- Haberler
- Gündem
- Evlilik vaadi ile mal varlığını devreden adama dolandırıcılık şoku! Yargıtay'dan emsal karar
Evlilik vaadi ile mal varlığını devreden adama dolandırıcılık şoku! Yargıtay'dan emsal karar
Kız arkadaşı ile evleneceğini düşünen adama dolandırıcılık şoku! Evini ve arabasını kadına devreden adam terk edilince hemen mahkemeye başvurdu!
Bir süredir birlikte olan ve evlenmeyi düşünen çift kısa süre içerisinde de evlenme kararı aldı. Alınan bu kararın ardından damat gelinin yani kız arkadaşının üzerine evlenecekleri umudu ile evini ve arabasını yaptı. Fakat çok geçmeden kadın evlenmekten vazgeçtiğini dile getirdi. Yaklaşık olarak 1 aylık bir sürecin ardından terk edilen adam hem eşinden, hem de evi ve arabasından oldu.
Evini ve arabasını geri almak isteyen adam mahkemeye başvuru yaptı. Evi ve arabayı herhangi bir bedel olmadan kız arkadaşına verdiğini ifade eden adam bununla birlikte kadının arabayı 3. bir kişiye bedel karşılığı sattığını da ifade etti. Fakat gelin tüm bu dava sürecinde erkek arkadaşının o dönemde kendi iradesi ile evi ve arabayı üzerine yaptığını dile getirdi. Gelin her ne kadar davanın reddini istese de mahkeme hile iddiasının kanıtlanması üzerine davayı kabul etti. Yargıtay'a kadar taşınan davadan emsal karar çıktı.
YARGITAY'DAN EMSAL NİTELİĞİNDE KARAR!
Mahkeme sırasında yapılan oy birliğinin ardından gelinin evlilik vaadi ile evi ve arabayı aldığını ifade etti. Yaşanan bu durumun bu nedenle de hata olarak değil ancak hile olarak değerlendirilebileceği açıklanmış oldu. Karar ise yayınlandı;
Hata ve hilenin tanımlamalarının yapılarak başlandığı kararda, "Bilindiği üzere 'hile' (aldatma); genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır.
Hatada yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. Taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili(makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir." şeklinde ifadelerini kullandı.
"Öte yandan, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi, iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir." ifadeleri ile yaşanan olay açısında karar varan mahkeme,
"Somut olayda, dinlenen tanık beyanlarından ve tüm dosya içeriğinden, tarafların birlikte yaşadıkları, davacının evleneceği inancıyla maliki olduğu taşınmazı ve aracını davalıya devrettikten yaklaşık 1 ay sonra davalının kusuruyla ortak yaşama son verildiği ve davalının davacıdan ayrıldığı, bu suretle evlilik vaadi ile davacının iradesinin fesada uğratıldığı, hile iddiasının kanıtladığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının bozulmasına oy birliği ile hükmedilmiştir." diyerek adeta emsal niteliğindeki kararını açıkladı.
Bakmadan Geçme