonomik maliyeti 2014’te 52 milyar 900 milyon dolarla bugüne kadar kaydedilen en yüksek noktasına ulaştı. Önceki yılın 32 milyar 900 milyon dolarlık toplamından yüzde 61 artış gösterdi ve artış 2000 yılından bu yana on katı buldu” denildi.

Raporun ana bulgular bölümünün “Eğilimler” kısmında “Türkiye hariç Avrupa 2014 yılında tüm yabancı savaşçıların yüzde 21’inden sorumlu. ‘Yabancı savaşçıların’ yarısı orta doğu ve kuzey Afrika ülkelerinden ve bunlara ek yüzde 4’ü Türkiye’den” denildi.

Raporun “Suriye” bölümünde ise kuzey sınırındaki Ayn El Arab (Kobani) kentinde 34 saldırıda 71 ölümün kaydedildiği bildirildi.

DEAŞ ile ilgili bilgi verilirken grubun 1071 olaya neden olduğu, 6 bin 73 kişiyi öldürüp 5 bin 799 kişiyi yaraladığı, eylem sahalarının ise Mısır, Irak, Lübnan, Suriye ve Türkiye olduğu kaydedildi. 2014 yılında DEAŞ’ın bir önceki yıla göre terör olaylarında 5 bin 2 daha fazla insan öldürdüğüne değinilen raporda bunun üç katlık bir artış olduğu belirtildi. Saldırıların yüzde 90’ının, ölümlerin yüzde 73’ünün Irak’ın Ninova, El Anbar, Bağdar ve Selahattin kentlerinde olduğu belirtildi.

-TUNUS YABANCI SAVAŞÇI (TERÖRİST) KAYNAĞI-

Irak ve Suriye’de yabancı savaşçıların çoğunluğu Türkiye’nin yanı sıra bitişik orta doğu ve kuzey Afrika ülkelerinden geldi. Tunus, dünyada yabancı savaşçıya (terörist) en fazla kaynaklık eden ülke oldu.

2015 Ocak-Ağustos arası 500 bin Suriyeli Avrupa’ya sığınmacı olmak için başvurdu. (ANKA)

(ORH/ÖZK)

Yorumlar (0)
Yeni Nesil e-Ticaret:OmniTicaret
APK Dayı'dan hile apk indirebilirsiniz.
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@