Kurtuluş Mücadelesinden zaferle çıkmış, ancak yorgun ve yoksul bir ülke; asıl savaşı şimdi kendi içerisinde vermeye başlayacaktı. Cehalet ve gericiliğe karşı… İşte o dönemde ülke Cumhuriyetin Öğretmenine çok önemli bir misyon yüklemişti. Halkı aydınlatma görevi. Bu hayati sorumluluğu yaşamın her alanında görev bilmiş, ülkemizin aydınlanma yolunda en önemli isimlerden biri olan Hasan Ali Yücel’i ölüm yıl dönümünde saygıyla anıyoruz.

Ne yazık ki; 2015 Türkiye’sinde hala ileriye değil, sürekli geriye kapıları açan, gerici ve dayatmacı siyasi iktidara karşı cumhuriyet eğitimine sahip çıkma mücadelesi veriyoruz. 1923’de bir halk toplantısında, Mustafa Kemal ATATÜRK’ e ‘’Mekteplerin yanında medreseler devam edecek mi?’’ diye sorabilen Hasan Ali öğretmen varken, 2015’de ise sorgulamayan, mesleki gücünü ve onurunu hissetmeyen öğretmenler yaratan siyasi iktidar…

1940 yılında eğitimi, hayatın her alanına yaymayı amaç edinmiş Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali YÜCEL; aydınlanma ve kalkınmanın en önemli modeli olan Köy Enstitülerini kurmuş, binlerce öğretmenin yetişmesine öncülük etmiş, her zaman eğitimci kimliğini siyasetçi kimliğinin önünde tutmuş, tarihimize altın harflerle yazılmıştır. Ancak bireyin ekonomik bağımsızlığını, özgürleşmesini, sosyal ve kültürel yönden gelişmesini istemeyen gerici iktidarlar, özellikle de son on üç yılda eğitimden anlamayan bakanlar ve niteliksiz kadroları eğitimi siyaset aracı olmaktan öteye taşıyamamışlardır. Özellikle de gerici eğitimin formülü olan 4+4+4 ‘e imza atanlarda tarih sayfalarına  kara bir leke olarak düşmemiş midir? Bu gün Köy Enstitüleri yaşatılıyor olsaydı, gerici iktidarlar da asla olmayacaktı!

Eğitim ve öğretim programlarının belirlenmesi ve geliştirilmesine yönelik amaçlanan 1. Eğitim Şurası yine Hasan Ali YÜCEL’ in Bakanlığı döneminde toplanmıştır. Tüm eğitimcilere benimsetilerek takdir ve olurlarını alarak toplanan şura, ulusal eğitim politikalarının belirlendiği önemli bir komisyon olarak çalışmalarını sürdürmüştür. Bu gün Hasan Ali YÜCEL’ in başlattığı ve eğitimin geleceği açısında önemli sorumluluklar yüklediği ve 19. su gerçekleştirilen şura, milli olma özelliğinden uzaklaştırılmış, yandaş delegasyonuyla aldığı kararlar da gözler önüne serilmiştir.

Hasan Ali YÜCEL her zaman sporu, sanatı, milli bayram ve törenleri eğitimin tamamlayıcısı olarak gördü. 1946’ da sporun sorunlarının tartışıldığı ve çözümler üretildiği spor şurasını topladı. Öyle iman gücüyle galibiyet aranıp, alt yapısı olmayan spor branşlarında başarı aranmadı, ütopik hayallerle de olimpiyatlara aday olunmadı. Bir 19 Mayıs saha içi gösterilerinin ardından Cumhuriyetin sahibi gençlere ‘’Göreviniz şerefiniz kadar büyüktür.’’ şeklinde seslenen Hasan Ali YÜCEL, bugünde bizlere Cumhuriyeti koruma görevimizin ve sorumluluğumuzun şerefimizle eş değer olduğunu hatırlatmaktadır.

Mustafa Kemal ATATÜRK, Mustafa Necati, Fakir BAYKURT, İsmail Hakkı TOGUÇ ve Hasan Ali YÜCEL gibi bu güne ışık tutan önderler olduğu sürece Türk Milleti’nin yeni kurtarıcılar aramasına gerek yoktur. Bizler Cumhuriyet devrimlerini ve eğitim sistemini savunan öğretmenler! ATATÜRK’ ü ve  Ondan bize armağan Cumhuriyeti koruyarak, elimizdeki bilim meşalemiz  güzel yurdumuzun her bir köşesini aydınlatıncaya kadar mücadeleyi sürdüreceğiz.

‘’Türk Milleti ne zaman kurtarıcı arama ihtiyacı duymayacak hale gelirse o zaman kurtulmuş olur.’’
Hasan Ali YÜCEL

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.