Eğitim-iş Genel Eğitim Sekreteri Önder Yılmaz, Eğitim sistemi için Acil Eylem Planı açıkladı. Planda yer alanları okuduğunuz da MEB'in bu planı derhal uygulaması gerektiğini düşünceksiniz...

İşte o plan:

AKP'nin 13 Yıllık iktidar döneminde Eğitim sistemimiz son derece siyasallaşmış ve gerçek işlevini yitirmiştir. Bu siyasallaşma eğitimin niteliğini düşürmüş, sistem bilimsel ve laik karakterini yitirmiş, özellikle kız çocuklarının okullaşma oranı düşmüş, öğretmenlik mesleği itibarsızlaştırılmış, yandaşlık eğitim yöneticiliğinin tek belirleyeni olmuş, üniversite mezunu gençler işsiz kalmış, eğitim genel toplamda iflas etmiştir.

Türkiye 1 Kasım'da yeniden seçime giderken yurtsever partilerin Eğitim sistemiyle ilgili ellerinde bir yol haritası ve acil eylem planları olması gerekmektedir. Bu anlamda eğitim sisteminde yaşanan bu ve benzeri tahribatların acilen önlenmesi ve uzun vadede yapılması gereken düzenlemelerin neler olduğuna dair önerilerimizi aşağıda sıralıyoruz.

Kısa Vadede Yapılması Gerekenler

*Eğitimin sistemi "Milli Eğitim Temel Kanununda" belirtildiği gibi Laik ve Bilimsel niteliklere uygun olarak düzenlenmelidir.

*Eğitim Anayasal ve Evrensel bir haktır. Her düzeydeki eğitim parasız olmalıdır.

*Eğitim yönetimindeki siyasal kadrolaşmalara derhal son verilmelidir. Bu siyasal kadrolaşmaların payandası olan "yandaş sendikanın" yasa dışı yetkileri ellerinden alınmalıdır.

*Eğitimde özelleştirmelere son verilmeli, özel okullara akıtılan kaynaklar devlet okullarına aktarılmalıdır.

*Özel okullarda okuyacak olan örencilere verilen 3.700 TL tutarındaki teşvikler devlet okullarındaki eksikliklerin giderilmesi için harcanmalıdır.

*Tüm eğitim sistemi ilk bir yılı ana okulu sonraki 8 yıl ilköğretim ve sonraki 4 yıl da lise olmak üzere 9+4 olacak şekilde ve zorunluluk üzerinden yeniden düzenlenmelidir.

*Rotasyona derhal son verilmelidir.

*Mülakata dayalı eğitim yöneticisi seçimine son verilmelidir. Mülakatla görevlendirilen tüm yöneticiler eski görevlerine dönmelidir. Bu konudaki yargı kararları uygulamaya konmalıdır.

*Adı "seçmeli" olan ancak iktidarın dayattığı zorunlu dersler kaldırılmalıdır. İlköğretimde haftalık ders saatleri 30 saatle sınırlandırılmalıdır. Seçmeli dersler yalnızca yetenek geliştirmeyi gözetecek biçimde düzenlenmelidir.   

*Öğretmenlerin itibarı iade edilmelidir.

*Bütün öğretmenler uzmandır, kariyer ayrımına son verilmelidir.

*Öğretmenler için ek gösterge 3600'e çıkartılmalı ve diğer eğitim çalışanlarının ek göstergeleri de kademeli olarak yükseltilmelidir.

*Öğretmenlerin nöbette geçirdiği süre haftalık 6 ders saati üzerinden ücretlendirilmeli ve nöbette geçirilen zaman norma sayılmalıdır.

*Kamu çalışanlarının gelir vergisi dilimi 22.000 tl'ye çekilmeli ve enflasyon oranına bağlanarak yükseltilmelidir.

*Çocukların sınav stresini 12'ye katlayan TEOG sınavları kaldırılmalıdır.

*Bir inanç manipülasyonuna dönüşen ve İnsan Haklarına da aykırılığı mahkeme kararlarıyla sabitlenen Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri zorunlu olmaktan çıkartılmalı ve seçmeli olarak lise düzeyinde verilmelidir.

*Dershanelerin özel okullara (Temel Lise, Özel Ortaokul, Özel İlkokul, Özel Okul Öncesi ve Etüt Merkezi) dönüştürülmesine derhal son verilmelidir.

*Ortaokulların içine hiç bir ihtiyaç olmamasına rağmen açılan İmam-Hatip Ortaokullarının açılmasına son verilmelidir. Okul içinde okulun olmayacağı bir ilke olarak kabul edilmelidir.

*Stajyer öğretmenlerin asil öğretmen olmaları için uygulanan iki yıllık deneme süresi tekrar bir yıla indirilmelidir. Stajyer öğretmenlerin mülakat yoluyla asaleten atanmalarına son verilmelidir.

*Örgün eğitim çağında bulunan çocuklarımızın ve özellikle de kız çocuklarının okullaşma oranını azaltan Açık Lise uygulamasına son verilmelidir

*4-B ve 4-C usulü çalıştırma kaldırılmalı bütün çalışanlar 4-A kapsamına alınmalı ve asaleten atanmalıdır.

*Öğretmenlere ödenen eğitim ödeneği, bütün eğitim çalışanlarına ödenmelidir.

*Eğitim çalışanlarının aylık ücretleri yaptıkları işin niteliğini karşılayacak insanca bir artışla yükseltilmelidir.

*Eş durumu atamalarındaki 3 yıllık sigortalı olma şartı kaldırılmalı, aile bütünlüğünü parçalayan düzenlemelere son verilmelidir.

*YÖK kaldırılmalı; Üniversiteler özerkleştirilmelidir.

* ÖYP kapsamında gerçekleştirilen sınavların nesnellikten uzak olan ''Merkezi Sözlü Alan Sınavı'' düzenlemesi iptal edilmelidir.

*Akademik personelin iş güvencesi sağlanmalı, 50-D kadrosunda görevlendirilenlerin 33-A kadrosuna geçişleri sağlanmalıdır.

*TÜBİTAK hurafelerden arındırılmalı ve bilimsel gerçekliğe uygun işlevine göre yeniden düzenlenmelidir.

*Üniversite öğrencilerinin yurt sorunu çözülmeli, devlet desteği sağlanmış çağdaş barınma yerleri inşa edilmelidir.

*İkinci öğretimdeki harçlar kaldırılmalıdır.

*Gecekondu türünde üniversite inşa etmekten vazgeçilmeli, üniversitelere ticari işletme gözüyle bakılmamalı ve devlet üniversitelerine geniş mali destek sağlanmalıdır.

Uzun Vadede Yapılması Gerekenler

*Nitelik ve Eğitim

Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) verilerine göre öğrencilerimizin performansı Matematik ve Fen alanında olduğu gibi "Okuduğunu Anlama Becerileri" açısından da son sıralardadır. Kuşkusuz bu durum eğitim ve öğretimin niteliğinin göstergesidir. Niteliğin artırılması çalışmaları için gerçek bir Eğitim Şurası toplanmalıdır. Eğitim sorunlarına somut çözümlerin üretildiği ve eğitim sisteminin niteliğini yükseltecek irdelemelerin gerçekleştiği siyasetten uzak gerçek bir "Milli Eğitim Şurası" toplanmalıdır.

*Dershaneler ve Eğitim

Dershanelerin varlığı, eğitim sisteminin ürettiği bir sakatlıktır. Eğitim sistemi ve merkezi sınavlar dershaneleri üretmektedir. Dershaneler yasakla kalkmaz; Sistem, dershanelere olan ihtiyacı ortadan kaldıracak bir yetkinliğe büründürülmelidir. 

*Eşitlik ve Eğitim

Eğitimde iki tip eşitsizlik süregelmektedir. Birincisi maddi koşulların eşitsizliği ve ikincisi de coğrafi eşitsizlik. Bu iki eşitsizliğin bir arada görülme olasılığı büyüktür. Maddi eşitsizlikler önce özel ve devlet okulları arasındaki bir uçuruma işaret etmektedir. Ayrıca devlet okulları arasında da aileler gelir durumlarına göre çocuklarını merkezden taşraya doğru göndermek durumunda kalmaktadır. Oysa eğitim, ailelerinin maddi durumlarına bakılmaksızın ülkenin tüm çocuklarına eşit olarak sunulmaktadır.  

*Öğretim Programları ve Eğitim

Öğretim programlarında sanat ve felsefe derslerinin sayısı çoğaltılmalı, yetenek eğitimine ve özgür düşüncenin gelişimine öncelik verilmelidir. Sanat ve beceri eğitimi gerektiren ders saatleri arttırılmalıdır. Felsefe dersleri ortaokullardan itibaren okutulmalıdır. Haftalık ders çizelgesine "Rehberlik Dersleri" tekrar eklenmelidir.

*Öğretmen Yetiştirme ve Eğitim      

Eğitim Fakültelerinin üstünde bir Eğitim Üniversitesi kurulmalı ve öğretmen yetiştirme yeniden ele alınmalıdır. Bu anlamda Anadolu Öğretmen Liseleri yeniden açılmalıdır.

*Kadın ve Eğitim      

Toplumda kadına yönelik şiddetin temelleri, okullarda kız çocuklarına yönelik ayrımcılıkta atılmaktadır. Cinsiyet ayrımcılığı kız çocuklarının okullaşma oranını da düşürmektedir. Bu anlamda okullarda başlamak üzere cinsiyet ayrımcılığı ile mücadele yürütülmelidir.

*Ticaret ve Eğitim

Eğitim sistemi hem paralı hale getirilmekte ve hem de eşitsizlikleri yeniden üretmektedir. Okullar eğitim hizmeti gören yerler olmaktan çıkarılmakta ticarileşmektedir. Okulları bir ticarethane olarak gören zihniyetten uzaklaşılmalıdır.

*Vakıflar ve Eğitim

Eğitim sistemi, AKP iktidarı döneminde iktidara yandaş siyasal hedefleri olan vakıflarca parsellenmiş ve okullar bu kurumların eylem alanına dönüşmüştür. Eğitim sistemi bu vakıf ve kurumlardan arındırılmalıdır.

*Yönetim ve Eğitim

 Eğitim yönetimi bir kangrene dönüşmüştür. Yandaşlık ilişkisi liyakatın önüne geçmiş, işi yapabilme yeterliliği önemsenmez hale gelmiştir. Yandaş bir sendika tüm eğitim yöneticilerini belirleyecek yasa dışı bir yetki kullanmış ve eğitim yönetimi felce uğratılmıştır. Okul yöneticileri, yalnızca okulda görev yapan emekçiler tarafından değil, öğrencilerin ve velilerin de içinde bulunduğu geniş bir coğrafi katılımla yapılan seçimlerle belinlenmelidir.

*Bilim ve Eğitim

Türkiye'de bilimin nesnel üretimiyle görevli olan TÜBİTAK hurafelerden arındırılmalı kuruluş işlevine uygun bir donanıma tekrar döndürülmelidir. Bilim ve eğitim arasındaki ilişki ideolojik bakış açısının güdümünden kurtarılmalıdır.

*Üniversiteler ve Eğitim

Üniversiteler, siyasal iktidarların kendilerine göre bilim ve kendilerine göre bir gençlik yetiştirecekleri alanlar değildir. Bugün özel üniversitelerin oranı her geçen gün artmakta ve bu durum kamu yararına işleyen bir süreç oluşturmamaktadır. Tüm bunlara bir de devlet üniversitelerindeki gecekondu kültürü eklenebilir. Devlet üniversiteleri yeterli kadrodan ve donanımdan yoksun olarak eğitim gerçekleştirmek zorunda bırakılmaktadır.

Üniversiteler bilim insanlarının yetiştirileceği ve ülkenin geleceğine ışık tutan kurumlardır. Devlet üniversitelerinin niteliğinin artırılması için maddi koşulların iyileştirilmesi ve kaynak aktarımına ihtiyaç duyulmaktadır. On yıllardır ihmal edilen ve gençleri inanç tacirlerinin ağına iten barınma sorunu acilen çözülmeli ve özgür düşünce desteklenmelidir.

Kaynak: KamuGundemi.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.