Öğretmen evleri

Bilmem anlatabildim mi, müzik öğretmeni olmayan okula kurdeleyle müzik sınıfı açtıran sayın il milli eğitim müdürü!

Öğretmen evleri

Bilmem anlatabildim mi, müzik öğretmeni olmayan okula kurdeleyle müzik sınıfı açtıran sayın il milli eğitim müdürü!

07 Ekim 2018 Pazar 19:38
Öğretmen evleri

Öğretmen bir anne ve babanın oğlu olmanın hazzını maddi olarak değil belki ama manevi olarak fazlasıyla yaşadım. Bir ortamda öğretmen çocuğu olarak anılmanın yaşattığı gururu tahmin edemezsiniz. Ki ben bu haz ve gururu hem annem hem de babamdan olmak üzere çift dikişli yaşadım, yaşıyorum. Bugün hala gururla söylerim; her ikisi de öğretmendi ve aynı zamanda adil, hakkaniyetli, öğretmesini bilen ve öğretmesini seven eğitimcilerdi. İkisi de emekli olduktan sonra bile öğrencileri tarafından sıkça aranır, onların kendilerine gösterdiği saygı ve minnet ile mutlu olurlardı. Ben de bu durumda boş durmaz, kendi kendime gururlanırdım.

Yazımın girişinde bahsettiğim maddi kısmını farklı yorumlayanlar olabilir, kısaca açıklayayım: Çok şükür annem de babam da her dönem hem evin hem de kardeşimle ikimizin her ihtiyacını fazlasıyla karşıladı. Dolayısıyla kardeşim Barkın’la birlikte kanaatkar olmayı bilmemizin altında, öğretmen maaşıyla geçindirilen bir evde büyümüş olmanın güzelliği var. Çocuk olduğum dönemlerde öğretmen maaşı öyle anlı şanlı değildi. Bugün de öyle değil. Her ne kadar fazla gibi gözükse de ülkedeki pahalılık ve ekonomik şartlar göz önüne alındığında 3 bin küsurluk maaşları çabucak eriyip gidebiliyor.

Öğretmen anne ve babaya sahip olmanın manevi hazzını kelimelere dökemem pek mümkün değil ancak maddi faydasını soracak olursanız size hemen ‘Öğretmen Evi’ cevabını veririm. 90’lı yıllarda öğretmen maaşı orta halle orta hale yakın bir aralıkta olmasına rağmen biz haftada en az bir - iki defa ailece Öğretmen Evi’nin sosyal tesislerinde yemek yerdik. Bugün matematiğini yapmanın pek de mümkün olmadığı bu durum, aradan geçen 20 küsur yılda alım gücündeki düşüşün, hayat pahalılığındaki artışın ve ekonomideki geriye gidişin en güçlü örneklerinden biri.

Nasıl ki bugün orduevlerinde askeri personele kaliteli hizmet ucuza sunuluyorsa bir zamanlar Edirne Öğretmen Evi’nde de durum böyleydi. Evet bir zamanlar... O kısma haftaya değineceğim.

Gerek Uzunköprü’de, gerek Edirne’de yaşarken ailece Öğretmen Evi’nin yemekhane kısmını sıkça kullanmışızdır. Genel hatlarıyla zaten ucuz fiyatların yer aldığı bu sosyal tesislerde bir de öğretmen indirimi olunca bu durum bize maddi anlamda daha da büyük bir kolaylık sağlıyordu. Sadece ucuzluğuyla değil, lezzetiyle de öncüydü Öğretmen Evi tesisleri. Mesela bugün yerinde kavak yelleri esen -ki gerçekten kavak yelleri esiyor- Meriç Nehri kıyısındaki öğretmenler bahçesinde yediğim tandırı, kaşarlı köfteyi, meyhane pilavını, soslu patlıcanı unutmam mümkün değil. Uzunköprü’de öğlen aralarında yediğim İzmir köfte, ezogelin çorbası da hala aklımdadır mesela.

Öğretmen evlerinin sadece kışlık tesislerinden değil yazlık tesislerinden de faydalanırdık. Kumbağ’da olsun, Ayvalık’ta olsun nice anılar biriktirmişizdir ailece. Yazlık ya da kışlık fark etmez, tesislerin her yerde kendine özgü ruhu vardı. Tesisler hemen Türkiye’nin her yerinde aynı kalitede, gösterişten uzak, sade ve temizdiler. Ayrıca çalışan personel her zaman saygılı ve titizdi. Ve Öğretmen Evleri sadece öğretmenlerin değil tüm halkın faydalanabileceği tesislerdi. Sadece kamu görevlilerinden ve öğretmenlerden alınan fiyatlar biraz daha düşük miktardaydı.

***

Seyahat tutkumu alışkanlık boyutuna taşıdığımdan bu yana planlarımın merkezinde hep Avrupa şehirleri olmuştur. Türk Lirası’nın değer kaybetmeye başlamasıyla maddi olarak giderek zor bir hal alan bu seyahatler zamanla yerini yurtiçi keşif turlarına bıraktı ve uçak ya da otobüs biletlerimin üzerinde hep Türkiye’den şehirler yazmaya başladı. Fırsat buldukça gerçekleştirdiğim seyahatlerdeki konaklama ihtiyacım, beni eski yıllara götürdü. Öğretmen evleri ile seneler sonra tekrar yolum kesişti. Hatay ve Adana seyahatlerim sırasında konaklama tercihimi öğretmen evlerinden yana kullandım. Öğretmen olarak değil belki ama yıllardır haklı gururunu taşıdığım öğretmen çocuğu olarak konakladığım bu tesislerden öylesine memnun ayrıldım ki... Olayın bir de maddi boyutu var tabii. Öğretmene, öğretmen çocuğuna ve kamu personeline uygulanan indirimler sayesinde, birkaç günlük öğlen ve akşam yemeklerini rahatlıkla karşılayabilirsiniz örneğin.  

Bu ara konular uzadıkça uzuyor. Bu yazının da devamını haftaya bırakmak durumundayım. Anlayışınız için teşekkürler...

Geçen haftadan devam edelim. Öğretmen evlerinin ne kadar uygun, ne kadar temiz, ne kadar kullanışlı ve ne kadar ihtiyaç duyulan sosyal tesisler olduğunu geçen haftaki yazımda dile getirmiştim. Daha çok konaklama ve restoran hizmetlerini baz alsam da öğretmen evleri berber ve kuaför hizmetlerinin verildiği, düğün, nişan ve kına gecesi gibi organizasyonların yapıldığı, hatta ve hatta okuma günleri, skeç ve piyes gibi kültürel etkinliklerin gerçekleştirildiği, kısaca sosyalleşmenin tavan yaptığı toplum merkezleridir.

Düşünün… Hem ucuz, hem temiz, hem de şehrin merkezinde bir konaklama şansınız var. Ayrıca size sunulan bazı özel imkanlara sahipsiniz. Eğer öğretmenseniz, meslektaşlarınızla öğrencileriniz için organizasyonlar ya da birtakım eğitici kurslar düzenleyeceğiniz bir ortamınız var. Ne güzel avantajlar değil mi?

Geçtiğimiz ay,  konaklamasam da sırf merakımdan dolayı Çanakkale merkez ve Gelibolu öğretmen evlerini ziyaret ettim. Fiyat araştırması yapıp odalarını gezdim. Çanakkale merkezdeki tesis oda kahvaltı 70, Gelibolu’daki tesis ise oda kahvaltı 55 TL fiyat verdi. Fiyatlar gayet makul.  Odalar gayet temiz. Ortam gayet ferah. Bugüne kadar gittiğim birçok ilde, hatta ilçede rastladığım ve görünce yüzümde bir tebessümün oluştuğu öğretmen evi tesisleri Edirne’de tam iki yıldır yok. Bakın kapalı falan demiyorum. Bildiğiniz yok. Çünkü yok edildi. Hatta yerle bir edildi! Nedeni ise, hem Aşiyan Bayırı karşısındaki kışlık bölümün hem de Meriç Nehri kıyısındaki yazlık bölümün depreme dayanıksız olması. Yani teknik açıdan tehlikeli bulunması!

Ben iki yıldır, İstanbul’da faaliyet gösteren özel bir üniversitenin hazırladığı deprem analiz raporu sonrası valilik oluruyla yıkılan öğretmen evi sosyal tesislerinin eksikliğini çekiyorum. Yıkılma konusunun gündeme geldiği dönem, ‘daha modern, öğretmenlerin daha rahat edeceği sosyal, sportif, kültürel etkinlikleri gerçekleştirebileceği, eğitim ve eğitsel faaliyetlere hizmet edecek kompleks yapılacak’ gibi sözlerin verilmesine rağmen hala herhangi bir girişimde bulunulmaması, kimin ya da kimlerin ayıbı acaba?

Türkiye’nin her ilinde ve birçok ilçesinde bulunan bu tesislerden Edirne’dekinin ‘depreme dayanıksız’ diyerek yıkılmasına kendilerince haklı nedenler uydurarak ses çıkaramayanlar, ‘daha modernini yapacağız’ sözünü verenlere neden iki çift laf edemez? Yıkılacağı dönemde bir tek CHP’li vekil Okan Gaytancıoğlu ‘cılız’ bir açıklamayla durumu geçirmişti. Sonrasında çıt yok. Şimdi neden bu işin peşine düşmüyor? Her anlamlı güne üçer sayfa yazı gönderen ADD Edirne Şubesi neden bu konu hakkında iki satır laf etmiyor? Peki ya eğitim sendikaları? Hikmet Bölükbaşı’nı bu sitemin dışında tutuyorum, her konu hakkında fikir sahibi olan sendikalarımız bu konuda neden iki yıldır suspus? Peki ya ‘duayen’ gazeteci ağabeylerimiz? Ki birçoğu öğretmen emeklisidir. Ya bizim muhabir tayfaya ne demeli? Sokaktaki çöp tenekesinden paragraflarca haber yazacak meziyette olan arkadaşlarımız bu detayı nasıl olur da atlarlar? Fazla ayrıntısına inemeden bir araştırma yaptım. Kimse gücenmesin, son iki yılda Öğretmen Evi’nin yakılmasına tepki gösteren tek haber var, onun da imzası şahsıma ait!

Bakmayın biraz sitemkar davranıyorum bu konuda. Hassasiyetime verin.  Ancak olan oldu, susan sustu. Şimdi hep birlikte, yaklaşmakta olan ekonomik krizi bahane edilse dahi Edirne’nin yeniden, daha güzel, daha modern, daha kullanışlı ve daha merkezi bir konumda Öğretmen Evi’ne kavuşmasını sağlamalıyız.

Bilmem anlatabildim mi, müzik öğretmeni olmayan okula kurdeleyle müzik sınıfı açtıran sayın il milli eğitim müdürü!

Orkun AKMAN / Hudut Gazetesi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.