Konya Milli Eğitimde Devecilik

Konya Karatay’daki Şehit Albay İbrahim Karaoğlanoğlu İmam-Hatip Ortaokulu’nun bahçe duvarına okul idaresi deve ve hurma resimleri çizdirmiş.

Konya Milli Eğitimde Devecilik
Yusuf DÜLGER
18 Eylül 2016
 
KONYA MİLLİ EĞİTİMDE DEVECİLİK

Bir tanıdığım:
Hocam, Karatay’daki Şehit Albay İbrahim Karaoğlanoğlu  İmam-Hatip Ortaokulu’nun bahçe duvarına okul idaresi deve ve hurma resimleri çizdirmiş. Oraya Arabistan’da yaşayan deve resimleri, hurma ağaçları çizdirme yerine memleketimizin hayvan ve ağaç resimlerini çizdirseydi daha iyi olmaz mıydı” dedi. İddiayı yerinde görmek için okula gittim. Söylenenler doğru; bahçe duvarlarının iç kısmı deve ve hurma resimleriyle kaplı.
 
Milli eğitim ne demek?
 
Milletleri millet yapan esasların başında o milletin eğitim-öğretimi sistemi gelir. Eğitim-öğretimi milli olmayan nesillerin milletleşmesi, bağımsız ve özgür yaşaması mümkün değil. Eğitimin milli olması demek; öğretim dilinden davranış esaslarına, bitki örtüsünden yönetim biçimine, canlı türünden cansız varlıklara kadar ne varsa hepsinin milli benlikten, alınması, hayatın dinamikleriyle iç içe olması, milletin bütün bireylerine öğretilip benimsetilmesi demektir.

Milli eğitimi böyle değerlendirdikten sonra, Konya’daki bu devecilik milli mi, gayri milli mi dersek, kuşkusuz gayri milli deriz. Çünkü, bizim binek ve yararlanma hayvanımız deve değildir; attır, öküzdür, eşektir. Çünkü biz Türklerin coğrafyası at, öküz, eşek için elverişlidir, deve için elverişli değildir. Aynı durum hurma için de söz konusudur; çünkü bizim yurdumuzda hurma değil, kestane, ahlat, portakal vb meyveler yetişir. Bu açıklama deve ve hurmayı sevmeyelim anlamına gelmez. Çünkü, Yaratan’ın mahlukat ve nimetlerine karşı sözümüz, rezervimiz olamaz.

Benim burada dikkat çekmek istediğim husus hayvan ve bitkisiyle bile olsa Türk çocuklarının Arap kafasının takılmak istenmesidir, beyinlerimize Arap algısının sokulmak istenmesi yani Türk milletinin Araplaştırılmak istenmesidir. Türkiye’deki Türkleri Araplaştırma çabaları tesadüfi değildir, bilinçlidir. Bilinçli yapılan gayret soysuzlaşmayı getirir.
 
Türkleri Araplaştırma örnekleri
 
Bizdeki Araplaşma/Araplaştırma gayretkeşliği yalnız devecilik-hurmacılık üzerinden yapılmıyor ki. Mesela bakın, tüm okullarda Arapçayı seçmeli ders haline getirme, Arapça dersi zorunlu olan okulların sayısını kat be kat artırma, Yaratan’a karşı yapacağımız tüm yakarışları Arapça kalıplara oturtma gibi işlemler Araplaşma/Araplaştırma gayretinin birer örneğidirler.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra başlayan “demokrasi nöbetleri”ni hatırlayın, Türkçe slogan, Türkçe marş ve Türkçe tepkilerin içine Arapça slogan, Arapça marş ve Arapça tepkiler katıldı. Demek Türkleri Araplaşma deliliği aldı başını gidiyor. Milli benliğine kavuşamayıp da Araplaşan bir millet yarın İranlaşır, öbür gün İngilizleşir, bir sonraki gün Amerikalılaşır.
 
İnsanlık ve İslam’ın yüzkarası olanlar
 
Deve ile Araplaşma konusuna girmiş iken, iki yıl öncesinde, yine deve ile şifa bulma denen çirkin bir vakamız vardı. Onu hatırlatayım. Olay şöyle: S. Arabistan’a hac için giden kafilelerden birisinin başına görevli olarak veriler bir İmam-Hatibimiz Mekke’de, başında bulunduğu kafiledeki hacı adaylarına:  “Deve sidiği dertlere devadır. Bu sidiği içenler hastalıklardan kurtulur” diye telkinlerde bulunmuş, hacılara deve sidiği içirmiş, birkaç yurttaşımız ölümden dönmüştü.

Bu ne biçim akılsızlık, bu ne biçim din görevliliği, bu ne biçim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği ve bu ne biçim İmam-Hatip Ortaokulu ki: Yetişmiş insanlarımıza dinen necis (pis) olan deve sidiği içirtiyor, her hayvan gibi sıradan bir hayvan olan deveyi okullarımızın duvarlarına, çizdiriyor. Kahrolsun bu anlayış!
 
Yetkililere çağırımızdır
 
Buradan Karatay İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerine, Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerine, ilgili Kaymakam ve Valilere, Milli Eğitim, Sağlık, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerine soruyoruz:

Deve sidiğinin şifa değil hastalık, deve resimlerinin milli değil gayri milli olduğunu halk, öğrenci, öğretmen ve din görevlilerimize daha ne zaman öğreteceğiz?

2016-2017 eğitim-öğretim yılının milli eğitime dönüş yılı olması dileğiyle hoşça kalınız. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.