11. Cumhurbaşkanı Gül: Gerçekten Bir İhtiyaç Olursa Siyasete Dönerim

-11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, aktif siyasete geri dönüp dö...

Haberler 18.09.2015, 00:55
11. Cumhurbaşkanı Gül: Gerçekten Bir İhtiyaç Olursa Siyasete Dönerim

-11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, aktif siyasete geri dönüp dönmeyeceği konusunda, “Şüphesiz ki tabiyi ki. Gerçekten bir ihtiyaç, gerçekten benim daha yapabileceğim konusu olursa ona bakarım. Ama kariyer açısından değil tabiyi ki şüphesiz. Benim konumumdaki bir insan, doymamış gibi bir siyasi merak içerisinde olamam. Bir ihtiyaç söz konusu olursa o ayrı bir mevzu. Ama şimdi bütün arzum arkadaşlarımın başarılı olması” ifadelerini kullandı.

 

-11. Cumhurbaşkanı Gül, “Teröristin silahı ne kadar güçlü olursa olsun, devletin silahı daha güçlü olur. O bakımdan terörle mücadele eninde sonunda kazanılır. Ama burada çok dikkat edilmesi gereken bir şey, Türkiye açısından halk. Şunu açıklıkla söylemeliyim ki vatandaşlarımız içerisinde Kürt aidiyeti olan vatandaşlarımızı devlete ve millete bağlılığını, aidiyetini hiç zayıflatmamamız gerekiyor” diye konuştu.

 

-“AK Parti Kongresine gelmeyi hiç düşünmediniz mi?” sorusuna Gül, “Sayın Başkan telefon etti, davet etti beni. Teşekkür ettim. Daha önce hatırlarsanız unutmuşlardı beni. İnsan ister istemez alınganlığı oluyor herkesin. Allah’ın bildiğini kuldan mı saklayacağım” diyerek cevap verdi.

 

ANKARA(ANKA) – 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, aktif siyasete geri dönüp dönmeyeceği konusunda, “Şüphesiz ki tabiyi ki. Gerçekten bir ihtiyaç, gerçekten benim daha yapabileceğim konusu olursa ona bakarım. Ama kariyer açısından değil tabiyi ki şüphesiz. Benim konumumdaki bir insan, doymamış gibi bir siyasi merak içerisinde olamam. Bir ihtiyaç söz konusu olursa o ayrı bir mevzu. Ama şimdi bütün arzum arkadaşlarımın başarılı olması” ifadelerini kullandı.

11. Cumhurbaşkanı Gül, NTV’de yayınlanan bir televizyon programına katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.

Gül’ün İstanbul’daki ofisinde gerçekleştirilen programda, gazeteciler Ali Bayramoğlu, Murat Yetkin ve Ayşe Böhürler, Oğuz Haksever’in yönetiminde Gül’e sorularını yöneltti.

 

-“SADECE TÜRK AİLELERİ AĞLAMIYOR, KÜRT AİLELERİ DE AĞLIYOR”-

 

7 Haziran seçimlerinin ardından güçlü bir hükümetin kurulmasını çok faydalı gördüğünü belirten Gül, “Her iki taraftan da liyakat esaslı insanlardan kurulacak bir hükümet ancak bakanlar çok partizan olursa koalisyon hükümetleri yürümez. Ama liyakat esaslı insanlar konulursa çok faydalı olurdu ve Türkiye’deki sıkıntılar giderildi. Güzel hizmetler yapılabilinirdi ve birçok polemik konusu olan konular polemik konusu olmaktan dışarı çıkar düşüncesinde teşvik etmiştim” diye konuştu.

Teröre hiçbir haklı gerekçe gösterilmeyeceğini söyleyen Gül, “Şiddetle terörün karşısında durmalı ve reddetmeliyiz. Üzülerek görüyorum. ‘Az gittik dere tepe düz gittik’ diye bir söz vardır. Bir de bakmışız ki ‘ 6 arpa boyu yol gitmişiz’ derler. Türkiye’nin birden bire böyle bir ortama girmesini üzüntüyle karşılıyorum. Bugün buna bir gerekçe yok. Terör örgütünün, PKK’nın, ne yaptığının farkında mı değil mi, kim tarafından, nasıl kullanılıyor, nasıl motive ediliyor. Bunlar çok sorgulanacak şeyler. Ortada bir gerçek var ki sadece Türk ailelerinin ocağına ateş düşmüyor. Sadece Türk aileleri ağlamıyor. Kürt aileleri de ağlıyor. Herkesi ağlatıyorlar. Görüyorsunuz cenazelerde, ağlayarak polislerin, askerlerin cenazesi kaldırılıyor. Bunlar kabul edilebilir şey değil. Buna herkesin taviz vermeden karşı durması gerekir” ifadelerini kullandı.

 

-“KÜRT VATANDAŞLARIN DEVLETE AİDİYETİNİ KORUMAK GEREKİYOR”-

 

Terörle sonuna kadar mücadele edilebileceğini kaydeden Gül, “Teröristin silahı ne kadar güçlü olursa olsun, devletin silahı daha güçlü olur. O bakımdan terörle mücadele eninde sonunda kazanılır. Ama burada çok dikkat edilmesi gereken bir şey, Türkiye açısından halk. Şunu açıklıkla söylemeliyim ki vatandaşlarımız içerisinde Kürt aidiyeti olan vatandaşlarımızı devlete ve millete bağlılığını, aidiyetini hiç zayıflatmamamız gerekiyor. Terörle mücadele ederken, eğer Kürt vatandaşlarımızı rencide edecek herhangi bir şekilde onların aidiyetini zayıflatacak bir tarz olursa esas tehlike ile o zaman karşılaşırız. Bugün açıkçası Kürt vatandaşlarımızın bir siyasi altında olmalarını da çok yanlış görüyorum. Bütün siyasi partilerin bölgede aktif olmaları gerekiyor. Silahlı adamla sonuna kadar mücadele edilir ve devletin silahı her zaman güçlü gelir. Devletin sadece bir hukuk yüzü vardır. Terörle mücadele etmek en hakkıdır. Halkı Türkiye’den hiçbir şekilde uzaklaştırmamalıyız. Herkes Türkiye’nin eşit vatandaşıdır, bazen yanlış söylemler, bazen yanlış davranışlar, farkına varmadan başka gelişmelere yol açıyor” diye konuştu.

 

-“GAZETELER GAZETELİKTEN ÇIKIYOR”-

 

Türkiye’nin içinde bulunduğu gergin dönemden biran önce çıkması gerektiğini söyleyen Gül, “Kısa dönemli olabilir 3 ay 6 ay ama böyle bir iki senedir olamaz. Birkaç senedir olağanüstü dönemden geçtiğimiz açık. Bundan bir an önce çıkmak lazım. Yoksa bu kutuplaşma sadece siyasi partiler arasında bir kutuplaşma değil, bir bakıyorsunuz bu gazetelere, düşünenlere, yazarlara, çizerlere, toplumun başka kesimlerine herkese dağılıyor. Gazeteler gazetelikten çıkıyor, PR organı haline geliyor. Bugünkü dünya şartlarından Türkiye asla böyle olmaması gerekir. Türkiye’nin çok sağlam bir ada halinde olması ve Türkiye’nin kendisini çok konsolide etmesi gerekir” dedi.

 

-“ORTADOĞU ÜLKELERİNİN İÇ İŞLERİNE KARIŞMAK…”-

 

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Dışişleri Bakanlığı döneminde izlediği “komşularla sıfır sorun politikasının” anımsatılması üzerine Abdullah Gül, “Ben dışişleri bakanıydım o zaman, onu uygulayan bendim. 5 sene dışişleri bakanlığı yaptım. Onu doğrusu ben siyasete soktum, 5 sene benimle beraber oldu” dedi.

Türkiye’nin dış politikasına değinen Gül, Türkiye’nin Ortadoğu ülkelerinde “soft-power’ıyla” etkili olabileceğini “hard-power’ıyla” ise etkili olamayacağını anlattı. Türkiye’nin bu ülkelerin içişlerine karışarak veya askeri güçleri ile etkili olmayacağını belirten Gül, Türkiye’nin soft-power’ıyla bu ülkelerde geçmişteki iyi anılarının canlanacağını belirtti. Bu ülkelerin iç işlerine karışılması halinde ise kötü anıların canlanacağını belirten Gül, “Bu ülkelerde ilişkilerimizde dikkat etmemiz gerek husus bu bence” ifadelerini kullandı.

 

-“SURİYE MESELESİNDE SİYASİ BİR ÇÖZÜMDEN BAŞKA BİR YOL YOK AÇIKÇASI”-

 

Türkiye’nin Suriye politikasını nasıl bulduğunun sorulması üzerine Gül, “Suriye'deki rejimden hepimiz nefret etmişizdir. Bu gayet açık bir şey. Suriye’nin Akdeniz kıyısında böyle bir tek parti iktidarının devam etmesi mümkün değildi. Türkiye zaten onları değiştirme yönünde gayret sarf ediyordu. Ne zaman olaylar, silahlı mücadeleler başladı, o zaman ilişkiler çok değişti. O süre içerisinde maalesef dış dünya bizim daha çok diyalogla, konuşarak etki etmemize de fırsat vermedi. Neticede ilişkiler koptu. Uluslararası camiayı suçlarım. Uluslararası camia olaylar başladığında hamaset, yüksek retorik yaptı ki arkasına güç koymadı. Arkasına güç koyamayan hamasi söylemler, retorikler, hemen görüldü. Neticede doğrusu bunu bir süre geçtikten sonra gördük” dedi.

11. Cumhurbaşkanı Gül, “Suriye meselesinde siyasi bir çözümden başka bir yol yok açıkçası. Çünkü bu meselenin süre giden bir savaş haline gelmesi, daha çok acıları ve daha çok yıkımı gözümüzün önünde bitip, tükenen bir coğrafyayı ortaya koyar” diye konuştu.

 

-“ALINGANLIK OLUYOR TABİ”-

 

AK Parti’nin 5. Olağan Kongresinde yaşananların kendisine ne hissettirdiğinin sorulması üzerine Gül, “Basından tabi takip ettim. Bazı üzücü durumlar da olmuş ama onları geride bırakmak lazım ve seçime en iyi şekilde hazırlanmak lazım. Mesaj gönderdim ve tavsiyelerimi paylaştım. Ümit ederim ki dikkate alınır söylediklerim. Ortak aklın öne çıkması gerektiğini, reformist bir anlayış içerisinde toplanması gerektiğini başarılı olunan dönemlerdeki politikaların öne çıkarılıp tekrar ona dönülmesi gerektiğini, bunların çok faydalı olacağını özetleyen bir başarı mesajı gönderdim” dedi.

“Kongreye gelmeyi hiç düşünmediniz mi?” sorusuna Gül, “Sayın Başkan telefon etti, davet etti beni. Teşekkür ettim. Daha önce hatırlarsanız unutmuşlardı beni. İnsan ister istemez alınganlığı oluyor herkesin. Allah’ın bildiğini kuldan mı saklayacağım” diyerek cevap verdi.

 

-“İHTİYAÇ OLURSA GİRERİM”-

 

Kendisinin siyasete dönüp dönmeyeceğinin, AK Parti’nin başına geçip geçmeyeceğinin sorulması üzerine Gül, “Siyasi kariyer derseniz, siyasi kariyerde Cumhurbaşkanlığı’ndan öte bir kariyer yok. Bütün hayatım siyasetle geçti. Ben açıkçası siyaset tarzı bir ihtiraslı siyasetçi olarak olmadım hiç. Böyle her şeyi ‘muhakkak ben olayım’ şeklinde siyaset tarzım olmadı benim. Siyasette ihtiras belli bir noktaya kadar şeydir ama ihtiras benim motivasyonum olmadı. Şimdi cumhurbaşkanlığı yaptıktan sonra o günkü şartlara baktım. Bu şartlar içerisinde olmamım doğru olmadığını söyledim. Memleket meseleleri, vatan millet meselesi benim gündemimde değil diye bir şey değil. Tabiyi ki çok duyarlıyım, benim de gecem gündüz bunlarla geçiyor. Açık fikirlerimi söylemeye devam edeceğim” diye konuştu.

Siyasete nasıl devam edeceğinin sorulması üzerine Gül, “Ben burada oturmuyorum, dışarıda ve içeride bir çok toplantılara katılıyorum. Düşüncelerimi açıkça söylüyorum, daha açık söylemeye devam edeceğim. Birikimlerim kendime ait kalamaz ki. Bunları samimi bir şekilde paylaşmam bir vazife. İleride ne gözükür ona tabi ki bakmak lazım. Siyaseti bir hırs ve makam mevki şeysiyle yapmadım” dedi.

“O zaman gerektiğinde girebilirsiniz?” sorusuna Gül, “Şüphesiz ki tabiyi ki. Gerçekten bir ihtiyaç, gerçekten benim daha yapabileceğim konusu olursa ona bakarım. Ama kariyer açısından değil tabiyi ki şüphesiz. Benim konumumdaki bir insan, doymamış gibi bir siyasi merak içerisinde olamam. Bir ihtiyaç söz konusu olursa o ayrı bir mevzu. Ama şimdi bütün arzum arkadaşlarımın başarılı olması” diye konuştu.

 

-“AKIL ALACAK BİR ŞEY DEĞİL”-

 

AK Parti’nin kendisini geliştirmesi gerektiğini belirten Gül, Türkiye’yi yönetenlerin neyi değiştirmesi halinde çözüm olacağının sorulması üzerine şunları söyledi:

“Söylemlerin değişmesi lazım. Söylemlerin daha yapıcı, yol gösterici, çatışmacı bir söylemden uzaklaşılması gerekir. Sadece söylem bile çok şeyi değiştirir. Diyalog olması lazım, konuşma olması lazım. Saygının ve sevginin olması lazım. Makamlara karşı saygının muhakkak sağlanması gerekir. Her şeyin başı sözle başlıyor. Hukuka, uluslararası standartlara uyup uygulayacaksınız. Sonra hukuku evrensel olarak uygulamanız lazım. Suçlamak enerji tüketmektir.”

AK Parti Milletvekili Abdurrahim Boynukalın’ın Hürriyet gazetesinin önünde yaptığı açıklamaları değerlendirilen Gül, “Çok üzüldüm doğrusu, yakıştıramadım doğrusu bir milletvekilinin böyle bir şey içinde olmasını, akıl alacak bir şey değil. Olmayacak şeyler bunlar” dedi.

 

-“PARTİ KONGRELERİNDE GÖRÜYORSUNUZ HİÇ GÖRÜLMEDİĞİMİZİ”-

 

“Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ortak bir televizyon programına gelir miydiniz?” sorusuna Gül, “Bizim bir araya gelme problemimiz yok biliyorsunuz. Böyle bir şey söz konusu değil. Ama iki Cumhurbaşkanının bir programda oturup bir şey konuşması... Bir araya gelmemiz, Daha geçen gördünüz bir arada olduğumuzu” ifadelerini kulandı.

Danışmanı Ahmet Sever’in yazdığı kitap hakkında da değerlendirmelerde bulunan Gül, “Bütün Cumhurbaşkanlarının basın müşavirleri sonunda kendi anılarını yazmışlar. Süleyman Bey’in de Turgut Bey’in de. Ben şüphesiz kendi şeylerimi kendim yazarım. Bunu normal görmek gerekir. Benim çok arzulamadığımı ama mani olucu bir şekilde diye bir yasak koymamı da kimse benden beklememesi gerekiyor” dedi.

Sever’in yazdığı kitapta Erdoğan’ın pek görüşmemesi yönündeki eleştirileri değerlendirilen Gül, “Bunları büyütmemek gerekir. Tayyip Bey’in danışmanı da yazarsa bizleri görmeyebilir. Nitekim parti kongrelerinde görüyorsunuz hiç görülmediğimizi. Ne ben takılırım, ne de Tayyip Bey” dedi.

Anayasa’da 1 Kasım’ın ardından yeni bir seçim yapılmasına bir mani olmadığının anımsatılarak, “3. bir seçim olur mu?” sorusuna Gül, “Üçüncü seçim filan olmaz. Zaten yeteri kadar vakit kaybediliyor. Onlara hiç gerek kalmaz” diye konuştu. (ANKA)

(HM/OLÇ)

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@