Ali Yalçın: Eğitim kovayı doldurmak değil, ateşi tutuşturmaktır

Memur Sen ve Eğitim Bir Sen Genel Başkanı Ali Yalçın yazdı...

Eğitim 01.10.2018, 17:35
Ali Yalçın: Eğitim kovayı doldurmak değil, ateşi tutuşturmaktır

‘Eğitimin geleceği’ ve ‘Gelecekteki eğitim’e dair cümle kurmadan önce bizi nasıl bir geleceğin beklediğiyle ilgili mülahazalara odaklanmak iyi bir nirengi noktası olabilir. Zira günümüzde geleceğe dair tasavvurların odağında dijital devrim ve bu devrimin ürettiği/üreteceği fırsat ve felaketin yan yana durduğunu söylemek abartılı olmayacaktır. İnsanın, bu gelecek tablosu içerisinde nasıl konumlanacağına ilişkin analizlere kulak vermek “yarının ötesini” tahayyül edebilmek için önemlidir. Bu bağlamda Dünya Ekonomi Forumu Kurucusu ve Yönetici Başkanı Klaus Schwab’ın “tüm yaşam deneyimlerimizi yeniden şekillendirecek bir döneme girdiğimiz” iddiasını irdeleyerek başlayalım. Schwab, ekonomiden toplumsal ilişkilere, hukuk anlayışından çalışma hayatına kadar her şeyi yeniden şekillendireceğine inandığı bu dönemi 4. Endüstri Devrimi olarak nitelendiriyor. ‘İnsanlık tarihi boyunca bu kadar büyük vaatler ve potansiyel tehlikeler içeren başka bir dönem yaşanmadığına’ inanan Schwab’a göre dijital devrim, çok daha yaygın mobil internet, ucuzlayan daha küçük ama daha güçlü sensörler ve yapay zekâ ile karakterize olmuş durumda. Schwab, dijital devrim dediği bu süreçte merkeze şu soruyu koyuyor: “İnsanlık bu süreci nasıl karşılayacak ve nereye kadar bu sürecin bir parçası olacak?” 

Burada kilit cümle, “insan nereye kadar bu sürecin bir parçası olacak’ sorusudur. Çünkü bu tasavvura göre gelecekteki insan, geliştirdiği dijital dünyanın bir nesnesi ve hatta ayak bağı olma riski ile karşı karşıyadır. Geleceğin dünyasında yaşanan gelişmelerin tüm ilişkileri yerinden edeceği/yeniden tanımlayacağı öngörüsü hâkimdir. Son dönemde bu öngörüleri besleyen birçok araştırmadan haberdar oluyoruz. Bu araştırmaların birinde, ABD’de toplam istihdamın yüzde 47’sinin gelecek 10 ya da 20 yıla yüksek risk altında gireceği sonucuna varılıyor. Bu meslek gruplarının başında hukukçular, finansal analistler, doktorlar, gazeteciler, muhasebeciler, sigortacılar, kütüphaneciler yer alıyor. Tom Peters’in, “işleriniz iyi gidiyorsa eğitim bütçesini iki katına çıkarın, kötü gidiyorsa dört katına” tavsiyesi, gelecekte işlerin pek de yolunda gitmeyeceğini öngören yaklaşımları düşündüğümüzde daha da önem kazanıyor. 

Günümüzde çok net bir kırılma veya dönüşüm yaşanmaktadır. Değişen dünya ve insan realitesiyle birlikte eğitimin niteliği de değişecektir. Geleceğin eğitiminin nasıl olacağı, bütün cevap ve hazırlıkları biçimlendirecek en temel sorudur. Bugün daha çok teknolojik eksenle biçimlenen değişimi anlamada, bu kaçınılmaz realiteye uzak ve ters düşmeden geçmiş birikimleri gelecek nesillere aktarmada yine en başat görev eğitimindir, eğitimin olacaktır. 

Eğitim-Bir-Sen olarak, küreselleşmenin eğitimde neden olduğu/olacağı etkileri irdelemek ve bu değişimlerin maruz kalanı değil, öznesi olmanın gereğini yerine getirmek için birçok platformda gayret sarf etmekteyiz. Bu gayretlerimizin bir yansıması olarak, Eylül ayında İstanbul’da, dört gün süren ve 77 ülkeden 175 sendikacının katıldığı uluslararası “Küreselleşme, Eğitim ve Sendikalar” sempozyumunu düzenledik. Bu programda, geleceğin eğitimine şekil verirken her ülkenin kendi dinamiklerini de göz önünde bulundurarak temkinli adımlar atmaya dönük kaygıları olduğunu gördük. Bu bağlamda, Singapur’dan gelen katılımcının vurguladığı “Eğitimde başarılı olan ülkelerden eğitim sistemlerini devşirmenin, monte edildikleri ülkelerde kayıp nesillere neden olacağı” hususu hayatidir. Bir ülkenin eğitim politikalarını belirlerken kendi yerel dinamiklerini aktive etmeden kopyala/yapıştır mantığı ile attığı her adımın eğitimde endoktrinasyona küresel boyut katarak yerel dinamikleri tahrip edeceği tespitine katılmamak mümkün değil. 

Sempozyumumuzda, küreselleşmenin eğitime yansımasının her ülkede ayrı bir gerçekliğe tekabül ettiğini bir kez daha gördük. Küreselleşmenin sınırları erittiği iddiasının yaygın bir inanca dönüştüğü bir vasatta; bir yanda, Batı Şeria’da 600 kontrol noktasının varlığı ve Kudüs’te okula devamsızlığın yüzde 50’leri bulması bir toplumun gerçekliği iken, öte tarafta Endonezya ve Kenya’da “Dünya vatandaşlığı eğitim konsepti” içerisinde öğretmenleri ve öğrencileri Endüstri 4.0’a hazırlamak için “Akıllı öğrenim merkezleri” açma gayretleri bir başka gerçeklik olarak karşımıza çıkıyor. 

İnsan odaklı ve medeniyet köklerinin üzerinde olgunlaşan bir eğitim anlayışının elzem olduğunun bir kez daha altını çizmekte fayda görüyorum. Buna mukabil yerele sıkışıp kalan, küreselleşmeyi yok sayan her çözümün de yetersiz olacağını ifade etmek gerekiyor. Bugün, eğitimin ticarileşmesinin tüm dünyada bir eğilim olarak yükselmesinden eğitimin emtia olarak görülmesine, neoliberal politikaların eğitimde rekabeti merkeze alan yaklaşımlarından IMF ile eğitimin şekillendirilmesine kadar birçok ülkenin içinde yer aldığı tabloyu küreselleşmenin bir sonucu olmak görmek durumundayız. 
Öğrencilerin ve öğretmenlerin yeni dijital çağa hazırlıklı olmasını temin etmeye çalışırken, küreselleşmenin tek tip insan üreten bir kültürel şiddet aparatına dönüşmesine mani olmanın en etkili yöntemi, paranteze alınmış yerel dinamiklerin merkeze yerleştirilmesidir. Bizim medeniyetimiz, bilgi ve eğitim medeniyetidir. Daru’l Hikme’den başlayan eğitim kurumları her ilginin, her kademenin ihtiyacına cevap verecek çeşitlilikte çoğalmıştır. Sıbyan mekteplerinden medreselere kadar kendi şartlarında son derece sistemli olan geleneksel eğitim, ferdi amaçlayan, ferde odaklanan eksende yapılanmıştır. Ferdin hayal ve düşünce dünyası, bilgi ve ahlak seviyesi, becerilerinin terbiye ve disipline edilmesi, sorumlulukları ayrıntılı olarak konu edilmiş, başarılı bir şekilde uygulanmıştır. Bizde en meşhur örneği Ragıp el İsfahanî tarafından verilen ‘Müfret’ veya ‘Müfredat’ adlı eğitimin içeriğini konu edinen eser isimlerinin ‘fert’le doğrudan ilgili olması çok anlamlıdır. Yani bizim eğitim sistemimiz esas itibarıyla insanı tek tek yetiştirmeyi amaçlamış ve bunu başarmıştır. O nedenledir ki, Buhara’dan Semerkand’a, Bağdat’tan Mısır’a, İstanbul’a kadar eğitim kurumlarında İbn-i Sinalar, Farabiler, Biruniler, Kaşgarlı Mahmudlar, El Cezeriler, Ali Kuşçular, Koçi Beyler, Kâtip Çelebiler çıkmıştır. Sahasında insanlığı aydınlatan şahsiyetlere bakıldığında, nesnel ve öznel yönlerinin son derece gelişmiş olduğu görülür. İbn-i Sina ve El Cezeri’deki gibi teknikte de, İbni Haldun ve Zemahşeri’deki gibi insani ve İslami ilimlerde de zirveye çıkılmıştır. 

Bu bütünlük, esasen bugün de muhtaç olduğumuz insan merkezli programdır. Hayatı ve insanı maddi manevi bütün yönleriyle kavramak, geleneksel eğitim düzenimizin bize sunduğu eşsiz imkândır. Bugünün ve geleceğin eğitim sisteminin nasıl olması gerektiği, bu tarihî birikim ve tecrübelerin sağladığı imkânlar, açılar bir yana konularak tartışılamaz. Bu birikim ve tecrübe bize son derece yol gösterici olmaktadır, olacaktır. Şimdi oyalanmadan, işin vahametini, bizi bekleyen risk ve imkânları düşünüp araştırarak kendimize sormalıyız: Eğitim düzenimiz, edinimi, içeriği, üretimi, paylaşımı, uygulanışı ile yeni bilginin biçimlendirdiği dünyayı anlamaya, anlatmaya hazır mıdır? Köklü bir kültür ve medeniyetin sahipleri olarak yeni dünyanın ağır realiteleriyle bunalan, daralan çağdaş insana bir çağrımız var mıdır? Bugüne ve yarına sorularımız nelerdir? Bugünün ve yarının sorularına cevaplarımız nelerdir? 

Hayatın her anında, her alanında hızlanan hareket, bugünün bilgisi ve alışkanlıklarıyla da yarını yaşamamızı imkânsız kılacaktır. İrlandalı Şair William Butler Yeats’in dediği gibi, “Eğitim artık kovayı doldurmak değil, ateşi tutuşturmaktır.” Baş döndürücü gelişmelerin büyük bir hızla yaşandığı bu yeni dünyada bilgiyi istifleme değil, işleme yeteneğini kazandıracak yepyeni bir eğitim modeli adeta kendini dayatmaktadır. Bugünün dünyasını dünün bilgi ve donanımlarıyla yaşamanın, hele başarmanın imkânı yoktur. Suyu yokuşa akıtmakla ziyan ettiğimiz geçmiş dönemlerde, eğitimde gerekli atılımı yapamadığımız ve açılımı başaramadığımız için, bugün birçok konuda yaya kaldık. 

Dünya ve tarih yeni bir yöne evrilmektedir. O hâlde ya dogmatik ideolojik prangalardan kurtularak yeni bir paradigmal atılım içine gireceğiz ya da yine yaya kalacağız. 

Yorumlar (1)
VAY 1 yıl önce
vay büyük söz etmiş. Söyleyene bak.
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 18 Ocak 2020
İmsak 06:32
Güneş 08:00
Öğle 13:04
İkindi 15:36
Akşam 17:58
Yatsı 19:21
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 17 37
2. Başakşehir 17 33
3. Trabzonspor 17 32
4. Fenerbahçe 17 31
5. Beşiktaş 17 30
6. Alanyaspor 17 29
7. Galatasaray 17 27
8. Malatyaspor 17 24
9. Gaziantep FK 17 24
10. Göztepe 17 23
11. Denizlispor 17 22
12. Çaykur Rizespor 17 20
13. Gençlerbirliği 17 18
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 17 15
16. Antalyaspor 17 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 17 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 17 36
2. Erzurum BB 17 30
3. Keçiörengücü 17 28
4. Menemen Belediyespor 18 28
5. Akhisar Bld.Spor 17 27
6. Bursaspor 17 27
7. Ümraniye 17 25
8. Adana Demirspor 17 24
9. Balıkesirspor 17 24
10. Altay 17 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 17 23
13. İstanbulspor 17 19
14. Altınordu 17 18
15. Osmanlıspor 17 13
16. Boluspor 17 13
17. Adanaspor 17 12
18. Eskişehirspor 17 6
Takımlar O P
1. Liverpool 21 61
2. Man City 22 47
3. Leicester City 22 45
4. Chelsea 22 39
5. M. United 22 34
6. Sheffield United 22 32
7. Wolverhampton 22 31
8. Tottenham 22 30
9. Crystal Palace 22 29
10. Arsenal 22 28
11. Everton 22 28
12. Southampton 22 28
13. Newcastle 22 26
14. Brighton 22 24
15. Burnley 22 24
16. West Ham 21 22
17. Watford 22 22
18. Aston Villa 22 21
19. Bournemouth 22 20
20. Norwich City 22 14
Takımlar O P
1. Barcelona 19 40
2. Real Madrid 19 40
3. Atletico Madrid 19 35
4. Sevilla 19 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 19 31
7. Valencia 19 31
8. Athletic Bilbao 19 29
9. Villarreal 19 28
10. Granada 19 27
11. Levante 19 26
12. Osasuna 19 24
13. Real Betis 19 24
14. Real Valladolid 19 21
15. Deportivo Alaves 19 20
16. Eibar 19 19
17. Celta de Vigo 19 15
18. Mallorca 19 15
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 19 11
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@