Türk Eğitim Sisteminde Müzik

Geçmişten günümüze Türkiye’deki müzik eğitiminin dönüşümü, paralı okulların birbirleriyle rekabeti adına yeni kulvarlar oluşturmasıyla başladı.

Eğitim 05.03.2017, 22:34
Türk Eğitim Sisteminde Müzik

Müzik Eğitimi Enstrüman Eğitimi midir?



Geçmişten günümüze Türkiye’deki müzik eğitiminin dönüşümü, paralı okulların birbirleriyle rekabeti adına yeni kulvarlar oluşturmasıyla başladı. Müzik eğitimindeki yeni dönemin ortaya çıkmasına neden olan ve bunu kolaylaştıran birden fazla dinamik var. Ana aktörler; idareciler, veliler ve öğretmenler. Biz de bu değişim ve gelişimde, ana aktörlerin rollerini ayrı ayrı görmeye çalışalım. Tartışmaya mahal vermemek adına da bu dönüşümü kendi tanıklık ettiğim yıllar üzerinden anlatmaya çalışacağım.



İdareci



Yukarıda sözünü ettiğim “yeni kulvar oluşumunu” tam da burada açmak isterim. Yıllar önce üst düzey bir yöneticinin ağzından gösterilerle ilgili bir toplantıda, müzik bölümüne ithafen şu cümleyi duymuştum: “Siz bizim makyajımızsınız, vitrinimizsiniz.”



Özel günlerde gösteriler düzenlemek, kutlamalar yapmak eski dönemlerden gelen bir gelenek olmuş ancak şimdilerde bu geleneğin paralı okulların bakış açısına bağlı olarak bir yarış haline dönüştüğünü görüyoruz. Gösteri yarışında öğrenci koroları, orkestraların büyüklüğü ve enstrüman çeşitliliğinde birbirleriyle yarışıyor. Ne kadar çeşitli enstrüman varsa, koro ne kadar büyükse sahnenin makyajı o kadar çok ayakta alkışlanıyor. İdareciler bu yaklaşımıyla okulunun müzik eğitimi anlayışını da belirlemiş oluyor. İdareci ve velinin kayıt görüşmesinde müzik dersi için söylediği, “Bu okuldan her öğrenci bir enstrüman çalarak mezun olur” cümlesini çokça duydum. Bu cümlenin ispatı için de bir gösteriye gerek görülüyor sanırım. (Derin bir tartışmayla birlikte başlı başına bir yazı da buradan çıkacaktır: Gösteriler)



Enstrüman evriminin yanında en büyük değişikliği dersin işleniş şeklinde görüyoruz. Hatırlarsanız bir önceki yazıda (Türk Eğitim Sisteminde Müzik – 1) enstrümanların değiştiğini, mantığın aynı kaldığını söylemiştik. Mandolin, blok flüt, melodika gitti, yerine keman, gitar, flüt geldi… Tüm sınıfın bir enstrüman üzerinden gerçekleştirdiği müzik derslerinin yerine de çocukların yetenekleri doğrultusunda sınıflandırıldığı branşlaştırılmış müzik dersleri getirildi. Branşlaştırılmış müzik eğitimi için, idarecilerin kararlaştırdığı enstrüman çeşitlerinden hareketle, müzik öğretmenlerinin güvenilir olmayan bir ölçütle öğrencileri gruplara ayırdığı eğitim modeli diyebiliriz. Bu arada bu kararı veren kişilerin müzik pedagojisini bilmediklerini söylememize gerek yok. Örneğin müzik dersi olan sınıf, aynı ders saati içerisinde “yeteneği” elverdiği ölçüde kendi branşında ders yapar. 20 kişilik bir sınıfta beş kişi keman, sekiz kişi gitar, yedi kişi flüt öğrenmek için ayrılıyor. Tabi üç ayrı sınıfa, üç farklı öğretmenle…



Branşlaştırılmış müzik eğitimi sayesinde okulun, çeşitli enstrümanlardan kurulu bir orkestrası olabiliyor. Büyük korolar orkestraya eşlik edebiliyor. Burada iki büyük soru karşımıza çıkıyor. Bir, müzik eğitimi amacına ulaşmış oluyor mu? İki, çocukların kendilerini ifade edecekleri, sanatsal birikim sağlayacakları üretim ortamını onlara hazırlamış oluyor muyuz?



Bu modelde çocuğun “iyiliği” düşünülerek, çocuklar “yetenekleri” doğrultusunda ayrıştırılmış oluyor. Çalışılan enstrümanlar (keman, flüt, gitar vb.) çocuğun doğaçlama yapmasına uygun enstrümanlar olmuyor. Çocuklar süreç içerisinde üretim yapabilecekleri enstrümanlarla çalışamıyor. Enstrüman çalmak istemeyen çocuk için müzik dersleri keyifsiz anlara dönüşüyor. Süreçte zorlanan çocukta ise “Benim müziğe yeteneğim yok” algısı oluşuyor. Dersler sonuç odaklı bir çalışmaya neden oluyor. Çocuklar seslerini kullanmıyor, konuşmuyor, şarkı söylemiyor. En önemli işleri olan oyunun içinde olamıyorlar. Dans ve hareket etmiyorlar. Bu sebeple duyuların, duyguların belki en aktif kullanılacağı ders, çocuğu pasifize ediyor. Bu arada form bilgisi, artikülasyon, diksiyon, müzik kültürü gibi hedef/kazanımlardan bahsetmiyorum bile…



Veli



Hatırlarsanız bu yazı dizisine velilerden yola çıkarak başladım. Bu nedenle bu başlıkta tekrara düşmemek için kısaca yazacağım. Yukarıdakilerden hareketle üçlüde en büyük dinamiğin veli olduğunu düşünüyorum. Velilerin yaşadığı olumsuz deneyimler, çocukları için karar alırken büyük rol oynuyor. Yaşanamamış, içinde ukde kalmış güzellikleri çocuklarının yaşamasını isteyen veliler talepler yaratıyor ve bu da hizmetin arzını oluşturuyor. Arz-talep üzerine kurulu bir ekonomi modelinin, bir şekilde müzik eğitiminin içerisinde olmasını kabullenemiyorum.



Öğretmen



İdarecilerin belirlediği hedefler doğrultusunda zümreler kendi müfredat çalışmalarını yapıyorlar. Branşlaştırılmış müzik eğitiminden yukarıda bahsettik. Öğretmenler derslerini kendi uzmanlık alanları doğrultusunda veriyor. Enstrüman eğitiminin öğretmen ve öğrenci arasındaki iletişimi bozduğunu üzülerek söylemek isterim. Birbirinden öğrenme süreci gerçekleşemiyor ve tek taraflı bir öğrenme söz konusu oluyor. Bu yazı dizisi, odak noktası öğretmen olan bir yazıyla devam edeceği için bu başlığı da daha fazla uzatmıyorum.



Son Söz



Müzik eğitiminin tanımını çocuğun ihtiyacı ve yararı doğrultusunda yapamadığımız sürece bu döngünün içerisinde olmaya devam edebiliriz. Ne zaman eksikliklerimizi kabullenirsek, o zaman müzik eğitiminde bir başlangıç olacaktır.



 
İlkay Nişancı - www.ilkaynisanci.com - Kaynak: http://www.egitimpedia.com/turk-egitim-sisteminde-muzik-2/


Yorumlar (0)
hafif kar yağışlı
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 08 Aralık 2019
İmsak 06:21
Güneş 07:51
Öğle 12:46
İkindi 15:09
Akşam 17:30
Yatsı 18:55
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 14 30
2. Beşiktaş 14 27
3. Trabzonspor 14 26
4. Başakşehir 14 26
5. Fenerbahçe 14 25
6. Galatasaray 14 23
7. Alanyaspor 14 22
8. Göztepe 14 20
9. Malatyaspor 14 20
10. Denizlispor 14 18
11. Çaykur Rizespor 13 17
12. Gaziantep FK 14 17
13. Gençlerbirliği 14 14
14. Konyaspor 14 14
15. Kasımpaşa 14 12
16. Antalyaspor 14 12
17. Ankaragücü 14 9
18. Kayserispor 13 7
Takımlar O P
1. Hatayspor 14 30
2. Akhisar Bld.Spor 14 25
3. Erzurum BB 14 24
4. Bursaspor 14 23
5. Ümraniye 14 22
6. Keçiörengücü 13 21
7. Menemen Belediyespor 13 21
8. Fatih Karagümrük 14 20
9. Balıkesirspor 14 19
10. Giresunspor 14 19
11. Adana Demirspor 14 18
12. Altay 14 17
13. İstanbulspor 14 15
14. Altınordu 14 13
15. Osmanlıspor 14 11
16. Boluspor 14 11
17. Adanaspor 14 9
18. Eskişehirspor 14 5
Takımlar O P
1. Liverpool 16 46
2. Leicester City 16 38
3. Man City 16 32
4. Chelsea 16 29
5. M. United 16 24
6. Wolverhampton 16 24
7. Tottenham 16 23
8. Sheffield United 16 22
9. Crystal Palace 16 22
10. Newcastle 16 22
11. Arsenal 15 19
12. Brighton 16 19
13. Burnley 16 18
14. Everton 16 17
15. Bournemouth 16 16
16. West Ham 15 16
17. Aston Villa 16 15
18. Southampton 16 15
19. Norwich City 16 11
20. Watford 16 9
Takımlar O P
1. Barcelona 15 34
2. Real Madrid 15 34
3. Sevilla 15 30
4. Real Sociedad 16 27
5. Getafe 16 27
6. Athletic Bilbao 16 26
7. Atletico Madrid 16 26
8. Valencia 16 26
9. Granada 16 24
10. Osasuna 15 22
11. Real Betis 16 22
12. Levante 16 20
13. Villarreal 16 19
14. Real Valladolid 16 19
15. Deportivo Alaves 16 18
16. Eibar 16 15
17. Mallorca 16 14
18. Celta de Vigo 15 13
19. Espanyol 16 9
20. Leganés 15 6
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@