Sayın Ziya Selçuk’a açık çağrı

Sayın Ziya Selçuk’a açık çağrı. Lisede yine bir şey değişmeyecekse bu reform niye?

Eğitim 30.05.2019, 10:10
Sayın Ziya Selçuk’a açık çağrı

Reform süreçlerinin sancılı olması kadar doğal bir şey yoktur. Hele memnun edilmesi, ikna edilmesi gereken çok sayıda aktör olduğunda işiniz daha zor. Türkiye, son 40 yılda eğitim konusunda sayısız reform girişimine sahne oldu. Her reform paketi büyük ümitlerle açıldı ama bugün hepsi ürettikleri sorunlarla hatırlanıyor. Önümüzde devasa bir kitle var ve herkes bir mucize(?) beklentisi içinde. 

Aslında kimsenin mucize beklediği ve eğitimi çok da dert ettiği yok. 

Biraz sert olacak ama herkes kendi çocuğunu kurtarma gayreti içinde. Geçmişten bugüne ülkenin orta ve üst sınıflarının çocukları zaten hayata 5-0 önde başlıyor. Çeşitli vesilelerle katıldığım birkaç toplantıdaki ilginç bir noktayı paylaşmak istiyorum. Eğitim konusunu çok ciddi bir mesele olarak gören, eğitim sistemimizi yeterince milli ve çağdaş görmeyen katılımcı büyüklerimin hemen hemen tamamına yakınının çocukları çok iyi okullarda okuyordu. Dahası Ak Parti ile birlikte zenginleşen muhafazakar burjuvazi de bu sisteme dahil olmuş durumda. 

Dolayısıyla alt sınıfların çocukları kimsenin yeterince umurunda değil. Sanıyorlar ki her yerde iyi kötü bir kalite var. 

Şimdi bu hal içinde eğitimin ana sorunları gündeme gelebilir mi? 

Sayın Ziya Selçuk bir ara gündeme getirmişti; halbuki ben ve Özgür Eğitim-Sen çok uzun zamandır zorunlu eğitimin neden 12 yıl olduğunu sorguluyor. 12 yıl zorunlu eğitim, kime zarar kime kar artık bu ciddi şekilde tartışılmalı. Defalarca yazdım, siz bir çocuğu 6-7 yaşından 18-19 yaşına kadar okul denen ideolojik mekanizmanın içine tıkarsanız ürünlerin çoğu zayi olacaktır. Mesleki yönlendirme yapamayan bir sistemden ne fayda umuyoruz ki? 

Bakan yeni reformu açıkladı ve güzel şeyler de söyledi. Öğrenci lehine gibi gözüken birçok düzenleme var. En azından yıllardır söylediğimiz 15-16 farklı ders teröründen çocuklar kurutulacak gibi ve bu bile bir kazanım. 

Ama, koca bir aması var bu işin. Ders sayısı azalsa bile daha önemli bir sorun var. Eğitim felsefemizdeki en sakat noktalardan birine dokunulup dokunulmayacağı belli değil. Belki bir yıllık bu hazırlık döneminde bu nokta da dikkate alınır, nitekim sayın bakan da bu konuya geçenlerde değindi. 

Nedir bu nokta? Bazıları kızacak ama direkt mevzuya gireyim; bu müfredatın uygulanmasında baraj olacak mı yoksa eski tas eski hamam yine çocuklar yalandan sınıf atlayacaklar mı? 

Net soruyorum, ÖĞRENCİ HİÇ BİR ŞEY YAPMASA BİLE LİSEYİ BİTİREBİLECEK Mİ? 

Çünkü şimdiki not sisteminde bir çocuk elini kolunu sallaya sallaya 12 yılı bitirebiliyor. 

Bu soruya cevabımız “EVET”se geçmiş olsun. Değil İzlanda’dan isterseniz Japonya’dan en iyi hocaları getirin yine hiç bir şey değişmez. 

Milli Eğitim Müdürlüğü'nden Öğretmen ve Öğrencilerin Sosyal Medya Hesaplarına Takip!
*** 

Bir devlet için her yıl iyi eğitim almış 30-40 bin kişilik bir beşeri sermaye yeterlidir, gerisi zaten hamallık işler için gerekli. Hamallık iş diyorum ama mevcut sistem tam da burada çuvallıyor. Çocuklarımız hamallık iş dahi yapamaz hale getiriliyor. 

Bir de bir portfolyo muhabbeti var. Çocuğun tüm etkinlikleri kayda geçecek. Peki, sonra ne olacak? Sanırım, üniversite yerleştirmelerinde bu dosyalardan da bir nebze faydalanılacak. İyi de MEB’in okullarında bu iş nasıl yürür? 

Söyleyeyim size, performans ve proje değerlendirmeleri nasılsa öyle. Yani, veli baskısı ile olmayan etkinlikler ile bu dosyalar şişer. 

Dahası bir eğitim sistemi, öğretmene saygınlık kazandırmadan işle(ye)mez. Öğretmene saygınlık nasıl kazandırılacak? O da çok zor. Öğretmenin hiçbir önemli aşamada karar mercii olamadığı bir sistemde bu zaten mümkün değil. Öncelikle öğretmenlere biçilen bakıcılık (!) rolünden vazgeçilmesi gerekiyor. 

İş dönüp dolaşıp yönlendirmeye geliyor. Evet, öğretmenler de yönlendirmelerinde yanılabilirler ama bu oranın çok çok yukarılarda olacağını sanmıyorum. Bütün çocukları kaybetmektense en az zarara razı olmalıyız. 

Her çocuk akademik eğitim alacak diye bir kaide yok, temel yeterliliğe sahip olamayan öğrencileri illa sistem içinde tutma hastalığından vazgeçmeliyiz. 

Yeni sistem için ya 8. sınıf ya da 9. sınıf baraj olarak belirlenmeli. Yoksa her şey yine boşa gider. Sonra da üniversitelere el atmalıyız. Yüzlerce üniversite olmaz. Adam gibi 15-20 tane ihtisas üniversitesi belirleyip gerisini ara eleman yetiştiren mesleki okullara dönüştürmeliyiz. Ve üniversite dediğiniz de taşrada olmaz. 

Yazılacak şey çok ama şimdilik bu kadarı yeter. 

Şenol Kaluç/Karar

Yorumlar (0)
-4°
sisli
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 18 Ocak 2020
İmsak 06:32
Güneş 08:01
Öğle 13:04
İkindi 15:35
Akşam 17:57
Yatsı 19:20
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 17 37
2. Başakşehir 17 33
3. Trabzonspor 17 32
4. Fenerbahçe 17 31
5. Beşiktaş 17 30
6. Alanyaspor 17 29
7. Galatasaray 17 27
8. Malatyaspor 17 24
9. Gaziantep FK 17 24
10. Göztepe 17 23
11. Denizlispor 17 22
12. Çaykur Rizespor 17 20
13. Gençlerbirliği 17 18
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 17 15
16. Antalyaspor 17 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 17 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 17 36
2. Erzurum BB 17 30
3. Keçiörengücü 17 28
4. Menemen Belediyespor 18 28
5. Akhisar Bld.Spor 17 27
6. Bursaspor 17 27
7. Ümraniye 17 25
8. Adana Demirspor 17 24
9. Balıkesirspor 17 24
10. Altay 17 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 17 23
13. İstanbulspor 17 19
14. Altınordu 17 18
15. Osmanlıspor 17 13
16. Boluspor 17 13
17. Adanaspor 17 12
18. Eskişehirspor 17 6
Takımlar O P
1. Liverpool 21 61
2. Man City 22 47
3. Leicester City 22 45
4. Chelsea 22 39
5. M. United 22 34
6. Sheffield United 22 32
7. Wolverhampton 22 31
8. Tottenham 22 30
9. Crystal Palace 22 29
10. Arsenal 22 28
11. Everton 22 28
12. Southampton 22 28
13. Newcastle 22 26
14. Brighton 22 24
15. Burnley 22 24
16. West Ham 21 22
17. Watford 22 22
18. Aston Villa 22 21
19. Bournemouth 22 20
20. Norwich City 22 14
Takımlar O P
1. Barcelona 19 40
2. Real Madrid 19 40
3. Atletico Madrid 19 35
4. Sevilla 19 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 19 31
7. Valencia 19 31
8. Athletic Bilbao 19 29
9. Villarreal 19 28
10. Granada 19 27
11. Levante 19 26
12. Osasuna 19 24
13. Real Betis 19 24
14. Real Valladolid 19 21
15. Deportivo Alaves 19 20
16. Eibar 19 19
17. Celta de Vigo 19 15
18. Mallorca 19 15
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 19 11
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@