06 Eylül 2017 Çarşamba 21:51
Vali açıkladı: Çok sayıda öğretmenin ataması durduruldu

Tunceli Valisi Tuncay Sonel, başka şehirlere tayini çıkarılan 62 öğretmenden 50'sinin tayinin bakanlıkça durdurulduğunu ve görevlerine devam edeceklerini açıkladı.

Eğitim-Sen Genel Merkezi sürgün olarak adlandırdığı atamalarla ilgili şu açıklamayı yapmıştı:

Milli Eğitim Bakanlığı, okulların açılmasına sayılı günler kala eğitim ve hukukla zayıflayan ilişkisini iyice koparmış ve hükümetin eğitim alanındaki ceza infaz kurumu gibi hareket etmeye başlamıştır.

Uzun süredir hukuksuz uygulamalarla sendikal faaliyetimizi suç gibi göstermeye çalışan, sendikal hak ve özgürlükleri ayaklar altına alan, yargı kararlarından dahi ders çıkarmayarak hukuksuz uygulamalarda ısrar eden MEB, bir kez daha üyelerimizi yıldırmak ve sindirmek istemektedir.

Edindiğimiz bilgilere göre Şanlıurfa’da 367, Diyarbakır’da 264, Gaziantep’te ise 51 üyemiz, bayram öncesi ve okulların açılmasına sayılı günler kala il dışına sürgün edilmiştir.

Üstelik benzer sürgün kararlarının hukuksuzluğu defalarca AİHM, yüksek yargı ve mahkemeler tarafından tespit edilmiş ve kimi zaman da üyelerimize tazminat ödenmesine hükmeden kararlar verilmiştir.

Buna rağmen Bakanlık, eğitim sisteminin içine gireceği krizi, öğrencilerin nitelikli eğitim hakkını ve öğretmenlerin emeğini değil, kindar biçimde siyasi hesaplar gözeten bir tavır içine girmiştir.

Belirtmek isteriz ki devlet kurumları kararlarını alırken ve uygularken hukuk ilkelerine bağlı kalmak zorundadır. Ancak Türkiye’de yaşananlar, idarenin kararları ile hukukun nasıl katledildiğini göstermektedir. Artık en temel sendikal hak ve özgürlüklerin kullanılması bile “suç” kapsamına alınmakta ve bunun üzerinden siyasi talimatlarla cezalar verilmesi sağlanmaktadır.

Şüphesiz ki bunun ardında yatan en temel etken, hükümetin yıllardır izlediği eşitsiz, ayrımcı, otoriter, baskıcı ve yasakçı eğitim politikasına karşı kamusal, parasız, laik, bilimsel, nitelikli, demokratik ve anadilinde eğitim mücadelemizin verdiği rahatsızlıktır. Savaşa karşı barışın, her türlü ayrımcılığa ve yok saymaya karşı eşitliğin, özgürlüğün ve demokrasinin sesi olan sendikamızın mücadelesinden rahatsızlık duyanlar, iktidarın politikalarına itiraz eden herkesin hedef haline getirildiği bir dönemde sendikamız Eğitim Sen’i de hedef alarak örgütlü mücadelemizi engellemek istemektedir.

Ancak unutulmamalıdır ki bizleri baskı altına almaya çalışan, haklı mücadelemizden döndürmeyi amaçlayan her türlü hukuk dışı kararın alınmasında ve uygulanmasında rol alanlar, işledikleri suçlar nedeniyle bir gün mutlaka hukuk önünde hesap vereceklerdir. Ve bilinmelidir ki hiçbir üyemiz, bu baskı ve hukuksuzluk karşısında yalnız kalmamış ve kalmayacaktır!

Eğitim Sen olarak, üye ve yöneticilerimize yönelik her türlü baskı, soruşturma ve sürgünlerin durdurulması için, çocuklarımızın ve öğrencilerimizin eğitim hakkı için, tüm gücümüzle örgütsel ve hukuksal mücadelemizi sürdüreceğimiz bilinmelidir!

Konuyla ilgili yazarımız Abdullah Damar İl Dışı Yer Değiştirme (Sürgün) Durumunda Neler Yapılabilir diye yazmıştı...

29 Aralık eylemine katılan eğitim emekçilerine, 8 Eylül 2016 tarihinden bu yana uygulanan açığa alma, adli-idari soruşturmalar ve disiplin cezalarının yanında, idari tedbir adı altında uygulanmak istenen son yaptırım da il dışı yer değiştirmelerdir..

Bilindiği gibi, 29 Aralık soruşturmasını yürüten muhakkikler, kamu emekçileri hakkında düzenledikleri raporlarında disiplin, idari ve mali yönden teklifler getirmişlerdir.

Bu teklifler; disiplin yönünden,  maaş kesim ve kademe durdurma cezaları; idari yönden, soruşturması yapılan herkese il dışı yer değiştirme; mali yönden de varsa fazla ödenen ek ders ücretlerinin geri alınması şeklinde olmuştur.

Gelinen aşamada, soruşturma raporlarında disiplin ve mali yönden getirilen teklifler aynen uygulanmış, disiplin cezaları verilmiş, fazla ödenen ek ders ücretleri ilgililerden geri alınmıştır.

İdari teklif konusunda ise belirsizlik halen sürmektedir. Kimi illerde, İl Milli Eğitim Müdürlükleri tarafından, MEB’e il dışı yer değiştirme listelerinin önerildiği dillendirilmektedir.

İdare; il dışı yer değiştirme tekliflerini uygularken 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.maddesine göre işlem yapmaktadır. “Memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi” başlıklı 76.madde şu şekildedir; “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler…”

İlgili yasa hükmü ile idareye, naklen atama konusunda takdir yetkisi tanınmış, ancak bu takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Çünkü bir kamu görevlisinin, kendi isteği olmaksızın başka bir göreve veya başka bir İl’e atamasının yapılması konusunda kamu yararının olması ve bu görevlinin hizmetine ihtiyaç olması gereklidir.

29 Aralık soruşturmaları sonucunda il dışı yer değiştirme tekliflerinin ne kamu yararı, ne de hizmetin gerekliliğiyle ilgisi vardır.

Biz, 29 Aralık soruşturmalarının en başından bu yana uygulanabilecek cezaların hukuk duvarına çarpacağını ve tümünün iptal edileceğini söylemiş, yazmıştık. Bugün de aynı kanaatteyiz. Disiplin cezaları idare mahkemelerinde bir bir iptal edilirken, bunlara bağlı olarak yapılması düşünülen il dışı yer değiştirme tedbirlerinin iptal edilmemesi düşünülemez. Daha şimdiden, 29 Aralık soruşturmaları nedeniyle yerleri değiştirilen memurların, idare mahkemelerine başvurarak, bu işlemler hakkında yürütmeyi durdurma kararları aldırdıklarını biliyoruz.

Bütün bu yargı kararlarına rağmen MEB, kararında ısrar eder ve il dışı yer değişikliklerini uygulama kararı alırsa neler yapılabilir?

Öncelikle bu konudaki mevzuat hükümlerine bakmak gerekiyor. Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin “Hizmetin gereği olarak yapılabilecek yer değiştirmeler” başlıklı 50.maddesi şu şekildedir;

(1) Haklarında yapılan adli veya idari soruşturma sonucunda o yerde kalmasında sakınca görülen öğretmenlerden görev yeri il içinde  değiştirileceklerin atamaları, görevli oldukları yere göre sırasıyla alt hizmet alanlarındaki eğitim kurumlarına; görev yeri il dışına değiştirileceklerin atamaları ise, zorunlu çalışma yükümlülükleri de dikkate alınarak alanlarında öğretmen ihtiyacı olan eğitim kurumlarından birine yapılır.

(2) Sağlık durumu hariç olmak üzere, haklarında yapılan adli ve idari soruşturma sonucunda görev yerleri; il dışına değiştirilenler daha önce görev yaptıkları il’e, il içinde değiştirilenler daha önce görev yaptıkları ilçeye, ilçe içinde değiştirilenler ise daha önce görev yaptıkları eğitim kurumuna aradan üç yıl geçmeden atanma isteğinde bulunamaz.

Bu hükme göre; 29 Aralık soruşturmaları nedeniyle il dışı yer değiştirme olması durumunda atılacak olan ilk adım, bulunduğunuz ilden ilişik keserek yeni görev yerinde göreve başlamak ve sendika aracılığıyla derhal yürütmeyi durdurma davası açmaktır.

Davanın uzaması ya da küçük bir ihtimal de olsa olumsuz sonuçlanması halinde de yapılacak şeyler vardır. Bunlardan ilki sağlık durumu nedeniyle görev yapılan İl’e atama istenilmesidir. Bunun dışında yapılacak olan şey de, il dışı atama isteme şartı olan bir ilde 3 yıl çalışmış olma şartını yerine getirenler, aynı il değil ama komşu İl’e atama isteğinde bulunmasıdır. Örneğin, Mardin’den Kırşehir’e sürgün olan bir eğitim emekçisi, Mardin’de 3 yılını doldurmuş olma şartını yerine getirmişse, Mardin’e değil ama Şanlıurfa veya Diyarbakır’a atama isteğinde bulunabilir.

Kısacası idarenin aldığı tedbirler karşısında, kamu emekçilerinin de alabileceği birtakım tedbirler vardır. Bu konuda yapılacak olan şey mevzuatın elverdiği ölçüde değerlendirilmesi ve yargı yollarının da sonuna kadar tüketilmesidir.

Tabi en önemlisi sendikal mücadelenin aksatılmadan sürdürülmesidir. Çünkü tek güvencemiz, örgütlü gücümüzdür.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.