Mustafa Kandemir Hoca'dan Öğretmen adaylarına Sesleniş

Prof. Dr. Mustafa Kandemir hocamızın öğretmen adaylarına seslenişi...

Eğitim 15.09.2019, 13:42
Mustafa Kandemir Hoca'dan Öğretmen adaylarına Sesleniş

YENİ AKADEMİK YIL AÇILIŞI
(Tespit, Uyarı ve Temennilerimiz)

Prof.Dr. Mustafa Kandemir

Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi 2019-2020 Akademik yılına derslerin başlama tarihi olan 16 Eylül 2019 günü itibariyle başlayacaktır. Yeni bir akademik yıl başlangıcının ve Eğitim-Öğretim sürecinin öğrencilerimize, ailelerimize, hocalarımıza, Fakültemize, Üniversitemize ve Ülkemize hayırlı olmasını diliyor ve başarılı bir yıl geçirmemizi temenni ediyorum.

Eğitim Fakülteleri malum olduğu üzere, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarımıza öğretmen yetiştiren Yükseköğretim kurumlarıdır. Bu nedenle Eğitim Fakültelerinin Ülkemiz için öneminin büyüklüğü kesinlikle tartışılmazdır. Çünkü Lise mezunu olarak Eğitim Fakültesinde öğrenime başlayan bir öğrencimiz dört yıl sonra öğretmen olacak ve ülkemizin geleceği adına sorumluluk ve söz sahibi olacaktır. Öğretmenin yüklendiği sorumluluk ve taşıdığı misyon hemen ve kolayca yapılabilecek bir görev elbette değildir. Bu yüzden öğretmenin yetişmesi de yetiştirilmesi de ciddiyet ve titizlik isteyen büyük bir iştir.

Sevgili öğrencilerimiz; gerek eğitim ortamlarında gerekse toplum içerisinde akademik, bilimsel, sosyal ve kültürel olarak sahip olmamız gerekenler ile zayıflamaya yüz tutan kimi değerlerimiz hakkında kısaca bazı noktalara değinmek istiyorum.

İHMALİ SÖZ KONUSU OLAMAYACAK ÖZDEĞERLERİMİZ VE BAZI TESPİTLERİMİZ

Toplumda mihenk taşı diye tabir edebileceğimiz özdeğerlerimize ait kelime ve kavramların anlamının zayıflaması veya bir kıymet ifade etmemesi toplumun temellerini derinden sarsmaktadır. Belikli bu değerler matematik diliyle azalan bir fonksiyon üzerinde hareket etmektedir. Çünkü ileride düzelir diye düşündüğümüz kültür ve sosyal ahlak gibi toplum dinamiklerine ait zayıflamalar gün geçtikçe devam etmektedir. Bu azalan fonksiyona müdahale edilmediği sürece söz konusu toplum dinamiklerinin reel değeri sıfıra yaklaşacaktır.

Şimdi hassasiyet gösterdiğimiz, dert edindiğimiz ve korumak zorunda olduğumuz önemli özdeğerlerimiz için bazı örnekler vermek istiyorum.

1) “Türk Vatanı” kavramı bizim için duyarlılığın en üst düzeyde olduğu bir kavramdır. Bizim canımız pahasına kıymet verdiğimiz her şey vatandır. Bu nedenle “Vatan” bizim için olmazsa olmazdır. “Türk vatanı” nın yüceliği ve dokunulmazlığı yorumlanamaz ve tartışılamazdır.

2) “Türk Bayrağı” kavramı da bizim için “Vatan” kavramı gibi en yüce değerimiz ve hürriyetimizdir. Onun rengi kanımız, ulviyeti ruhumuz, canımız ve vicdanımızdır. Bu nedenle “Bayrak” bizim için olmazsa olmazdır. Aynı şekilde “Türk Bayrağı” nın yüceliği ve dokunulmazlığı yorumlanamaz ve tartışılamazdır.

3) “Türk Dili” milletimizin en çok sahip çıkması gereken en önemli medeniyet değerlerimizden biridir. Milli şuur, tarih ve edebiyat literatürümüzün teşkili, kültür ve medeniyet değerlerimizin varlığı ve devamının sağlanması ancak dilimizin güçlenmesi ve kullanılmasıyla mümkündür.

3) “Liyakat” kelimesinin yerine sanırım bir başka kelime bulmalıyız. Çünkü bu kelimeyi çok hırpaladık, eskittik ve pörsüttük. Artık bu kelime kullanılamayacak kadar zayıf durumdadır.

4) “İnsani değerler” ve “Ahlaki değerler” kavramları her nereye gittiyse artık bulup getirmemiz gerekir.

5) “Adalet” kavramanın değil kaybedilmesi aksatılması bile düşünülemez. İnsanların yüreğini yakan, canını acıtan ve vicdanları sızlatan durum adaletin sekteye uğramasıdır. Bu kavram ulvi bir kavram olup adaletle oynamak olmaz. Bu kavram benlik ve hırsı yok edip sadece hakkı ve haklıyı üstte tutan bir hakkaniyet kavramıdır.

6) “Güven” kelimesi neredeyse literatürden çıkmış durumdadır. Onun yerini “Güvensizlik” kelimesi almıştır.
Toplumda “Güven” duygusunun zayıflamasından kaynaklı zedelenmeler şunlardır.

a) İnsanlarda daima kaygı ve tedirginlik hissi
b) İnsan beyninde nedeni belli olmayan bir meşguliyet
c) Yapmacık ve yalancı tebessümler
d) İşine ve mesleğine yoğunlaşamama

7) “Başarı” kelimesi artık rağbet görmeyen bir kelimedir.

 “Biz” kelimesi temelli olarak yerini “Ben” kelimesine kaptırmıştır.

9) Artık “Öğrenmek” diye bir şey yoktur. Onun yerine sadece “Puan” almak vardır. O puanı alabilmek için her türlü adap sınırı aşılabilecektir.

10) “Saygı” kelimesi diye bir kelime hala kullanılıyor mu bilmiyorum.

11) “Acıma ve merhamet” hissini veren bütün sinirlerimiz sökülmüştür.

12) Akademik ve bilimsel anlamda “Hedef veya hedefler belirlemek” ifadesi sanırım çok da hoşa giden bir ifade değildir. Göz göre göre çocuklarımızı temel ve genel bilgilerden bile yoksun yetiştirmekteyiz. Herkes çocuklarımıza ve kendimize ne kadar yazık ettiğimizin farkında olmalıdır.

13) “Menfaat” kelimesi günümüzün en popüler kelimesi halini almıştır. Bu uğurda kırılamayacak gönül, üzülemeyecek insan, koparılamayacak bağ ve yakılamayacak gemi yoktur.

Menfaat uğruna kaybedilenler şunlardır.

a) Kişilik onur ve haysiyeti

b) Hatır sayma ve kıymet bilme düsturu
c) Samimiyet, empati ve halden anlama hissiyatı
d) Sadakat ve vefa duygusu
e) Devletimize ve ulvi değerlerimize bağlılık hissi

14) “Dürüstlük” çoğunlukla özlemini çektiğimiz ve insana çok yakışan bir kavramdır.

15) “Olgun olmak” kavramı insanların çok güzel özelliklerinden biridir. Keşke kaybolmasaydı.

ÖĞRENCİLERİMİZE UYARI VE TAVSİYELERİMİZ

Eğitim Fakülteleri öğretmen yetiştiren bir kurum olduğundan bu Fakültelerde okuyan bir öğrencinin ders çalışmama ve öğrenmeme hakkı yoktur. Çünkü bugünün öğretmen adayları yarınların öğretmeni olacağından daha doğmamış çocuklara bile ileride öğretmenlik yapacaktır.

O halde bu iş sorumluluk sahibi olmayı, sadakat göstermeyi ve aidiyet hissi taşımayı gerektirir. Öğretmenlik mesleği bir memurluk görevi değildir. Örneğin matematik öğretmeni matematik memuru değildir. Dolayısıyla öğretmen, sabit ve standart bir iş yapma görevlisi olarak düşünülemez. Bir öğretmenin bir okul gününde gerek öğrenci gerekse ders açısından bir sürü farklı örnekle karşılaşma durumu söz konusudur. Bu durumları fark etmek, anlamak ve yönetmek öğretmenin maharet ve meziyetine bağlıdır.

Diğer taraftan İlköğretim veya Ortaöğretimde öğrencilerin bilimsiz, bilgisiz ve görgüsüz kalması öğrenci açısından bir okul ömrünün belki de daha ilerisinin heba edilmesi demektir. Bu örnekler tek tek düşünüldüğünde kendine bile menfaati olmayan büyük bir öğrenci kitlesinin oluşması anlamına gelmektedir.

Eğitimin bütün kademelerinde bu ihmalin devamlı olması halinde, bedelini hem kişisel olarak öğrenci hem de toplum olarak hepimiz ödemek zorunda kalabiliriz. Hem fert olarak hem toplum olarak hem de ülke olarak eğitimsizliğin bedelini ödemek çok ağır bir yüktür. Bedel ödeme noktasından geri dönüş mümkün değildir.

Eğitim Fakültelerinin öğrencileri İlkokul, Ortaokul ve Lise öğretmeni olacağı için fazla bilimsel derinliğe ihtiyaçları yoktur düşüncesi asla kabul edilemez. Çünkü bilimsel derinlik algılamayı, öğretme çeşitliliğini ve bilimsel fikir üretmeyi sağlayacaktır. Ayrıca bilimsel kazanım kendilerine Lisansüstü hedefler belirlemelerinin yolunu açabilecektir.

Bütün bunlar dikkate alındığında sadece sınav dönemlerinde ders geçmek için çalışan öğrenci tipini bırakıp, Fakülte okumanın ve öğretmen olmanın önemi ve gereğine binaen araştıran, inceleyen ve sorumluluk addeden öğrenci konumunda olmamız gerekmektedir.

Üniversite öğrencisi ayakları yere basan, mesleğinde bilir kişi olmayı hedefleyen, mesleği ile ilgili problemleri dert edinen, ailesine ve milletimize vefalı ve sadakatli bir kişi olmalıdır.

TEMENNİLERİMİZ

Aslında Eğitim-Öğretim süreci neticesinde beklentilerimiz aynı zamanda temennilerimizdir. Bu süreç sonunda beklenti ve temennilerimiz şunlardır.

1) Akademik ve bilimsel yeterlilik mutlaka sağlanmalıdır.

2) Özdeğerlerimize hassasiyet konusuna kesinlikle riayet edilmelidir.

3) Başarısızlık alışkanlık haline getirilmemeli aksine bizi rahatsız eden bir durum olmalıdır.

4) Memleket meseleleri dert edinilmeli ve çözüm merkezli sorumluluk alınmalıdır.

5) Her konuda birinci öncelik ve düşünce milletimizin ve ülkemizin menfaati olmalıdır.

6) Ülkemiz ve çocuklarımızın geleceği adına fedakarlık yapmayı en önemli haslet bilmeliyiz.

7) Kültür ve medeniyet değerlerimiz vazgeçilemez değerlerimiz olmalıdır.

Boş vermişlik ve umursamazlık olmaz.

9) Hal, hareket, üslup ve tavırlarımız insani ve ahlaki değerlerimiz çerçevesinde olmalıdır.

10) Hayatta kişisel kazanım uğruna gösterilen çaba bazen kaybetmektir. Bu nedenle dürüstlük ve hakkediş esas olmalıdır.

Sevgili öğrencilerimiz; uyarı ve temennilerimizi dikkate almanız en önemli dileğimizdir. Çünkü bizler sizin huzurlu, mutlu ve başarılı olmanızı istiyoruz. Ülkemizin birliği, dirliği ve bütünlüğünün sizlerin ellerinde yükseldiğini görmek istiyoruz. Akademik, bilimsel ve teknolojik güce sizlerle erişeceğimizi umut ediyoruz. Bizim ülke olarak gençliğimizden başka tutacak dalımız, sizin de büyüklerinizden başka tutacak dalınız yoktur.

Bu duygularla tekrar yeni Eğitim-Öğretim yılımızın öğrencilerimiz, ailelerimiz, hocalarımız, Fakültemiz, Üniversitemiz ve Ülkemiz için hayırlı olmasını, öğrencilerimizin en üst düzeyde başarılar elde etmesini diliyor, beklenti ve umutlarımızın gerçekleşmiş olduğu bir yıl olmasını temenni ediyorum.

Sevgi ve saygılarımla.


Yorumlar (0)
-2°
kapalı
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 07 Aralık 2019
İmsak 06:20
Güneş 07:50
Öğle 12:45
İkindi 15:09
Akşam 17:30
Yatsı 18:55
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 13 27
2. Fenerbahçe 14 25
3. Başakşehir 13 25
4. Beşiktaş 13 24
5. Trabzonspor 13 23
6. Alanyaspor 13 22
7. Malatyaspor 13 20
8. Galatasaray 13 20
9. Göztepe 13 17
10. Denizlispor 13 17
11. Çaykur Rizespor 13 17
12. Gaziantep FK 13 16
13. Gençlerbirliği 14 14
14. Konyaspor 13 13
15. Kasımpaşa 13 12
16. Antalyaspor 13 12
17. Ankaragücü 13 9
18. Kayserispor 13 7
Takımlar O P
1. Hatayspor 13 27
2. Erzurum BB 13 24
3. Bursaspor 13 23
4. Ümraniye 14 22
5. Akhisar Bld.Spor 13 22
6. Keçiörengücü 13 21
7. Menemen Belediyespor 13 21
8. Fatih Karagümrük 13 19
9. Balıkesirspor 13 18
10. Altay 13 16
11. Giresunspor 13 16
12. İstanbulspor 13 15
13. Adana Demirspor 13 15
14. Boluspor 13 11
15. Osmanlıspor 13 10
16. Altınordu 13 10
17. Adanaspor 13 9
18. Eskişehirspor 14 5
Takımlar O P
1. Liverpool 15 43
2. Leicester City 15 35
3. Man City 15 32
4. Chelsea 15 29
5. Wolverhampton 15 23
6. M. United 15 21
7. Crystal Palace 15 21
8. Tottenham 15 20
9. Sheffield United 15 19
10. Arsenal 15 19
11. Newcastle 15 19
12. Burnley 15 18
13. Brighton 15 18
14. Bournemouth 15 16
15. West Ham 15 16
16. Aston Villa 15 15
17. Southampton 15 15
18. Everton 15 14
19. Norwich City 15 11
20. Watford 15 8
Takımlar O P
1. Barcelona 14 31
2. Real Madrid 14 31
3. Sevilla 15 30
4. Real Sociedad 15 26
5. Athletic Bilbao 15 26
6. Atletico Madrid 16 26
7. Getafe 15 24
8. Valencia 15 23
9. Osasuna 15 22
10. Granada 15 21
11. Levante 15 20
12. Villarreal 16 19
13. Real Betis 15 19
14. Deportivo Alaves 15 18
15. Real Valladolid 15 18
16. Eibar 15 15
17. Mallorca 15 14
18. Celta de Vigo 15 13
19. Espanyol 15 9
20. Leganés 15 6
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@