Ülker 2024'e Kadar Sıfır Karbon Salımı İle Büyümeyi Hedefliyor

Ülker, sürdürülebilirlik ilkelerini ve 2024 hedeflerini “Bu Dünya Bizim” konsepti altında açıkladı.

Ülker 2024'e Kadar Sıfır Karbon Salımı İle Büyümeyi Hedefliyor

İSTANBUL (ANKA) -Ülker, sürdürülebilirlik ilkelerini ve 2024 hedeflerini “Bu Dünya Bizim” konsepti altında açıkladı. Sürdürülebilirlik yaklaşımını çevre yatırımlarından çıkarıp iş hayatının her alanını kapsayacak şekilde genişleten Ülker, bu yaklaşımı çevre, değer zinciri, inovasyon, çalışanlar, toplumsal sorumluluk, liderlik başlıkları altında topladı.

Ülker 80. yılı için sürdürülebilirlik ilkelerini ve hedeflerini açıkladı. “Bu Dünya Bizim” konsepti etrafında oluşturulan ilke ve hedefler, aynı zamanda Ülker Bisküvinin Borsa İstanbul’daki Sürdürülebilirlik Endeksi’ne girmesi için de temel oluşturacak. Yıldız Holding Gıda – Ülker Grubu Başkanı Mehmet Tütüncü, “Sürdürülebilirlik ilkelerimizin tüm değer zincirimizi içine alacak şekilde olmasına özen gösterdik. Daha mutlu bir topluma katkımız olsun istiyoruz ” dedi.

Yeni vizyona göre, 2024’e kadar Ülker fabrikalarında karbon salım artışı olmadan büyüme, sıfır atıkla üretim, ambalaj miktarında yüzde 50 azaltım, ambalajlarda kullanılan plastik ve kâğıt kullanımında yüzde 20 azaltım hedefleniyor. Tütüncü, sürdürülebilirliği nasıl gördüklerini şu ifadelerle açıkladı:

“Bizim işimiz gıda üretmek. Bunu yaparken bir elimiz toprağa diğer elimiz ise insana dokunuyor. Sürdürülebilirlik, işimizi yarın da devam ettirebilmemizin en temel basamağı. Sürdürülebilirliği, toprağın, kullandığımız suyun, çiftçimizin, çalışanımızın, tüketicimizin, sonuç olarak toplumun mutluluğunu gözetmek olarak görüyoruz.”

-“İTİBARLI ŞİRKETLER DÜNYANIN GELECEĞİNE SIRTINI DÖNEMEZ”-

Bugüne kadar yapılan işlerin merkezinde süreklilik ve topluma katkının olduğunu kaydeden Tütüncü, günümüzde itibarlı hiçbir şirketin dünyanın ortak geleceğine sırtını dönemeyeceğini ifade ederken, “Maddi varlıkların değil marka değerinin ve gayri maddi varlıkların itibar kazandırdığı bir dünyadayız. Yatırımcılar dünya borsalarında, sorumlu kaynak yönetimi, üretim ve ticaret yapan şirket hisselerini seçiyor. Tüketiciler, kaynakları yarını düşünerek kullanan üreticilerin ürün ve markalarına öncelik tanıyor. Özellikle genç yetenekler dünyaya karşı sorumlu iş stratejisi olan şirketlerde çalışmayı tercih ediyor. Araştırmalar bu oranın günümüzde yüzde 84’e çıktığını gösteriyor” diye açıkladı.

-SABRİ ÜLKER’İN “İSRAFSIZ ŞİRKET MODELİ”-

Tütüncü, sürdürülebilirlik kavramının şirketin kurucusu Sabri Ülker’in ‘israfsız şirket modeli’ ile aslında Ülker’in kurulduğu günden beri var olduğuna işaret etti. “Sabri Bey, kullandığı unun gramını, suyun damlasını, insanın emeğini israf etmeyen bir şirket kurmuştu” diyen Tütüncü, bugünkü sürdürülebilirlik çalışmalarını da bu temeller üzerine oturttuklarını belirtti. Kaynakların verimli kullanımı, çalışanların mutluluğu, sektörün gelişimi için yapılan işbirliklerinin, kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin hep bu vizyon etrafında örüldüğü dile getiren Tütüncü, Türkiye’de sürdürülebilirlik alanındaki çalışmaları şöyle aktardı:

“Sürdürülebilirlik vizyonunu ana iş stratejisinin bir parçası olarak belirledik. Bu vizyona uzun dönemli hedefler ile ulaşacağız. Bu alanda da lider olmayı önemsiyoruz. Liderlik sorumluluğunun bilincinde dünya kaynaklarını verimli kullanan, yatırımcısına güven veren, büyürken topluma olan katkısını da eş zamanlı geliştiren ve değişen müşteri davranışlarına pro-aktif olarak karşılık veren bir iş modelini benimsiyoruz. Böylece, bilgi ve iletişim çağında sürdürülebilirliğe yatırım yaparken; beşeri sermaye, marka ve itibar değeri, inovasyon gücü gibi alanlardan oluşan gayri maddi varlıklarımızı en üst değerde yöneterek finansal piyasalarda kurumsal yatırımcılarımıza ve hissedarlarımıza maksimum değer üretmeyi hedefliyoruz.”

Tütüncü’nün verdiği bilgiye göre Ülker’de 2024 yılına kadar; ambalajlamada yüzde 50 daha az fire, lojistik kaynaklı karbon salımında yüzde 20 azalma, ambalajlarda kullanılan plastiklerde yüzde 20 azalma, salım artışı olmadan büyüme, kağıt kullanımında yüzde 20 azalma hedefleniyor. Çalışan değişim oranı ise yüzde 5’ten yüzde 3.5’e çekilecek.

-BİSKÜVİLİK ALİAĞA BUĞDAYI EKİME HAZIR-

“Bu Dünya Bizim” konsepti altında önümüzdeki dönem gerçekleştirilecek projeler hakkında bilgi veren Ülker Sürdürülebilirlik Platformu Koordinatörü Begüm Mutuş ise, Türkiye’de üretilen buğdayın büyük bir kısmının ekmeklik buğday olduğunu ve bisküvilik buğday konusunda çalışma yapılmadığını belirterek, “Çalışmalarımız sonucunda Ali Ağa adını verdiğimiz çeşide ulaştık. Gerekli izinler alındı. Deneme üretimleri başladı. Bu proje sayesinde Türkiye’de ihtiyaç olan bisküvilik buğday ekimi alanları artabilecek, ülke tarımına ve ekonomiye katkı sağlanacak” ifadelerini kullandı.

-GİRESUN FINDIĞI İÇİN KORUMA PROJESİ-

Ülker’in yıllık 10 bin ton iç fındık alımıyla Türkiye’nin en büyük fındık alıcısı konumunda olduğunu vurgulayan Mutuş, bu konuda Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF)-Türkiye ile yeni bir projeye başladıklarını açıkladı. Ülker’in açıklamasına göre üzerinde çalışılacak konular ise şöyle:

"-Fındık üretiminde sürdürülebilirlik, fındık tarımının doğal türler ve habitatlar üstündeki olası olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılması, doğal yaşam ile fındık üretiminin birbirlerini güçlendirici biçimde var olmalarına yönelik uygulamaların araştırılması ve tespiti, fındık üretiminde toprak, su gibi kaynakların daha doğru kullanılması sayesinde doğa açısından daha olumlu sonuçların elde edilmesi için alınması gerekli önlemlerin saptanması, bu alternatif uygulamaların yaygınlaştırılması için bilgilendirme-iletişim yöntemlerinin oluşturulması." (ANKA)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.