Merkez Bankası: İhracattaki Zayıf Seyir Cari Dengedeki İyileşmeyi Sınırlıyor

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetini yayınladı. Toplantı özetinde, “ihracattaki zayıf seyrin cari dengedeki iyileşmeyi sınırladığı” vurgulandı.

Haberler 30.06.2015, 16:47
Merkez Bankası: İhracattaki Zayıf Seyir Cari Dengedeki İyileşmeyi Sınırlıyor

ANKARA (ANKA) - Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetini yayınladı. Toplantı özetinde, “ihracattaki zayıf seyrin cari dengedeki iyileşmeyi sınırladığı” vurgulandı.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) Haziran ayı toplantı özetini açıkladı. Toplantı özetinde, Mayıs ayında tüketici fiyatlarının yüzde 0.56 oranında arttığı ve yıllık tüketici enflasyonunun yaklaşık 0.2 puanlık artışla yüzde 8.09’a yükseldiği anımsatılarak, “Bu dönemde gıda grubu yıllık enflasyonu işlenmemiş gıda fiyatlarında gözlenen düzeltme ile gerilemiştir. Diğer taraftan ham petrol fiyatlarındaki gelişmelerin etkisiyle enerji fiyatlarındaki artış eğilimi sürmüştür. Temel mal grubu enflasyonu döviz kuru etkilerine bağlı olarak yukarı yönlü bir seyir izlerken hizmet enflasyonu yüksek seviyesini korumuştur. Bu doğrultuda çekirdek enflasyon göstergelerinin ana eğilimi temel mal grubu kaynaklı olarak yükselmiştir” denildi.

-“OCAK AYINDA ULAŞILAN DİP SONRASINDAKİ TOPARLANMA EĞİLİMİNİN ETKİSİ HİSSEDİLİYOR”-

Gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yıllık enflasyonun Mayıs ayında 1.55 puan azalarak yüzde 12.81’e gerilediği bildirilen toplantı özetinde, “Bu düşüşte, işlenmemiş gıda grubu fiyatları temel belirleyici olurken işlenmiş gıda yıllık enflasyonundaki yavaşlama eğilimi ekmek-tahıl ürünleri öncülüğünde sürmüştür. Yılbaşından bu yana belirgin olarak yükselen mevsimsellikten arındırılmış işlenmemiş gıda fiyatları Mayıs ayında taze meyve-sebze kaynaklı olarak düşüş kaydetmiştir. Haziran ayına ilişkin göstergeler ürün arzındaki artışla birlikte fiyatlardaki bu düzeltme eğiliminin belirginleşerek sürdüğüne işaret etmektedir.

Mayıs ayında enerji fiyatları yüzde 1.18 oranında artmış, grup yıllık enflasyonu düşük bazın da etkisiyle 1.8 puan yükselerek yüzde 3.38 olmuştur. Yurt içi enerji fiyatları Şubat ayından bu yana yukarı yönlü bir seyir izlemektedir. Bu gelişmede gerek Türk lirasındaki değer kaybının gerekse uluslararası petrol fiyatlarında Ocak ayında ulaşılan dip sonrasındaki toparlanma eğiliminin etkisi hissedilmektedir” ifadelerine yer verildi.

-“ENFLASYONDA BÜYÜK ÖLÇÜDE DÖVİZ KURU BASKILARI KAYNAKLI BELİRGİN BİR ARTIŞ GÖZLENDİ”-

Özette, hizmet fiyatlarının Mayıs ayında yüzde 0.77 oranında arttığı ve grup yıllık enflasyonunun sınırlı bir yükselişle yüzde 8.85’e ulaştığı da belirtildi. Bu gelişmede lokanta otel ile ulaştırma hizmetlerinin etkili olurken diğer alt gruplarda yıllık enflasyonun nispeten yatay seyrettiği vurgulanan toplantı özetinde, şöyle denildi:

“Gıda fiyatlarındaki birikimli artışlar ve kırmızı et fiyatlarında devam eden yukarı yönlü seyrin etkisi ile lokanta otel grubu enflasyonu yükselişini sürdürmüştür. Uluslararası petrol fiyatlarındaki görünüm ile yaklaşık altı aydır gerileyen ulaştırma hizmetleri yıllık enflasyonu, akaryakıt fiyatlarındaki eğilimin tersine dönmesi ile bu dönemde yükseliş kaydeden bir diğer hizmet kalemi olmuştur. Bu gelişmeler sonucunda, hizmet enflasyonu ana eğilimi Mayıs ayında bir önceki aya kıyasla yatay seyretse de yüksek seviyesini korumuştur. Mayıs ayında temel mal grubu yıllık enflasyonu 0.83 puan artarak yüzde 5.88’e yükselmiştir. Bu dönemde alt gruplardan dayanıklı tüketim mallarında yıllık enflasyon yaklaşık 2 puanlık artışla yüzde 4.66 olmuştur. Dayanıklı mal grubunda aylık fiyat artışları, Türk lirasının son dönemde Euro karşısında da değer kaybetmesinin etkisiyle, beyaz eşya ve otomobil gruplarında belirgin olmak üzere alt kalemler geneline yayılmıştır. Bu dönemde yıllık enflasyon giyim grubunda yükselirken giyim ve dayanıklı dışı temel mallarda gerilemiştir. Sonuç olarak, temel mal enflasyonunun mevsimsellikten arındırılmış ana eğiliminde büyük ölçüde döviz kuru baskıları kaynaklı belirgin bir artış gözlenmiştir.”

-“YATIRIM EĞİLİMİNDEKİ ZAYIF GİDİŞAT İSTİHDAM ÜZERİNDE AŞAĞI YÖNLÜ RİSK OLUŞTURUYOR”-

Toplantı özetinde enflasyonu etkileyen unsurlara da değinildi. TÜİK tarafından açıklanan milli gelir verilerine göre, 2015 yılı ilk çeyreğinde Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYİH) yıllık bazda yüzde 2.3 oranında artış kaydettiği bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Veriler üretim tarafından değerlendirildiğinde, ilk çeyrekte inşaat dışındaki sektörlerin katma değerlerinin yıllık bazda arttığı gözlenmektedir. Harcama yönünden incelendiğinde ise nihai yurt içi talebin özel ve kamu tüketim talebi kaynaklı olarak arttığı görülmektedir. Bu dönemde yurt içi talepteki artışın yavaşlayarak da olsa sürmesi sonucu ithalat artış kaydederken dış talepteki zayıf seyre bağlı olarak ihracatta gözlenen gerileme ile net ihracat yıllık büyümeye negatif katkı yapmaya devam etmiştir. Sanayi üretimi, Şubat ve Mart aylarındaki güçlü artışların ardından, Nisan ayında aylık bazda değişim göstermemiştir. Çeyreklik olarak değerlendirildiğinde, Nisan ayı üretim seviyesi bir önceki çeyrek ortalamasının yüzde 2,1 üzerindedir. Anket göstergeleri, son dönemde ihracat eğiliminde sınırlı bir toparlanmaya işaret etmektedir. İç talebin ise ılımlı seyrine devam etmesi beklenmektedir. Öte yandan, Mayıs ayında otomotiv sektörü başta olmak üzere yaşanan grevler bu dönemde taşıt ve ana metal sektörlerinde üretim kesintilerine neden olmuştur. Nitekim Mayıs ayı TİM verileri, anket göstergelerinin aksine, altın hariç ihracatta otomotiv ihracatı kaynaklı belirgin bir düşüşe işaret etmektedir. Bu çerçevede, Mayıs ayında sanayi üretiminin aylık bazda düşeceği öngörülmektedir.

Harcama tarafına ilişkin veriler, ikinci çeyrekte özel kesim talebindeki artışın yavaşlayarak da olsa süreceğine işaret etmektedir. Nisan ayında tüketim malları üretim ve ithalatı ilk çeyrek ortalamasına kıyasla yükselmiştir. Beyaz eşya ve otomobil satışları Nisan-Mayıs döneminde ilk çeyrek ortalamasına göre artış göstermiştir. Diğer yandan, PMI ve İYA anket göstergeleri ile tüketici güven endeksleri Nisan-Mayıs döneminde iç talepte ılımlı bir seyre işaret etmektedir. Taşıt hariç yatırıma ilişkin üretim ve ithalat verileri Nisan ayında yatay seyretmektedir. İnşaat sektörüne ilişkin göstergeler ve firmaların gelecek dönem yatırımlarına ilişkin beklentiler de yatırım harcamalarında henüz güçlenme sinyali içermemektedir. Özetle, ikinci çeyreğe ilişkin mevcut göstergeler iktisadi faaliyetin özel tüketim talebi kaynaklı olarak ılımlı bir büyüme eğilimi sergilediğine işaret etmektedir.

Dış ticaret hadleri cari dengeyi olumlu yönde etkilemeye devam ederken İhracatın zayıf seyri cari dengedeki iyileşmeyi sınırlamaktadır. Öncü veriler mevsimsellikten arındırılmış cari işlemler açığının Mayıs ayında bir miktar artış göstereceğine işaret etmektedir. Haziran ayından itibaren ise tüketici kredilerinin ılımlı eğilimi ve enerji fiyatlarındaki düşük seyrin de katkısıyla cari dengenin tekrar iyileşme eğilimine girebileceği öngörülmektedir.

2015 yılı Mart döneminde mevsimsel etkilerden arındırılmış verilere göre işsizlik oranları bir önceki döneme göre 0.1 puan azalmıştır. Tarım dışı istihdam kayıplarının yaşandığı bu dönemde, işsizlik oranları tarım dışı işgücündeki azalmanın etkisiyle gerilemiştir. Bu dönemde, inşaat istihdamı artarken sanayi ve hizmetler istihdamı azalmıştır. Hizmetler istihdamındaki gerileme daha çok geçen aylardaki güçlü artışların düzeltmesi niteliğinde olmuştur. Genel olarak, 2014 yılı son çeyreğinden itibaren tarım dışı istihdam artışını hizmet sektörü sürüklemiş, sanayi ve inşaat sektörlerinde istihdam artışları düşük oranlarda gerçekleşmiştir. Sanayi üretimi genel eğilimi ve anket verileri istihdamın ikinci çeyrekte bir miktar toparlanma gösterebileceğine işaret etmektedir. Bununla birlikte, Mayıs ayı itibarıyla öncü göstergeler tarım dışı istihdam artışlarının sınırlı oranlarda gerçekleştiği yönünde sinyal vermekte, bu çerçevede işsizlikte belirgin bir gerileme beklenmemektedir. İktisadi faaliyetin mevcut seyri ve yatırım eğilimindeki zayıf gidişat istihdam üzerinde aşağı yönlü risk oluşturmaktadır.”

-“DÖVİZ KURU HAREKETLERİ ÇEKİRDEK ENFLASYON EĞİLİMİNDEKİ İYİLEŞMEYİ GECİKTİRDİ”-

Son dönemde finansal koşullarda yaşanan kısmi sıkılaşmanın da etkisiyle yılın ikinci yarısında kredi büyümesinin bir miktar yavaşlayacağının tahmin edildiği vurgulanan özette, şu ifadelerde yer aldı:

Sıkı para politikası duruşunun ve alınan makro ihtiyati önlemlerin etkisiyle kredi büyüme hızları makul düzeylerde seyretmektedir. Kredilerin bileşimine bakıldığında, arzu edilen şekilde, ticari kredilerin tüketici kredilerine kıyasla daha yüksek bir hızla büyüdüğü görülmektedir. Bunun yanı sıra, tüketici kredilerinde özellikle konut kredileri dışındaki kısım daha ılımlı bir büyüme göstermektedir. Kredilerdeki bu görünüm bir yandan orta vadeli enflasyon baskılarını sınırlarken diğer yandan cari dengedeki düzelmeyi desteklemektedir. Dış talep zayıf seyrini korurken iç talep büyümeye ılımlı düzeyde katkı vermektedir. Küresel talebin mevcut seyri cari dengedeki iyileşmeyi yavaşlatmaktadır. Avrupa ekonomisinde gözlenen toparlanma dış talebi olumlu etkilese de, süregelen jeopolitik gelişmeler ve küresel ticaretteki yavaşlamaya bağlı olarak ihracatın bir müddet daha zayıf seyrini koruması beklenmektedir. Öte yandan, petrol fiyatlarındaki mevcut seviyeler kalıcı olduğu takdirde yıl boyunca birikimli enerji ithalatı azalmaya devam edecektir. Sonuç olarak, dış ticaret hadlerindeki olumlu gelişmeler ve tüketici kredilerinin ılımlı seyri cari dengedeki iyileşmeyi desteklerken ihracatın göreli olarak zayıf görünümü bu iyileşmeyi sınırlamaktadır.

Kurul, enflasyon görünümünde henüz arzu edilen iyileşmenin gerçekleşmediğini ifade etmiştir. Kısa vadede gıda fiyatlarında beklenen kısmi düzeltmenin katkısıyla enflasyonun düşeceği öngörülse de, son dönemde yaşanan döviz kuru hareketleri çekirdek enflasyon eğilimindeki iyileşmeyi geciktirmiştir. Bu çerçevede, küresel piyasalardaki belirsizlikler ile enerji ve gıda fiyatlarındaki oynaklıklar da dikkate alındığında, para politikasındaki temkinli yaklaşımın sürdürülmesi gerekmektedir. Bu değerlendirmeler doğrultusunda Kurul, faiz oranlarının sabit tutulmasına karar vermiştir.”

-“RİSK İŞTAHI VE SERMAYE AKIMLARINDAKİ OYNAKLIK SÜRÜYOR”-

Toplantı özetinde, önümüzdeki dönemdeki para politikası kararlarının enflasyon görünümündeki iyileşmenin hızına bağlı olacağı da kaydedilerek şöyle denildi:

“Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlar yakından izlenecek ve enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar getiri eğrisini yataya yakın tutmak suretiyle para politikasındaki temkinli duruş sürdürülecektir.  Küresel piyasalara dair riskler önemini korumaktadır. Küresel ekonomiye ilişkin azalan öngörülebilirlik ve gelişmiş ülkelerin para politikalarındaki farklılaşma ile birlikte artan belirsizlikler küresel piyasaların veri akışına duyarlılığının yüksek seviyelerde kalmasına neden olmaktadır. Bütün bu gelişmeler sonucunda, risk iştahı ve sermaye akımlarındaki oynaklık sürmektedir. Kurul, sermaye akımlarına yönelik dengeleyici konjonktürel politikaların yanı sıra finansal sistemin dayanıklılığını artırmaya yönelik yapısal tedbirlerin de önemli olduğuna dikkat çekmiştir. Bu doğrultuda, son dönemde döviz likiditesini, çekirdek yükümlülükleri ve uzun vadeli borçlanmayı destekleyici yönde atılan adımların ekonominin dayanıklılığını artırdığı değerlendirilmiştir. Gerekli görülmesi halinde aynı doğrultuda ilave önlemler alınmaya devam edilebileceği belirtilmiştir. Maliye politikasına ve vergi düzenlemelerine ilişkin gelişmeler enflasyon görünümüne etkileri bakımından yakından takip edilmektedir. Para politikası duruşu oluşturulurken, mali disiplinin korunacağı ve yönetilen/yönlendirilen fiyatlarda öngörülmeyen bir artış gerçekleşmeyeceği varsayılmaktadır. Maliye politikasının söz konusu çerçeveden belirgin olarak sapması ve bu durumun orta vadeli enflasyon görünümünü olumsuz etkilemesi halinde para politikası duruşunun da güncellenmesi söz konusu olabilecektir.

Son yıllarda mali disiplinin sürdürülmesi Türkiye ekonomisinin olumsuz dış şoklara karşı duyarlılığını azaltan temel unsurlardan biri olmuştur. Küresel belirsizliklerin yüksek olduğu mevcut konjonktürde bu kazanımların korunarak daha da ileriye götürülmesi önem taşımaktadır. Mali disiplini kalıcı hale getirecek ve tasarruf açığını azaltacak her türlü tedbir makroekonomik istikrarı destekleyecek ve uzun vadeli kamu borçlanma faizlerinin düşük düzeylerde seyretmesini sağlayarak toplumsal refaha olumlu katkıda bulunacaktır.” (ANKA)

(AR/ORH)

 


Yorumlar (0)
orta şiddetli yağmur
banner978
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 12 Aralık 2019
İmsak 06:24
Güneş 07:54
Öğle 12:47
İkindi 15:10
Akşam 17:31
Yatsı 18:56
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 14 30
2. Beşiktaş 14 27
3. Trabzonspor 14 26
4. Başakşehir 14 26
5. Fenerbahçe 14 25
6. Galatasaray 14 23
7. Alanyaspor 14 22
8. Göztepe 14 20
9. Malatyaspor 14 20
10. Denizlispor 14 18
11. Çaykur Rizespor 14 17
12. Gaziantep FK 14 17
13. Gençlerbirliği 14 14
14. Konyaspor 14 14
15. Kasımpaşa 14 12
16. Antalyaspor 14 12
17. Kayserispor 14 10
18. Ankaragücü 14 9
Takımlar O P
1. Hatayspor 14 30
2. Akhisar Bld.Spor 14 25
3. Erzurum BB 14 24
4. Bursaspor 14 23
5. Ümraniye 14 22
6. Keçiörengücü 14 22
7. Menemen Belediyespor 14 22
8. Fatih Karagümrük 14 20
9. Balıkesirspor 14 19
10. Giresunspor 14 19
11. Adana Demirspor 14 18
12. Altay 14 17
13. İstanbulspor 14 15
14. Altınordu 14 13
15. Osmanlıspor 14 11
16. Boluspor 14 11
17. Adanaspor 14 9
18. Eskişehirspor 14 5
Takımlar O P
1. Liverpool 16 46
2. Leicester City 16 38
3. Man City 16 32
4. Chelsea 16 29
5. M. United 16 24
6. Wolverhampton 16 24
7. Tottenham 16 23
8. Sheffield United 16 22
9. Arsenal 16 22
10. Crystal Palace 16 22
11. Newcastle 16 22
12. Brighton 16 19
13. Burnley 16 18
14. Everton 16 17
15. Bournemouth 16 16
16. West Ham 16 16
17. Aston Villa 16 15
18. Southampton 16 15
19. Norwich City 16 11
20. Watford 16 9
Takımlar O P
1. Barcelona 15 34
2. Real Madrid 15 34
3. Sevilla 16 31
4. Real Sociedad 16 27
5. Getafe 16 27
6. Athletic Bilbao 16 26
7. Atletico Madrid 16 26
8. Valencia 16 26
9. Granada 16 24
10. Osasuna 16 23
11. Real Betis 16 22
12. Levante 16 20
13. Villarreal 16 19
14. Real Valladolid 16 19
15. Deportivo Alaves 16 18
16. Eibar 16 15
17. Mallorca 16 14
18. Celta de Vigo 16 13
19. Leganés 16 9
20. Espanyol 16 9
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@