Temel bir insan hakkı olan eğitim, bu hakkımızı elimizden alan bir sisteme dönüştürülmesine seyirci kalıyoruz.

Eğer eğitim, aklı özgür kılan ve bireyin çok yönlü gelişimine katkı sağlayan bir hizmet ise, onu da unuttuğumuz günlerdeyiz.

Pedagoji ve bilimin en temel ilkelerinin bile yok sayıldığı uygulamalar eğitimcilerin, anne ve babaların bile neredeyse kabul ettiği bir noktaya getirilmiştir.

Cumhuriyetin temel ilkeleri üzerine kurulmuş eğitim sistemimizin ulusal, bilimsel, laik, parasız ve her kes için eşit eğitimin yok edildiği bir sisteme dönüştürülmesine karşı eğitimciler, anne babalar sessiz, muhalefet edenler, tepkisiz kalmaktadır.

Peki! Bu gidişin dönüşü olmadığı ve çok büyük yaralarla dönüleceğinin farkında olsaydık, bugün yapacaklarımız kıymetli olmaz mıydı? Ne yazık ki, eğitimi kendi iktidarına hizmet eden bir mekanizmaya ve piyasaya sunulan eğitimimizi ayakta tutan hala Cumhuriyetin kaybetmediğimiz ilkeleridir.

Eğitimimizin içerisinde çok basit araştırmalarla tespit edilebilecek temel sorunlar; okuma yazma becerisi tam gelişmemiş, çarpım tablosunu bilmeyen, okuma alışkanlığı olmayan, teknolojiyle avutulmaya çalışılan çocuklarımız bir üst sınıfa geçirilerek boş nesiller yetiştirilmektedir. Bu kadar temel eksikleri olan çocukların başarılı gibi gösterilerek asıl sorunlardan uzaklaştıran bakanlığımız ve destek olan yandaşları son derece de başarılıdır.

Bu saptırmalardan biriside pansiyonlu okullarda Hizmet Vakfı’nın Bakanlığımızla yaptığı protokolle Değerler Eğitimi adı altında ablalı kızlı, ağabeyli kardeşli sohbetler başlatılmış olmasıdır. Sözde Değerler Eğitimi adı altında okullarda öğretmenlerin veremediği hangi değerler, pedagojik formasyonu ve eğitimci kimliği olmayan, hangi kişiler tarafından verilecektir? Ayrıca okul güvenliği açısında karma eğitime son verilmesini talep edenler, pansiyonlu okullarda akşam sohbetleriyle nasıl bir güvensizlik yaratacaklarının farkındalar mı? Yarın hangi vakıf,  dernek okullara girecek?

Ancak bizim asıl sahip olmamız gereken değer, Cumhuriyetin değerleri üzerine kurulmuş bir eğitim modelidir. Çünkü Cumhuriyet eğitiminin özü, insandır ve onun aklının ve vicdanının özgürleştirilmesidir. Tam da bu noktada Türkiye’nin yolsuzluk skandalı olan bu gün siyasi iktidar asıl ülkenin en büyük yolsuzluğunu gerçekleştirerek çocuklarımızın geleceğini çalmıştır.

17 Aralık bu gün Yatağan’dan Tandoğan’a laik eğitim ve emeğe saygı için başlatılan yürüyüş 19 Aralık Cuma günü saat:16.00 da İl Sağlık Müdürlüğü önünden başlatılacaktır.

        Ülkemize ve halkımıza sahip çıkmak için,
        Haklarımıza ve geleceğimize sahip çıkmak için,
        Çocuklarımızın eğitimli, sağlıklı, güven içinde yaşayabilecekleri bir ülke için,
        Laik, bilimsel, kamusal, demokratik ve ulusal eğitim için,
        Cumhuriyetimize sahip çıkmak için,
        Mücadelemizde duyarlı herkesi birlikte ve beraber olmaya bekliyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.