Tarımda girdi enflasyonu yüzde 151’in üzerinde iken tüketici enflasyonu nasıl yarı yarıya çıkıyor?

Tarımdaki girdi fiyatlarının yıllık artışı bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 151 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 132 oranında gerçekleşti. Peki, tarımda girdi enflasyonu yüzde 151’in üzerinde iken tüketici enflasyonu nasıl yarı yarıya çıkıyor?

Tarımda girdi enflasyonu yüzde 151’in üzerinde iken tüketici enflasyonu nasıl yarı yarıya çıkıyor?

YASİN ÖZTÜRK (Denizli Milletvekili) – Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 640 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin birinci bölümü üzerine İYİ Parti Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Genel kurulu saygıyla selamlıyorum.

Ülkenin gerçek gündeminden kopuk, zamansız, tekrar tekrar önümüze gelmiş bir kanuni düzenlemeyle karşı karşıyayız. Bu kanun teklifiyle değişiklik öngörülen kanunlarda yeni, çözüme yönelik hiçbir şey yok, olmasına imkân da yok çünkü ya ülkenin gerçeklerinden haberiniz yok -ki bu mümkün değil, vatandaş “Geçinemiyoruz.” diye çığlık çığlığa bağırıyor, çağırıyor- ya da ülkenin gerçekleriyle yüzleşmeye cesaretiniz yok ki işte, bütün mesele bu. İstatistik, verilerle yalan söyleme sanatıdır.

Resmî istatistik kurumu TÜİK dönemlik veriler açıklıyor. TÜİK tarafından açıklanan veriler uzun zamandır inandırıcılığını yitirmiş olsa da Kurumun baskılamasına rağmen, yetmezmiş gibi Kurumun baskılanmasına rağmen bazı gerçekler gizlenemiyor. TÜİK tarafından Aralık 2022 dönemine ilişkin Tarım Üretici Fiyat Endeksi yenice açıklandı. Tarımdaki girdi fiyatlarının yıllık artışı bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 151 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 132 oranında gerçekleşti. Rakamlar çığlık atıyor, bangır bangır bağırıyor. Bu arada, merak ettiğimiz bir soru var: Tarımda girdi enflasyonu yüzde 151’in üzerinde iken tüketici enflasyonu nasıl yarı yarıya çıkıyor? TÜİK sağ olsun.

Derdimiz TÜİK’in sanatını nasıl icra ettiği değil, bu yalanlara neden ihtiyaç duyuluyor, onu merak ediyoruz. Bu koşullarda tarımdaki enflasyon arttıkça tüketicinin enflasyonunun düşme şansı var mı sizce? Hiç mi yok? Elbette var ama bunun için gerçeklerin acı da olsa kabul edilip çözüm için irade gösterilmesi şart. Eskiden vatandaş kasalarla meyve sebze alırdı, bugün evine üçer dörder kilo sebze meyve alan kaldı mı? Nerede… Yeni dönemin acı gerçeği 3 tane portakal, 4 tane elma, gram gram sebze.

Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün verilerine göre, geçtiğimiz yıl 116.687 tarla satılmış. Burada da sormamız gereken 2 soru var: Bu tarlaları kim sattı ve bu tarlaları kim neden aldı? Tarlaları satın alanlar çiftçilik yapacaklarsa sorun yok. Ya bu tarlalar arsaya dönüşecekse ya da ekilmiyorsa esas sorun burada. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünde bu sorulara cevap yok. Görüştüğümüz kanun teklifinde sebze ve meyveler ile yeterli arz ve talep derinliği bulunan diğer malların ticaretini düzenlemesi hakkında kanunda bir değişiklik yapılıyor. İyi bir şey olacak diye kimse heyecanlanmasın.

Maddeyle ne yapılmak isteniyor açıklayın. Toptancı hallerinde 1 Ocak 2012 tarihinden önce tahsisli iş yerleri bu tarihten sonra hiçbir işleme gerek kalmaksızın mevcut sahiplerine on iki yıl süreyle kiralanmıştı ve bu süre 31 Aralık 2023 tarihinde sona erecekti. Şimdi, bu düzenlemeyle kira süreleri on sekiz yıla çıkarılıyor. Niye çıkarılıyor, onu da anlamış değiliz.

Kira süresinin bitmesine neredeyse bir yıl var, onu da geçtik süre bitse bile buradaki kiracılara öncelik verilmek üzere ihaleyle zaten süre de uzatılıyor. Toptancı hallerindeki kira sözleşmelerinin süresi uzayınca tarım ürünlerindeki yüzde 151’lik enflasyon düşecekse, sebze meyve ucuzlayacaksa hiç itirazsız bu maddeye “kabul” oyu da verelim ama niyet halis değil. Toptancı hallerindeki kira gelirleri belediyelerce toplanıyor. Hal esnafına sözümüz yok ama milletimizin oylarıyla seçilen belediye başkanlarının iradesini yok saymak demokratik ilkelerle çelişmektedir, itirazımız bunadır.

SONRAKİ HABER