Vakumlanmış Pedagoji

Musa Kartal yazdı. Yaşam örgüsü içerisinde nefes alan her birey, hayata dair tüm döngülere karşıda kendini hazırlamak zorundadır. Bu minvalde  oluşturulan tüm eğitim formasyonları, aslında  komprime bir varlık olan  bireyi, yaşamında karşılaşacağı tüm gerçekliklere mukavemet edecek refleksler geliştirmeye zorlamalıdır.

Eğitim 21.04.2019, 20:11
Vakumlanmış Pedagoji

Yaşam örgüsü içerisinde nefes alan her birey, hayata dair tüm döngülere karşıda kendini hazırlamak zorundadır. Bu minvalde  oluşturulan tüm eğitim formasyonları, aslında  komprime bir varlık olan  bireyi, yaşamında karşılaşacağı tüm gerçekliklere mukavemet edecek refleksler geliştirmeye zorlamalıdır.

Selülozdan   beslenen bir öğrenci  üzerinde öğretmeninin kalıcı izlerini bulamazsınız. Böyle bir öğrencinin birey sorumluluğunu üstlenmesi de düşünülemez. Tamamen çıkar ilişkisinden beslenen   öğrenci -öğretmen ilişkisinden yapabileceğimiz çıkarımlar kesinlikle uzun soluklu değildir ve  ayrıca bu tarz pragmatik ilişkiler sorun potansiyeli oluşturmaktadır. Bunun somut örneklerini her gün ülkemizin eğitim kurumlarında görmek duymak mümkündür. Aslında  tamda bu düzeyde sorulması gereken ve cevaplandırılması beklenen bazı soruları es geçmemek gerektiğini düşünüyorum.
Vakumlanmış bir pedagoji üzerine yatırımlar yapmak gerçekten tek doğru mudur?

Düşünmeden çok ezberci bir anlayışa zorladığımız çocuklarımız bu şekilde yetiştiklerinde hayatın hangi alanında  karşılaşacakları hangi problem-ler ile çözüm üretebileceklerdir.

Zorunlu eğitim kapsamında birinci sınıftan on ikinci sınıfa kadar çerçevelemeye çalıştığımız çocuklarımıza gerçekten bu ısrarcı politikalarla iyilik mi yada bilmeden kötülük mü ediyoruz.?

Zorunluda ısrar ederken sorunları daha da çoğaltmış olduğumuzu anlamak için nasıl anlaşılır bir denklem kurmamız gerekiyor?

Eğer mutlu ve huzurlu bir toplum oluşturulmak isteniliyorsa ki devletin en önemli önceliklerinden ve ödevlerinden biride budur, o zaman eğitimde oluşturulacak temel stratejilerin bu minvalde oluşturulup eğitimcilerin önüne çözünürlüğü yüksek bir projeksiyon konulmalıdır. Eğitimciler artık eğitim de sürekli papatya falı bakılmasından gerçekten yorulmuş durumdalar. Hangi reformist politikalar ortaya konulursa konulsun taban formasyonunda alanda çalışan paydaşlarla mutabakata varılmamış politikaları uygulama ve sonuç alma şansınız yoktur. Kendi insanını yetiştiremeyen ve bunu hedeflemeyen hiçbir eğitim formasyonu etken olamaz. Sürekli edilgenliğe mahkumdur .Bu ruhtan uzak yapılan tüm yatırımlar yapılmış olmanın ötesinde bir değere sahip olmayacaktır. Madde ile mana arasında temel entegrasyonu gerçekleştiremeyen bireylerden toplumsal bir transformasyon bekleyemezsiniz.

Kendi medeniyet değerlerini merkeze alan öğretmen ve öğrenciler eğer bu ilkimi eğitim sisteminde soluyamazlar ise  yapay ve sanal hayranlıklarla öğrencilerimizi oksijensiz bırakmış oluruz. Sizin yüzlerce Mimarlık Fakülteleriniz olabilir ama bir Mimar Sinan yetiştirmekten aciz kalırsınız. Ezber kültürü ile Mimar Sinan’ın yapmış olduğu birbirinden muhteşem şaheserlerini öğrencilerinize verebilirsiniz ama Mimar Sinan’ın vizyonunu ve mesleki ufkunu veremezsiniz.

Bir Mimar Sinan eseri olan Şehzadebaşı Camii’nin 1990′lı yıllarda devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat mühendisi, caminin restorasyonu sırasında yaşadıkları bir olayı TV’de şöyle anlatmıştı:

Cami bahçesini çevreleyen havale duvarında bulunan kapıların üzerindeki kemerleri oluşturan taşlarda yer yer çürümeler vardı. Restorasyon programında bu kemerlerin yenilenmesi de yer alıyordu. Biz inşaat fakültesinde teorik olarak kemerlerin nasıl inşaat edildiğini öğrenmiştik fakat taş kemer inşaası ile ilgili pratiğimiz yoktu. Kemerleri nasıl restore edeceğimiz konusunda ustalarla toplantı yaptık. Sonuç olarak kemeri alttan yalayan bir tahta kalıp çakacaktık. Daha sonra kemeri yavaş yavaş söküp yapım teknikleri ile ilgili notlar alacaktık ve yeniden yaparken bu notlardan faydalanacaktık.

Kalıbı yaptık. Sökmeye kemerin kilit taşından başladık. Taşı yerinden çıkardığımızda hayretle iki taşın birleşme noktasında olan silindirik bir boşluğa yerleştirilmiş bir cam şişeye rastladık.

Şişenin içinde dürülmüş beyaz bir kâğıt vardı. Şişeyi açıp kâğıda baktık. Osmanlıca bir şeyler yazıyordu. Hemen bir uzman bulup okuttuk. Bu bir mektup idi ve Mimar Sinan tarafından yazılmıştı. Şunları söylüyordu:

“Bu kemeri oluşturan taşların ömrü yaklaşık 400 senedir. Bu müddet zarfında bu taşlar çürümüş olacağından siz bu kemeri yenilemek isteyeceksiniz. Büyük bir ihtimalle yapı teknikleri de değişeceğinden bu kemeri nasıl yeniden inşaa edeceğinizi bilemeyeceksiniz. İşte bu mektubu ben size, bu kemeri nasıl inşa edeceğinizi anlatmak için yazıyorum.”

Koca Sinan mektubunda böyle başladıktan sonra o kemeri inşa ettikleri taşları Anadolu´nun neresinden getirttiklerini söyleyerek izahlarına devam ediyor ve ayrıntılı bir biçimde kemerin inşaasını anlatıyordu.

Bu mektup bir inşanın, yaptığı işin kalıcı olması için gösterebileceği çabanın insanüstü bir örneğidir. Bu mektubun ihtişamı, modern çağın insanlarının bile zorlanacağı taşın ömrünü bilmesi, yapı tekniğinin değişeceğini bilmesi, 400 sene dayanacak kâğıt ve mürekkep kullanması gibi yüksek bilgi seviyesinden gelmektedir. Şüphesiz bu yüksek bilgiler de o koca mimarı erişilmez özelliklerindendir. Ancak erişilmesi gerçekten zor olan bu bilgilerden çok daha muhteşem olan 400 sene sonraya çözüm üreten sorumluluk duygusudur.

Eğer bu bakış açısını ve bu sorumluluk duygusunu kazandıramadığınız mimarlarınızın kemiyeti hiçbir keyfiyet arz etmez. Bu diğer mesleklerde de yakalanması gereken bir ruhtur. Eğitim verdiğimiz öğrencilerimize değer yüklemesini medeniyetimizin öncü şahsiyetleri üzerinden yapabilirsek bir anlamı olacaktır. Bu potansiyel bizde var ama bu potansiyeli harekete geçirecek mekanizmalara bunu kodlamamız gerekiyor. Bu kodlamayı yapacak olanların da kendi değerleriyle barışık kendi değerlerine şaşı bakmaması gerekiyor. Bunun da sağlanmasının ön koşulu kendi insanını yetiştirmekten geçer. Aksi takdirde oluşturulan formasyonların talimatla hayata geçirilmesini beklemek beyhude bir bekleyiştir.

Selam ve dua ile
@musakartal41

Yorumlar (0)
-1°
açık
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 25 Ocak 2020
İmsak 06:29
Güneş 07:56
Öğle 13:06
İkindi 15:43
Akşam 18:06
Yatsı 19:28
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 18 40
2. Başakşehir 18 36
3. Trabzonspor 18 35
4. Fenerbahçe 18 34
5. Alanyaspor 18 32
6. Galatasaray 18 30
7. Beşiktaş 18 30
8. Göztepe 18 26
9. Malatyaspor 18 24
10. Gaziantep FK 19 24
11. Çaykur Rizespor 18 23
12. Denizlispor 18 22
13. Gençlerbirliği 19 21
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 18 15
16. Antalyaspor 18 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 18 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 18 37
2. Bursaspor 19 33
3. Erzurum BB 18 31
4. Keçiörengücü 18 28
5. Ümraniye 18 28
6. Akhisar Bld.Spor 19 28
7. Menemen Belediyespor 18 28
8. Adana Demirspor 18 27
9. Altay 18 24
10. Balıkesirspor 18 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 18 23
13. İstanbulspor 18 20
14. Altınordu 18 19
15. Osmanlıspor 18 16
16. Adanaspor 18 13
17. Boluspor 18 13
18. Eskişehirspor 18 9
Takımlar O P
1. Liverpool 23 67
2. Man City 24 51
3. Leicester City 24 48
4. Chelsea 24 40
5. M. United 24 34
6. Tottenham 24 34
7. Wolverhampton 24 34
8. Sheffield United 24 33
9. Southampton 24 31
10. Arsenal 24 30
11. Crystal Palace 24 30
12. Everton 24 30
13. Burnley 24 30
14. Newcastle 24 30
15. Brighton 24 25
16. Aston Villa 24 25
17. West Ham 23 23
18. Bournemouth 24 23
19. Watford 24 23
20. Norwich City 24 17
Takımlar O P
1. Barcelona 20 43
2. Real Madrid 20 43
3. Atletico Madrid 20 35
4. Sevilla 20 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 20 31
7. Valencia 20 31
8. Athletic Bilbao 20 30
9. Villarreal 20 28
10. Osasuna 21 28
11. Granada 20 27
12. Real Betis 20 27
13. Levante 21 26
14. Deportivo Alaves 20 23
15. Real Valladolid 20 22
16. Eibar 20 22
17. Mallorca 20 18
18. Celta de Vigo 20 16
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 20 14
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@